|
Yaptığınız faaliyetler, organizasyonlar, kısa ve uzun vadeli yatırımlar elinizdeki ekonomik güç ile değer bulur. Ülkemizin içinde bulunduğu siyasi durum, izolasyonlar, popülist yaklaşımlar, ekonomik bağımlılık nakit sıkıntısının giderek artmasına neden oldu. Tüm sektörler gibi spor alanlarında da bu sıkıntılı süreç kendini hissettiriyor.
Kurumsallaşma noktasından uzakta görülen kulüplerde arz talep dengesi ile ortaya çıkarılan para akışı bütçelerin kabarmasını getirdi. Artan giderlere karşılık futbol kalitesinin istenen düzeyde olmaması ve tribünlerdeki seyirci azlığı futbolun ekonomisinin iyi çalışmadığının göstergeleridir. Transfer olayını ve fiyatları yöneticiler ortaya çıkardı, hak edilmeyen ücretler de verildi. Sonra da Transfer Yönetmeliği ile bu durum kayıt altına alınmaya çalışılınca buna destek verenler anlamsız yere suçlandı. Anomaliyi ve keyfi hareketleri önlemek adına bu yönetmelik son dönemlerin en yerinde icraatıdır.
Yetersiz üye aidatları, piyango, balo gibi etkinlikler ile elde edilmeye çalışılan gelirler, olmayan maç hasılatı ve naklen yayın gelirleri ile kısır bir döngü yaşanıyor. Sponsorluk konusunda da yeterli desteği bulamayan kulüp yöneticileri devletin oluşturduğu havuzu garanti destek olarak değerlendiriyorlar.
En önemli kaynak olması gereken sponsor katkıları gerek mevzuat yetersizliği gerekse kurumların kar oranlarını açıklamak istememesi veya Türkiye üzerinden reklamların yapılmasını yeterli görerek ellerini taşın altına koymamalarından hayata geçemiyor. Kulüplerin kurumsallaşma adımları yetersiz kalıyor, şirketleşme olamıyor, kulüpler sabit gelir elde edecek yatırımlar yapamıyor.
Kulüp lokalleri yanına veya arazilerine inşa edilecek yapılarla kaynak yaratacak yatırımların yolunu devlet açmalıdır. Balık vermekle kulüpleri doyuramazsınız, balık tutmanın yolunu kolaylaştırmalısınız. Kulüp yetkilileri de günübirlik yatırım ve başarılar yerine kalıcı, kurumsallaşmaya yönelik çalışmalar yapmalıdır. Yasalardaki eksiklikler üzerine de icraatta ağırlığı olmayan Kulüpler Birliğini organize ederek potansiyel bir güçle gitmeleri gerekir.
Geçtiğimiz yıl uygulamaya konulan 2.5 milyon YTL'lik havuz ile başlatılan devlet katkısı devam ediyor. Spor Dairesi Genel Yönetim Kurulu'nun burun kıvırdıktan sonra onay verdiği ancak henüz Bakanlar Kurulu tarafından onaylanmayan 2.5 milyonun ilk taksitinin ne zaman verileceği de bilinmiyor. Spor Fonu'ndaki kaynağın yıl ortasında tüketilmesi ile bu konuda ciddi bir sorun ile karşı karşıya bulunuluyor. Geçtiğimiz yıl BRTK'nin naklen yayın bedelinin federasyona ödenememesi ayrı bir sorun. Yüzme havuzu ihalesinde 2. 8 milyon YTL'nin üzerine, 1.4 milyon YTL ek bütçe istenmesi ve çalışmaların sürmesine karşılık ne olacağı bilinmiyor.
Futbol ligleri 20 Nisan 2008'de sona erdi. Gönyeli Stadı'na sentetik çim zemin yapılacağı uzun zamandır konuşuluyor. Bir ay sonra lig başlıyor, 5 aylık ölü sezonda ihaleye çıkılamadı. Bu durum, hantallığın, koordinasyonsuzluğun, işlerin yürümediğinin somut göstergesidir. 1 milyon YTL'ye bitirilmesi düşünülen sentetik zemin için ihale hazırlıkları yapılıyor. Sonuçlanmasından sonra, alt yapı ve zemin döşeme işlemi yaklaşık 2 aylık bir süreye yayılacağından Gönyeli Stadı en iyi ihtimalle aralık ayında hazır olabilecek.
Spor Bakanlığı'nın kaldırılmasından sonra Üst Kurul çalışmalarında yaşanan çıkmaz ve yetki ile sorumluluk paylaşımında yaşanan karmaşa ciddi arızalara sebep oluyor. Spor politikasızlığının sancıları her alanda kendini gösterirken başıboşluk ve vurdumduymazlık aldı başını gidiyor.
Bindik bir alamete, gidiyoruz kıyamete...
|