|
"Kıbrıs'ta yeni bir ortaklık devleti kurulmasını kabul etmemiz söz konusu değildir...
Yeni ortaklığı kabul etmiyoruz...
Türkiye'nin tezlerini değiştirmemesi durumunda çözüm olmayacak"
Bu sözler Rum yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'a ait.
Rum basınında boy boy çıktı...
"Açık ve net bir şekilde" söylemiş.
Rum gazetelerinde, Rum yönetimi sözcüsü Stefanos Stefanu'nun da benzer bir açıklaması var.
"Partenojenez (bakir doğum) ya da Kıbrıs'ta iki devletin yeni ortaklığı diye bir şeyin söz konusu olamayacağını" söylüyor.
Bakın ne diyor Stefanu:
"Kıbrıs'ta uluslararasında tanınmış ve kuruluşundan beri BM'nin, 2004'ten beri de AB'nin üyesi olan bir devlet ve bir cumhuriyet var, Kıbrıs Cumhuriyeti. Kıbrıs'ta tek bir halk var; Kıbrıslı Türk ve Rum, iki toplumdan oluşan Kıbrıs halkı. Kıbrıs sorununun çözümünün; Kıbrıs'ın iki toplumunun 1977'den beri anlaştığı ve BM'nin de pek çok kararında benimsediği; iki toplumlu iki kesimli federasyon çerçevesinde Kıbrıs Cumhuriyeti'nin toprağını ve halkını yeniden birleştirmesinde, bu nedenle ısrar ediyoruz. Türk Dışişleri Bakanı'nın açıklamasının maksadı nedir? Acaba, BM kararlarıyla taban tabana zıt olan kabul edilemez tezlerine meşruiyet kazandırmak mı yoksa Kıbrıs'ın iç cephesindeki birliği yaralamak, sorunlara, kuşkulara ve tartışmalara neden olmak mı? Bizim taraf bu sorulara net tezlerle yanıt veriyor."
***
Şimdi bir de 23 Mayıs'ta yapılan Talat-Hristofyas görüşmesinin ardından, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs'taki Özel Temsilcisi Taye Brook Zerihoun tarafından okunan ortak açıklamaya bakalım:
"Liderler bugün içten ve verimli görüşmelerde bulundu ve 21 Mart mutabakatına uygun olarak elde edilen sonuçları değerlendirdi.
İki lider, BM Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararları tarafından belirlenen siyasi eşitlik zemininde iki kesimli, iki toplumlu bir federasyona bağlılıklarını teyit etti. Bu ortaklık tek uluslararası kimliği bulunan ve ayrıca eşit statüleri bulunan Kıbrıs Türk Kurucu Devleti ve Kıbrıs Rum Kurucu Devletinden oluşacak bir Federal Hükümete sahip olacak..."
***
Hristofyas'la sözcüsü Stefanu'nun söyledikleri kafa karıştırıyor.
Yeni bir oraklık devleti kurulmasının kabul edilemeyeceğini söylüyorlar.
"Kıbrıs'ta uluslararası alanda tanınmış ve kuruluşundan beri BM'nin, 2004'ten beri de AB'nin üyesi olan bir devlet ve bir cumhuriyet var zaten.." diyorlar.
Bu ne demek?
Her şey "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin üzerine bina edilecek demek!
Kurulacak olan devlet, adının başına "federal" ya da "birleşik" sözcükleri eklense de "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin devamı olacak!
Tek devlet, tek egemenlik, tek vatandaşlık!
Ortak açıklamada da zaten ortaklığın tek uluslararası kimliği bulunacağından söz ediliyor.
O zaman nasıl oluyor da iki liderin aynı ortak açıklamasında, ortaklığın eşit statüleri bulunan Kıbrıs Türk Kurucu Devleti ve Kıbrıs Rum Kurucu Devletinden oluşacak bir Federal Hükümete sahip olacağından" söz ediliyor.
Nitekim açıklamanın bu bölümü, Hristofyas'ın Güney'de bütün yıldırımları üzerine çekmesine yol açtı.
"Kıbrıs Cumhuriyeti" elden gidiyor diye.
Rum liderinin, dün damdan düşer gibi, yeni bir ortaklık devleti kurulmasını kabul etmelerinin söz konusu olamayacağını, bunu kabul etmeyeceklerini üzerine basa basa açıklaması, belli ki Rum tarafında oluşan endişeleri gidermeye yöneliktir.
Aslında bizim tarafta da muhalefet Talat'a yükleniyor.
KKTC gözden çıkarıldı diye.
***
Bakalım, Cumhurbaşkanı Talat, Hristofyas'la sözcüsü Stefanu'nun açıklamalarını nasıl yorumlayacak?
Ve bakalım Talat'ın söyleyeceklerine Hristofyas dönüp nasıl bir yanıt verecek?
Her gün konuşuyorlar zaten...
Konuştukça da yeni soru işaretleri oluşturuyorlar...
Kafalar daha da karışıyor.
Çünkü, çözüm öyle zor ki, adı bile tartışma yaratıyor.
Taraflarca farklı algılanıyor.
Hadi anlaştıklarını; iki tarafın da aynı şeyi anladığı bir çözüm şeklinin ortaya çıktığını varsayalım...
Peki içi nasıl doldurulacak...
Asıl kıyamet o zaman kopacak işte!
|