Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gönyeli KTSYD Kupası'na da göz dikti: 7-6
Cihangir Turan ile turladı:1-0
Rum yönetimi, 100 bin Euro'ya kadar olan mevduatlara teminat verecek
SİNEMALARDA GÖSTERİMDE OLAN FİLMLER
BİR YASTIKTA 50 YIL
Kara Kitap
Simitis: Her iki tarafın da çıkarlarına saygı gösterilmeli
Basketbol hakemleri hazırlıklarına başladılar
PORTRE BARMEN Hüseyin Dermuş
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE

YORUMLANANLAR
Çiftçi ve hayvancıya DESTEK PAKETİ [1]
UBP anahtarı UBP'lilerde olmalı [1]
Büyük sınav [1]
Gazimağusa'da 26 köyde elektrik kesintisi yapılacak [1]
Mahkemelerden rekor cezalar [1]
Küfür etti diye öldürüyordu [1]
Bulutoğluları: Artık ipler koptu [2]
4 ay hırsızlıktan arandı adaya girerken yakalandı [1]
14 yaşındaki kızla cinsel ilişki [2]
Bu kez Girne zehirlendi [2]



HAYVAN HAKLARININ GELİŞTİRİLMESİNİ DE TALEP EDEBİLMELİYİZ

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   12 Nisan 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Dünkü yazı ile ilgili olarak Lefkoşa Polis Müdürü Pervin Gürler aradı.

Sayın Gürler, daha önceden kamuoyu ile paylaşmadıklarını, ama geçtiğimiz hafta, meclis önünde yaşananlarla yakından ilgilendiklerini ve gerekenin yapıldığını açıkladı.

Şu anda, hayvanlara işkence ile ilgili olarak, 6 kişiye dava okunduğunu ve mahkemeye sevkedileceklerini, biliyoruz.

Bundan sonrası, hukuki bir süreç.

Bu sevindirici bilgiyle birlikte, gelişmeleri takip edeceğiz.

Dünkü telefonlardan biri de Hayvanları Koruma Derneği Başkanı Tomris Güven'den geldi.

Televizyon canlı yayınları da dahil olmak üzere, Dikmen Çöplüğüne bırakılan hayvanları talep ettiklerini her platformda seslendirdiklerini, ancak, başvuracak bir makam da bulamadıklarını söyledi, Tomris Hanım.

Dernek, şu anda mevcut hayvan barınağının yaşam koşullarının iyileştirilmesi için belediyeden yardım bekliyor.

Tomris Güven, samimiyetle çalışan bir hayvansever olarak, Hayvanlara Zulüm Yasası'nın da mutlaka güncellenmesi gerekliliğinin altını çizdi.

Verdiği yaşanan bir örnekle de komşusunun tavuğunun gözünün kör olmasına sebep olan bir kişinin, sadece 900 TL para cezası aldığını anlattı.

Mevcut yasa, 1910 tarihli bir yasa.

1959'da da tekrar yazılmış.

Ancak aradan geçen on yıllara uygun olarak güncellenebilir.

Yine de esas önemli olan, yasaların caydırıcı olarak kullanılabilmesi.

Türkiye, "Hayvanları Koruma Yasası'"nı AB'ye uyum kapsamında, 2004 yılında yapmış. Ama bizim 100 yıllık tarihe sahip bir yasal zeminimiz var.

Avrupa'da hayvanlar kişilikli bir varlık olarak kabul ediliyor, mevcut yasalarda.

Örneğin, 1997'de imzalanan "Amsterdam Anlaşması" ile hayvanlar duygulu varlıklar olarak resmen kabul edilmiş.

Hakların takibini de Avrupa Birliği Komisyonu üstleniyor.

Son olarak, 2007 yılında da hayvanların daha rahat koşullara taşınması için yeni bir tüzük yürürlüğe girmiş durumda.

Buna göre, taşıma araçlarının kalitesinin geliştirilmesi yanında, özel klima sistemleri ile ortam sıcaklığının optimum düzeyde tutulması ve hayvanların yolculuk esnasındaki su ihtiyaçlarının giderilmesini de düzenleyen tüzük, sorumluların eğitim sertifikası almasını da zorunlu kılıyor.

Acaba bizim taşıma ve karantina koşullarımız AB normlarına uygun mu?

Bizim belediyelerin sahipsiz köpekleri öldürmesinden, Sarayönü güvercinlerinin, bölge çocukları tarafından avlanmasına kadar hergün yaşayıp normalleştirdiğimiz birçok suçumuz var.

Biz, koruma altına alınmış yılanları öldürüp, kuyruğundan tutup, gazetelere poz veren fotoğraflarla haber yapmaya devam ediyoruz.

En taze haberimiz de köpek balığını öldüren balıkçıları resmeden, fotoğraflı haberimiz.

Konu, sırf, romantik bir magazinsel duyarlılıktan öte, çağdaş devlet anlayışı etrafında ele alınması gereken önemli bir konudur.

Daha geçen günlerde, Karpaz'da sözde koruma altında olan eşeklerin uğradığı toplu kıyım, gazete haberleri arasındaydı.

Bu konu da gündemin normalleştirilmiş ve kimsenin "vah vah" demekten öteye geçmeden, uzaktan izlediği bir konu olarak duruyor, karşımızda.

Oysa, Milli Park Yasası düzenlemeleri ve Karpaz burnuna elektrik götürülme kavgalarında, kararlılığından geri adım atmayan hükümet, gerçek Milli Park düzenlemesinin gereklerini de mutlaka yapmalıdır.

Hayvanlara karşı duyarlılığı ile bilinen Cumhurbaşkanı'nın, yaşanan bu son olaylardan da yola çıkarak, hayvan hakları ile ilgili gerekenlerin yapılması konusunda, katalizör görevi alacağını düşünmek istiyorum.

Yoksa, zaman zaman yarattığımız vahşet ortamında, savunmasız birçok hayvan kurbanımız oluyor.

Ve bizim, belki kendi insani değerlerimizi hatırlayıp geliştirebilmemiz için de hayvan haklarının geliştirilmesini talep etmemiz gerekiyor.

   604 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
11 Ekim 2008, Cumartesi   8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ
10 Ekim 2008, Cuma   ÖLMEDEN GÖREBİLECEKLER Mİ?
09 Ekim 2008, Perşembe   AVRUPALILIK KAÇ PARA?
08 Ekim 2008, Çarşamba   DOKTOR KEMAL'E AŞK MEKTUBU
07 Ekim 2008, Salı   KADINA SEKSİLİĞİNİ, ERKEĞE GÜCÜNÜ KAYBETTİREN YASA
27 Eylül 2008, Cumartesi   Eylüle veda ederken
26 Eylül 2008, Cuma   Anayasa Mahkemesi ve Cumhurbaşkanı'nın Sorumluluğu
25 Eylül 2008, Perşembe   NE KORUYABİLİYORUZ NE DE KURTULABİLİYORUZ AMA BATIYORUZ
24 Eylül 2008, Çarşamba   TABİBLER BİRLİĞİ YENİ YÖNETİMİNİN DÜŞÜNCELERİ
23 Eylül 2008, Salı   TABİBLER BİRLİĞİ ESKİ YÖNETİMİ'NİN DÜŞÜNCELERİ



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Farkı kalitesi...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital