Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Alev aldı çakıldı: 153 ölü
Provokasyon
Oğuz Veli Beidoğlu vefat etti
"Bonfile şebekesine" polis operasyonu
Kaçak apartmanlar mühürlendi
Paraya tamahımız yok
Bağdat'tan Suriye'ye Suriye'den KKTC'ye
Güney Kıbrıs'taki fanatik Rum örgütleri cesaretlendiriliyor
Millilere Danimarka piyangosu
Bağcıl'dan görkemli açılış
Lefke'de şenlik başladı
Türkiye'den güzel prova: 1-0
Altın adam Ramazan
Gönyeli bugün resmi açılışı yapıyor
Adal: Hata yapma lüksümüz yoktur
Spor ve sanat bir arada

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Eskisi asarım-keserim diyordu; bakalım yenisi ne diyecek?

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Ocak 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Araya başka konular ve tatil girdiği için son yayınlanan 3. çeyrek rapor ile ilgili pek konuşamadık. Fakat, Merkez'in 3. çeyrek raporunu merakla bekliyordum, çünkü Merkez Bankası'nın 2007 Mart başında aşamalı olarak devreye koyduğu yeni disponibilite tebliğinin bankacılık sektörü(daha doğrusu topladığı parayı yurt dışına götürenler) üzerinde yarattığı etkilerin, ilk sonuçlarını görme fırsatımız olacaktı.

Elbette, esas sonuçları son çeyrek raporda göreceğiz. Bildiğiniz gibi, Merkez Bankası, her ne kadar piyasa tarafından by pass yöntemleri olsa da, bankaları topladıkları parayı yurt içinde krediye döndürmeleri bakımından, disponibilite tebliği ile ilgili rasyonel bir düzenleme yapmıştı.

Ki, disponibilite tebliğini desteklemekle birlikte, piyasa da istenilen sonucu yaratması bakımından, hem Merkez hem de Maliye tarafından eşzamanlı başka kararların da alınması gerektiğini savunuyordum.

Tebliğe göre, bankaların yurt dışında bulundurdukları paralar, sermayelerinin beş katını geçtiği takdirde (paranın maliyetini artıran bir düzenleme) aşamalı olarak % 25'e çıkacak bir disponibiliteye tabi olacaklardı. Ve temmuz itibarı ile de bu oran % 20'ye çıkmıştı. Oran şimdi 1 Ekim 2007'den itibaren % 25.

Bilhassa büyük mevduat sahibi TC şube bankalarının, kredi piyasamıza katkı koymadığı, aksine topladıkları yerel kaynakları yurt dışına taşıdıkları için alınan bu tedbirin ilk yansımalarına baktığımızda (3. çeyrek raporu), ilk bakışta olumlu bir netice olduğunu düşünebiliriz.

Çünkü, hemen hemen 3. çeyrekte toplam (TC-özel-kamu) kredi miktarı 2. çeyrek kadar iken; TC şube bankalarının 3. çeyrekte kredilerini 2. çeyreğe göre % 48 artırdığını görüyoruz. Toplam verdikleri kredi 223 milyon YTL'den 332 milyon YTL'ye çıkmış. Demek ki, tebliğ olumlu etkilemiş!

Normal şartlarda, hukuk-yargı, tapu vs nedenlerden dolayı madem bugüne kadar TC şube bankaları yurt içinde kredi kullandırmaktan kaçınmıştı; demek ki tebliğ uygulandığında da, şartlar ayni kaldığına göre, çok da fazla kredi artışı yaşanacağını doğrusu beklemiyorduk.

Gerçi rakamlar banka bazında değil toplamdadır. Bu yüzden tam olarak rakamlara bakarak kimin ne yaptığını göremiyoruz ya. Ama Merkez görüyordur sanırım!

Neticede, elbette, tebliğden ötürü (de) bir miktar tüketici kredisi artışı yaşanmasını bekliyorduk, nitekim 3. çeyrekteki artışın bir kısmı da bundan kaynaklanıyor. Gerçi, bizim için daha önemlisi TC şube bankalarının "işletme ve yatırım" kredisi niteliğinde de kredi vermeleridir.

Neyse, gelelim rakamlarda çıplak gözle göremediğimiz cambazlıklara!. . .

Normal şartlarda, disponibilite tebliği karşısında TC şube bankalarının, ya sermaye artışı yapmaları, ya kredi vermeleri, ya bazı mevduatlardan vazgeçmeleri (bu şekilde bir kısmı içerdekilere gidebilir), ya mevduat sahiplerinin paralarını TC'deki merkeze havale etmeleri (yani bilançolarının içini boşaltmaları), ya da bilançolarındaki mevduat miktarlarını çok fazla değiştirmeden (Merkez'in tepkisine neden olmadan) fiktif ve bypass işlemler yapmaları beklenirdi.

Bir piyasa adamı ve sadece rakamlara bakarak yaşamayan biri olarak, bazı TC şube bankalarının 3. çeyrekte disponibilite tebliğine karşı, kredilerini artırmanın yanında, önemli miktarlarda "fiktif işlemler" yaparak, tebliğin etkisini bypass yaptıkları yönünde şüphelerim ve tahminlerim var.

TC şube bankaları 2. çeyrekteki(disponibilite etkisi yokken) 1,623 milyar YTL'lik mevduat toplamını, 3. çeyrekte 1,652 Milyon YTL'ye çıkardı. Yani, azalma değil, ufak bir artış bile yaşadılar. Demek ki, tebliğ, onlara mevduat göçü yaşatmamış. Hayret!

İlk bakışta az bir mevduat artışının yaşandığı bir dönemde, bir de verdikleri kredilerde % 48'lik bir artışın yaşanması büyük bir başarı gibi görülebilir. Rakamlara baktığınızda da bunun aksini söyleyemezsiniz.

Ama iş sadece rakamlara bakmakla olmuyor, umarım Merkez Bankası da sadece rakamlara bakarak bu işi takip etmiyor. Çünkü, bazı TC şube bankalarının tebliğe karşı, bazı müşterileriyle "mevduat ve kredi üzerinden eşzamanlı fiktif işlemler yaptığı" yönünde tahminim var. Duyumlarım da işin cabası tabii!

Bazı TC bankaları, bazı şahısların mevduatlarını TC'deki merkeze havale ederken (bilançoyu boşaltırken), kurnaz bir şekilde paralarını merkeze gönderdikleri şahıslara, KKTC şube bünyesinde " fiktif mevduat ve karşılığında blokeli kredi" hesapları açtığını duydum. Bu şekilde, bir taşta iki kuş birden vurmuş oluyorlar!

Ve bu fiktif işlemler karşılığında da, disponibilite tebliğinin kendi bilançolarındaki maliyetine göre, bu şahıslara komisyon olarak "faiz farkı" veriyorlar. Alan da, veren de razı yani! Ama paralar burada değil! Uyutuluyoruz yani!

Rakamlarla cambazlığı anlatalım. . . Tebliğ öncesi adamın 1 milyon YTL'si olduğunu farz edelim. Ve bu para, KKTC şubesindeki bilançoda ama TC'deki merkezde duruyor. Tebliğ sonrası, para KKTC şube bilançosundan çıkıyor ve TC'deki bankada şahıs adına mevduat oluyor. Hokus-pokus!

Bu durumda, aslında para sahibi başka bir bankacılık mevzuatında mevduat yapmış oluyor. Eskiden TC'deki para şubenindi; şimdi şahsın mevduatı oluyor yani.

Şube bankası da, şahsa Kıbrıs'taki şubesinde belki tamamı, belki bir kısmı karşılığında(bilanço pozisyonuna bağlı) 1 milyon YTL'lik fiktif mevduat açıyor; karşılığında ayni miktarlarda kredi veriyor ve mevduatı kredi hesabına bloke yapıyor.

Mesela fiktif mevduata 15 faiz veriyor, fiktif kredisine de 20 veriyor, arada masraflar sair düştükten sonra şahısa da 3-5 puanlık komisyon veriyor. Bunun yasal mevzuat içinde entrikaları çok. Hatta, bazıları bunu yaparken TC'de başka şubeye taşıdığı paraya verdiği mevduat faizini de, fiktif işlem yaparken dikkate alıyor.

. . . Hatırlıyorum da, bir konferansta konuşmacı olan eski başkan Erdoğan Bey'e, tebliğ karşısında bu tür fiktif işlemler veya direkt paraları TC'ye gönderip, bilançolar boşaltılarsa ne yapaacaksınız diye sormuştum. Mesela, bankacılık lisanslarını iptal edecek misiniz gibi?

Çünkü, bu tür cambazlıkların olacağına bir piyasa iktisatçısı olarak emindim. Eskisi, giderken bu bankaları sıkı şekilde takip edeceklerini ve bu tür işlemlere asla izin vermeyeceklerini, gerekirse lisans iptali dahil her tür yaptırımı uygulayacaklarını söylemişti. Bakalım, şimdi "yenisi" ne diyecek?. . .

   765 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
20 Ağustos 2008, Çarşamba   YENİ "ENERJİ POLİTİKASINA" İHTİYACIMIZ VAR
18 Ağustos 2008, Pazartesi   BATAK KREDİLER
13 Ağustos 2008, Çarşamba   ZAMLARIN, NE KADARI İÇERDEN, NE KADARI DIŞARDAN?
11 Ağustos 2008, Pazartesi   Ödeyeni enayi yapmayalım (mali aflar)
06 Ağustos 2008, Çarşamba   EKONOMİYE "AKP ve MÜZAKERE" DOPİNGİ
04 Ağustos 2008, Pazartesi   BU DÜZENLEME İLE HASTANEYE DÖN(E)MEZLER
30 Temmuz 2008, Çarşamba   Kalbim "Capri ve Portofino"da kaldı
28 Temmuz 2008, Pazartesi   KTTO'nun İSRAİL ATAĞI
02 Temmuz 2008, Çarşamba   Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" düştü
30 Haziran 2008, Pazartesi   2008 OCAK-NİSAN'da BÜYÜDÜK MÜ, KÜÇÜLDÜK MÜ?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.1836 1.1919
1 STERLİN 2.1995 2.2158
1 EURO 1.7438 1.7560



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Protokol imzalanırken...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital