Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
Devlerden "tık" yok: 0-0
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
İkisi de alkışlandı: 1-1
Hip Hop'a Eylül'le doyduk

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Teşekkürün suyunu çıkarmak

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   10 Şubat 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Teşekkür etmek bir nezaket kuralı. Bize iyiliği dokunan, yardımcı olan, emeği geçen, hayırlı iş yapan insanlara teşekkür ederiz. Peki ama, bize hiç faydası dokunmamış, hatta aleyhimizde işler yapan birine teşekkür eder miyiz? Böyle bir davranış nasıl karşılanır?

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyeliği konusunda Almanya ve Fransa hükümetlerinin tavrı çok iyi biliniyor. Bunu bilmek için uzman olmaya gerek yok. Almanya ve Fransa, Türkiye'nin tam üyeliğine karşıdır. Tam üyelik yerine "imtiyazlı ortaklık" öneriyorlar. Ola ki bu gerçeği anlamayan kaldı diye Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Fransa Cumhurbaşkanı Nicola Sarkozy, kısa süre önce, ortak basın toplantısında, Türkiye'nin tam üyeliğine karşı olduklarını ve "imtiyazlı ortaklık" önerdiklerini üzerine basa basa tekrarlamıştı. İki ülkenin en yetkili ağızları hiç bir şüpheye yer bırakmayacak şekilde, açıklıkla politikalarını ortaya koymuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Almanya'ya yapmakta olduğu ziyaret çerçevesinde Başbakan Angela Merkel ile görüştü ve ortak basın toplantısında Türkiye'nin AB üyelik sürecine verdiği "destek" nedeniyle Bayan Merkel'e teşekkür etti. Televizyonda bu açıklamayı izlerken kulaklarına inanamadım. Kimileri "Başbakan Erdoğan'ın yaptığı kurnaz bir politika" diye düşünebilir. Bu, olsa olsa Şark kurnazlığıdır ve Garp'ta geçmez. Nitekim, Bayan Merkel, aynı basın toplantısında, teşekkür eden Başbakan Erdoğan'ın gözlerinin içine bakarak, Türkiye'nin AB üyeliğine karşı olduğunu tekrarladı. İmtiyazlı ortaklık önerdi.

Batılı politikacılara yüz kere, bin kere teşekkür etseniz de onlar tavırlarını kendi çıkarlarına göre belirlemeye devam eder. "Aman şu Türkler ne nazik insanlar. Kendilerini istemediğimizi söylüyoruz, bize teşekkür ediyorlar. Onlara biraz daha insaflı davranalım" diye düşünmezler. Çıkarları ne gerektiriyorsa onu yaparlar. Teşekkürün bu işte rolü yok. Almanya hükümeti, Türkiye'nin tam üyeliğinin kendi çıkarına olmadığını düşünüyor. İstediğiniz kadar teşekkür edin bu tavır değişmez. Boş teşekkürler, sadece bunu dile getiren ülkenin prestijini sarsar ve biraz da komik kaçar.

Başbakan Erdoğan, ortak basın toplantısının ertesi günü, imtiyazlı ortaklık ifadesini çok çirkin bulduğunu açıkladı. "Varılacak yer, diğer üyelerle eşit koşullarda tam üyeliktir. Zaman zaman bazı Avrupalı dostlar, Türkiye için imtiyazlı ortaklık gibi ifadeler kullanır. Bunu çok çirkin buluyoruz...Türkiye'nin AB'ye tam üyelik dışında hiçbir alternatifi dikkate almayacağını tekrar vurgulamak istiyorum." dedi. Doğru tavır budur ve Sn. Erdoğan'ın bu görüşleri Bayan Merkel'le ortak basın toplantısında söylemesi gerekirdi. Almanya'ya teşekkür etmek yerine, yukarıda söylediklerini dile getirmeliydi. İnanın teşekkürden çok daha etkili olurdu. Bayan Merkel, hiç sıkılmadan kendi ülkesinin politikasını ortaya koydu. Başbakan Erdoğan da hiç sıkılmadan "biz imtiyazlı ortaklık önerisini çirkin buluyoruz ve kabul etmeyiz" demeliydi. Uluslararası ilişkiler böyle yürütülür.

Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis'le Ankara'da düzenledikleri ortak basın toplantısında da Başbakan Erdoğan, AB üyelik sürecine verdiği destek için Yunanistan hükümetine teşekkür etmişti. Yunanistan Türkiye'nin AB üyelik sürecine ne kadar destek veriyor? Türkiye'nin bazı müzakere başlıklarının buzdolabına kaldırılması ve açılan başlıkların kapatılmayacak olması kararının arkasında Yunanistan da yok mu? Var. Yunanistan'ın politikası, Almanya ve Fransa'nın politikasından farklılıklar içerir. Yunanistan, "imtiyazlı ortaklıktan" söz etmiyor. Ancak, Türkiye ile tüm anlaşmazlıklarını fatura olarak önüne koyuyor. Yani, koşullu bir destek sözkonusu.

Bilindiği gibi Başbakan Erdoğan, yakın gelecekte Fransa Cumhurbaşkanı Nikola Sarkozy ile de görüşecek. Umarız, düzenlenecek ortak basın toplantısında Türkiye'nin AB üyelik sürecine Fransa'nın verdiği "destek" nedeniyle Sarkozy'e de teşekkür etmez. Sarkozy ile Bayan Merkel Türkiye konusunda ortak bir tavır içinde. Bayan Merkel'e teşekkür edildi. Aynı mantık ve yaklaşım izlenirse Sarkozy'e de teşekkür edilebilir.

Kişisel ilişkilerde olduğu gibi devletlerarası ilişkilerde de teşekkür etmenin suyunu çıkarmamak gerek. Uygun olan hallerde teşekkür etmek doğal ve gereklidir. Ama, uygun olmayan durumlarda gereksizdir. Götürüsü getirisinden fazladır. Türkiye'nin AB üyeliğine gerçekten yardımcı olan ülke ve liderlere mutlaka teşekkür edilmeli. Ama, "imtiyazlı ortaklık" gibi Başbakan Erdoğan'ın deyimi ile çirkin önerilerde bulunanlara teşekkür etmek en hafif deyimle gariptir. Gereksizdir. Hiçbir olumlu sonuç getirmez.

   1038 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   Global Eğilimler 2025
20 Kasım 2008, Perşembe   Yine Mustafa
16 Kasım 2008, Pazar   Ekonomide zor dönem
13 Kasım 2008, Perşembe   G-20 zirvesi başarılı olabilir mi?
09 Kasım 2008, Pazar   10 Kasım, 11 Kasım
06 Kasım 2008, Perşembe   Başkan Obama
02 Kasım 2008, Pazar   ABD seçimleri ve dış politika
30 Ekim 2008, Perşembe   ABD seçimleri ve ekonomik kriz
26 Ekim 2008, Pazar   Obama kazanacak mı?
24 Ekim 2008, Cuma   Komünistler ve iftira



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165







© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital