|
Kıbrıs Türk insanı olarak böyle bir tabloyu yaşamaya layık olduğumuzu düşünmüyorum.
Atatürk Stadında hakem kabul etmeden, kendi aralarında antrenman yapan İngiliz Luton Town futbolcularını saha kenarında karmaşık duygularla izleyen şampiyonumuz Çetinkaya futbolcularının buna layık olduğunu düşünmüyorum.
Son dakikalara kadar oynanmayacağı açıklanan karşılaşma için, televizyondan oynanacağı yönünde anons yapılmaya başlandıktan sonra stada koşan bine yakın seyircinin hayal kırıklığındaki duygularında buna layık olduğunu düşünmüyorum.
40 yıldır en doğal insanlık hakkı olan spor yapma hakkından bile dışlanan Kıbrıslı Türk insanının güzel bir yaz gecesinde Atatürk Stadında yaşadıklarına layık olduklarını düşünmüyorum.
Maçın oynanma olasılığı başladıktan sonra olayı siyasi boyuta taşıyan, daha geçen hafta KOP'un 5 kurucu üyesinden birisi olarak UEFA Başkanı Platin'in elinden plaket verdikleri Çetinkaya'yı KOP üyesi olmadığı şeklinde FİFA'ya yalan söyleyen, maç oynanması durumunda İngiltere ile siyasi bir kriz yaşayacakları tehditlerinde bulunan Rum tarafı ulaşılan noktada maçın oynanmamasını bir zafer olarak değerlendiriyorsa çok yanılıyor.
Başbakan Ferdi Sabit Soyer'in maç sonuna yansıyan değerlendirmesinde vurguladığı gibi bu yolda alınan mağlubiyet aslında galibiyettir.
Bu yaşananlardan çıkarılacak çok dersler vardır.
Futbolun ve medeniyetin beşiği olan İngiltere'nin Luton Town takımının son bir haftada yaşadığı ve yaşattıkları belki de bu güne kadar FİFA'ya ve dünyaya anlatamadığımız sıkıntılarımızı anlatmak adına önemli bir adımdır.
Bilmem kaç takımın katıldığı ELF Kupasında, yaptığımız uyduruk dış temaslarda dünyada bulunamayan etki ve tepki bu son haftada katmerlenerek ulaşması gereken noktalara ulaşmıştır.
Oynayamadık diye duygusallık ve hayal kırıklığı sonrasında melankolik bir yılgınlığa düşmek olmaz.
Mücadelenin uzun soluklu ve zorlukla dolu olduğunu zaten biliyorduk.
Önemli sayılan bu adımdan çıkarılması gereken dersler, öncesinde ve sonrasında yaşanan aksaklıklar, taktiksel olarak atılan yanlış adımlar çok iyi değerlendirilmeli, bir satranç oyunundaki hamleler gibi bir sonraki hamle bilinerek oyun kuralına göre oynanmalıdır.
Rumlar şunu unutmasınlar ki hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak.
KOP'un bu şımarık ve şöven davranışları Kıbrıs Türk futbolunun hangi noktada nasıl mağdur olduğunu dünyaya anlatılması adına amacına ulaşmıştır.
Rumların bu uzlaşmaz tavrının Annan Planında yüzde 67 oranında evet diyen Türk halkında bir kez daha hayal kırıklığının faturası elbette gün gelip kendilerine ödettirilecektir.
Ve gün gelecek Rumlar şövenist yaklaşımlarının bir işe yaramadığını ve Afrika ormanlarındaki kabilelere bile spor yapma hakkı veren UEFA ve FİFA'nın Kıbrıs Türk sporcusunun haklı sesine kulak vereceğini geç de olsa görecektir.
|