|
"Suriye, Rus Donanması'na yeniden üs veriyor", "Karadeniz'de yedi ülke tatbikat yapacak", "Rus savaş gemileri Karaipler'de Venezuela savaş gemileriyle ortak tatbikata katılacak". Bunlar, son günlerin bazı haber başlıkları. Haberlerin ortak yönü denizlerdeki rekabet ile ilgili olmaları. Rusya ile Batı arasında yaşanmakta olan gerginlikte deniz hakimiyeti, deniz gücü ön plana çıktı. Rekabet öncelikle Karadeniz'de yoğunlaşıyor ancak sadece Karadeniz'le sınırlı kalmayacak. Doğu Akdeniz, bu rekabette önemli yer alabilir. Rusya'nın Karaipler'de bayrak gösterme kararı, rekabetin global düzeye yayılacağının habercisi. "Bunlardan bize ne?" demek mümkün değil.
Sami Kohen'in dünkü yazısında belirttiği gibi, Rusya ile Batı arasındaki sürtüşme Gürcistan üzerinde odaklanmakla birlikte, mücadele alanı Kafkasya-Karadeniz havzasını da kapsıyor. Karadeniz'de ABD'nin de katılımı ile 7 ülkenin deniz tatbikatı yapacağı haberi, bu durumla ilgili. Tatbikata ABD, Macaristan, Romanya, Litvanya, Letonya, İsveç ve Ukrayna katılıyor. Bu tür tatbikatların Rusya'ya gözdağı vermeyi amaçladığı ortada. Ayrıca, ABD'nin Gürcistan limanlarından Batum veya Poti'de deniz üssü kurmak istediği yönünde haberler var. Bu şekilde ABD Karadeniz'deki varlığını kalıcı hale getirecek.
Rusya bu duruma, Soğuk Savaş sonrasında çekildiği Doğu Akdeniz'e geri dönme tehdidi ile cevap veriyor. Rusya ve Suriye deniz kuvvetleri komutanları Moskova'da görüştü ve işbirliğini geliştirme kararı aldı. Bu çerçevede, Rusya'nın Karadeniz Donanması'na bağlı bir gemi, Suriye'nin Tartus Limanı'nda, "Rusya'nın askeri kullanımı için" onarım çalışması başlattı. Tartus Limanı, Sovyet üssüydü. SSCB'nin çökmesi ile kapatılan bu üsse şimdi Rusya geri dönüyor. Bu rekabet çerçevesinde Doğu Akdeniz'in stratejik önemi daha da artacak.
Rusya, sadece Akdeniz'e inmekle yetinmiyor ABD'nin arka bahçesinde bayrak göstermeye hazırlanıyor. Venezuela ile yapılacak ortak deniz tatbikatının anlamı çok net. "Sen benim arka bahçeme gelirsen, ben de senin arka bahçene gelirim." Rusya, yakında Karaipler'e ciddi bir deniz gücü gönderecek. Bölgeye gidecek savaş gemileri arasında güdümlü füze taşıyan Peter Velikii kruvazörü de yer alıyor. Peter Velikii, Sovyetlerin çökmesinden sonra Rusya'nın inşa ettiği en büyük su üstü savaş gemisidir. ABD, bu yıl, güney yarımküre sularında görev yapacak Dördüncü Filo'yu göreve sokacağını açıklamıştı. Dördüncü Filo, en son İkinci Dünya Savaşı'nda bu bölgede görev yapmıştı. Venezuela, Rusya ile yapacağı ortak tatbikatla, Dördüncü Filo'ya cevap veriyor.
Bu gelişmeler, Rusya'nın artık Batı'ya baş eğmeyeceğini ilan etmesi sonrasında denizlerdeki rekabetin önemini ortaya koyuyor. Deniz gücünün önemini sistemli olarak ilk kez Amerikalı Amiral Alfred Mahan ortaya koymuştu. Mahan, 1890'da yayınlanan "Deniz Gücünün Tarih Üzerinde Etkisi" başlıklı kitabında, deniz gücü sayesinde büyük güç olunabileceğini savunmuştu. Batı'nın dünyaya hakimiyeti tarihini incelediğimizde deniz gücünün önemini görürüz. Bunun en önemli örneği, üzerinde güneş batmayan İngiliz İmparatorluğu'nun yaratan İngiliz donanmasıydı. Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra büyük güç olma yoluna giren, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra süper güç olan, Soğuk Savaş sonrasında tek süper güç olan ABD, güçlü donanması olmadan bu başarıları elde edemezdi. ABD'nin her büyük denizde bir filosu var. Deniz gücü günümüzde de önemini koruyor.
Soğuk Savaş'ın sona ermesinden sonra güçlü Sovyet donanması büyük oranda çürümeye terkedilmişti. Rusya, Sovyet Karadeniz Donanması'nın üssü olan Sivastopol'u Ukrayna'ya kaptırdı. Karadeniz Sovyet Donanması, Rusya ve Ukrayna arasında bölüşüldü. Rus donanması, Sivastopol'u kullanmaya devam ediyor ancak kiracı olarak. ABD ile Rusya arasında yaşanacak rekabet alanlarından biri Ukrayna ve buna bağlı olarak Sivastopol'un statüsü olacak.
Deniz gücünün önemi ve gerek Karadeniz, gerekse Doğu Akdeniz'de bu konuda yaşanmakta olan gelişmeler, bölge ülkelerini yakından ilgilendirir. Bu bölgelerde söz sahibi olmak isteyenlerin deniz gücü ve denizlerdeki hakları çok önemli.
|