Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
Devlerden "tık" yok: 0-0
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
İkisi de alkışlandı: 1-1
Hip Hop'a Eylül'le doyduk

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Griple savaşmanın doğal yolları

Dr. Umut Altunç

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   2 Şubat 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sibirya soğuklarının kendisini iyice hissettirdiği bu günlerde pek çok aile grip ve benzeri virüs salgınlarının etkisi altına girmiş durumda. Kimi aile ise bu hastalıkların yıl boyunca tekrarlamasından ve sürekli ilaç kullanımından şikayetçi. İşte bu sıkıntılarını dile getiren bir okurumuzun merak ettiği soruların cevapları:

Okurdan: Neden sık tekrarlayan solunum

yolu enfeksiyonuna yakalanıyoruz?

"Doktor bey, birisi 10 aylık diğeri 3 yaşında olan iki kız çocuğumuz var. Büyük kızımız bu yıl kreşe gitmeye başladı. O döneme kadar hiç antibiyotik kullanmamamıza rağmen sonbaharın gelişiyle birlikte şikayetlerimiz arttı... Geçtiğimiz ekim ayından beri her iki çocuğum da 4-5 kez gribal enfeksiyon geçirdi, 3 kez antibiyotik kullandı. Bu dönemlerde iştahları da kesildi, kilo verdiler... Çocuklarıma bu kadar fazla ilaç vermek beni endişelendiriyor... Her ikisi de acaba neden bu kadar sık hastalanıyorlar? Bunları önlemenin bir başka yolu yok mu? İyi çalışmalar, NT."

Sevgili okurumuz, bahsettiğiniz rahatsızlıklar içinde bulunduğumuz mevsimde sizin gibi pek çok ailenin yaşadığı ortak sıkıntılar. Çocukların her mevsim 1-2 kez yani bir yılda ortalama 6-8 kez üst solunum yolu enfeksiyonu geçirmesi normal sayılır. Bu enfeksiyonların çoğu ise virüsler tarafından oluşturulur. Öksürük, hafif ateş, burun akıntısı, hapşırık gibi belirtiler genellikle virüslere bağlı solunum yolu enfeksiyonlarını akla getirirken; bakteriler tarafından oluşturulan hastalıklar daha ağır belirtiler verir. Örneğin Beta mikrobu (A grubu Beta Hemolitik Streptokok) ve benzeri bakterilerin solunum yoluyla alınması ile ortaya çıkan enfeksiyonda boğazda yüksek ateş, bademciklerde ileri derecede şişlik ve kızarıklık ve bazen de beyaz tabaka halinde iltihap görülebilir. Baş ağrısı, yutkunurken yanma, yemek yiyememe de genellikle bu tür mikropların neden olduğu hastalığın belirtileridir.

Grip hastalığı ise nezle ve soğuk algınlığından farklı olarak virütik bir enfeksiyon olmasına rağmen, daha ağır seyrederek yüksek ateş, titreme, yaygın kas ağrısı, burun akıntısı ve halsizliğe neden olur. Gribal enfeksiyonların bakteriyal enfeksiyonlardan ayırımı için Strep A (hızlı tanı testi), boğaz kültürü veya kan tahlilleri yapılabilir. Doktorunuzun antibiyotik vermeksizin hastalığın seyrini takip etmesi de bir başka tanı yöntemidir.

 

Üst solunum yolu enfeksiyonları tekrarlıyorsa...

Bu tür üst solunum yolu enfeksiyonları bazı durumlarda tekrarlayabilir ve tedaviye dirençli olabilir. Bu risk faktörleri aşağıda sıralanmıştır.

- Toplu yaşanan ortamlarda bulunmak (okul, kreş, toplu taşıma araçları, askeri birlikler vb.)

- Evde kardeşlerle, anne-babayla yakın temas

- Demir eksikliği

- Çinko eksikliği

- Vitamin eksiklikleri

- Prematüre doğumlar

- Düzensiz beslenme

- Uygun olmayan ve sık antibiyotik kullanımı

- Kronik hastalıklar (şeker, böbrek, kan hastalıkları, vb)

- Alerjik bünye

- Evde (ve balkonda) sigara içilmesi

- Aile içi Beta (streptokok) taşıyıcılığı

- Boğazda pnomokok taşıyıcılığı

- Büyük geniz eti ve burun etleri

- Bağışıklık sisteminde yetmezlik

Yılda 8'den fazla veya çok uzun süreli ve dirençli üst solunum yolu enfeksiyonu geçiren çocuk ve erişkinler yukarıda sayılan risk faktörleri yönünden incelenmeli ve gerekli testleri yaptırmalıdırlar.

Ne yapmalı?

Bu durumda, sorunuza cevap olarak, çocuğunuzun geçirdiği rahatsızlıkların pek çoğunun büyük kızınız veya sizin aracılığınızla bulaşan virüs enfeksiyonları olduğunu düşünüyorum. Daha ağır ve ateşli geçirilen hastalıklarda antibiyotik kullanımı gerekmiş olabilir fakat bunun dışındaki durumlarda antibiyotik kullanımı konusunda daha tutucu bir yaklaşım sergilemenizin uygun olacağını düşünmekteyim. Çocuklarınızın kısa süre zarfında geçirdiği sık enfeksiyonlar da göz önüne alınırsa özellikle büyük kızınıza, doktorunuzun önerisi uyarınca, kansızlık, demir eksikliği, alerji ve boğazda beta mikrobu taşıyıcılığı yönünden gerekli testlerin yapılması uygun olacaktır. Sigara ve beslenme alışkanlıklarınızdan bahsetmediğinizden dolayı, bu konuda duyarlı davrandığınızı düşünüyorum; aksi takdirde sigara ve beslenme konularında çocuğunuzu koruyacak önlemler almanızı öneriyorum.

Bitkisel soğuk algınlığı reçetesi

Dünyanın en önde gelen ilaç şirketleri grip ve soğuk algınlığına karşı etkili ilaçlar üretip satabilmek için kıyasıya yarışırken günümüz insanı binlerce yıl öncesinde kullanılmakta olan "şifalı otlara" dönmüş durumdalar!

Eskiden "kocakarı ilacı" diye adlandırılan pek çok bitki gerek "bitki çayları" olarak içilmekte gerekse destek tedavisi olarak reçeteler edilip kullanmakta günümüzde!

İşte Sibirya soğuklarının bizi yataklara düşürdüğü şu günlerde evde kendiniz ve çocuklarınız için hazırlayabileceğiniz bazı "şifalı" soğuk algınlığı ilaçları:

Reçete 1

Burun akıntısı, hapşırık, öksürük ve halsizliğiniz varsa,

Malzeme:

- Bir tutam (sap) tarçın

- 3 parça karanfil

- 3 parça çekilmemiş karabiber

- 1 çorba kaşığı taze dilimlenmiş zencefil

- Bir tutam ıhlamur

Uygulanışı:

Malzemenin üzerine üç bardak soğuk su ekleyin ve bir cezve içinde kaynatın, 20 dakika dinlendirdikten sonra süzün. Her iki saatte bir yarım bardak (küçük çocuklar için bir fincan) içiniz. Tadı beğenilmezse bal ile karıştırınız.

Reçete 2:

Burun tıkanıklığı, geniz akıntısı veya sinüzit bulgularınız varsa,

Bir litre suyu tencerede kaynatınız. Kaynadıktan sonra ateşi söndürünüz suyun içine bir avuç kurutulmuş yabani kır papatyasını (veya 8-10 poşet papatya çayını) atınız. Başınızı havlu ile kapatıp tencereden yükselen su buharını burnunuzdan soluyunuz. Yaklaşık beş dakika boyunca bu işleme devam ediniz. Bir saat sonra işlemi tekrar ediniz. Burnunuz halen tıkalı ise ikinci gün de bu işlemi tekrarlayınız. Burun tıkanıklığınız geçtiği, akıntı başladığı takdirde bu uygulamaya 3 gün süre ile ara veriniz. Sonraki günlerde tam rahatlama olana kadar günlük uygulamalara devam edebilirsiniz.

Reçete 3:

Boğazda yanma, yutkunmada güçlük, bademciklerde enfeksiyon varsa,

Bir bardak kaynar suya adaçayı (10 dakika) demlenerek hazırlanır. Bu karışım soğuduktan sonra içine bir adet limon sıkılır. Bir çay kaşığı sirke ve bir çay kaşığı tuz eklenir. Günde 3 kez bu karışımla gargara yapılır. Ayrıca günde 2 bardak ada çayı içilir.

Unutulmaması gereken bir nokta bu tedavi yöntemlerini doktorunuza danışarak uygulamanız gerektiğidir. Özel durumlarda bitkisel bile olsa bazı tedavi yöntemleri kişileri ve çocukları olumsuz yönde etkileyebilir.

Kağıt paradaki virüs!

Şu virüslerle o kadar haşır neşir olmuşuz, yazılarda yazıp çizmişiz ki artık bu hastalıklar ile mücadele için alınması gereken önlemleri, hastalığın bulaşma yollarını bilmeyen yok gibi. Peki gündelik hayatımızda vazgeçilmez bir araç olan kağıt paraların (banknotların) da bu hastalığın yayılmasında rolü olduğunu biliyor muydunuz?

Geçtiğimiz haftalarda İsviçre'deki Cenevre Üniversitesi bilim adamlarının yayınladıkları araştırma sonuçlarına göre grip virüsünün kağıt paralar üzerinde yaşayıp, insandan insana bulaşabileceği bildirildi.

Buna göre kağıt banknotun üzerine bırakılan grip virüsü normal koşullarda bir-kaç saat canlı kalırken, insan mukus salgıları (salya, tükürük, sümük) aracılığıyla taşınan virüslerin paraların üzerinde 2 haftadan uzun bir süre canlı kalabildiği gösterilmiş.

Ütülemek, çitilemek veya yakmak kağıt paralarla bulaşmayı önlemek için pek akıllıca çözüm yöntemleri olmayacağından ellerinizi düzenli olarak yıkamanız ve çocuğunuza da erken yaşlardan itibaren el yıkama eğitimini vermeniz sanırım paralardan bulaşacak virüslere karşı en uygun koruma yöntemi olacaktır.

Sıcak, Mutlu ve Sağlıklı Günler...

   1422 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
09 Kasım 2008, Pazar   KIbrIs’ta Horoz ÖksürüĞü SalgInI
12 Ekim 2008, Pazar   Bebeklere İŞİtme testİ yapIlmalI mI ?
14 Eylül 2008, Pazar   Haftanın Konusu: RAMAZAN
07 Eylül 2008, Pazar   Normal doğum mu? Sezeryan mı?
31 Ağustos 2008, Pazar   Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?
17 Ağustos 2008, Pazar   Lap Top Bilgisayarlar Kısırlık Yapar Mı?
03 Ağustos 2008, Pazar   Kıbrıs'taki Çernobil:Elektro Manyetik Kirlilik (2)
20 Temmuz 2008, Pazar   Plaj Çantanızda Bulunması Gereken 10 Şey
06 Temmuz 2008, Pazar   Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler
29 Haziran 2008, Pazar   KLİMA İLE GELEN ATEŞ!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165







© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital