|
Kıbrıs'ın kuzeyinde yaşayan insanların spor yapabilme hakkı için giriştiği mücadele yeni bir ivme kazandı.
Uluslar arası alanda futbolun yaygınlaşması ve kalitesinin artmasını hedefleyen FİFA, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu'nun karşı önerilerini değerlendirerek, yeni bir karar üretiyor. FİFA İcra Kurulu'nun bu konuda aldığı karar kamuoyuna duyurulacak. Ancak önemli olan kulislerde yapılan ve yapılacak olan değerlendirmelerdir.
FİFA İcra Kurulu'nun aldığı karar ne olursa olsun bundan sonra yetkililerin "tarafsızlık" sınavına girecekleri bir dönemle karşı karşıyayız.
FİFA'da yetkili konumda olan kişilerin, UEFA Başkan Yardımcısı Kıbrıslı Rum Lefkaridis gibi açık açık taraf mı olacağı, yoksa sporun evrenselliğini benimseyip, tarafsız mı davranacağı görülecektir.
FİFA ilkeleri arasında bizim de kullanabileceğimiz maddeleri bulup uygulanmalarını sağlamak hukukçularımızın işi... Ancak siyasetin hüküm sürdüğü spor ilişkilerinde "tarafsızlık" ve "dürüstlük" ilkelerinden ayrılmayan kişilerin sayısı o kadar çok ki, umutlarımızı koruyarak, dünyanın bizi anlayacağı günleri beklemeye devam etmeliyiz. Bugünden yarına çok şey değişecektir.
Kötü komşu insanı ev sahibi yapar
Rum komşularımız zamanında komşuları Türklere yaptıklarının pişmanlığını duyarak, "kötü komşu" rolüyle, komşuları Türkleri nasıl ev sahibi yaptıklarını artık görmelidirler.
Şu anda sadece Güney Kıbrıs futbolunu idare etmekte olan Rum futbol federasyonu KOP, 1955 yılında kötü komşu rolünü oynayıp, Türk spor kulüplerini dışlayarak, komşuları Türk kulüplerini Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu'nu kurmaya zorladığını hâlâ anlayamamışsa, yapacak bir şey yok demektir.
FİFA'nın "uzlaşma" önerisi olarak KTFF'ye sunduğu önerilerin ne anlama geldiğini değerlendirmek için uzman olmaya gerek yok sanırım. Karşı önerilerle gerçeklerin bir kez daha FİFA yetkililerine iletilmesi gerekiyordu ve gereken yapıldı... Yarım asırdan beri devam etmekte olan bir mücadelenin sonunda, hiçbir statü kazanmadan, Rumları temsil eden bir kuruluşa üye olmak, bu mücadelede emeği geçen insanlara yapılabilecek en büyük saygısızlıktır.
Tarafsızlar
İsviçre'nin Zürih kentindeki FİFA Evi'nde yer alan görüşmeleri izlemiştim. "Tarafsızlık" tüm uluslar arası kuruluşlarda ilk akla gelmesi gereken ilkedir. Ne var ki uygulamalarda bu ilkenin nasıl ayaklar altına alındığını sık sık görüyoruz.
Türkiye Futbol Federasyonu Onursal Başkanı Şenes Erzik, "tarafsızlık" ilkesi uğruna, KTFF heyetiyle görüşmekten bile kaçınırken, "Kıbrıs Futbol Federasyonu" Onursal Başkanı Marios Lefkaritis; Kıbrıs Rum heyetiyle her an birlikte olmuştu.
Lefkaritis geçen gün, Kıbrıslı Türklerin, "Kıbrıs sorunu çözülene kadar, daha küçük yeni bir federasyon ya da bir futbol yönetim komitesi kurulmasına" ilişkin FİFA'ya sundukları karşı önerilerin, "ne KOP, ne de FİFA tarafından kabul edilebileceğini" söyledi. Onun ne kadar "tarafsız" olduğu sözlerinden ve hareketlerinden anlaşılmıyor mu?
FİFA'nın önerisinin Kıbrıs Türk takımlarının değil, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu'nun "federasyon" olarak KOP'a üye olması şeklinde olduğunu söyleyen Lefkaritis, bunun KOP için büyük bir tavizden ibaret olduğunu da sözlerine ekliyor. Ne büyük taviz ya !..
Lefkaridis, hem KOP, hem de FİFA adına konuşmaktan çekinmiyor... Ne diyelim... Darısı, Anavatanımızın UEFA'daki temsilcisi Şenes Erzik'in başına...
|