Cyprus Today sol

Bu felakete kim ‘dur’ diyecek?

Cypfruvex Fabrikası, 15 yıldır Yuvacık Deresi’ne akıttığı portakal konsantre atıklarını şimdi de fabrika yakınına açılan çukurlara boşaltmaya başladı. Hem canlıları hem de çevreyi tehdit eden bu çevre felaketine, çevre örgütleri ve Güzelyurt’taki sivil toplum örgütleri öfkeli

Bu felakete kim  ‘dur’ diyecek?
  • 22 Mart 2018, Perşembe 7:39

Güren TİLKİ-Tünay MERTEKCİ

Cypfruvex Fabrikası’nın15 yıldır portakal konsantre atıklarını Yuvacık Deresi’ne akıtarak

yarattığı çevre felaketi, Çevre Dairesi’nin harekete geçirdi.

KIBRIS’ın dün manşetten yayımladığı haber, günün konusu oldu. Çevre Dairesi, söz konusu fabrikaya yasal yetkileri çerçevesinde sadece iki asgari ücret para cezası kesebildi ve sözlü uyarıda bulundu.

Çevre örgütleri, bölgede canlıların sağlığının tehdit altında olduğuna, çevredeki eko sistemin de bozulduğuna ve ülkede atıklarla ilgili denetim mekanizması bulunmadığına dikkat çekerken Güzelyurt’taki sivil toplum örgütleri başkanları da, bölgede yıllardır süren bu soruna çözüm bulunamamasını eleştirdi, bu işe kimin ‘dur’ diyeceğini sordu.

Bu arada KIBRIS muhabiri, bölgedeki çevre felaketiyle ilgili görüş almak için dün Cypfruvex fabrikasına gitti. Orada yetkililerle gerçekleştirdiği konuşma sırasında bölgede yeni bir çevre felaketi yaratıldığını öğrendi.

Cypfruvex yönetimi, konsantre atıklarını fabrika yanına açılan üç-dört adet olan çukurlara boşaltmaya başladı. Yine fabrikadan çukurlara kadar plastik boru döşendi ve atıkların buraya akması sağlandı.

Cypfruvex’teki sorun sadece bu çevre felaketiyle sınırlı değil. Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar’a neden bu atıkların arıtma tesisine akıtılmasının sağlanmadığını sormak için aradığımızda teknik olarak bu işlemin imkansızlığına vurgu yaptı ve “Cypfruvex’in ayrı arıtma tesisi var. Atıklarını oraya atabilir” dedi.

Özçınar’ın söylemi üzerine yaptığımız araştırma sonucunda fabrikanın arıtma tesisinin bulunduğunu ve yıllardır tamir edilmediğini tespit ettik. Atıl durumda kalan tesisin tamiri için yüklü miktarda paraya ihtiyaç olduğu belirtildi.

Göreve yeni gelen Cypfruvex Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Olgu ve Koordinatör İbrahim Aktekin, şirketin var olan mali kaynaklarla sorunu çözecek güce sahip olmadığını altını çizerek sorunu çözmek için çok fazla paraya ihtiyaç olduğunu söyledi. Olgu, “Sorun bizi aştı” dedi.

Aktolgalı: Atıkların dereye deşarj edilmesi yasak

Çevre Koruma Dairesi Müdürü Abdullah Aktolgalı, daire olarak dün fabrikaya ceza kestiklerini belirtti.

Atıkların dereye deşarj edilmesinin yasak olduğunun altını çizen Aktolgalı, söz konusu fabrika yönetimine uyarıda bulunduklarını, önlem alınmasını istediklerini kaydetti.

Aktolgalı, söz konusu çevre kirliliğinin devam etmesi durumunda gereğinin yapılacağını belirtti.

Çevre Dairesi Güzelyurt Şubesi Sorumlusu Eren Ersinler de, dün sabah Cypfruvex fabrikasına giderek “çevreye zarar verildiği” gerekçesiyle iki asgari ücret yani 4 bin 730 TL ceza kestiklerini söyledi.

Ersinler, fabrika yetkililerine gerekli uyarıyı da yaptıklarını ifade ederek konunun takipçisi olacaklarını belirtti.

Olgu: Sorun bizi aştı

Göreve yeni gelen Cypfruvex Yönetim Kurulu Başkanı Kazım Olgu ve Koordinatör İbrahim Aktekin, yıllardır devam eden sorunun herkes tarafından bilindiğine dikkat çekti.

Kazım Olgu, defalarca söz konusu çevre felaketinin Çevre Dairesi’nin bilgisine getirildiğini ifade ederek şirketin imkanları çerçevesinde soruna çözüm bulmak için konsantre atıklarını, eskiden fabrika yakınına açılan optik çukurlara boşaltmaya başladıklarını belirtti.

Bu durumun kesin çözüm olmadığının bilincinde olduklarını söyleyen Olgu, bu atığın sadece Cypfruvex’in değil bölgede portakal sıkımı yapan dört tesise de ait olduğunu ifade etti. Olgu, şirketin var olan mali kaynaklarla sorunu çözecek güce sahip olmadığının altını çizerek sorunu çözmek için çok fazla paraya ihtiyaç olduğunu belirtti.

Daha pratik çözüm olması için geçtiğimiz yıl Güzelyurt Belediyesi’ne söz konusu atık suyun kanalizasyona bağlanarak arıtma tesisine gitmesi için müracaatta bulunduklarını anlatan Olgu, tesisin de fabrikanın yanında olduğunu söyledi. Olgu, belediyenin arıtma tesisinde biyolojik arıtma uygulandığından taleplerini reddettiğini belirtti.

Kamu şirketi olmalarından dolayı Avrupa Birliği gibi maddi destek sağlayan kurumlara başvuramadıklarını söyleyen Olgu, “Sorun bizi aştı” dedi.

Özçınar: Cypfruvex’in kendi atık tesisi var onu kullansınlar

Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar da, arıtma tesisinin evsel atık tesisi olduğunu belirterek burada biyolojik arıtma yapıldığını söyledi.

Teknik olarak portakal konsantresi atıklarının tesise alınmasının mümkün olmadığını ifade eden Özçınar, ilgili kuruluşun ayrı arıtma tesisi olduğunu, atıklarını oraya atabileceğini söyledi.

Cypfruvex’in sanayi amaçlı bir iş yeri olduğunu belirten Özçınar, kontrolünün ve denetiminin Çevre Dairesi’ne ait olduğunu ifade etti. Özçınar, Çevre Bakanlığı’nı harekete geçirip, sorunu çözmek istediklerini söyledi.

Özdeş: Herkes elini taşın altına koysun

Güzelyurt Sivil Toplum Platform Sözcüsü Şinasi Özdeş, Cypfruvex’in Yuvacık Deresi’ne atıklarını bırakmasının geçmişten beri halkın dinmeyen yarası haline geldiğini söyledi.

Bütün yetkililerin bu soruna çare üretmek için ellerinden geleni yaptıklarını ifade eden Özdeş, bir türlü köklü çözüm bulunamadığını belirtti. Özdeş, Cypfruvex yetkililerine nedenini sorduklarını parasal gücün olmadığını söylediklerini ifade ederek “Bu sorun hangi bakanlığın sorumluluğundadır? Herkes elini taşın altına koyarak bu sorunu çözmek zorundadır. Çözülmezse ileride doğacak hastalıklardan kimse kendini kurtaramayacak. Güzelyurt Belediyesi bu sorunun, kendi sorunu olmadığını, ilgililerin çözmesi gerektiğini savunuyor” dedi.

Kansoy: Ekolojik yaşam tehdit ediliyor

Güzelyurt Geliştirme ve Kalkındırma Derneği (GÜKAD) Başkanı Reşat Kansoy da, Güzleyurt’ta yaşanan üzücü çevre sorunlarının, çevre yönetim sistemlerinin eksik oluşundan kaynaklandığını söyledi.

Anayasanın 94’üncü maddesinin çevrenin korunmasına ilişkin ilke ve sorumluluklar ile atık yönetimi kısmında sorumluların kimin olduğunun açıkça belirtildiğine dikkat çeken Kansoy, Cypfruvex Konsantre Arıtma Tesisi’nin yıllardır çalıştırılmadığını ve bunun sonucunda ekolojik yaşamı tehdit ettiğini vurguladı.

Kansoy, sorunun çözümü yerine, sorumluların ödevlerini yerine getirmediğini ifade ederek yerel yönetim ile Turizm ve Çevre Bakanlığı’nın ortak hareketiyle Yayla Arıtma Tesisi’nin kullanılarak çevre felaketinin önlenebileceğini belirtti. Turizm ve Çevre Bakanlığı’nın konuyla alakalı rasyonel ve yapıcı tutum içinde olduğunu söyleyen Kansoy, birçok kesimin taleplerine yanıt verilmemesinin üzücü olduğunu ifade etti.

Kansoy, “Herkes için kamu sağlığı ve ekolojik denge öncelikli olmalıdır” dedi.

Veysioğlu: Bölgedeki su kaynaklarını da kirletiyor

Kıbrıs Türk Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Doğuç Veysioğlu, bu atıkların çevreye bırakıldığı zaman, bölgedeki su kaynaklarının da kirlenmesine neden olduğunu kaydetti.  Kirlenme nedeniyle su kaynaklarının içerisindeki oksijen miktarının da düştüğünü ifade eden Veysioğlu, o bölgede yaşayan canlıların da bundan etkilendiğini söyledi.

Bütün sorumluluğun söz konusu tesise ait olduğunu dile getiren Veysioğlu, bununla ilgili yasal, cezai işlemlerin uygulanması gerektiğini ifade etti. Veysioğlu, yetkinin Çevre Koruma Dairesi’nde olduğunu belirtti. Söz konusu atıkların biyolojik ve ekolojik ortamı değiştirdiğine dikkat çeken Veysioğlu, yapılan işlemle doğal canlı ortamının değiştiğini belirtti.

O bölgede yaşayan insanları etkileyecek kokuların da büyük ihtimalle ortaya çıktığını dile getiren Veysioğlu, o atıklardan beslenen sivrisinek ve benzeri atıklardan beslenen hayvanların sayısının da artmaya başlayabileceğini kaydetti.

Sarpten: Bölgede farklı canlılar üredi

Kıbrıs Türk Biyologlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Sarpten, Yuvacık Deresi’ndeki durumun

ülkemizdeki tabloya bir örnek teşkil ettiğini belirtti. Sarpten, birçok fabrikanın yakınında ne yazık ki bu tür tabloların olduğunu söyledi.

“Burada yaşanan da bunun bir başka göstergesidir” diyen Sarpten, orada çevre açısından ciddi sıkıntıların oluştuğunu ve dere yatağının eko sisteminin değiştiğine dikkat çekti.  Bölgede farklı canlıların ürediğine de değinen Sarpten, bölgeye atıkların sistemli bir şekilde akıtılmasının doğal yaşamı bozduğuna vurgu yaptı.

Atıkların, canlıların doğal ortamını değiştirdiğine dikkat çeken Sarpten, bunun ayrıca bir organik atık olduğunu belirtti.  Bu durumun sinek oluşumundan tutun da farklı canlıların insan sağlığını tehdit eder boyuta dahi ulaşabileceğini söyleyen Sarpten, yapılması gereken şeyin denetim ve kontrol olduğunu belirtti.

Arıtma tesisi bulunmayan tesislerin işlem yapmasının önüne geçilmesi gerektiğini dile getiren Sarpten, söz konusu durumun halk ve çevre sağlığının ne kadar hiçe sayıldığının göstergesi olduğunu vurguladı. Sarpten, “İşletmelerin her yaptığı uygulamanın çevreye vereceği etkinin de dikkate alınmasını istiyoruz” dedi.

Sahir: Doğru dürüst yönetim politikası yok

Yeşil Barış Hareketi Genel Sekreteri Doğan Sahir, atıklarla ilgili ülkemizde doğru dürüst bir yönetim politikasının olmamasını eleştirdi.

Evsel, sanayi ve kimyasal atık bulunduğuna işaret eden Sahir, portakal konsantresi atığının sanayi atığı olduğunu belirtti. Sahir, “Aslında bu atıkların, atık dahi olmaması gerekiyor” dedi.

Genel olarak zeytin kara suyu atığının da hem kimyasal hem de mikrobiyolojik açıdan çok ciddi tehdit olduğundan bahseden Sahir, buna da çözüm üretilmesi gerektiğini ifade etti. Sahir, ülkemizde zeytinyağı üretildikten sonra geri kalan ve kontrolsüz şekilde doğaya salınan suyun, 300 bin insanın lağım suyu atığına eşdeğer kirlilik yarattığını kaydetti.

Narenciyeden arda kalanların son zamana kadar değerlendirilebilir olması gerektiğine dikkat çeken Sahir, örneğin kabuğundan alkol elde edilebileceğini dile getirdi.  “Bunlardan biyoenerji elde edilebilir” diyen Sahir, fakat bu atıkların ulu orta etrafa bırakılarak ciddi çevre felaketlerinin ortaya çıkarıldığını belirtti.

“Mikrobiyolojik ve kimyasal değişikliklere neden oluyor”

Doğan Sahir, portakal konsantresi atıkların hem mikrobiyolojik hem de kimyasal değişikliklere neden olduğunu belirterek bu atıkların eko sistem değişikliğine de neden olduğuna dikkat çekti.

Doğaya her müdahalenin, doğanın değişmesine neden olduğunu söyleyen Sahir, böyle bir atığın ne yazık ki toprağın asititesini değiştirdiğini ve orada yaşam süren bazı canlıların da ortadan kalktığını belirtti.

Tüm bunların sonucunda bölgede başka canlıların artış gösterebileceğini ve denge bozukluğunun ortaya çıkabileceğini dile getiren Sahir, sinek, böcek gibi hayvanların artışının yarattığı başka nedenlerin de olduğuna vurgu yaptı. Çevre konusunun mutlaka masaya yatırılması gerektiğine dikkat çeken Sahir, bunun için ciddi bir programın ortaya konulması gerektiğini söyledi. Devletin çevreyle ilgili politika üretmesi gerektiğini söyleyen Sahir, bu politikanın uygulanması için de enstrümanların hazırlanması gerektiğini ifade etti.

Atun: Bu atıklar başka şekilde değerlendirilmeli

Çevre Koruma Vakfı (ÇEKOVA) Başkanı Hakkı Atun da, portakal konsantresi atıklarının açığa atılmasının yanlış olduğunu belirtti. Atun, bunların da atık sayıldığını belirterek bu atıklardan nasıl yararlanılacağının araştırılması gerektiğini söyledi. Atun, “Bunlar kimyasal olarak da faydalı olabilir” dedi.

Bu atıkların yere gömülebilecekleri ya da başka bir amaç için de kullanılabileceğini dile getiren Atun, uzmanlardan bu konuda görüş alınması gerektiğini belirtti.

Her şeyden önce bu atıkların içerisinde asit olduğuna dikkat çeken Atun, teknolojinin en geliştiği dönemde böyle sorunlar yaşanmaması gerektiğini söyledi.

Atun, bu atıkların nasıl değerlendirilebileceğiyle ilgili bu işten anlayan kimyagerlere veya komposto reçel yapan firmalara başvurulması gerektiğini belirtti.

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 28 18 7 3 34 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 28 16 5 7 18 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 27 16 4 7 15 52
4 BİNATLI YSK 28 14 7 7 19 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 27 11 10 6 8 43
6 BAF ÜLKÜ YURDU 28 11 8 9 14 41
7 LEFKE TSK 28 12 5 11 11 41
8 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 28 13 2 13 2 41
9 CİHANGİR GSK 28 11 6 11 2 39
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 28 12 2 14 2 38
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 28 10 7 11 3 37
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 28 10 2 16 -25 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 28 8 7 13 -15 31
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 28 5 8 15 -32 23
15 YALOVA SK 28 5 7 16 -21 22
16 OZANKÖY SK 28 4 7 17 -35 19
yukarı çık