|
Goller, futbolun her şeyi... Goller, umutların yeniden yeşerebilmesi için vitamin gibi... Ve bu gollere çok ihtiyacı olan Hamitköy, gollerle kendine güvenini artırıyor, daha da umutlanıyor.
Hamitköy, geçen hafta olduğu gibi, bu hafta da güçlü rakiplerini yenebileceğine olan inancı taşıyarak çıktı sahaya. Futbolda galibiyetin şartı inançtır. Galip geleceğinize inandığınız bir maça 1-0 önde başlamış olursunuz.
Futbolda bir diğer önemli unsur da takım olma ruhu... Takım içerisindeki uyum ne denli sağlam ve inançlı olursa, başarı da o kadar kolay gelecektir.
Yabancı futbolcuların takıma uyumlarını sağlayan Hamitköy, güçlü rakibi Türk Ocağı karşısında galibiyeti hak eden bir oyun sergiledi. Gerektiğinde kısa paslarla orta koridoru kullanan, gerektiğinde ise kenarlardan rakip kaleye inmesini bilen Hamitköy, iki farkla öne geçtiği maçı aynı şekilde iki farklı galibiyetle bitirmesini bildi.
Uzun süreden beri izleyemediğim Türk Ocağı'nı ise tanıyamadım. Takım ruhu gibi, galibiyete inanmışlık da pek kalmamış.
Sarı-siyahlılar, sergiledikleri futbolla, geçen hafta yer alan Çetinkaya yenilgisinin olumsuzluklarından henüz kurtulamadıklarını kanıtladılar. As elemanlarının olumsuz futbolu da rakibe galibiyeti getiren bir ortam yarattı.
Defansta, rakibin forvetine yakın markaj uygulayan Ocak, beklenmedik ataklar karşısında ise seyirci konumundaydı. Hırsla ve azimle oyun disiplininden ayrılmayan Hamitköy'ün bir anda çoğalan forveti karşısında Ocak defansı acemice duruşlar sergiledi.
Maçta sayılması zorlaşacak kadar sarı kart gösterilmesinde ise, hakem kadar, iyi niyetli olmayan futbolcuları da suçlamak gerekiyor kanısındayım. Futbolcular iyi niyetten yoksun olursa, hakemin kart göstermesi de kaçınılmaz oluyor.
Böylesine çok sarı kart gösterilen bir maçta ise "düşeş" gelip, çift sarı karttan kırmızı kart görülmemesi, her iki takım açısından sevindirici olsa gerek.
Hakeme itirazın bir şey değiştirdiği bugüne dek görülmediğine göre, futbolcuların hakemle "oynamaları"nın ne derecede etkili olabileceği de düşünülmeli.
|