|
Bazı anne - babalar, çocuklarını yetiştirme konusunda o kadar hassaslar ki, neredeyse çocuklarını bir kaşık suda boğuyor ve sonra da, "Çocuğum boğuldu, neden acaba?" diye yardım bekliyorlar...
Çocuk terbiyesinde asıl dikkat edilmesi gereken husus şudur; "Aşırı müdahale edilen çocuk, yoldan çıkmaya aday çocuktur..."
Anne - babaların çocuk terbiyesinde, gereğinden fazla hassas davranmaları, - çok zaman - davranış bozukluğuna sahip çocuklar yetişmesine zemin hazırlamaktadır...
Bilinenin aksine, çocukların anormalleşmesinde en büyük katkı, çocuğun kendisi değil, dış tesirlerdir. Anne - babanın aşırı veya duygusal müdahalesi, çok fazla ilgi ve yanlış yapma korkusu, çocuğun dengelerini alt-üst etmeye yeter de artar bile...
Meselâ, bir anne:
"- Beş yaşında bir oğlum var ve son günlerde yalan söyleme alışkanlığı edindi. O kadar çok yalan söylüyor ki, ben de, o da, bazen hangi söylediğinin doğru hangisinin yalan olduğunu karıştırır olduk..." demişti.
Tabii ki, bu annenin heyecanı ve korkusu, çocuğunun "yalan" gibi çirkin bir ahlâka sahip olma endişesinden kaynaklanıyor. Yerine göre haklı bir endişe... Ancak, bu çocuğun 5 yaşında olduğu dikkate alınırsa, bu yaştaki bir çocuğun yalan (!) söylemesi değil, söylememesinin anormal olduğu da bilinmezse, gereksiz yere böylesi endişeler yaşanabilir. Ve ne yazık ki, hereksiz yere yaşanan bu endişeler normal seyrinde giden çocuğun duygu dünyasını anormalleştirebilir.
Yedi yaşına kadar çocukların tek bir dünyası vardır... O da "hissettikleri dünya." Onlar için rüya ile gerçek arasında bir fark yoktur. Ya da hayal, tıpkı dünya gibidir... Yeter ki, sevinçlerini, üzüntülerini oralarda da hissedebilsinler. Hissettikleri yer, hayal da olsa, rüya da olsa fark etmez!..
Bütün bu anlatılanlar doğrultusunda diyebiliriz ki, çocuğun her halinden tedirginliğe kapılmak ve çocuğa müdahale etmek, çocuğun sağlıklı gelişim sürecine vurulacak bir darbe niteliğindedir. Bu sebeple, ebeveynlere tavsiyemiz odur ki, çocuk terbiyesinde mutlak bir bilinç seviyesine çıkmak şarttır. Çocuk büyütmek ile çocuk yetiştirmek arasındaki fark, mutlak surette bilinmelidir. Bu bilinç, anne-babanın tedirginlikten doğan yanlışlarına da engel olacaktır.
Bu durumda, "Yalan söylediğini zannettiğiniz çocuklara karşı tavrınız ne olacaktır?" sorusuna cevap vermek gerekir ise;
- Henüz yedi yaş dönemine gelmemiş çocukların yalan söylemesi (ki, aslında söyledikleri yalan değil, başka dünyaya ait gözlemlerini aktarmalarıdır) gayet normaldir. Bir veli olarak, yapılması gereken en önemli şey, çocuğun anlattıkları şeyleri "sessizce" ve "can kulağı ile dinlemek" ve onun ufuk dünyasındaki gelişimini: "- Söyle bakayım; neden yalan söylüyorsun?" gibi sözlerle kırmamaktır...
Gerçeğe ait olmayan şeyleri söyleyen çocuklar, hayal dünyalarının genişliği ölçüsünde, anlattıkları şeyleri daha da abartabilirler. Anlatılanlara "gülmeden" ve anlattıkları olayları "hafife almadan" dinlemelidir.
Yedi yaşını aşmış çocukların söyledikleri yalan ise, bir davranış bozukluğu olarak değerlendirilebilir, uzman birinden yardım alınmasını tavsiye ederiz.
(Şebnem) Pedagog Adem Güneş
|