|
Ne yazık, çözümsüzlük koşullarının yarattığı anomaliler sonucunda, içsel balans ayarı bozulan Kuzey Kıbrıs ekonomi-politiği hayatı, her geçen gün artan bir sendikal terör altında eziliyor.
Kabul edelim ki, KKTC, bir "sendikalar cumhuriyetidir". Kuzey Kıbrıs'ta sendikal bir hegomonya var. Hangi amaçla ve sebebi ne olursa olsun, kendi elimizle bu hegomanyayı yarattık. Ve şimdi yarattığımız canavarın esiri haline geldik.
İdeolisi emek ve üretim olan ama derdi "emek ve üretim olmayanlar", kişisel ve zümresel çıkarlarını maksimize etmeye çalışırken, hayatın her alanında terör estiriyor.
Yıllardan beri, KKTC'de imtiyazlı haklara sahip örgütlü küçük gruplar, devleti ele geçirmiş, her daim hak ettiklerinden daha fazlasını talep ederek ve çoğu zamanda alarak, kendi çıkarlarını toplumun menfaatinin üzerinde tutmuşlardır.
Halböyle iken, iktidarda olan bazı kesimler, hala daha çeşitli manevra ve açılımlarla mevcut sendikal terörü ve anlayışı özel sektöre taşıma hevesindedir. Mevcut şartlar altında KKTC'ye yapabileceğiniz en büyük kötülük, özel sektörde sendikalaşma çabasıdır. Sakın bunu yapmayın! Bu ideolojik bir hayaldir, KKTC'nin realiteleriyle uyuşmaz.
Mevcut şartlar altında, bu mentaliteyi ve kültürü özel sektöre yayarsanız, KKTC'yi iflas ettirirsiniz. Kimse KKTC'ye bundan daha büyük bir kötülük yapamaz. Son yıllarda sendikalardan çektiğimizi Papadopullos'dan çekmedik.
Ötesinde, u şartlar altında, Başbakan SOYER'in kendi kendine yeterli olma hedefi ile(cari bütçe denkliği) özel sektörde sendikalaşma çabası da çelişkili hale gelir. Özelde sendikalaşma sonrasında cari bütçede dengeye gelmek hayaldir.
Mevcut sendikal davranış, KKTC'yi tarumar ediyor. Sendikalar, devlet bünyesinde erişebildiği, uzanabildiği her yerde tahribat yarıyor. Bu "hep bana hep bana" anlayışı ekonomi-politiği hayatımızı mahvediyor. Sendikaların "ekmek elden, su gölden yaklaşımı" ve sorumsuz tavırlarıyla, ülkede topyekün üretimi ve refahı artıramayız.
...Düşünün Dome Otel'in işletmeciliğini özele devredecektik, TES ve diğerleri bağırdı-çağırdı, oteli sendikacılara ve çalışanlara devrettik. KTHY, sendikanın kıskacında, Mağusa limanını yıllardan beri bir sendika ve tekelci şirket ele geçirdi. Merkez Bankası çalışamaz hale geldi. Devlet okullarını, hatta üniversiteleri sendikalar ele geçirdi.
Sonra da, hükümet eğitimi özelleştirmeye çalışıyormuş diye kapı altında kağıt atıyorlar. Yahu, insanlar bizzat sizin yarattığınız terörden kurtulmak için gelirlerinin önemli bir kısmını-ki çoğu zaman borçlanarak- çocuklarının eğitimi için özel okullara harcıyor.
Bırakın emek piyasasına getireceği katılaşmayı ve yeni istihdamlara, girişlere getireceği engelleri, kayıt dışına teşviği, genel işletme çapımızın elverişli olmamasını..vs ; bilesiniz ki özel sektörde sendikalaşma, üretimi(mal ve hizmet), verimliliği, performansı, maliyeti, devamlılığı, kaliteyi...vb olumsuz etkileyecektir.
Serbest piyasa sistemine uygun olmayan icraatlar, düzenlemeler, insan davranışlarını çarpıtır, sapmalar yaratır. Çok büyük bir ihtimalle, özel sektöre getirilecek sendikalaşma sonucunda da ülke ekonomisi benzer sapma ve anomaliler yaşayacaktır. Kendi elimizle göreli rekabet gücümüze darbe vurmuş olacağız.
Umarım, ekonomi-politiği vizyonu açısından kendini yenileme gayreti içinde olan CTP, şimdilerde kamu sendikalarının devleti düşürdüğü durumdan ders alır ve bu anlayışı özel sektöre yaymaya kalkmaz.
|