Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Futbolda alınan sonuçlar ve günün programı
Mağusa, Ocağı yaktı: 5 - 1
Baf Ülkü Yurdu: 1- Lefke: 2
Devlerden "tık" yok: 0-0
Tatlısu liderliği sevdi: 2-0
İkisi de alkışlandı: 1-1
Hip Hop'a Eylül'le doyduk

YORUMLANANLAR
Dikkat, bazı pastörize inek sütleri bozuk [1]
Söyleşi Rap ve R&B'nin Kıbrıslı sesi… [1]
Türkiye Kıbrıs konusunda geri adım attı [1]
KIB-TEK yolsuzluğu davasında karar pazartesi açıklanıyor [1]
Güney'in de derdi mülteciler ve gece kulüpleri [1]
Dansçılar öğrenciydi [10]
Soyer'e rakip Yorgancıoğlu mu? [1]
Avcılardan ağaç katliamı [9]
Tek suçlu olarak okul idarelerinin gösterilmesi doğru değil [1]
Okan Ersan, Almanları büyüledi [2]
İki çocuğuyla sokağa atıldı [2]
Dünya Çocuk Hakları Günü etkinliklerle kutlandı [1]
Bizim Parti, ÖRP'ye katıldı [1]
Skandalda ikinci perde [36]
Tolga'dan bateri şov [2]
Lefkoşa'da bıçaklı kavga [1]
Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti [2]
Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar [1]
13. maaş devam edecek, ikramiyelerden vergi yok [4]
Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı [3]



Karadeniz ve Montrö

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   31 Ağustos 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Kuşkusuz tarih tekerrürden ibaret değildir. Ancak, bazı konular uzun dönem önemini korur. Gelişmeler tarafından bir süre geri plana itilse bile yine ön plana çıkar. Osmanlı İmparatorluğu ile Rusya İmparatorluğu, Türkiye Cumhuriyeti ile önce Sovyetler Birliği, şimdi de Rusya Federasyonu arasında Karadeniz ve Boğazlar konusunda yaşanan rekabet, sorunlar böylesi konular arasındadır. Unutuldu derken yine önem kazanır.

    Teknolojide yaşanan gelişmelerin Türk Boğazları'nın stratejik önemini ortadan kaldırdığı çok kez yazıldı. Kıtalararası balistik füzeler, modern uçaklar çağında Boğazlar'ın rolünün ve öneminin değiştiği muhakkak. Ancak, Rusya ile Gürcistan arasında çıkan savaş ve sonrasındaki gelişmeler, Karadeniz ve Boğazlar'ın, Boğazlar'dan geçişleri düzenleyen Montrö Antlaşması'nın önemli rol oynamaya devam ettiğini herkese hatırlattı. Denizler ve deniz gücü uluslararası politikada önemini koruduğu sürece Boğazlar'ın stratejik önemi devam edecek. Bu durum, Boğazların hakimi Türkiye için hem avantajlar, hem de baş ağrısı kaynağı olacak. 

     Bugünlerde gözler Karadeniz'in ısınan suları ve Türk Boğazları üzerinde. Rusya ile ABD ve Batı arasında başlayan gerginliğin en önemli odak noktası Karadeniz. Amerikan savaş gemilerinin (ayrıca Almanya, Polonya ve İspanya savaş gemilerinin) Karadeniz'e çıkışı konusunda yaşanan son gelişmeler bunu gösteriyor. Bu nedenle, Karadeniz'e giriş çıkışları düzenleyen Montrö Anlaşması raflardan indirildi. Yakın incelemeye alındı. Karadeniz'e kıyısı olan Bulgaristan ve Romanya'nın Montrö Antlaşması'nın gözden geçirilmesini talep edip etmeyecekleri tartışılıyor. Böylesi bir talebin arkasında kuşkusuz savaş gemilerini Karadeniz'e daha rahat göndermek isteyen ABD olacak. Montrö'nün revize edilmesi olasılığı Türkiye'yi rahatsız ediyor. ABD ile Rusya arasında Karadeniz'de yaşanmakta olan gerginlik, Boğazlar'ın hakimi Türkiye'yi zor ve hassas bir konumda bırakıyor. Türk dış ve güvenlik politikası açısından önümüzdeki dönemin en önemli konularından biri Karadeniz'deki gelişmeler olacak.

    Osmanlı İmparatorluğu'nun ihtişamlı günlerinde Karadeniz bir Osmanlı gölüydü. Osmanlı'nın gerilemeye başlaması ve Rusya'nın yükselişi ile bu durum yavaş yavaş değişti. Kırım'ın kaybedilmesi, Kafkaslar'ın Rusya'nın eline geçmesi, Balkanlar'da Rus nüfuzunun artması ile Karadeniz'deki Osmanlı hakimiyeti son buldu. Bu çerçevede Rusya gözünü Boğazlar'a dikti. Birinci Dünya Savaşı'nın sonunda hem Osmanlı, hem de Rus İmparatorluğu çöktü. Türkiye ile Sovyetler Birliği arasında 1939'a kadar dostça ilişkiler vardı. 1936'da Montrö Antlaşması'nın imzalanmasında bu dostluk ilişkilerinin de payı vardır. İkinci Dünya Savaşı ve sonrasında Stalin, çarların Boğazlar'la ilgili politikasına dönüş yaptı. Stalin'in Boğazlar'la ilgili talepleri ve Türkiye'ye baskıları, 1947'de Truman Doktrini'nin ilanı ve Soğuk Savaş'ın başlaması ile sonuçlandı. Soğuk Savaş boyunca Karadeniz'de en büyük askeri güç Sovyet donanmasıydı. Sovyetler'in çökmesi ve Soğuk Savaş'ın sona ermesi ile çok ilginç bir durum oluştu. Osmanlı'nın ihtişamlı günlerinden bu yana ilk kez Türk donanması Karadeniz'de yeniden en güçlü donanma oldu. Rusya bunu hiç içine sindiremedi. Yıllar önce, uluslararası bir konferansta, bir Rus uzmanın "Şimdi Karadeniz'de en güçlü Türkler" derken ifade ettiği üzüntüyü hiç unutmam. Bu durum, Türkiye'nin gücünden çok Rusya ve diğer kıyıdaş ülkelerin güçsüzlüğünden kaynaklanıyordu. Şimdi, durum değişiyor. Rusya artık güçsüz değil. Ordusunu ve donanmasını güçlendiriyor. Belki Sovyet dönemi kadar güçlü olamaz ama 1990'lı yıllardaki gibi güçsüz de olmayacak. Karadeniz ve çevresinde yeni dengeler oluşuyor.

    Gürcistan'daki savaş sonrasında Rusya'nın Karadeniz'deki esas rakibi ABD ve Batı. Türkiye, NATO üyesi ve Batı ittifakı içinde. Aynı zamanda, bölgesel bir güç olarak Karadeniz'deki çıkarları her zaman ABD ve Batı'nın çıkarları ile örtüşmüyor. Rusya ile ilişkiler Soğuk Savaş döneminden çok farklı. Ekonomi, enerji ve turizm alanlarında çok iyi ilişkiler söz konusu. Ancak, Rusya'nın Kafkaslar'a tek başına hakim olma politikası, Türkiye'nin kabul edemeyeceği bir durum. Türkiye, Rusya karşısında Karadeniz'deki konumunu korumaya çalışacak. Demek ki, hem rekabet, hem işbirliği söz konusu olacak.

   Karadeniz ve Türk Boğazları açısından yeni bir döneme giriliyor. Karadeniz yeniden büyük güçler arasında rekabete sahne oluyor. Filler tepişirken çimenler ezilir derler. Ancak, böylesi durumların yarattığı olanak ve fırsatlar da vardır. Yeter ki, ustalıklı diplomasi sergilensin.  

 

   913 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
23 Kasım 2008, Pazar   Global Eğilimler 2025
20 Kasım 2008, Perşembe   Yine Mustafa
16 Kasım 2008, Pazar   Ekonomide zor dönem
13 Kasım 2008, Perşembe   G-20 zirvesi başarılı olabilir mi?
09 Kasım 2008, Pazar   10 Kasım, 11 Kasım
06 Kasım 2008, Perşembe   Başkan Obama
02 Kasım 2008, Pazar   ABD seçimleri ve dış politika
30 Ekim 2008, Perşembe   ABD seçimleri ve ekonomik kriz
26 Ekim 2008, Pazar   Obama kazanacak mı?
24 Ekim 2008, Cuma   Komünistler ve iftira



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.6699 1.6817
1 STERLİN 2.4983 2.5169
1 EURO 2.1017 2.1165







© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital