|
Değerli Okurlarım, bir hafta aradan sonra sizlerle bu köşede yeniden buluşmanın mutluluğunu yaşadığımı bir kez daha ifade etmek istiyorum. Korunulabilmesi mümkün olan türler içerisinde yer alan "Akciğer Kanseri" konusunda bugün sizlere, hastalığın tanımını yaparak köken aldığı akciğer dokusuyla ilgili bilgileri aktarmaya çalışacağım.
Akciğer kanseri, ilk olarak 1410 yılında Saksonya'da Schbeerge maden ocaklarında çalışan işçiler arasında görülüp tanımlanan bir kanser türüdür. Ancak kesin tanı yöntemi olarak otopsi raporlarına dayanan ilk akciğer kanseri olguları 1851 yılında ABD'de bildirilmiştir.
Akciğer kanserinin tarihçesi konusunda genel bir bilgi verdikten sonra konumuza hastalığın köken aldığı organ olan akciğer'in genel tanımını yaparak başlamak istiyorum.
Akciğerler, aşağıdaki şekilde de görüldüğü gibi göğüs boşluğunun büyük bir bölümünü dolduran koni şeklinde, süngerimsi yapıda bir çift organdır. Akciğerler başlıca "bronş" denen hava içeren tüplerden, "alveol" denen hava keseciklerinden ve onları besleyen kan ve akkan (lenf sıvısı) damarlarından oluşmaktadırlar.
Şekil 1. Akciğer'in yapısı
Akciğerlerin başlıca görevi, vücut hücrelerinin metabolik işlemleri sonrasındaki artık maddesi olan karbondioksiti vücuttan atmak ve yaşam için temel gereksinim olan oksijeni vücuda almaktır.
Kanser hastalığı, birçok faktörün birlikte rol aldığı sinsi bir hastalıktır. Organizmada bulunan tek bir hücrenin çeşitli dış faktörlerin etkisiyle mutasyona (gen yapısındaki kalıcı değişiklikler) uğraması sonucu, büyüme kontrolünü ve koruyucu tamir mekanizmalarının fonksiyonlarını kaybetmesi neticesinde, hücrenin aşırı derecede çoğalma özelliğini kazanması ile meydana gelir. Kanser hastalığı, vücudun kendi enerji kaynaklarını tüketerek organizmaya zarar veren bir hastalıktır. Kanser hastalığı, bütün organları tutabilen ve tüm organlardan köken alabilen tek bir hücrenin hastalığıdır. Bu bilgiler ışığında akciğer kanserini, akciğer dokusunu oluşturan hücrelerin birçok faktörün etkisiyle kontrolsüz bir şekilde çoğalması ve kitleler meydana getirmesi şeklinde tanımlayabiliriz.
Akciğer kanseri, solunum yolları hücrelerinden köken alan kanser türlerinden olup, trakea, bronşlar ve bronşioller gibi alt solunum yolları ve akciğer parankiminden gelişen kanserlerdir.
Değerli okurlarım, gelecek haftadan itibaren akciğer kanserinin oluşumunda rolleri olduğu ıspatlanmış önemli risk faktörlerinden bahsederek konumuza kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Sağlıklı, mutlu ve huzur dolu bir hafta geçirmeniz dileğiyle.
Sorularınız için elektronik posta adresim :
|