Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Sigara artık yasak
Mecbure Esen kurtarılamadı
Annesini dövdü, tutuklandı
Banka soygunu soruşturması sürüyor
Cinayette son 4 gün
Şimdi de Avrupa sallanıyor
Büyük Av açılmadan, kaçak av başladı
Greeny sarmaşıkları Girne'de tanıtıldı
"Cezaeviyle ilgili iki önemli hususta anlaşma sağlandı"
Futbolda transfer dönemi sona erdi

YORUMLANANLAR
Arasta'ya 6 milyon [1]
Piknik alanı değil çöplük [2]
Özmen Yılancılar baba oldu [2]
Türkiye'de saldırı, 15 asker şehit [1]
Güney zengin Kuzey pahalı [2]
Rum muhalefet kanadından gençlerin tutuklanmasına sert tepki [2]
BİR YASTIKTA 50 YIL [1]
Çağlar ve Özgürgün, AKPM'nin Kıbrıs kararını değerlendirdi: [2]
Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılar yapılıyor [2]
Lefkoşa'ya cami yapacakmış [19]
Tadı bozuk, yenecek pilav değil [1]
Cezaevini yaktılar [2]
Rumlar AKPM kararına tepki gösterdi [1]
Rapor tek taraflı [3]
Kermiya'da bayram izdihamı [4]



Müzakereler öncesinde son durum iç açıcı değil!

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Haziran 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs sorununun çözümü konusunda şimdiye kadar yazdıklarımızı doğrular nitelikte açıklamalar yapıyor.

Söyledikleri, görüşme sürecinden umutlu olmamıza olanak vermiyor ama gerçek.

Ne diyor sayın cumhurbaşkanı?

"Rumlar, Kıbrıs Cumhuriyeti'ni haksız bir biçimde gasbettiler ve tüm dünya bu gaspı meşru görüyor."

Dolayısıyla herhangi bir adım atmak istemiyorlar...

Atacakları her adımın taviz olacağını düşünüyorlar...

Niye taviz versinler?...

Niye geri adım atsınlar?

Doğru...

Dünya onları 45 yıldır Kıbrıs'ın tek meşru devleti olarak gördüğüne ve bu böylece sürüp gideceğine göre neden yönetimi Kıbrıslı Türklerle paylaşsınlar?...

Buna ne gerek var.

Hangi çözüm şekli, onlara, "Kıbrıs Cumhuriyeti"ne tek başına sahip olmalarından öte bir kazanç sağlayabilir?

Demek ki, boşa kürek çekiyoruz...

Boşa zaman harcıyoruz.

***

Cumhurbaşkanı Talat, Rumların en çok korktukları şeyin, KKTC'nin dünya tarafından kabul edilmesi ve tanınması olduğunu da söylüyor...

Bunu hep dillendiriyoruz ama Rumların böyle bir korkuya kapılmasını gerektirecek bir gelişmeye de tanık olamıyoruz.

İslam ülkeleri dahil hangi ülke çıkıp da, Rum tarafının "Kıbrıs Cumhuriyeti"nin gaspını sürdürmesi halinde KKTC'yi tanımak zorunda kalacağını bildirdi ya da en azından bunu ima etti?

Kim çıkıp da "adanın kuzeyindeki yönetimi tanımasak bile oradaki insanların insan haklarına saygının bir gereği olarak onlara yardımcı olacağız... Ambargoları aşacağız" falan gibi beyanlarda bulundu?

Yaptıkları tek şey aynı nakaratı tekrarlayıp arkamızı sıvazlamak...

"Haklısınız, izolasyonlar kaldırılmalıdır"...

Bazı ülkeler bunu bile söylemeye cesaret edemiyor.

Dünyadan izole edilmiş bir halk olduğumuzu ve dünya yüzünde bizi Türkiye'den başka kayıtsız şartsız destekleyen başka bir ülke olmadığını Talat'ın bizzat kendisi de söylüyor.

O zaman nasıl oluyor da, Rumların KKTC'nin tanınmasından korktuğu kanısına varabiliyoruz.

Uluslararası toplumun, bırakın KKTC'yi tanımasını, dünyadan izole edilmişliğimizin bile umurunda olmadığının son örneğine İspanyollar imza attı.

İspanya hükümeti, KKTC Polis Salon Futbol Takımı'nın Barcelona'daki Polis Salon Futbol Turnuvası'na katılmasını engelledi.

Spora bile ambargo uyguluyorlar.

Ve kimseye derdimizi anlatamıyoruz.

Acı ama gerçek bu.

***

Salı günü Talat'la Hristofyas bir araya geliyor.

Cumhurbaşkanı, Hritofyas'ın ortak kabul ettikleri kimi şeyleri, yan yollara saparak erozyona uğratma çabası içine girdiğini, İngiltere'nin de buna çanak tuttuğunu söylüyor.

Hristofyas'la 21 Mart'ta yaptığı görüşmede varılan mutabakat çerçevesinde yapılacak müzakereler konusunda Rum liderinin samimiyetine inandığını ancak başarılı olup olamayacağından emin olmadığını ifade ediyor.

Görüntü o ki müzakereler ertelenecek!...

Rum tarafı öyle istediyse öyle olacak!...

Aceleleri yok adamların!

Taviz verme korkuları da yok bence!

Kim zorlayabilir onları buna?

Kıbrıs sorununun 45 yılın sonunda bu noktaya varmasının mimarı Birleşmiş Miller Güvenlik Konseyi mi?

Yoksa, adadaki statükonun değişmesine yeşil ışık yakmaktan hala çok uzak olan İngiltere ile Amerika mı?

Özet:

Dünya "Kıbrıs Cumhuriyeti"ni adanın tek yasal devleti olarak tanımayı sürdürdüğü sürece Kıbrıs sorunu da dünyanın karşısında duracak ve kimsenin umurunda olmayacak!

Hayıf bize!

   313 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ekim 2008, Salı   Görünen köy kılavuz istemez
05 Ekim 2008, Pazar   Eski Lefkoşa'nın eskileri
04 Ekim 2008, Cumartesi   Böyle hükümetçilik, böylesine ciddiyetsizlik olur mu?
30 Eylül 2008, Salı   Hayat bayram olsa...
28 Eylül 2008, Pazar   Seydali'nin öyküsü (II)
27 Eylül 2008, Cumartesi   Varan üç!
26 Eylül 2008, Cuma   Aman avcı vurma beni...
25 Eylül 2008, Perşembe   Mağusa Mağusa...
24 Eylül 2008, Çarşamba   Böyle gelmiş böyle gider
23 Eylül 2008, Salı   Damla damla ağlıyor!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3326 1.3419
1 STERLİN 2.3424 2.3598
1 EURO 1.8113 1.8240



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

Sonun başına geldik





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital