Cyprus Today sol

Adaletin diken üstünde sağlanması endişe verici

Hukukçular, KIBRIS Gazetesi’ne yaptıkları açıklamada, yargının bağımsızlığına yapılacak her müdahalenin karşısında olduklarını ifade ederek, Kıdemli Yargıç Tacan Reynar’a yönelik tehdit iddialarına sert çıktı

Adaletin diken üstünde sağlanması endişe verici
  • 08 Şubat 2018, Perşembe 9:17

Ahmet VAMIK - Sedef BOŞNAK - Emine UYSAL

Hukukçular, Afrika gazetesinin yayınlarına tepki göstermek amacıyla 22 Ocak’ta düzenlenen eylemde ayaklanan ve kanunsuz topluluk oluşturan 6 sanığın tutuklu yargılanmasına karar veren Kıdemli Yargıç Tacan Reynar’a karşı sosyal medyada şiddet içerikli ifadelerin yer almasının kabul edilemez olduğuna vurgu yaptı.

Afrika Gazetesi’nin yayınlarına yönelik yapılan eylemde yaşanan olumsuz olaylar sonrası 6 sanığın tutuklanması ve mahkeme kararı gereği sanıkların hükümsüz tutuklu olarak Merkezi Cezaevi’ne gönderilmesi kararına tepki gösteren bir takım kişilerin, Lefkoşa Kaza Mahkemesi Ceza Davaları Kıdemli Yargıcı Tacan Reynar’ı ölümle tehdit ettiği iddiaları hukuk camiasında endişe yarattı.

KIBRIS Gazetesi’ne konuşan avukatlar, yargının adil olması için bağımsızlığından ödün verilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

“Hiç kimsenin yargı mensuplarına saldırma hakkı yoktur” 

Lefkoşa Mahalli Barosu Başkanı Arzu İzveren, “22 Ocak’ta bir gazete ve KKTC Cumhuriyet Meclisi’ne yönelik fiili saldırılar ile ilgili ikame edilmiş olan davanın yargılama süreci sürmekte iken, konu davaya bakan yargıcımızın tehdit aldığı ile ilgili bugün (dün) basında çıkan haberler, hukuk devleti olan ve yargı bağımsızlığı hassasiyetle gözetilen KKTC’de, yargıya ve yargı mensuplarına karşı son derece rahatsızlık ve endişe vericidir” dedi.

İzveren şöyle devam etti:

“Hiç kimse kanunların üstünde değildir ve yargı mensuplarına saldırma hakkına sahip değildir. Unutulmamalıdır ki yargıçlarımız KKTC Anayasası ve yasalarımızdan aldıkları yetki ile görevlerini hiçbir organ, makam, merci ve kişinin etkisi altında kalmadan, tarafsız ve bağımsız bir şekilde yerine getirme gayreti içerisindedirler. Yargı bağımsızlığının ciddi şekilde korunduğu KKTC’de bunun aksi düşünülemez ve kabul edilemez.”

“Ülkemiz yavaş yavaş yanlış bir duruma sürükleniyor”

Girne Mahalli Baro Başkanı Avukat Gürcan Bayramoğlu, bugüne kadar ülkemizde böylesi bir durumun yaşanmadığını ifade etti.

Bayramoğlu, “Ülkemiz yavaş yavaş yanlış bir duruma sürükleniyor. Ülkemizdeki en güvenilir kurum yargıdır ve toplumda yapılan tüm anket sonuçları da bunu göstermektedir. Bu güven gökten zembille gelmemiştir ve bu güveni sağlayan yargıçlarımızın kalitesidir. Bugüne kadar yargıçlarımız hür iradeleriyle karar vermiştir ve bundan sonrada bu durumun devam etmesi gereklidir” dedi.

Gürcan Bayramoğlu, şöyle devam etti:

“Ülkemizde bugüne kadar Cumhurbaşkanlarımız bile yanlarında koruma olmadan sokakta rahatça dolaşabiliyorken, geçtiğimiz günlerde yaşanan olaylar sırasında Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı bir takım kişiler tarafından saldırıya uğradı. Ben, yapılan tehditleri Kıdemli Yargıç Tacan Reynar’ın şahsına yönelik algılamıyorum. Yapılmak istenen aslında, ‘eğer bir mahkeme ya da bir yargıç istemediğimiz şekilde karar verirse buna tepkimiz sert olur’ algısı ve toplumsal baskı yaratmaktır. Her ne kadar da Yüksek Mahkeme’nin yaptığı açıklamadan da anlayacağımız üzere Kıdemli Yargıç Tacan Reynar’a direkt bir tehdit olmamışsa da, bu şekilde bir tehdidi aklından geçirecek olanlara, herhangi bir kimseyi yazılı bir şekilde ölümle tehdit etmenin, ceza yasamızın 216. Maddesinde de belirtildiği üzere ağır bir suç olduğunu ve bu suç için yedi yıla kadar hapis cezası öngörüldüğünü hatırlatmak isterim.”

“İnsanlar, yargıyı tehdit edecek kadar cüretkar oldu”

Mağusa Mahalli Barosu Başkanı Avukat Ahmet Demirel, 15 yıllık meslek hayatında ilk kez böyle bir durumla karşı karşıya kaldığına vurgu yaptı.

Demirel, “İnsanlar, yargıyı tehdit edecek kadar cüretkâr oldu. Bu durum, ülkedeki otoritenin ne kadar vasat olduğunun açık kanıtıdır” dedi

Başkan Ahmet Demirel, tehdidin hiçbir şart ve koşul altında kabul edilemez olduğunu belirterek, Kıdemli Yargıç Tacan Reynar’ın arkasında olduklarını açıkladı. Avukat Ahmet Demirel, konuşmasına şu şekilde devam etti:

“Yaşananlar kabul edilebilir bir durum değildir. Yeksek Mahkeme’nin gelişmeler karşısında, aldığı tedbirler yetersiz. Tavır daha etkin ve caydırıcı olmalıydı. Kimsenin adalete saygısı kalmadı. Yargı kaile alınmıyor. Güvenin olmadığı bir toplumda yaşıyoruz. Ülkede istenildiği gibi hareket ediliyor, herkes, mahkemeye başvurmadan istediği şekilde hesap görüyor. Biri bu duruma dur demeli.”

Avukatlar da tepkili Buğra Akter:

 “Doğrudan Kıdemli Yargıç Tacan Reynar’a yönelik bir tehdit olup olmadığı konusunda bir bilgim yok ancak Yüksek Mahkeme’nin açıklamalarından anladığım kadarıyla böyle bir güvenlik önlemi alınmasına ihtiyaç duyuldu. Bu da şunu gösterir ki neticede yargımızda yer alan bir yargıcın üzerinde baskı yaratılmaktadır. Yargımız bağımsız olmak zorundadır ki adil neticeler elde edebilelim. Bir yargıcın verdiği karardan memnun olmazsanız başvuracağınız yer Yüksek Mahkeme’dir. Yaşanan olaylar ve bir yargıcın tehdit edildiği iddiaları, toplumu huzursuz eden bir davranış şeklidir. Herkesi bu noktada sağduyuya davet ediyorum. Huzurlu olan bir toplumun huzurunu bu şekilde bozmamamız gerekir. Eğer yargıcımız bir karar verdiyse buna tepki vermek değil yasal süreci takip etmemiz gerekir. Herkes aklını başına toplayarak sakinlik ve sükûnetini korumalıdır.”

Mustafa Şener:

 “Ülkemiz her geçen gün yeni bir şekle giriyor. Bizim toplumumuzda hoşgörü kültürü hâkimdi. 90’lı yıllara kadar polis silah dahi taşımıyordu. 1994 yılında polis silah taşımaya başladı. Bu demektir ki bu ülkede bir güvenlik sorunu o dönemde baş göstermeye başladı. Bu güvenlik sorunun önüne bugüne kadar geçilmedi. Yargı gerçekten hukuka ve anayasaya uygun bir şekilde görevini yerine getirmeye çalışırken bunu engellemek, korkutmak isteyen mecralara güvenlik kuvvetleri hiçbir zaman izin vermemeli. Özellikle şunu vurgulamak istiyorum, Polis Genel Müdürü bu yaşanan olaylardan sorumludur ve derhal istifa etmesi gerekir.”

Ayşe Öztabay:

“Son günlerde ülkemizde ciddi şekilde artmakta olan şiddet olayları bugün yaşanmaya başlamadı. Son yıllarda giderek artan, kadına şiddet, çocuk istismarı, iş yerlerindeki şiddet ve benzer şekillerdeki olayların bu toplum içerisinde giderek arttığını ve şiddeti engellemenin bir devlet politikası haline gelmesi gerektiğini her fırsatta dile getiriyoruz. Toplumdaki hoşgörü kültürü giderek yok oluyor. KKTC, Anayasa’da yer aldığı gibi sosyal hakların güven altına alındığı demokratik bir hukuk devletidir.

Bir hukuk devletinde, kişiler herhangi bir konuda rahatsız olduğuz zaman herhangi bir hukuksal yolla hakkını arar. Kimse kendi gücü üzerinden hak arayışına giremez. Bu şekilde toplumsal barışı yitiririz. Bu ülkenin her bir yargıcı adaletin yerine gelmesi için gereken neyse onu yapar.

Eğer bir tehdit varsa bu Kıdemli Yargıç Tacan Reynar’ın şahsına değil, yargının bağımsızlığına yapılmış bir tehdittir. Bu anlamda, basından duyduğumuz ve mahkeme önünde toplanan kalabalıktan da gördüğümüz üzere, yargıya yönelik bir takım tehditler yapıldığını öğreniyoruz. Bağımsız bir mahkemenin adil karar verebilmesi için bu şekil tehditlerden arınmış olması gerekir. Hak yargıda aranır. Hukukun üstünlüğüne inanıyorsak, bağımsız mahkemenin vereceği kararı beklemek zorundayız. Eğer ki biz bu kararı beğenmezsek, yine hukuk bize başka yöntemler sunar. Bu iddialar toplum genelinde huzursuzluk yaratmıştır.”

Emre Efendi:

“Kıdemli Yargıç Tacan Reynar’ın tehdit edildiğine yönelik iddiaları basın ve sosyal medya aracılığıyla öğrendiğini ifade eden Avukat Emre Efendi, “Bu ülkede toplumun bağımsızlığına ve tarafsızlığına güvendiği tek kurum yargıdır. Eğer tehdit iddiaları doğruysa, yargının üzerinde bu şekilde bir baskı kurulmaya çalışılması çok tehlikelidir. Sadece bu ülkede değil, her ülkede yargının önemi büyüktür. Adaleti sağlayan kuruma karşı bir baskı unsuru yaratılması ve korkutulmaya çalışılması ileride çok daha tehlikeli boyutlara ulaşabilir.

Eğer bir tehdit varsa, bu tehdidi yapanlarında tespit edilmesi ve haklarında soruşturma başlatılması gereklidir ve bunu yapacak olanda Polis Genel Müdürlüğü’dür. Bu çok ciddi bir suçtur. Eğer böyle bir suç işlenmişse ve bu konuda soruşturma başlatılmazsa ileride çok daha büyük sorunlarla karşılaşacağız. Kimse yargının üzerinde bu tür ayak oyunlarıyla bir fayda sağlayabileceğini düşünmesin, yargı üzerinde kimse baskı yaratamayacaktır. Yargıçlarımızda bilsin ki yalnız değildirler ve tüm hukuk camiası olarak bu tür meselelerde sonuna kadar yargıçlarımızın arkasındayız” şeklinde konuştu.

Salih Can Doratlı:

“Alınan güvenlik tedbirlerini gözlemledim. Adaletin diken üstünde sağlanması, son derece endişe verici bir durumdur. Bir hukuk devletinde, yargı mekanizması, hukukun üstünlüğünün korunması anlamında en önemli mekanizmadır. Güvenilir bir yargı mekanizması sayesinde ancak toplum içinde huzurlu bir yaşam tesis edilebilir. Ülke nüfusu ve suç oranları dikkate alındığında, bugüne kadar böyle bir güvenlik tedbirine ihtiyaç duyulmadığı söylenebilinir. Ne var ki, yargı organlarının güvenli bir çevrede oturum yaparak, herhangi bir endişeden yoksun bir biçimde karar üretmeleri tam bağımsız ve adil bir yargı mekanizması için son derece önemlidir.

Bu konuda göze batan güvenlik tedbirleri her ne kadar günlük iş ortamımızda çok da hoş olmayan bir görüntü yaratsa da zaruridir. Yargı organlarının vermiş olduğu kararlardan memnun olmayanların, müracaat edebileceği mekanizma mevcuttur. Dolayısıyla, hukuk devletlerinde bu çareler müracaat etmekten başka bir yöntem son derece yanlıştır. Toplum barışı için tüm bireylerin gerekli sağduyuyu göstererek devletimizin varoluşunun ve devamlılığının teminatı olan anayasamız ve bunun altındaki mevzuatın öngördüğü çarelere müracaat emekten başka bir yola tevessül etmemelerini ümit ederim.
Bahsi geçen tehdit olaylarıyla ilgili gerek şekli, gerekse içeriği hakkında bilgim olmadığından bu konuda yorum yapmam doğru değil. Ne var ki, kanun koyucunun özellikle yasaklamış olduğu yollara tevessül etmek haklı gibi görünebilecek itirazları dâhil haksız hale getireceğinden kabul edilmesi düşünülemeyecek hareketlerdir. Ülkemizde yargı mekanizmasının bağımsızlığından bu mekanizmanın içerisinde yer alan bir birey olarak hiçbir şüphem yoktur. Dolayısıyla alt mahkemenin herhangi bir kararından memnun olmayan bireylerin gayri yasal yollara başvurmak yerine ilgili istinaf mekanizmalarına müracaat etmelerinin dışında bir yöntemin kabul edilemeyeceğini düşünüyorum.”

Özgür Dayıoğlu:

“Ne sosyal medyada ne de sokakta yargının bağımsızlığı tartışılır hale getirilemeyeceği kanaatindeyim. Bu ülkede yargı veya mahkemeler, en güvenilir mekanizmalardan bir tanesidir ve de en son limandır. Toplumdaki fikir ayrılıklarının şiddete başvurarak tartışmak çözüm olmadığı gibi, güvenli bağımsız olarak ve layıkıyla yapmaya çalışan, mahkeme ve yargıçların hedef gösterilerek veya tehdit ederek müdahale etmeye çalışmak kesinlikle kabul edilebilir bir durum değildir. Önceden bu toplumda görmediğimiz ve yeni yeni bu topluma dayatılmak istenen baskı ve tehditleri hukuk yoluyla çözmek her makamın olduğu gibi her yurttaşın da görevidir.”

Ramadan Sanıvar:

“Hiçbir devlet, makam ya da kişinin, yargı yetkisinin kullanılmasında yargıçlara ve mahkemelere müdahale edememe ilkesi, hukuk devleti ilkesinin çok önemli bir öğesi olan yargı bağımsızlığı ve aynı zamanda güçler ayrılığının özünü oluşturur.

Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nin Kıdemli Yargıcı Tacan Reynar’a bu şekilde baskı ve ölüm tehdidi yapılmasını şiddetle kınıyorum. Kaldı ki tehdit edenlerin derhal polis tarafından tespit edilip haklarında soruşturma açılmasını ve cezalandırılmasını istiyorum. Yargımıza yönelik yapılan bu saldırı, bize yapılmış, tüm hukuk camiasına yapılmış demektir. Tüm hukuk camiası olarak yargıcımızın yanındayız.”

Yunsal İlhan:

“Memleket olarak duvara tosladık. Yaşanan olaylar, duvara tosladığımızın net resmidir. Yaşananlar, toplumun en tabanına kadar olan her kesimin zafiyeti ve zayıflığı sonucudur. Toplumun bir an önce ortak bir bilinçte buluşması gerekmektedir. Aksi halde ülkeyi çok kötü günler bekleyecek.”

Beğendim 2 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 28 18 7 3 34 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 28 16 5 7 18 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 28 16 5 7 15 53
4 BİNATLI YSK 28 14 7 7 19 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 28 11 11 6 8 44
6 BAF ÜLKÜ YURDU 28 11 8 9 14 41
7 LEFKE TSK 28 12 5 11 11 41
8 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 28 13 2 13 2 41
9 CİHANGİR GSK 28 11 6 11 2 39
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 28 12 2 14 2 38
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 28 10 7 11 3 37
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 28 10 2 16 -25 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 28 8 7 13 -15 31
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 28 5 8 15 -32 23
15 YALOVA SK 28 5 7 16 -21 22
16 OZANKÖY SK 28 4 7 17 -35 19
yukarı çık