|
Kıbrıs'tan ayrılmadan önce, dönüşte ardı sıra yaptığım tatil ve iş maksatlı yurt dışı ziyaretleri hakkında yazacağımı söylemiştim. Bugün, sondan başlayarak evvela iş için olanından, sonra da çarşamba günü tatilden bahsedeceğim.
Kıbrıs Türk Ticaret Odası(KTTO) önderliğinde ve davetinde bir grup işadamı ve YAGA temsilcisi ile birlikte 20-23 Temmuz arasında İsrail iş dünyası örgütleri ile görüşmek üzere Telaviv'e gittik.
İsrail Ticaret Odaları Federasyonu'nun daveti ile gerçekleştirilen ziyarette, Ticaret Odası üyeleri ve kurumsal kadrosu yanında Sanayi Odası başkanı ve üyeleri, emlak ve inşaat sektörü temsilcileri, KITSAB temsilcisi ve YAGA'dan Özlem Oğuz vardı.
Üç günlük ziyarette, İsrail'deki en büyük ve etkili iş dünyası örgütleri ile görüşmeler yaptık. Bir kere, İsrail, Ortadoğu'nun ABD'si, Telaviv de Manhattan'ı gibi. Telaviv, sanki gökdelenler şehri. Peyzaj ve şehircilik bakımından da Amerikanvari bir şehir.
Ziyaretin gerçekleşmesinde ve görüşmelerin organizasyonunda TC elçiliği ile İsrail temsilcilimiz İsmet Koruoğlu'nun çok büyük katkısı oldu. Umarım, İsrail ziyaretinin meyvelerini toplamak için temsilcinin orada devamı sağlanır.
Kurak bir coğrafyada ve etrafındaki bütün komşularla sorunlu, mahalleyle kavgalı olan (ki bu durumu avantaja ve yüksek katma değerli üretime çevirdiler, know-how yaptılar) bir ülkenin, ekonomik açıdan ortaya koyduğu performans müthiş.
Hemen dibimizdeki İsrail'in, 7 milyon nüfusu, 25 bin dolar civarı kişi başı geliri, 87 milyar dolar mal ve hizmet ihracatı ve 94 milyar dolar ithalatı var. Bizimle şu sıralar 40 milyon USD dış ticareti var ama yabancı sermaye yatırımlarında sanırım Türkiye'den sonra ikinci sırada geliyorlar.
Anlayacağınız, kullanabilirsek hemen yanı başımızda Türkiye'den sonra en büyük potansiyel var. Mühim olan işi nakte döndürmek.
KÖTÜ ve İYİ HABERLER
Evvela kötü haber. Biraz ekonominin içinde bulunduğu konjonktürden biraz da ülkemizdeki bürokrasi, hukuk, mevzuat ve yargı ile ilgili sıkıntılardan dolayı, daha önce Kuzey'de emlak ve konut piyasasına yatırım yapmış olanlar, ne yazık bu görüşmelerde mallarını yerlilere satıp-piyasadan çıkmak için talepte bulundular.
İyi haberler. İki taraf da pratik açılımları kullanarak aramızda hava ve deniz ulaşımının sağlanması için istekli ve bu konuda çalışacaklar. Çok net olarak, bu ziyaretin ve muhtemelen yakında gerçekleşecek iade-i ziyaretler sonucunda, aramızda var olan büyük ekonomik ve ticari potansiyellerin açığa çıkacağını söyleyebilirim.
İsrail'lilerin YAGA'nın kurulmasına çok sevindiklerini ve projeleri ile yakınen ilgilendiklerini gördüm. Başta sağlık, enerji, su, ticaret, turizm alanlarında yatırım yapmak için çok istekliler ama tabii bahsettiğimiz sıkıntıları giderebilirsek
İSRAİL ÖĞRETİLERİ ve DERSLERİ
İsrail'de dehşet bir özel sektör ve girişimcilik var. Devlet, her alanda kendini buna adamış durumda. Girişimci, işadamı olmak, İsrail'de en büyük prestij. Düşünün, 4-5 yaşlarında çocuklar büyüyünce bizde memur olacağım derken; orada girişimci olacağım diyor.
İsrail iş dünyası örgütleri, bilhassa ekonomi politikalarının oluşturulmasında çok etkili ve hükümetle aralarında kurumsal bir iletişim var. Son 4-5 yıldır ekonomide artan performanslarının arkasında özel sektör ile hükümetin kurumsallaştırılmış politika eşgüdümleri ve prensipleri var.
Kurumsallaşan bu prensiplerde iki taraf da(hükümet ve özel sektör)her aşamada, birbirini denetliyor. İsrail'de hükümetle özel sektörün prensipte anlaştığı, eşgüdüm içinde olduğu makro politikalar şunlardır;
1- Kurallı maliye politikası uyguluyorlar ve bu politika gereği göreli olarak kamu harcamalarını azaltmak için bütçe her yıl % 1.7 büyütülüyor (herkes de bunu biliyor) ve maksimum bütçe açığı % 3'ü geçmiyor.
2- Her alanda vergi indirimi politikası güdüyorlar. Ve bunu önceden anlaştıkları bir takvim dahilinde aşama aşama yapıyorlar.
3- Hayatın her alanında ve bilhassa ekonomide "rekabeti" artırmaya ve rekabetçi bir ekonomi yaratmaya ve yapılan icraatların bu yönde olmasına gayret ediyorlar. Bunun için de; tekelleşmeyi engellemeye, özelleştirmeye ve mali sektör reformlarına ve geliştirilmesine önem veriyorlar.
4- Ekonomide istihdamı artırıcı, işsizliği önleyici politikalar güdüyorlar ve alınacak kararların bu politikaya uyumlu olmasına bakıyorlar. Son yıllarda süratle işsizliği aşağıya çektiklerini de rakamlarla gördük zaten.
|