Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması
Öz kızına tecavüz davasında, sanığın ifadesi inandırıcı bulunmadı
Çarşıda "bayram" yok
Mağusa'daki ırza tecavüz davasında yeni tanık
Dalga Pub kundakçılarından biri para,ikisi hapis cezası aldı
Trafikte 894 sürücü rapor edildi
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk"

YORUMLANANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [2]
Yedikonuk İlkokulu'nda "Kitap Haftası" etkinliği [1]
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Geri döndü [7]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
KAPARİ CİNSEL GÜCÜ ARTIRIYOR [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [12]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]



CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Ali Baturay

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   7 Ekim 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 Ülkemizde bazı sorunlar vardır, üzerinde konuşuruz konuşuruz, "şunu yapacağız, bunu yapacağız" deriz ama bir türlü çözemeyiz.

   Cezaevindeki sorunlar da işte bu çözemediğimiz sorunlardandır.

   Oradaki sorunlar, belli bir dönem patlak verir, uzunca bir süre konuşulur, sonra birdenbire unutulur.

   Sanırsınız ki oralarda her şey tamam ama ansızın yine bir kıvılcımla ortalık darmadağın olur ve aslında hiçbir şeyin çözülmediğini, biraz üzerinin örtüldüğünü anlarsınız.

   Üzeri örtülen sorundan da kurtulamazsınız, gelir yine başınıza bela olur.

   Cezaevindeki sorunlar öyle kolay kolay bitecek sorunlar değil, öncelikle bir gerçek anlaşılmıştır ki cezaevinde gerçek anlamda bir otorite boşluğu vardır. Oralarda otorite boşluğu olduğu da birçok olayla kanıtlanmıştır. Öyle tuhaf şeyler oluyor ki oralarda şaşarsınız.

   Örneğin son günlerde cezaevindeki mahkumlar, cep telefonlarıyla gazetecilere ulaşıp, bilgi veriyor.

   Birisiyle ben de konuştum; cezaevinin hem mahkumlar hem de gardiyanlar açısından cehennem gibi bir yere dönüştüğünü söylüyor konuştuğum mahkum.

   Bizim açımızdan iyi bir şey, içeride neler olup bittiğini öğrenebiliyoruz. Ancak, tuhaf değil mi şimdi bu?

   Mahkuma, "Nereden buldun telefonu?" diye sordum, gardiyanlardan birisinin verdiğini söyledi.

   Mahkum, iyi kalpli gardiyanlar, kötü kalpli gardiyanlar olduğunu, kendisinin de iyi gardiyanlardan birisinden telefonu aldığını söylüyor.

   Evet, bu iddia, gardiyanları zan altında bırakıyor, biliyorum ama diyelim ki telefonu gardiyandan almadı, peki nereden buldu?

   Bu telefonu gardiyandan almamışsa bile, bir şekilde mahkumun telefonla gizli gizli gazetecileri araması normal midir? Biliyorsunuz, bazı baskınlarda ise mahkumlarda akıl almaz malzemeler bulunuyor. Koğuş ağaları oluşmuş, dehşet saçıyor...

   Neden böyle oluyor biliyor musunuz; çünkü cezaevinde otorite kayboldu ve gardiyanlar, mahkumlardan korkar oldu.

   Kendilerine ve ailelerine zarar verileceği tehdidiyle karşı karşıya olan gardiyanların psikolojisi bozuldu.

   Can güvenliğinin olmadığından kuşkulanan gardiyanlar sağlıklı çalışamıyor.

   Cezaevinin bina olarak yetersiz kalması, teknik imkanların olmaması, işleri daha da zorlaştırıyor, hem mahkumlar hem gardiyanlar insani olmayan koşullarda kalıyor.

   Daha önce de yazmıştım, 70 milyonluk Türkiye'nin suçlularını bu ufacık hapishane kaldıramaz.

   Yeni cezaevi inşa edilmesi çalışmaları var ama inanın o da yetersiz kalacak.

   Türkiye'den nüfus akımı ve suçlu akımı devam ettikçe inşa ettiğiniz hiçbir cezaevi yeterli olamaz.

   Suçluların bir şekilde Türkiye'ye gönderilmesi gerekiyor, görüşülecek, Türkiye'den yetkililere yaşanılan sıkıntı anlatılacak, özel bir yasa yapılacak ve suçlular kendi ülkesine gönderilecek.

   Aksi takdirde bu sorun çözülemez.

   Suçluların kendi isteği dışında ülkesine gönderilmesinin insan haklarına aykırı olduğu söyleniyor ama artık Avrupa ülkeleri, suçluları kendi ülkelerine gönderiyor.

   "Hükümlülerin Nakli Hukuku", milletlerarası ceza hukukunun önemli kurumlarından biridir ve buna göre, yabancı uyruklu hükümlülerin kalan cezasını kendi ülkesinde çekmesi öngörülüyor; buradaki temel görüş ise; hükümlünün aile bağları, dini, dili, kültürü, sosyal ilişkileri yönünden kendisine yakın olan toplumda infaz edilmesidir. Bu kural uluslararası alanda kabul görmüştür.

   Mahkumların, ait olmadıkları bir çevrede yeniden topluma kazandırılmasının zor olduğu üzerinde duruluyor.

   Şimdi bu gerçek ortadayken, "aman insan haklarına aykırı davrandık diye uluslararası alanda suçlanacağız" korkusu yaşamasın yetkililerimiz.

   Ne olur bu konuda olsun yetkililer, "anavatan- yavru vatan ilişkimiz bozulur" diye düşünmesin.

   Türkiye'den yetkililer de suçluları geri gönderdi diye Kıbrıslı Türklere "nankörler" demesin artık.

   Yetkililerimiz, Türkiyeli yetkililere anlatsın "suçlu akımının yakıcı bir sorunumuz" olduğu gerçeğini.

   Aksi takdirde, kötü şartlarda psikolojisi bozulan, çevresiyle, ailesiyle ilişkileri bozulan gardiyanlar, bu cezaevinde başarılı olamaz, olamayacak.

   Zaten suçluları hapsetmek, hücrelere tıkıştırmak da amaç olmamalı, amaç; onları topluma kazandırmak olmalı ama mevcut yapı ile bu çok zor, bırakın mahkumları, gardiyanları da kaybediyoruz. 
   660 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
02 Aralık 2008, Salı   BOZULDUK... ÇOK BOZULDUK
30 Kasım 2008, Pazar   GÜLÜN DİKENİ FAZLA BATARSA!
29 Kasım 2008, Cumartesi   YAPMA BE BAŞKAN!
28 Kasım 2008, Cuma   ESKİ UBP'Yİ ANIMSAR MISINIZ?
25 Kasım 2008, Salı   CEZAEVİ ÇALIŞANLARINDAN ÖZKAN MURAT'A AÇIK MEKTUP
24 Kasım 2008, Pazartesi   GİRNE'NİN DERDİ; VAKIFLAR, ELERKTRİK KURUMU VE ESKİ ESERLER DAİRESİ
22 Kasım 2008, Cumartesi   İLLA Kİ YAPANIN YANINA KALSIN
21 Kasım 2008, Cuma   ÇOCUK ÇOCUKTUR, IRKI MI OLUR ÇOCUĞUN?
20 Kasım 2008, Perşembe   SABIKALI LİDERLER
19 Kasım 2008, Çarşamba   VARSIN ALEMCİ OLSUN


Yorum Sayısı:   1
  YASAR DUYAL         - Melbourne, Avustralya 09 Ekim 2008, Perşembe 12:29 
Sayin Baturay,
Sizi oncelikle cok onemli konulardan birine dokundugunuz icin kutlarim. Ben boylesine bir uygulamanin hangi nedenlerden dolayi surdugunu anlamis degilim. Peki, bu suclular bizim ambargolu hapishanemizde , kisiti imkanlarimizdan yararlanip tutujluluk suresini tamamladiginda ne oluyor peki? Insallah zaten yabanci oldugu yerde kalma hakki olmadigini ilan etmis suclulari halk arasina salmak gibi bir duzenleme ya da yasa tasarisi yoktur.
Benim yasadigim bu ulkede birakin suc islemeyi kanunsuz hakli (Multeci olsa da dahi) veya haksiz ulke icine alinmyorlar ve de girerlerse de hemen geri gonderiliyorlar.
Bildigim kadariyla KKTC bagimsiz bir Cumhuriyet ve kendi vatandasi olmayan suclulara bir dakika bile bir YTL bile harcamak zorunda birakilmamali. Butce zaten cok kisitli sanirim.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5847 1.5958
1 STERLİN 2.3879 2.4057
1 EURO 2.0038 2.0179







© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital