Cyprus Today sol

Bozkurt: Geçmişle devam mı? Yarınları kazanmak mı?

İstihdam bekleyen 656 engelli kişinin olduğunu söyleyen HP milletvekili adayı Bozkurt toplum için var olma mücadelesi verdiklerini kaydetti:

Bozkurt: Geçmişle devam mı? Yarınları kazanmak mı?
  • 06 Ocak 2018, Cumartesi 11:02

Serkan SOYALAN

Genel seçimlerde Halkın Partisi’nden milletvekili adayı olan Orkun Bozkurt, 25 yılı aşkın bir süredir tüm engellere rağmen toplum içinde var olma mücadelesi verdiğini ve bu mücadeleyi meclise taşımayı istediğini söyledi.

Ülkemizde engellilerin ciddi şekilde ayrımcılığa uğradığını da vurgulayan Bozkurt, bu ayrımcılığın yasalarla ve hükümetlerle yapılmasının daha acı verici olduğunu belirtti.

Öncelikle 7 Ocak yolunda neden Halkın Partisi'ni tercih ettiniz?

Bireysel olarak neden aday olduğumu anlatmak isterim önce. 25 yılı aşkın bir süredir toplum içinde tüm engellere rağmen var olma mücadelesi veren bir engelli birey; ülke kültür ve sanatına katkı koymuş bir sanatçı; yurtdışında ülkemi temsil etmiş bir sporcu ve çeşitli sivil toplum örgütlerinde toplum yararına birçok çalışmayla gelişmesine destek vermiş bir aktivist olarak memleketimi seviyorum ve inanıyorum. Bugün geldiğimiz noktada yaşadığımız kötü yönetimlerin bir kader olmadığını ve sadece şikâyet eden değil, sırtımdaki ateşten gömlekle elimi taşın altına koymam gerektiğini düşünüyorum. Bu bağlamda neden Halkın Partisi sorusuna şu yanıtı verebilirim: Ne yazık ki bugüne kadar hükümet eden bütün partiler, halka hizmet bağlamında sınıfta kaldılar. Özellikle son on-on beş senelik, hade onu da geçtim, son beş senelik döneme bakarsak kurulan hükümetlerin artık toplum yararını değil, kişisel, zümresel ve hatta partisel çıkarlarını düşünerek hareket etmeye başladıklarını, sürekli birbirleriyle kavga ettiklerini, birbirlerini suçladıklarını ama tüm anlaşmazlıklarına rağmen hükümet olanaklarını ellerinden bırakmamak için tahammül sınırlarını zorladıklarını görüyoruz. İşte Halkın Partisi’ni, iyi bir yönetime ve sosyal adaletin gerekliliğine inanan arkadaşlarımızla, bizim eski siyaset olarak adlandırdığımız bu sistemi değiştirmek ve dönüştürmek için, halkın isteği ve baskısıyla kurduk ve şimdi de aday olduk. Kısacası denenmiş yollarla farklı yerlere varmanın mümkün olmayacağına inandığım için, halk adına fark yaratabilecek tek partiden, yani Halkın Partisi’nden aday oldum.

Ülkemizde Engelli Hakları'na önem veriliyor mu? Yasalarımız ve yaptırımlar yeterli mi?

Ülkemizde engelliler ciddi şekilde bir ayrımcılığa uğruyor. Hem de doğrudan yasalarımızla ve hükümetlerin uygulamalarıyla. Hükümet edenler ayrımcılık içeren yasa maddelerini “yasamız bu” deyip uygularken, kısmen de olsa çözüm yaratabilecek bazı yasa maddelerini ise değil uygulamak, yok sayıyor. Buna en basit örneği şöyle verebilirim: “Engellileri Koruma ve İstihdam Yasası” gerek kamuda gerekse özelde engelli istihdamı için %4’lük bir kota uygulaması içeriyor. 2015 yılında yapılan “Hane Halkı İşgücü Anketi”ne göre Ekim 2015 itibarıyla 112,811 kişi kamu ve özelde istihdam edilmiş. Buna göre kabataslak bir hesapla 4512 engelli istihdamı olması gerektiğini söyleyebiliriz. Eylül 2017 itibarı ile iş bekleyen engelli sayısının 656 olduğunu biliyoruz. Yani yasanın uygulanmasıyla aslında bugün sorun bağlamında konuşmamamız gereken bir konu söz konusu. Diğer taraftan basit şekilde yapılacak düzenlemeyle –ki o düzenleme de Meclis’te bekliyor-çözülebilecek barem düzenlemeleri ile engelli çalışanların idari makamlara da yükselebilmesinin önü açılabilecekken, gerekli adımlar ‘nedense’ bir türlü atılamıyor ve biz bugün hala daha engelli bir vatandaşın Kaymakamlığa neden atanamadığını konuşup duruyoruz. Sanırım daha fazla söze gerek yok.

Vatandaşın duyarlılığı nasıl?

Öncelikle sürekli yaptığımız bir hatayı vurgulamak isterim. ‘Duyarlılık’ kavramı bizde genellikle ‘farkındalık’ kavramı yerine kullanılıyor. Oysa iki kavram arasında ince bir çizgi olduğunu görmek lazım. Şimdi soruya gelirsek, vatandaşlarımızın duyarlılığı yüksektir. Ama aynı şeyi farkındalık için söylemek pek mümkün değil. Şöyle bir örnek vereyim: Marketten alışveriş yapıp elimde poşetler arabaya giderken bir vatandaş ısrarla yardım etmek istedi ve poşetleri elimden aldı. Arabama poşetleri yerleştirdikten sonra aynı vatandaş, yan taraftaki engelli park yerine park ettiği arabasına binip gitti. Giderken bir de selam verdi. İşte duyarlılık ile farkındalık arasında böyle bir fark vardır. Duyarlılık konusunda toplum olarak bir eksiğimiz yok, ama farkındalık konusunda daha alacak çok yolumuz var diye düşünüyorum. Bunun da çözümü bana göre eğitimden geçiyor. Eğitim sistemimizde bu konular ısrarla işlenmeli ki gelecek nesiller duyarlılık yanında farkındalıkla da yaşasınlar.

Göreve gelmeniz halinde çalışmaya nereden başlayacaksınız?

Her şeyden önce iyi bir yönetim ve sosyal adalet için günün şartlarına uygun, işlevsel yasalar ve bunları uygulayıp denetleyecek bir irade gerekiyor. Bu nedenle ilk hedefimiz Meclis’te 7 Temmuz 2010 yılında oy birliği ile kabul edilen ve orada unutulan “Birleşmiş Milletler Engelli Haklarına Dair Sözleşme” gözetilerek yeni ve altı doldurulmuş bir “Engelliler Yasası” ile yıllardır bekleyen “Özel Eğitim Yasası”nın geçirilmesi olacak. Tabii ki uygulanması ve denetlenmesi bağlamında da çalışmalarımı ve ısrarlı takibimi sürdüreceğim. Buna mukabil Başbakanlık çatısı altında engellilerle ilgili tüm işlemlerin tek noktadan yürütülebilmesi için bir birim kurulması, bürokratik işlemlerin kolaylaştırılabilmesi için e-devlet sistemine dahil olacak bir kart sistemi hedeflerimiz arasında. Fizibilite çalışmalarının sonrasında kısa, orta ve uzun vadeli eylem planlarıyla ulaşım-dolaşım-erişim sorunlarını en aza indirecek evrensel bir ülke olmak da önceliklerimiz arasında. Yine kayıt dışı ekonomiyi geri kazanarak sosyal yardım alan vatandaşlarımızın en az asgari ücret kadar maaş almasını hedefliyoruz. Sağlık merkezlerinin güçlendirilip evde sağlık hizmeti verebilecek duruma getirilmesi ve ilerleyen süreçte rehabilitasyon merkezlerinin kurulması da yine hedeflerimiz arasında.

Tabii kendi adıma sadece engellilerle değil farklı konularda da çalışmalarım olacağını söyleyebilirim. Önceliğim engelliler olmak üzere özellikle kültür-sanat, toplumsal cinsiyet eşitliği ve hayvan hakları konusunda çalışmalar yapmayı da hedefliyorum.

Okuyucularımıza son olarak neler söylemek istersiniz?

Önümüzde referandum denebilecek önemde bir seçim var. Halkımız iki seçenek arasında geleceği için bir karar verecek. Bugüne kadar denediği, artık statükonun bir parçası haline gelen ve umut olmaktan uzaklaşan partiler mi; değişim için onların istek ve baskısıyla yola çıkan ve bu iradeyi ortaya koyan Halkın Partisi mi? Kısacası geçmişle devam mı, yarınları bugünden kazanmak mı? Her şey halkın elinde ve kendi iradesini ortaya koyabileceğini defalarca gösterdi. Ben bir kez daha göstereceğine inanıyorum.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek