|
Klişeleşmiş bir kelime, kalıplaşmış bir yaklaşım olduğu için kullanmaktan kaçınırım. Ancak bu bir gerçek ve tam da Çetinkaya-Ozanköy karşılaşmasını özetleyecek en uygun cümledir "Futbolun adaleti yoktur" Gerçekten de öyle. Kendi evinde oynayan geçen sezonun şampiyonu, bu sezonun favorilerinden Çetinkaya'nın gençlerden kurulu Ozanköy karşısında koskoca maç boyunca akılda kalabilecek doğru dürüst pozisyonu yoksa, kalesinde en az 6-7 tane net gol pozisyonu yaşıyorsa, kalecisi en az 3 gollük vuruşu başarı ile önlüyorsa ve tüm bunlara karşın serbest vuruştan kazandığı bir golle maçı kazanıyorsa bu maçın adaleti olmaz, en azından tek puanı kaçıran Ozanköy'e yazık olur. Aslında 10 kişi kalan ve oyunu ister istemez kendi sahasında kabul eden Çetinkaya karşısında yakaladığı pozisyonları değerlendiremeyen ve kale önünde acemilik yapan Ozanköy'ün futbolun adaletsizliğine yandığı kadar beceriksizliği nedeniyle kendi derdine de yanması gerekir.
Geçen sezonun şampiyonu Çetinkaya ligin ilk maçında Hamitköy karşısında kazandığı 5 gollü galibiyetle yine iddialı olabileceği mesajını verdi ancak Ozanköy'e karşı oynanan pısırık, üretmekten yoksun, pozisyonu nerede ise sıfır, gençlerden kurulu bir rakip karşısında aciz duruma düşen futbolu ile bu mesajın doğru olup olmadığı konusunda şüpheler oluşurdu. Geçen yılın yıldızlarının hepsini gönderen ancak üç iyi yabancısı ve gençlerden kurulu takımı ile özüne dönen Ozanköy, Çetinkaya karşısında yenilmesine karşın takım kurma konusundaki hamlesinin ne kadar isabetli bir karar olduğu ortada. Kazanma arzusu iyi, mücadele azmi yüksek, yardımlaşması üst düzey, takım ruhunu sahaya iyi yansıtan Ozanköy mütevazi görüntüsüne rağmen ligde tutunabilme adına bir takımda olması gereken özellikler taşıdığını Çetinkaya karşısında gösterdi.
Unutmayalım. Çetinkaya geçen yıl da kötü futbolla kötü sonuçlar almış ve küme düşme potasına inmiş, ancak sezon sonunu ise şampiyonlukla noktalamıştı. Bu yıl kötü oynamasına karşın kazanma başarısını göstermesi geçen yılın gidişatını tersine çevirir bir görüntü veriyor. Ali Osman, Kadir ve Kayhan gibi üç önemli futbolcusunun eksikliğini mazeret olarak göstermek belki abartı olur ancak yanlış da olmaz. Ancak Çetinkaya gibi güçlü bir takımın sakatlık ve kart cezalarının arkasına sığınmak gibi bir mazereti olmamalı. Gönyeli ve Küçük Kaymaklı gibi takımların şampiyonluk iddialarını skor yanında futbol ile de destekledikleri bir lig maratonunda Çetinkaya'nın yaş ortalaması yüksek ve doyuma ulaşmış kadrosunun tökezlemesi demek yere düşmesi ve bir daha kalkamaması demektir.
|