Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Skandalda ikinci perde
Önce araca sonra demir kapıya vurdu
İki çocuğuyla sokağa atıldı
Ayri, Girne'de başka kızları da telefonla arayıp rahatsız etti
Avcılardan ağaç katliamı
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı
Tam uyum

YORUMLANANLAR
Okan Ersan, Almanları büyüledi [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [16]
Avcılardan ağaç katliamı [2]
Tolga'dan bateri şov [1]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]
AİHM'de kayıplar davası görüşüldü [1]
Gece kulübünden kadınları baba yollamış [33]
Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu [4]
Rusya Rum'a teslim [1]
Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek [5]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Kim olursa olsun, izinsiz inşaatları mühürleyeceğiz [1]
"Bally" belası [1]
Yusuf Erol kurtarılamadı [1]
Girne'de uyuşturucu operasyonu [1]



ÇÖZÜM OLACAĞINA İNANMAYANLAR NASIL ÇÖZÜM YAPACAK?

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   15 Ağustos 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Liderlerin 3 Eylül'de başlatacakları kapsamlı müzakereler için geri sayım başladı.

Bu süreçte de özellikle referandum sonrasında toplum içinde değiştiği belirlenen eğilimler daha fazla tartışılıyor.

KADEM'in yaptığı son anketler, ortaya koyuyor ki, bugün Annan Planı temelinde bir çözüm referanduma götürülse, %67 oranında "hayır" sonucu ortaya çıkar.

2004'de %65 olarak "evet" olan bu oran, bugün dramatik bir değişim içinde.

2004'de "hayır" oyu kullanmış kesim, büyük bir sadakatle bu pozisyonunu korurken, "evet" sadakati, sadece %39.5'de kalıyor ve "hayır"laşıyor.

Mutlaka bir çözüm sürecine girildiğinde bu tutumlarda liderlerin de çizecekleri tablo ışığında değişimler yaşanacaktır. En azından Muharrem Faiz, yıllardır toplumları inceleyen bir toplumbilimci olarak, süreç içinde liderlerin sağlayacağı bilgi ve destekle, referandumda çözüme onay çıkacağı görüşünde.

Ancak burada çözüm destekçisi siyasi parti ve sivil toplum örgütlerine de çok önemli bir misyon düşüyor.

Ama sol partilerin de çözüm inançları, yazık ki, o kadar güçlü değil.

Haziran-Temmuz döneminde, UBP için yapılan ankette, çözüme olan inanç sorgulanmış.

CTP, %65 oranında çözüm olacağına inanmıyor.

TDP ise %53.4 oranında inançsızlık belirtiyor.

Özellikle inançsızlık oranları UBP ile bu kadar yakın (%76.7) olan CTP'nin, kendi genel başkanını, cumhurbaşkanlığı koltuğuna taşırken ve her zaman birlikte çözüm yapabilecekleri düşünülen AKEL iktidardayken, bu inançsızlığı derinlikli bir şekilde değerlendirmesi gerekiyor.

Bu süreçte özellikle CTP ve TDP'ye çözümün gerekliliğini anlatmak ve çözüm adına yeni bir barışçı dil kurabilmek gibi çok önemli kritik misyonlar düşerken, bu inançsızlıkla bu misyon nasıl yerine getirilecek?

Bu partiler, kendi tabanlarını inanç konusunda motive edemezken, toplum geneli üzerinde nasıl bir çözüm dinamiği yaratacaklar?

Bütün bunlar oldukça önemli ve mutlaka çözüm destekçileri tarafından, üzerinde durulması gereken noktalardır.

Bugün bir seçim olsa, sandığa giderim diyenlerin oranı %81.

Ancak CTP ve TDP içinde bu oran %73'lere düşüyor.

Belli ki, sol partilere karşı olan güvensizlik, hem iç politikanın, hem de çözüm eğilimlerinin belirlediği bir unsur. Referandum sonrasında değişen hava, seçmeni sağa doğru kaydırıyor.

Üstelik, sol partiler bu kayışı seyrederken, kendi tabanlarını dahi toparlamakta sıkıntı yaşıyor.

Bugün artık çok geç olmadan, çözümün gerekliliklerini mutlaka tekrar hatırlayıp, karşı tarafı düşmanlaştıran dilden bir an önce vazgeçilmeli.

Sendikalar ve sivil toplum örgütleri ile CTP arasında kıran kırana devam eden kavga da bu süreçte çözümü vurgulamak konusunda sıkıntı yaratmamalıdır.

Özellikle toplum içinde güven yitiren sendikaların, bunu iyi değerlendirmesi ve misyonunu göz ardı etmemesi gerekiyor.

3 Eylül'ün hemen öncesinde, 1 Eylül Dünya Barış günü etkinlikleri olacak gündemde.

Bir süredir çözüm güçlerini ayıran ve herkesin barışının farklı kutlanmaya çalışıldığı bu günün, bu yıl ayrı kutlanma lüksü yoktur.

Geçen yıl ayrı kutlamaların ana gerekçesi, CTP'nin hükümet icraatlarıydı. Ancak bu yıl, belki de son şans olarak da nitelendirilen müzakereler arifesinde, ayrılığın kabul edilebilir bir yanı yoktur.

Bu ayrılığın bu süreçte mutlaka bir bedeli olur.

Çözümü destekleyen siyasi partilerin, bir an önce silkinip, tabanlarını toplaması ve müzakere sürecinde çözüm inancının yükselmesi için çabalaması gerekiyor.

Aynı misyon, şüphesiz, sivil toplumun sendikaların ve geleceği düşünen halkın da misyonudur.

Bu süreç solun çözümle halkın da gelecekle imtihanıdır.

   1497 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
21 Kasım 2008, Cuma   BABALARINA BENZEYEN NESİLLER
20 Kasım 2008, Perşembe   AMERİKA NE KADAR SESSİZ KALACAK?
19 Kasım 2008, Çarşamba   SEBEPSİZ BİR ÖLÜM KARŞISINDA SİZ NE DERDİNİZ?
18 Kasım 2008, Salı   CTP'NİN YAKLAŞAN KADER DÖNEMECİ!
14 Kasım 2008, Cuma   ANKET YORUMLARI
13 Kasım 2008, Perşembe   TRAJİK BİR ÖLÜM DAHA!!!
12 Kasım 2008, Çarşamba   OBAMA BEYAZ SARAY'DA, CTP SİLİHTARDAYDI!
11 Kasım 2008, Salı   YOL REZALETİ
08 Kasım 2008, Cumartesi   MUSTAFA
06 Kasım 2008, Perşembe   YOKSA SAM AMCA ÖLÜYOR MU?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6944 1.7064
1 STERLİN 2.5170 2.5358
1 EURO 2.1221 2.1370







© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital