Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Devlet yaptı sıra bölge halkında
İlk düdüğü bekliyorlar
Futbolu yaz boz tahtası olmaktan kurtarmalıyız...
Eğitim genelgesi Rum partilerini karıştırdı
Hentbolun 17 yıllık tarihi
Kiprianu: Anlaşmayı Kıbrıslı Türkler ve Rumlar onaylayacak
Çanakkale ile Mehmetçik yenişemedi 1-1
Volkan Öncüer son yolculuğa uğurlandı
GG'nin ayakları yere basmıyor
Anı maçı Tatlısu'nun: 3-1
Sentetik çime nasıl geçeriz?...
Markidis: Konjonktür elverişli değil ama şimdi Talat var
Teniste 4 bin dolar ödüllü turnuva başlıyor
Easykart'ın kralları belli oldu
Motosikletçiler dert küpü
Badminton okullara indi

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

"Boyumuzun ölçüsü"

Türem Delikurt

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   3 Ekim 2007, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hemen hemen her köşemizde mutlaka bahsettiğimiz gibi vücudumuzda 30,000'e yakın gen bulunmaktadır. Genler DNA adı verilen en temel yapıtaşlarından oluşmuşlardır ve vücudumuzun gelişimi ve işlevinde gerekli olan bilgileri, talimatlar şeklinde içerirler. Bu bilgilere ayni zamanda 'genetik kod' da deyebiliriz. (Tabii ki gelişimimizde ve vücudumuzun işlevinde çevrenin de etkisini vurgulamak gerekir. )

Hatırlarsanız, daha önce de genlerin, göz rengimiz ve boyumuz gibi, bireysel özelliklerimizi nasıl belirlediğinden bahsetmiştik. Kimimizin göz rengi kahverengi iken bazılarımızınki yeşil. Kimimizin boyu kısa iken kimimizinki uzun! Bunun nedeni, herkesin aynı sayıda ve aynı türde genleri içermesine rağmen, 'genetik kod'umuzda bireyler arası ufak farklılıkların olmasıdır. Eğer bu ufak farklılıklar olmasaydı, hepimiz bir birimizin aynı olurduk ki düşünün, etrafta sizin kopyanız bir sürü insan! Hayat ne kadar da sıkıcı olurdu...

'Genetik kod'daki bu ufak farklılıklar, bizi bireysel yapan özelliklerimizi belirleyip, vücudun gelişimi ve işlevi için önemli olan bilgileri veya talimatları çoğu zaman etkilememektedirler.

Ufak farklılıklar ve boyumuz...

Bazı özellikler vardır ki kişiye ailesinden geçtiği çok bellidir. Örneğin; uzun boylu bir anne ve babanın, uzun boylu çocuklara sahip olacakları ihtimalini tahmin etmek için bilim adamı yada 'kahin' olmamız gerekmez.

Bilim adamlarına göre, boyumuz %90 genlerimizle alakalıdır. Ancak, bu güne kadar incelenen yüzlerce aday gen arasından esas olarak hangisi veya hangilerinin boyumuzun ne kadar uzun olacağıyla alakalı olduğu bilinmemekteydi. Ta ki İngiliz bilim adamları, boyumuz ve genetik kodumuz arasındaki ilk genetik bağlantıyı bulduklarını açıklayana kadar.

Bilim adamları, araştırmaları sırasında 5000 kadar insanın genetik kodunu, bireyler arası boy uzunluğuyla alakalı 'ufak farklılıkları' bulmak için incelediler. Bu araştırmalarının sonunda, 'HMGA 2' adlı bir gen ve o gende meydana gelebilecek bir çeşit farklılığın, insanın boyunu bir 'cm' kadar artırabileceğini ortaya çıkardılar.

Peki bu araştırma neden önemli?

Bilim adamlarına göre, genetik kodumuzun boyumuzu tam olarak nasıl belirlediğini anlamamız, özellikle büyüme çağında olan çocukların boyları açısından, fiziksel gelişimini takip edebilmemiz için önemlidir. Bazı çocuklar diğer yaşıtlarına oranla daha yavaş gelişebiliyor ve örneğin boyları daha kısa olabiliyor. Böyle bir durum aileleri genellikle endişelendirebilmekte ve doktorları da hemen bir tedavi uygulamak için baskı altına sokabilmektedir. Araştırmalarını sürdüren bilim adamları ise ileride, bu durumdaki çocukların boyla alakalı genetik kodlarına bakılarak her şeyin doğru şekilde gelişip gelişmediğinin belirlenebileceğini ve çocukların gereksiz tedavilere maruz bırakmayacağını iddia ediyor.

Sevgili okurlarım, yeni bir konuda buluşmak üzere sizlere iyi günler dilerim. Sevgi ve huzur dolu günler sizlerin olsun.

   1766 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
28 Ağustos 2008, Perşembe   Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve yeni yeni sorulan sorular!
18 Ağustos 2008, Pazartesi   Doğa'nın gizemi...
16 Temmuz 2008, Çarşamba   Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyolojik bir sigorta mı?
08 Temmuz 2008, Salı   Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım
27 Haziran 2008, Cuma   Multipl Skleroz
03 Haziran 2008, Salı   BÜNYE FARKLILIKLARI
20 Mayıs 2008, Salı   Bir umut ışığı...
08 Nisan 2008, Salı   Bir babanın anlatımıyla...
25 Mart 2008, Salı   Yani her şey için bir 'gen' var mı?
12 Mart 2008, Çarşamba   Klinefelter (XXY) Sendromu nedir?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Mustafa ÖZSOY

İşimiz bu...





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital