| Yorum Sayısı: 12 |
|
burak - lşa |
23 Temmuz 2007, Pazartesi |
10:35 |
| öncelikle tatilde olduğum için tartışmaya katılamadım. türem yazıların çok iyi ve tartışılıyor, arada sende katıl ve cevap ver yorumlara. sayın mahmut hersey mümkündür. benim sigorta şirketim olsa öyle yapardım gelecekte ve sayın mustafa bey bilgi noksanlığınızı giderin, sol ile bir ilgisi yok söylediklerimin. devrimci değil, evrime inanırım. istersen doğadaki türlerin nasıl barış içinde yaşadığını www.bugday.org'den "türler arasındaki barışcıl yaşam"yazısını indirip, okuyarak öğrenebilirsiniz.. |
|
ethem tansel - londra |
22 Temmuz 2007, Pazar |
20:07 |
| oncelikle kosenizdeki resme hastayim yazilarniza hayranim |
|
mahmut cerkez ergoren - leicester |
22 Temmuz 2007, Pazar |
02:17 |
| keremcim, evet bak simdi benden sigorta sirketleri fazla para isteyecekler bak bunu dusunmedim kendimi desife ederken, evet aslinda biz bu isin belkide sigorta durumunu dusunemiyoruz ama haklisin... tabii canim turem hanimi bende kutlarim.. en azindan birileri kibrisda birseyler yapior halki genetik konusunda bilgilendiriyor... ve bizde yorum yapiyoruz... :) |
|
Kerem Terali - Londra |
21 Temmuz 2007, Cumartesi |
01:27 |
Sevgili arkadasim Mahmut, kendini desifre etmis olsan da sitma ornegine bayildim :) Bunu dusunmemistim.
Yalniz senin gibi basarili insan genetikcileri de saglik siortasi hazirlayacak bir sigortaci ya da isci aliminda bulunacak bir isveren gibi dusunemeyebilir zira isiniz (isimiz) bu degil.
Asirisi paranoyaya giriyor olsa da, insan genetik kodunun kotuye kullanilmasi ihtimali hep var olacak.
Turem hanim, bunun sosyal bir yonunu yazisinda aktarmis. O'nu da kutluyorum.
Saygilar...
NB. E you are more than welcome yani :) |
|
mahmut cerkez ergoren - leicester |
20 Temmuz 2007, Cuma |
03:39 |
sevgili kerem, tasiyiclar hakkinda butun dediklerine katiliyorum benim solemeye calistigim talasemi hastalariydi, ama kibrisda boyle bir ihtimal tasiyicilar icinde zor geliyor her nekadar soylemlerinde hakliysan ama benim gibi tasiyicilarinda pozitif yonlerimizide unutma ornegin malariaya (sitma) ya direncimiz gibi ... :) bu da acaba sigortalama sirasinda goz onunde bulundurulursa belkide daha da karli oluruz. :) tabiki saka yapiyorum ama goz onunde bulundurulmasi gereken bir konu eger talasemi tasiyicilarindan soz edersek ve kibris'ta nufusun %75 inden fazla tasiyici varsa degil mi? ...
ps: bir ingiltere'de bulusamadik ha... |
|
Kerem Terali - Londra |
18 Temmuz 2007, Çarşamba |
21:58 |
Gercekte hepimiz en az yarim duzine kadar, bizi bir takim hastaliklar karsisinda risk grubuna sokan genetik mutasyonlar tasiyoruz. Bu durum, gelecekte illa ki hastalanacagiz anlamina gelmiyor olsa da bizim tasidigimiz mutasyona sahip olmayan insanlarla karsilastirildigimiz zaman hastalik gelistirme olasiligimiz daha yuksektir. Insan genomu ile ilgili bilgi birikimimiz arttikca, daha fazla kisi hastalik yapici mutasyonlar bakimindan 'tasiyici' olarak gorulecektir. Bu da demek oluyor ki aslinda butun insanlar saglik sigortalarindaki genetik ayrimciligin potansiyel kurbanlaridir.
Beta-talasemi tasiyiciligi, yani Kibris'ta en sik gorulen talasemi turu, beta-globin genlerinden birinde meydana gelen bir mutasyonun sonucu olup hastada hafif anemiye (kansizlik) yol acar. Yani, beta-talasemi tasiyicilari ileride talasemi hastalari gibi surekli kan almaya ihtiyac duymasalar bile halsizlik vb anemiye bagli semptomlar gosterebilirler ki bu da saglik sigortasi yaptirirken onlerine bir sorun olarak sunulabilir. |
|
mahmut cerkez ergoren - leicester |
16 Temmuz 2007, Pazartesi |
22:14 |
| sevgili ayse hanim, aslinda bu yorumu yazarken cok dusundum anlasilabilrimiyim diye ama sanirim ayni seyi konusup anlasilmak istenmedim, huntington yada parkinson hastaliklari derseniz size katilirim ama talasemi hastaliginda sonradan olabilme gibi bir riskiniz yok yani ben bugun saglamim, saglam dogum yarin talasemi hastasi olacak diye birsey soz konusu degil. Ama huntington hastaligi DNA daki CAG tekrarlarli sekanslarin uzunluguna baglidir gen icinde.ve bu tekrarlar uzunligi artikca hastaliga yakalanma riskiniz artar. yapilan testlerle kisinin ileriki yaslarinda bu hastaligi tasima riski olup olmadigi bulunabilir boyle bir durum sozkonusu oldugunda o kisiye genetik ayrimcilik denilen yani ise girerken sigortalama ve ya herneyse yapilabilir. Tabiki bunun ne yapilmasinin dogru olup olmadigi tartisilir. Ama talasemi de bu durum boyle degildir kisi dogmadan once tanisi yapilabilir o yuzdne turem hanimin yazisinda bu ornegin yanlis oldugunu hala dusunuyorum. Evet herkes talasemiyi biliyor ama ornek yanlis ve insanlari bosyere telaslandirmamak gerekir zannimca. |
|
Ayse - Lefkosa |
16 Temmuz 2007, Pazartesi |
21:14 |
| Bence Turem Hanim Talesemiyi insanlarimizin bildigi bir genetik hastalik oldugu icin ornek olarak gosterdi yani sizin yorumladiginiz gibi akil karistirma olarak gormuyorum ben. Hic bir zaman bu senaryo bizde gerceklesemez diye dusunmemek lazim bence. Nurolojik bir hastalik olan Huntignton Hastaligini ele alalim. O hastaliga neden olan gen hatasina tasiyici olan birinin henuz daha hasta olmamisken ayrimciliga ugrama ihtimali var. Sigrota acisindan da is acisindanda. Yani siz kosenin ana fikrinden biraz saptiniz bence. Talesemi orada sadece ornek olarak kullanildi. Kosenizi zevkle okuyorum ve basarilarinizin devamini dilerim. |
|
mustafa - gazimagosa |
16 Temmuz 2007, Pazartesi |
03:50 |
yani bardon be burak
arada bi yazdığını dön da oku
ayrımcılığı "sermayenin" suçu yaptın ya :) ayrımcılığı doğaya aykırı yaptın ya :)
doğada her zaman güçlü olan kazanır farkında değilsin. güçlü olan genlerini sürdürür zayıf olan elenir.
e tabi bu senin suçun değil bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak normal'dir malesef bu ülkede.
annadığım solcu geçinmeye çalışın ama daha ne darvin den nede doğal seçilimden haberin yok |
|
mahmut cerkez ergoren - leicester |
15 Temmuz 2007, Pazar |
23:51 |
| sayin burak bey, ayrimciliga sanirim herkes karsi ama bunu onlemek imkansiz, ama bizimde bunun icin birseyler yapmamiz lazim, Kibris'a gelince ben size kesinlikle katilmiyorum, cunku ilk yorumumda da dedidigm gibi halkin %75 inden fazlasi talasemi tasiyicis ve ayrica ulkemizde 1985 yilindan beridir dogum oncesi erken tani yapiliyor. Ve 100% basariyla calisiyor hatta turkiyedeki istadistiklerde ianilmasi guc ama Kibrisdaki Talasemi Merkezi en basarili dogum oncesi erken tani merkezi oldugunu gosteriyor ama sadece talasemi alanindan bahsediyorum ve emin olmamakla birlikte 1985 yilindan beridir ulkemizde talasemi hastasi bebek dunyaya gelmemistir. O yuzden Kibrisda boyle bir sigortalama olayinin yapilacagina dusunmuyorum, ki zaten ada populasyonu olan ulkelerde yani nufusun az oldugu ulkelerede boyle uygulanmalar yasanmaz gibi geliyor biraz pozitif dusunmekte fayda var. Yani genetik ayrimcilk yapan ulkeler Ingıltere ve Amerika. |
|
burak - lşa |
15 Temmuz 2007, Pazar |
20:17 |
yazı dilin gayet akıcı ve anlaşılır, ve verdiğin bilgiler doyurucu.ben tatmin oluyorum kendimce. sigorta konusunda haklısın.sermayenin olduğu her yerde ayrımcılık insan için geçerlidir.kazanılmış haklarımızı geri alma sürecine yani kaybetme sürecine girdiğimiz bu dönemde hersey alınır satılır bir metaya dönüşmüştür. Eğitim,su,toprak,tohum ve sağlık en temel insani ihtiyaçlardan ve dünya mirası olmasına rağmen, para ile ölçülen bir değere dönüştürülmüştür. Hastalık Risk taşıyan bir unsurdur ve sermayenin risklere tahammülü yoktur.Bu yüzden hastalık derecesine göre ayrımcılık mümkündür. Bu durum insan etiği açısından ahlaksızlıktır ve parası olmayanın yaşayamayacağı bir düzen sunmaktadır.Bu kabul edilemez ve doğadakie şitliğe aykırıdır.Sayın Çerkez verdiğini bilgilerin güvenirliğini tartışmıyorum ama ayrımcılık her yerde vardır ve birgün thalassemialıların hayat sigortası için daha yüksek bir ücret ödediği Kıbrıs uzak değildir. Dünya da olduğu gibi buradada halkın olan hersey satılıyor.sağlığı bile...
türem yazzılarını dikkat ve merakla okuyorum.durma, devam et... |
|
Mahmut Cerkez Ergoren - Leicester |
14 Temmuz 2007, Cumartesi |
03:37 |
insan genom projesi genetik hastaliklarin temelini ve nedenlerini ogrenmemize bir olcude yardimci olmustur ama bilindigi gibi kompleks hastaliklarin suan da bile hala tanisini koyamiyouz.
Bu yuzden The international HapMap projesi gelistirildi. Bu projede 4 farkli populasyona bakarak insan genomunda meydana gelen SNP denilen tek baz degisikliklerinin analizini tamamlamaktir. Bu da kompleks hastaliklarin analizlerinde buyuk yardim saglayacaktir. Ama dediginiz gibi genetik ayrımcılıgı ne olcude artıracak onu bilemeyiz. Bu tarz projeler buyk zamanlar aliyorlar 2002 de baslanan HapMap project daha tamamlanmadi ornegin. Yalniz bugun bilgim dahilinde insanlar butun genomlarini analiz etmek bu kadar kolay degil yani bunu bir biyokimya tahlil makinesi gibi algilamak yanlis olur diye dusunuyorum ki hala genomumuzda islemi bilinmeyen bolgeler ve ozellikler tekrarli bolgeler varken bu yapilan sigorta olayininda yanlisligini savunuyorum. Evet genetik teslerle onemli hastaliklara sebebiyet veren belli basli genlere bakilabiliyor,bu bakılan genlerin sadece insan sagligi acisindan onemi olmasi lazimdir, genetik ayrımcılıgın bu kadar hassas bir konudaisleme koymak yanlis oldugunu dusunuyorum. Yazinizdada deyindiginiz gibi hatta bununla ilgili sinema filmleri de yapiliyor. Yani biz bu sekanslarin analizlerini yaparken insan nesline ne gibi bir katki koyabileriz diye dusunuyoruz. Tabiki kotuye kullanmak insan oglunun elinde. Bilindigi gibi bugun 1 dolara butun insan neslini bir anda yok edebilecek bir virus bile uretilebilir. Ulkemize gelince, kibris adasi karisik bir sekans yapisina sahip oldugunu dusunuyorum ama bildigim kadariyla sadece talasemi hastaligi yonunde bir arastirma dısında baska bir calisma yapılmamıstır, buda tarihler boyunca adada yasayan uygarliklardan kaynaklaniyor. Ama biz bir akdeniz populasyonu oldugumuz icin ve ada oldugumuz icin bazi talasemi hastaligina neden olacak mutasyonlar buyuk oranlarda bulunuyor. Ama talasemi hastaligi genini tasiyan bireylerin herhangi bir ayrımcılıkla soz konusu olduguna inanmiyorum hatta sitma mikrobuna karsi direncli oluyoruz, oluyoruz dedim cunku bende talasemi tasiyiciyim cunku ulke nufusumuzun %75 veya daha fazlasi talasemi tasiyıcısı ve talasemi tasıyıcısı bireyler cok onemli bir saglik problemiyle karsilasmiyorlar. Lutfen bu konulara deginirken ulkemiz insanini ve kafalarinda olabilecek kuskulari ve soru isaretlerini yok etmeniz gerekiyor daha fazla kafa karistirmamak lazim. Amerika uygulanan prosedur ise en basitinden, 28 yasinda işe basvuran bir adamin onemli bir pozisyona gecmesi 15 yil aliyor ve bu surede sirketin ve adaminda sirkete buyuk katkilar oluyor. Eger adam 40 yasinda kalp krizi riski yuksek degerdeyse sirket adami tercih etmiyor. Tabiki bu uygulama yanlis bunun yerine sirket adama genetik testten sonra nutrigenomics test yapabilir ve ona gore beslenme hayatina devam edebilir ve kontrolleri saglanabilir. İste bu olay boyle cozulebilir ancak yine genetik karmasalik genetik bilminin diger yan dallariyla cozulebilir diye dusunuyorum. Ama boyle bir uygulama talesemi tasiyicilari icin soz konusu olamaz sadece talesemi tasiyicilari bol bol demirce zengin yiyecekler yiyebilirler Cunku talesemi hastaligi alyuvarlarda hemoglobin denilen bir molekulun oksijen tasiyamamasina sebep oluyor. Bu molekul demir iceren bir molekuldur, bizde demir saglayan yiyecekler yersek bunu dısardan karsılamış oluruz ve tabii evlenirkende esimizle genetik test yaptirmamiz lazim ki bu zaten ulkemizde zorunludur.Lutfen ben bir okuyucu olarak yazinizi okurken biraz kafam karisti halkin yanlis anlamamasi icin ufak bir iki sey eklemek istedim. Yazilarinizi buyuk bir ilgiyle takip ediyorum ama bir insan genetikcisi olarak bir iki seyi ekleyip duzeltmek istedim. Ve son olarka geentik ayrımcılıga bende karsiyim. |
|