Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması
Öz kızına tecavüz davasında, sanığın ifadesi inandırıcı bulunmadı
Çarşıda "bayram" yok
Mağusa'daki ırza tecavüz davasında yeni tanık
Dalga Pub kundakçılarından biri para,ikisi hapis cezası aldı
Trafikte 894 sürücü rapor edildi
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk"

YORUMLANANLAR
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [1]
Hükümet yazı görmez [3]
Yedikonuk İlkokulu'nda "Kitap Haftası" etkinliği [1]
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [1]
Geri döndü [7]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
KAPARİ CİNSEL GÜCÜ ARTIRIYOR [1]
ZEYTİNYAĞLI İNGİNAR [1]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [3]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [1]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]
KKTC var olmaya devam edecek [2]
KTÖS:Nüfus akışından dolayı okullarda olumsuzluklar yaşanıyor [1]
Tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmüyor [1]
Cumhurbaşkanına internette hakaret eden gençler tutuklandı [13]
Ölümlü trafik kazası sanığına 3 ay hapislik [5]
Sporun ruhu öldü! [6]



Aile yapısının çözülüşü

Oğuz Metiner

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Bugün yeni nesil hakkında endişe edilecek bir konu varsa, o da aile yapısının çözülüşüdür. Uzun zamandır işi eve tercih eden babalara, bir süredir anneler de katılmaya başladı. Manen yetim yeni nesil, bu gidişle galiba öksüz de kalacak. Ebeveynler çocuklarını çok rahat kreşe bırakır oldular. Onların korunma ve bakımını sağlıyorlar belki, ya terbiyeleri?

Zorlaşan çevre koşullarına karşı yeni nesil, eskisinden çok daha fazla anne babaya ihtiyaç duyuyor. Karşısındaki dünya bir havuz değil, kocaman bir okyanus halini aldı. O okyanusta boğulmaması için aile ortamının çok daha 'hayata hazırlayıcı' olması gerekiyor. 'kaliteli zaman' geçirip açığı kapatırım mı diyorsunuz. Bu bir teselli olabilir, ama ötesine geçemez. Uzun süreli yokluğunuzdan sonra zamanı olsa olsa çocuğunuzun öfkesini yatıştırmak için harcarsınız. O da 'iş yerinde tükettiğiniz enerjinizle ne kadar mümkün?

Aileler görevlerini bir kenara bırakıp tüm sorumluluğu kreşlere ve okullara devretmemeli. Hatta bugün okulların çocukları üzerinde yaptığı tahribatı da önlemeye çalışmalı. Okul sistemi çocuğu yarış atı gibi görüyor. Aileler buna itiraz etmeli. En azından çanak tutmamalı. Çocuklarının iç dünyalarına eğilerek buradaki dengesizliği gidermeye çalışmalı. Onların duygularını açığa çıkarmalarını sağlamalı. Dili otomatiğe bağlanmış gibi "Ders çalış!" "Ders çalış" diyen bir anne baba, bir acziyet misalinden başka nedir ki?

Akşam eve geldiğinde gözünü televizyondan ayırmayan bir ebeveynin varlığı mı, yokluğu mu daha zararlı. Meşru bir soru. Kire alışmış gözleri belki günün yorgunluğunu unutuyor ama yanındaki çocuğa nere bakılacağını öğretiyor. Günümüzde psikologların kapısı, çocukların dikkat ve konsantrasyon sorunu için aşındırılıyor. Bu sorunun temelinde de televizyonun etkisi büyük. Oyun oynarken bile gözüyle televizyona bakan çocuk, bir anda bir işe konsantre olmayı öğrenemiyor.

Hele kendisine boş zaman üretmek için çocuğu televizyonun karşısına saatlerce bırakıveren ebeveynler! Çok büyük bir hata yapıyorlar. Çocuklarının kalbini ekrandan fışkıran 'atık sularla' dolduruyorlar. Bilinmeli ki kirletmek kolay, temizlemekse zor. Televizyon seyredilmemeli mi? Elbette hayır. Ama hayatın merkezine oturtulmamalı. Oturma odasının merkezine de.

Göz ve kulak, kalp havuzuna su akıtan bir çeşmedir. O havuzu güzel ve doğal görüntülerle doldurmak lâzım. Erken yaştan itibaren çocukları tabiatla tanıştırmak çok önemli. Dallarında cıvıl cıvıl kuşların ötüştüğü ağaçlar, kıvrım kıvrım akan bir nehir, engin bir deniz manzarası ve belki bunların çoğunu bulabileceğiniz, içinde insanın da yer aldığı bir köy ortamı, çocuk kalbinin ekmek gibi su gibi ihtiyaç duyduğu bir gıdadır. Çocuğunuzun kalbini ekrandaki 'ölü resim'lerden önce, sanatkârın yarattığı 'canlı resimler'le doldurmalısınız. Ekranlara yayılan virüsleri, başka bir program temizleyemez çünkü...

   1128 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
29 Kasım 2008, Cumartesi   Hac ve kurbanın mahiyeti
21 Kasım 2008, Cuma   Hac mevsimi dolayısıyla
17 Kasım 2008, Pazartesi   Yaşlanmadan önce gençliğimizin kıymetini bilelim
08 Kasım 2008, Cumartesi   Hakk'ın Rızası Halkın Rızasına Bağlıdır
31 Ekim 2008, Cuma   Ne (iyi) olacak bu memleketin hali...
24 Ekim 2008, Cuma   Her şey bedava!
18 Ekim 2008, Cumartesi   Ar damarı çatlamış
30 Eylül 2008, Salı   Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili okurlar
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Ramazan'a girerken
22 Ağustos 2008, Cuma   Ramazan-ı Şerif'i karşılarken



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5847 1.5958
1 STERLİN 2.3879 2.4057
1 EURO 2.0038 2.0179







© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital