Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
Devlerden "tık" yok: 0-0
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
İkisi de alkışlandı: 1-1
Hip Hop'a Eylül'le doyduk

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Ateşli, ateşsiz havale ve sara (epilepsi) hastalığı

Dr. Umut Altunç

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Haziran 2007, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Çocukluk çağında "havale" ve epilepsi hastalığı

Ateş, çocukluk çağında anne babaları en çok tedirgin eden rahatsızlıklardan birisidir! Yüksek vücut ısısı (veya ateş) bağışıklık sisteminin mikropların çoğalmasını engellemek amacıyla ortaya çıkardığı bir savunma mekanizmasıdır. Mikroplarla temas eden bağışıklık sistemi hücreleri ateşe neden olan pek çok madde (Interlökinler vs ) salgılarlar. Enfeksiyon baskılanana kadar bu maddeler vücutta salgılanmaya devam ettiğinden, ateş düşürücülere rağmen, günler boyunca düşmeyen ateş görülebilir. Özellikle çocuklarda ve -antibiyotik ile tedavisi mümkün olmayan- virüs enfeksiyonlarında bu durum daha da uzun sürebilir, aileleri tedirgin edebilir.

Ateşin yarattığı en büyük tehdit ve sıkıntı ise "havale"dir. Fakat sanılanın aksine, havale, sadece yüksek ateş sonucunda ortaya çıkmaz. Havale olarak anılan olay sonucunda, beyinde anormal bir elektriksel akım nedeniyle bazı istemsiz hareketler ortaya çıkar. Kişi çoğu zaman bilincini kaybeder, bazen tüm vücut bazense sadece sol ya da sağ tarafta kollarda ve bacaklarda titreme-gevşeme tarzında istemsiz hareketler ortaya çıkar. Bu hareketler bazı durumlarda sadece yüzde, sadece elde veya bacaklarda ortaya çıkabilir; çok şiddetli ya da kas seğirmesi tarzında olabilir. Tıp dilinde "konvülziyon" ismi ile anılan bu olay sonrasında kişi genellikle kendisini kaybeder, yorgunluk hali veya uykuya dalma görülebilir. Özellikle küçük çocuklar bilinçsiz bir şekilde altlarını kirletebilirler.

Havale geçiren her çocuk sara (epilepsi) hastası değil!

Yine yaygın kanının aksine havale geçiren her çocuk -veya erişkin- sara (epilepsi) hastası değildir. Havale pek çok değişik rahatsızlığın göstergesi olabilir. Çocukluk çağında ateş dışında pek çok nedenle -geçici veya kalıcı- havaleler görülebilir. Bunların pek çoğunda etken bulunamaz (idiyopatik). Nedeni belli olan havalelerin çoğu da vücutta başta kalsiyum olmak üzere mineral eksiklikleri, kan şekerindeki düşüklük, B6 vitamini bağımlılığı ve metabolik hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkar. Bazen ileri yaşlarda beyin tümörleri veya genç bir erişkinde kazalar sonucunda oluşan beyin hasarları sonucunda da havaleler görülebilir. Bu nedenle havale geçiren her kişi bu rahatsızlıklar yönünden incelenmelidir.

Epilepsi (sara) hastalığında ise beynimizin düzgün çalışmasını sağlayan elektrik akımı bozulmuştur. Bazen tek bir bölgede bazen ise tüm beyinde anormal elektriksel akımlar oluşur. EEG denilen cihaz ile bu akımlar gösterilebilir. Kalp için EKG ne ise beyin için EEG de aynı anlamdadır. Tekrarlayan havale nöbetleri olan ve EEG sinde anormal beyin akımları saptanan kişilere "epilepsi" tanısı konur ve tekrar nöbet geçirmemeleri için ilaç tedavileri başlanır.

Bebekler havale geçirir mi?

Evet! Bebeklerde havale sık görülen çoğu zaman fark edilmeyen bir rahatsızlıktır. Çoğu zaman basit hareketleri taklit ettiğinden tanı konması güç olabilir. Bebeklik döneminde havale gözlerde kayma, ağız şapırdatma, ellerde titreme, bacaklarda atma hatta nefes alışlarda düzensizlik ve morarma ile kendisini gösterir. Çoğu zaman metabolik hastalıklar ve doğum öncesi ve sonrası sorunlardan dolayı ortaya çıkan havale nöbetleri uygun ilaç tedavileri ile en erken zamanda durdurulmalı ve tetkik edilmelidir. Uzun süren havale nöbetleri sonucunda beyin hücreleri zarar görebilir.

Bir kez havale geçiren çocuk tekrar geçirir mi?

Havale geçiren çocukların pek çoğu ilerleyen yaşlarda epilepsi hastası olmazlar. Nöbetler tedavi ile veya tedavisiz yıllar içinde azalarak kaybolur. Kimi çocuk için geçirdiği havale nöbeti kendisi için ilk ve tek olacaktır. Tekrarlayan nöbetler ise epilepsi hastalığını düşündürür ve ilaç tedavisi gerektirir.

Ateşli havale mi ateşsiz havale mi daha tehlikeli?

Ateşli havale hastalığının, ailesel geçişli bir genetik bozukluk olduğu düşünülmektedir. Buna göre ailesinde ateşli havale geçiren kişilerin çocukları bu rahatsızlığa daha yatkın olurlar. Yine sanıldığının aksine ateşli havale, kişinin ateşi 40 dereceleri geçtiğinde ortaya çıkmaz. Bu rahatsızlığı geçiren çocukların çoğunda nöbet ateş yükselirken (37.5-38 derecelerde) görülür. Ateş, havale nöbeti ile birlikte çok ani bir şekilde yükselerek ancak nöbet sonrasında 40 dereceleri bulur. Ateşli havale hastalarının büyük bir bölümü okul çağına geldiklerinde bu rahatsızlık düzelmektedir.

Havale geçiren kişiye yaklaşım hayat kurtarıcı olabilir!

Havale geçiren bir kişide yapılacak ilk şey solunum yolunu açmaktır. Aşırı kasılma ve ağızdan çıkan köpükler nedeniyle kişi nefes almakta zorlanabilir. Kişiyi -veya çocuğu- kendisine zarar vermeyecek bir yer ve pozisyonda yatırıp ağzını açmak ve nefes almasına yardım etmek en önemli müdahaledir. Hastane koşullarında ise oksijen verilebilir. Bundan sonra panik yapmadan nöbetin geçmesi beklenmeli ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Ateşli havale geçiren çocuklar için de aynı şeyler geçerlidir. Bu çocukların ayrıca üzerlerindeki giysileri soymak -varsa- ateş düşürücü fitiller koymak, soğuk uygulama yapmak gereklidir.

Babalar gününüz kutlu olsun

Henüz böyle bir deneyimim olmamasına rağmen kendi babamdan ve de takip ettiğim yüzlerce çocuğun babasından "babalık" duygusunun ne kadar özel olduğunu hissedebiliyorum. Başta babam olmak üzere tüm babaların gününü canı gönülden kutlarım...

Mutlu ve sağlıklı günler...

   2672 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
09 Kasım 2008, Pazar   KIbrIs’ta Horoz ÖksürüĞü SalgInI
12 Ekim 2008, Pazar   Bebeklere İŞİtme testİ yapIlmalI mI ?
14 Eylül 2008, Pazar   Haftanın Konusu: RAMAZAN
07 Eylül 2008, Pazar   Normal doğum mu? Sezeryan mı?
31 Ağustos 2008, Pazar   Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?
17 Ağustos 2008, Pazar   Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?
03 Ağustos 2008, Pazar   Kıbrıs'taki Çernobil:Elektro Manyetik Kirlilik (2)
20 Temmuz 2008, Pazar   Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey
06 Temmuz 2008, Pazar   Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler
29 Haziran 2008, Pazar   KLİMA İLE GELEN ATEŞ!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165







© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital