|
TC Dış Ticaret Müsteşarlığı'nın davetlisi olarak 13-17 Ekim'de Mersin Lojistik ve Transport Fuarı ve birlikte düzenlenen Dış Ticaret Lojistik Konferansı için Mersin'e gittik. Kuzey Kıbrıs'tan da Ulaştırma Bakanı Salih Usar'ın yanında, Ticaret Odası ve Sanayi Odası'ndan katılımcılar, özel sektör temsilcileri ve sanayi dairesinin temsilcisi de vardı.
Dünya Bankasının yaptığı bir çalışmaya göre lojistik ve transport performansı en iyi ilk iki ülke Singapur ve Hollanda imiş, Türkiye bu endekste 150 ülke arasında 34. sıradaymış.
Uluslar arası düzeyde yapılan fuar ve fuara entegre yapılan konferanslar, bir bölgede sektörü ve piyasayı oluşturmak, ona bağlı bölgeyi geliştirmek için her zaman çok önemli " piyasa yapıcı ve geliştirici " organizasyonlardır.
Belli ki, Türkiye'de ilk kez Mersin'de lojistik ve transport alanında bir fuar ve konferans düzenleyerek büyük oyuncu olmayı kafaya koymuş.
...Açıkçası, Mersin'i beklediğimden daha gelişmiş buldum. Belli ki, Mersin liman şehri olmasının avantajını nakte döndürmeye başladı. Özel sektör- kamu ortaklığında Mersin'e " 5 T " hedefi konulmuş. Mersin ve bölgesi için bütün stratejiler, planlar da buna göre yapılıyor.
Belediye başkanından, valisine ve ilgili bakanlıklarına ve iş dünyası örgütlerine kadar herkes bu hedefe angaje olmuş görünüyor. Peki nedir 5 T ? ... " Ticaret, transport, turizm, teknoloji ve tarım " .
Mersin'i bu akımların bölgesel merkezi haline getirmek için uğraşıyorlar. Henüz teknoloji ve turizm konusunda kayda değer bir şey görmedim ama " transport, tarım ve ticaret" konusunda önemli mesafe aldıklarını ve daha da alacaklarını söyleyebilirim.
Hatta, bu amaçla Mersin Forum alış-veriş merkezi ile alış-veriş turizmi ve ticaret açısından müthiş bir hamle yaptılar. Bölgeye yakında Çukurova havalimanı da yapılıyor. Meğer, Kuzey Kıbrıs dahil bir çok yakın bölgeden insanlar, alış-veriş için Mersin'e gidiyormuş.
Haliyle, Mersin Limanı'nın kapasitesi ve potansiyeli, Türkiye'nin dış ticaret hacminin patlamasına paralel çok büyümüş ve 2007'de 27 milyon TEU'ya ulaşmışlar. Liman işletmeciliğini özelleştirerek, hem hacmi hem de hizmetin kalitesini artırmışlar.
Türkiye, Bakü-Ceyhan Boru hattının da katkılarıyla, Doğu Akdeniz havzasına açılan Mersin Limanı'nı, Avrupa-Asya ve Orta Doğu'nu kesiştiği bir ana dağıtım limanı, Akdeniz'in bir " hap limanı" haline getirmeyi hedefliyor.
Bu bağlamda, Mağusa Limanı'nın geleceğini buna göre dizayn etmekte fayda var sanırım. Bana göre, Mersin Limanı ile Mağusa Limanı arasında rekabetçi değil, tamamlayıcı bir ilişki olmalı ve hatta entegre ve işbirliği içinde çalışmalı. Mağusa Limanı'nı da biran önce özelleştirmeliyiz, hatta Mersin'i çalıştıran firmaya teklif dahi yapmayı alternatif olarak düşünmeliyiz.
...Gördüğüm kadarıyla, Mersin'de lojistik ve liman hizmetlerine dayalı bir ekonomi hızla gelişiyor. Şehirde 183 gümrük ve 1546 nakliye şirketi var. Şehir, her geçen gün artan bir ivme ile lojistiğin iki temel ayağı olan " nakliye ve yan hizmetleri "ile ilgili alanlarda çok uluslu şirketlere ev sahipliği yapmaya başladı.
Şehirde, nakliye, depolama, gümrükleme, ve sair liman hizmetlerine bağlı sigortacılık, muhasebe-avukatlık, bankacılık.. vs yan hizmetlere dayalı ekonomi, tarımla birlikte önemli bir seviyeye gelmiş durumda.
NOT:
Mersin'de karşılaştığım nakliye sektörü temsilcilerinin çok önemli ve haklı bir talebi var. Sol direksiyon arabalara getirilen ithalat yasağı, bu sektörde uluslar arası taşımacılık yapan ve yapmak isteyenleri bir çok konuda zor durumda bıraktı. Acilen, uluslar arası taşımacılık yapanlara özel izin verilmeli.
|