|
Değerli okurlarım, bugünkü konu içeriğinde sizlere öncelikle genetik yapının ne olduğundan, gelecek haftaki konu içeriğinde ise kalın bağırsak kanserinin oluşumunda genetik faktörlerin etkisinden bahsetmeye çalışacağım.
Genetik faktörler, bireylerin atalarından aldıkları ve gelecek nesillere aktardıkları, değiştirilmesi mümkün olmayan kalıcı özellikleri içeren faktörlerdir. "Genetik özellikler", ataların bireylere verdiği "genetik miras"dır.
Genetik yapıyı oluşturan ve yaşam için çok büyük önem arz eden molekül, DNA molekülüdür. DNA molekülü, sihirli bir moleküldür. İnsanların tüm karakteristik özelliklerini taşıyan, taşıdığı bilginin sağlıklı bir şekilde değişikliğe uğramadan aktarılmasını sağlayan ve şifreleyen temel yapı taşıdır. Tüm canlılarda olduğu gibi insan organizmasının da temel yapı taşı olan DNA molekülü, canlıların yaşam sürecini ve sağlıklı yaşam kalitesini şifreleyen bir moleküldür.
Tüm canlı hücrelerde genetik özellikler kromozomlarda bulunmaktadır. Kromozomlar, DNA ve protein yapılarından oluşmaktadır. DNA molekülü yapısında bulunan ve kişisel özelliklerin bir nesilden diğerine aktarılmasını sağlayan yapı birimlerine "gen" ismi verilmektedir. Şekilde insan hayatının en önemli molekülü olan DNA molekülünün gizemli yapısı görülmektedir.
Bilimsel olarak yapılan çalışmalar ile, kanser hastalığının oluşumunda kişinin genetik yapısının %20 oranında etkili olduğu bildirilmektedir. DNA yapısında bulunan ve genetik özelliklerin taşınmasında çok önemli görevi olan genlerdeki bozukluklar doğuştan olabileceği gibi, çeşitli etkilerle sonradan da ortaya çıkabilmektedirler.
Çeşitli iç ve dış faktörlerin etkisi ile DNA yapısında kalıcı değişiklikler meydana gelebilmektedir. "Kalıcı değişiklikler" diğer bir deyişle "mutasyonlar" vücudun tamir mekanizmaları ile düzeltilemedikleri zaman, gelecek nesillere aktarılarak kanser hastalığına yatkınlığı oluşturmaktadırlar .
Yeri gelmişken bu ifadeyi bir kez daha vurgulamak istiyorum ki, ailesinde kanser hastalığı görülen kişilerde mutlak süretle kanser hastalığı gelişeceği anlamına gelmediği gibi, ailesinde kanser hastalığı olmayan kişilerde de kanser hastalığı gelişmeyeceği anlamını da taşımamaktadır. Ailelerinde özellikle de 1. kuşak akrabalarında kanser hastalığı olan kişilerin, ailelerinde kanser hastalığı olmayan kişilere göre, hastalığa yakalanma risklerinin daha yüksek olduğu bilinmektedir. Genetik risk faktörlerinin kanser oluşumundaki rolünün %20 olduğu bildirilmektedir. Kalın bağırsak kanserinin oluşumunda da genetik özelliklerin önemli rol oynadığı bildirilmektedir.
Bir önceki konumuzda bahsettiğimiz gibi kalın bağırsağın iç yüzeyini örten hücre tabakasının oluşumu ve yenilenmesi genlerin kontrolü altında olup, genlerin fonksiyonlarının herhangi bir nedenin etkisiyle bozulması sonucu kalın bağırsak kanseri oluşabilmektedir.
Değerli okurlarım, gelecek hafta kalın bağırsak kanserinin oluşumunda genetik faktörlerin etki mekanizmalarından bahsederek konumuza kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Değerli okurlarım, gelecek hafta sizlerle yeniden buluşmak dileğiyle, sizlere sağlıklı, mutlu ve huzur dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.
Sorularınız için elektronik posta adresim : caglar@kktc.net
|