Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Küfür etti diye öldürüyordu
Mahkemelerden rekor cezalar
Tutu, nabız tuttu
Lefke'de yapılan yurt binası mühürlendi
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı
Dünya nefesini tutmuş bekliyor
Tarihle randevunuz var
Elektrik Kurumu vurgunu davasında karar aşamasına gelindi
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak
Mükemmel bir görüşme oldu, cesaretlendirildik

YORUMLANANLAR
Büyük sınav [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [1]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [1]
Bu kez Girne zehirlendi [2]
13. maaş ve emeklilik ikramiyesinin budanacağı iddiaları cinayettir [1]
Defne öykü yazma yarışmasında dereceye girenlere ödülleri verildi [1]
YDÜ Tıp Fakültesi törenle eğitime başladı [4]
Bankalarımız güçlü [1]
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak [1]
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı [5]
Annesini dövdü, tutuklandı [4]
Mecbure Esen kurtarılamadı [4]
Talat değişmezse çözüm bulamayacağız [1]
KKTC'de "ozon"lu tedavi başlıyor [2]



ENERJİ ve TELEKOMÜNİKASYON KURULU

Necdet Ergün

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Haziran 2008, Pazartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Gerek bugünkü ihtiyaçlarımızı karşılamak, gerekse olası bir anlaşmada iki sektörle ilgili kısmen hazır olabilmek için en kısa zamanda "enerji ve telekomünikasyon" sektörlerinde, tıpkı AB ve diğer gelişmiş ülkelerde olduğu gibi liberal piyasa düzenlemeleri yapmalıyız.

Yani, bu alanlarda devleti, üretici, işletmeci ve uygulamacı fonksiyondan, düzenleyici ve denetleyici fonksiyona dönüştürmeliyiz. Artık devlet, ne elektrik üretmeli, ne de işletmeciliğini yapmalıdır. Ayni şekilde, devlet, telekomünikasyon sektöründe de sadece düzenleyici ve denetleyici olmalıdır.

Herhalde, bu saatten sonra devletin niye üretici-işletmeci olmaması gerektiğini tartışarak alfabenin başına geri dönecek halimiz yoktur. Zaten hem AB'de hem de diğer gelişmiş ülkelerde, genelde bu piyasalar, artık "bağımsız düzenleyici ve denetleyici üst kurullar" tarafından yönetiliyor.Türkiye de bu konuda önemli adımlar attı.

Üst kurullarla ilgili bir çok şikayet olsa da (ne güzel, bizde o tecrübeleri kullanırız ve daha iyisini yaparız), bugüne kadar bu yapısal ve yönetişim anlamda değişimi gerçekleştiren ülkeler, hem enerji, hem de telekomünikasyon hizmetleri bakımından önceki uygulamalarına göre veya bunu gerçekleştiremeyenlere göre "değişen arz-talebe göre daha yeterli, kaliteli, devamlı ve tüketicilere mümkün olduğu kadar en düşük maliyetle ve çevreye uyumlu hizmetler" sunmayı başarmışlardır.

Demek ki, yapılan iş tecrübeyle sabittir. Demek ki, bu sektörleri deregüle ederek üst kurullar oluşturmanın doğru mu, yanlış mı olduğunu tartışmaktan çok; bu işleri nasıl yapacağımızı tartışmak önemlidir.

Elbette, dünyada üst kurulların devlet içinde devlet olduğu, kurullara yapılan atamalar, bağımsızlıkları konusu, atananların nitelikleri, maaşları ve kurum maliyetleri, yeni bürokrasi yaratılması, siyasetin yetkisinin sınırlanması gibi tartışmalar da yapılıyor.

Hatta, bazıları bu tür deregülasyon politikaları sonucunda, devletle vatandaşlık ilişkisinin zarar gördüğünü ve klasik vatandaşlık kavramı yerine, daha neoliberal bir bakışı temsil eden "kamusal hizmeti kullanan tüketiciler" kavramına doğru kayış olmasına da tepki gösteriyor.

....Bu tartışmalar epey daha devam eder.Fakat,günün sonunda, biz enerji ve telekomünikasyon sektöründe tüketici lehine bahsettiğimiz faydalara ulaşmak istiyorsak, mutlaka "rekabet ortamında özel hukuk kurallarına göre faaliyet gösterecek, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf piyasaların oluşturulmasını sağlayacak ve bu piyasaları bağımsız bir şeklilde düzenleyip-denetleyecek bu türden üst kurullara ihtiyacımız vardır".

Başka türlü ne enerjide, ne de telekomünikasyonda mevcut düşük düzeylikten, geri kalmışlıktan kurtulamayız. Bugüne kadarki tecrübeler bunu gösteriyor.

OPTİMUM SAYIDA ÜST KURUL OLMALI

KKTC ekonomisinin, rekabeti, banka dışı sektörleri, enerji, telekomünikasyon gibi sektörleri düzenleyip-denetleyecek bağımsız üst kurullara ihtiyacı vardır. Hatta, turizm(Turizm Örgütü) ve üniversite sektörünü de makro ekonomik açıdan bir sektör gibi yönetecek bu türden organizasyonlara ihtiyacımız vardır.

Gerçi üniversite sektörü farklı ve belki bu işi Başbakanlık nezdinde bir müsteşarlık veya YÖDAK'ı reforme ederek yapabiliriz. Bunu mutlaka tartışmalıyız. Ama sadece yabancı öğrenci geliri 500 milyon USD(hizmet ihracatı) olan üniversite sektörüne karşı, makro ekonomi yönetimi anlamında bugüne kadar nasıl kayıtsız kalabildiğimizi anlayamıyorum? Düşünün, yarısı sübvansiye olan 250 milyon USD'lik tarım için koca bir bakanlığımız var.

...Neyse, üst kurullar meselesine dönelim. Önemli olan, acaba bu piyasaların her birini ayrı ayrı uzmanlaşmış üst kurullarla mı, yoksa ölçeğimizi ve kapasitemizi düşünerek(ve üst kurul enflasyonu yaratmadan) bazılarını birleştirilmiş üst kurullarla mı yöneteceğimize karar vermemizdir? Evvela bunun cevabını bulmalıyız.

Bana göre optimum sayıda ve mümkün olduğunca birleştirilmiş görevlerde üst kurullar kurmalıyız. Tabii, Rekabet Kurumu'nun yeri başka ve ekonominin geneline bakan Rekabet Kurumu illaki tek ve bağımsız olmalı.

Ama mesela, enerji (petrol, LPG, elektrik) ve telekomünikasyon sektörlerini, iki ayrı sekreterya ile tek bir çatı altında toplayabiliriz. Ayni şekilde, banka dışı sektörleri de (kredi-yatırım şirketleri, döviz büroları, sigorta şirketleri, factoring-leasin şirketler, ..vs) tek elde toplayıp-yönetecek bir üst kurula ihtiyacımız var ve bana göre bunu pek ala Merkez Bankası uhdesine verebiliriz. Zaten, dünyada bu yönde bir eğilim var.

Dua edelim ki, daha sermaye piyasamız yok, yoksa onun içinde bir sermaye piyasası kuruluna ihtiyacımız olacaktı. Çözüm olursa, Rumlar'ınkine ortak olup, kestirmeden o işi halledeceğiz inşallah!

Sontahlilde, en kısa zamanda hem bugünün ihtiyaçlarına cevap vermek için, hem de çözüme hazırlık amacıyla, bu konularda hükümetin karar verip, adım atması gerekir.

   581 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Ekim 2008, Çarşamba   GLOBAL KRİZİN BİZE BULAŞMA KANALLARI ve ETKİLERİ
06 Ekim 2008, Pazartesi   ALAÇATI DERSLERİ
24 Eylül 2008, Çarşamba   KUZEY'in MÜLTECİ BROKERLERİ ve EKONOMİSİ
22 Eylül 2008, Pazartesi   Global kriz ve evlere şenlik pür halimiz!
17 Eylül 2008, Çarşamba   KILAVUZU KARGA OLANIN...!
15 Eylül 2008, Pazartesi   ŞİMDİ GERÇEK MÜTEAHHİTLERİN ZAMANI
10 Eylül 2008, Çarşamba   Kamu arazilerinin (Sanayi Bölgeleri) satışı
08 Eylül 2008, Pazartesi   BELÇA'yı özelleştirin, yoksa "PEYAK" olacak
03 Eylül 2008, Çarşamba   Belça'da "KTÖS-DEV İŞ" tartışması ve öğretileri
01 Eylül 2008, Pazartesi   TAŞOCAKLARI'ndaki "Bermuda Şeytan Üçgeni"



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1,3763 1,3860
1 STERLİN 2,3826 2,4004
1 EURO 1,8890 1,9022



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Sonun başına geldik





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital