Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Her taraf toz duman
Refüje çarpıp takla attı
Yeşilırmak'ta doğa tahribatı
Okul ve cami dışında din dersi verilmesi için çalışma yapılıyor
Tankerle su taşınmasına komşu öfkesi
Bariyerler durduramadı
Biyologlar Derneği: Kanlıdere kurutuluyor
Kötü kokular içinde, farelerle yaşamak istemiyoruz
AB, Talat ile temas kurmalı
Kıbrıs sorunu gelecek sonbahara kadar çözülmüş olacak
Anastasiadis taviz konusundaki sözlerine açıklık getirdi
Orucun zararı aşırı yemek
Hristofyas: Mülkiyet önemli mesele
Elektrik, yüzde 40 ucuzlamalı
Yamaç paraşütünde dünya klasmanındayız
Talat: AB Kıbrıs meselesinde olumlu rol oynayamaz

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Dokunsanız kırılacak nazenin bir vazo!

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   17 Haziran 2008, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kıbrıs'ta kalıcı çözüm, kalıcı barış ve dünya ile bütünleşme istencimizi ortaya koyduğumuz referandumdan bu yana dört yılı aşkın zaman geçti.

Bu süre içinde neler olduğu malum...

Ne çözüm oldu, ne kalıcı barış geldi adaya, ne de dünyayla bütünleşebildik.

Peki hala umut var mı?

Yok!

Neden yok?

Çünkü umutlu olmamızı gerektirecek somut bir gelişme göremiyoruz.

Tam aksine, adadaki statükonun değişmeyeceğinin belirtileri var.

Nedir bu belirtiler?

İki tarafın kırmızı çizgileri...

Bunlardan geri adım atılmasının söz konusu olamayacağı taraflarca ikide bir açıkça dile getiriliyor.

O zaman çözümün adı konulmuş neye yarar.

İki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı, tek uluslararası kimliği olan bir ortaklık.

Kağıt üzerinde güzel!...

Ama yaşama geçirilebilir mi?

İçi doldurulabilir mi?...

Federasyondan ne anladığı, olmazsa olmazları yüzünden farklı olan tarafların tutumu değişebilir mi?

Bugün itibarıyla olanaksız.

İleride olur mu?

Bir mucize olursa olur!

Gerisi laf!

                                                                               ***

Gerçekçi olalım...

Dünya Kıbrıs için ne diyor?

Sorunun çözülmesi gerektiğini söylüyor.

Bunu da ancak iki toplumun başarabileceğine işaret ediyor.

Kırk beş yıldır aynı nakarat!

Kimse çıkıp da adadaki statükonun nasıl yaratıldığı, nasıl ortadan kaldırılabileceği üzerinde durmuyor...

Yanlışlar üzerine yanlışlar yapılarak sorunun artık içinden çıkılmaz bir hal aldığını görmek istemiyor.

"Kıbrıs Cumhuriyeti"nin adanın yönetimini Kıbrıslı Türklerle paylaşmaya yanaşmadığını kabullenemiyor.

Alın İngiltere'yi işte...

Üstelik garantör bir ülke...

Bütün dünya ülkeleri gibi o da, sadece Rumlardan oluşan yönetimi tüm Kıbrıs'ın yasal devleti olarak tanıyor...

Ve bu devletle bir memorandum imzalıyor.

Memorandumun  Türk tarafında fırtınalar koparması, Cumhurbaşkanı Talat'ın İngiltere'yi, "tarafların birbirine olan güveninin altını oyduğu" ifadesiyle eleştirmesi neyi değiştirecek?

Büyük umutlar bağlanan müzakere sürecinin sekteye uğraması halinde kim çıkıp da İngiltere'yi ya da Rum tarafını bundan sorumlu tutacak?..

Öyle bir durumda, masadan kaçan taraf olarak suçlanabiliriz de!

İki devlet arasında yapılan "rutin" bir anlaşmayı, "gerçek niyetimizi gizlemek için bahane ettik" diye!

                                                                           

                                                                                  ***

Referandumdan bu yana dört yılı aşkın bir zaman geçti...

Dört yıl daha geçse yine bir şey değişmez!...

Ne çözüm olur, ne kalıcı barış gelir adaya!

Çünkü kimsenin gücü yetmez bir değişikliğe!

Meğer Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ortadan kaldırılmış olsun...

Avrupa Birliği  "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin tam üyeliğine son verebilmiş olsun...

Ve Amerika ile İngiltere böyle istemiş olsun...

Olabilir mi böyle şeyler?

Olamaz!

O zaman, Kıbrıs sorununa kalıcı ve adil bir çözüme, belirsiz bir süre daha uzaktan bakmayı sürdüreceğiz!...

Bir müzede, çok iyi korunan bir camekanda sergilenen değerli bir vazo gibi!...

O kadar ince camdan yapılmış, o kadar nazenin ki, dokunsanız kırılacak.

   416 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Eylül 2008, Pazar   Eski insanlarımız
06 Eylül 2008, Cumartesi   Hükümete bir anımsatma: Petrol fiyatları tepetaklak!
05 Eylül 2008, Cuma   Bakalım buna ne diyecekler?
04 Eylül 2008, Perşembe   Duydunuz mu?...Hayat ucuzlamış!
03 Eylül 2008, Çarşamba   Umuda yeniden yelken açıyoruz
02 Eylül 2008, Salı   Daha çoook kazıklar yiyeceğiz!
31 Ağustos 2008, Pazar   Yarın akşam bu gavede "Ganlı Nigar"...
30 Ağustos 2008, Cumartesi   Bir okur yazısı
29 Ağustos 2008, Cuma   Bu hesabın içinden çıkabilene aşkolsun!
28 Ağustos 2008, Perşembe   Sıcaklar ve suçlar



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Protokol imzalanırken...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital