KTV

DAÜ Yasası’nda dikkate alınmadık

DAÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Osam, son gelişmeler ışığında üniversite olarak yaptıkları çalışmaları KIBRIS’a değerlendirdi.

DAÜ Yasası’nda dikkate alınmadık
  • 07 Kasım 2017, Salı 9:41

Ahmet İLKTAÇ

Doğu Akdeniz Üniversitesi (DAÜ) Rektörü Prof. Dr. Necdet Osam, bu yıl ülkemizdeki tüm üniversitelerde öğrenci miktarında azalma yaşandığına dikkat çekti.

Prof. Dr. Necdet Osam, buna rağmen DAÜ’nün öğrenci akışı konusunda sıkıntısı olmadığını, DAÜ’ye öğrenci akışının öngörüleri doğrultusunda olduğunun altını çizdi.

DAÜ’nün mali yapısı ile ilgili olarak, 2014 yılında devir aldıkları kötü tablonun, neredeyse tamamen ortadan kaldırdıklarını aktaran Osam, Aralık ayında devlete olan vergi borcunun sıfırlanacağını söyledi.

Prof. Dr. Necdet Osam, 2002 yılından 2014 yılına kadar üniversitenin tüm mali kaynaklarını yitirdiğini, kendilerinin yönetime gelir gelmez uyguladıkları mali disiplinle okulu 2016 yılında az da olsa artıya geçirdiklerini, 2017 yılında mali tablonun çok daha iyi noktaya geldiğini açıkladı.

Yeni İhale Yasası’nın üniversitelerinin manevra kabiliyetini azaltmanın yanında zaman ve fiyat artışlarına neden olduğunu kaydeden Osam, bu durumdan son derece rahatsız olduklarını belirtti.

Prof. Dr. Necdet Osam, 1986 yılında yürürlüğe giren DAÜ Yasası’nın günümüz şartlarına bir miktar uyumsallaştırılması gerektiğine değinirken, DAÜ Yasası ile ilgili meclisteki toplantılara DAÜ’den rektör yardımcısının katıldığını ancak mecliste öne sürdükleri konuların hiçbirinin dikkate alınmamasının kendilerini oldukça üzdüğünü bildirdi.

DAÜ Yasası ile ilgili olarak DAÜ’nün kendi yasasındaki eksikliklerini sunmakla yükümlü olmasından hareketle bir komisyon kurduklarını, komisyonun bu yasayı baştan sona elden geçirdiğini ve tüm yeniliklerin ortaya konduğunu anlatan Osam, önümüzdeki haftalarda yaptıkları değişikleri senatoda onaylattıktan sonra, meclise göndereceklerini açıkladı.

Prof. Dr. Necdet Osam, göreve geldikten sonra yaptıkları etkin çalışmalarla DAÜ’yü yerel bir üniversite olmaktan çıkarıp, bir dünya üniversitesi haline getirdiklerinin altını çizdi. Osam, dünyadaki üniversiteleri değerlendirmede en önemli 2 listeden biri olan Times Higher Education’a 2017 yılında Türkiye’den sadece 23 üniversitenin girdiğini, DAÜ’ nün ise bu listede Sabancı Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi’nden sonra 5’inci sıraya oturduğunu gururla dile getirdi.

Öğrenci akışı öngörüler doğrultusunda

Gazetemiz KIBRIS’ın sorularını yanıtlayan DAÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Osam, DAÜ’nün son derece iyi bir noktada olduğunu söyledi. Prof. Dr. Necdet Osam, DAÜ’de 2017-2018 Dönemi için 4 bin 600’ün üzerinde yeni kayıt öğrencilerinin bulunduğunu kaydetti.

DAÜ’nün öğrenci akışında şu an itibarıyla herhangi bir sıkıntı olduğunun söylenemeyeceğini belirten Osam, bunun da DAÜ’nün doğru stratejilerle yönetildiğinin göstergesi olduğunu bildirdi.

Prof. Dr. Necdet Osam, DAÜ’nün toplam öğrenci sayısının 18 bin 600 olduğunu dile getirdi. Kayıtların hala devam ettiğini ve kayıt donduracak eski kayıtlı öğrencilerle birlikte kesin rakamların Kasım sonu netleşeceğini anlatan Osam, dolayısıyla öğrenci akışı bağlamında bir sıkıntının söz konusu olmadığına vurguda bulundu.

Osam, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu yeni kayıt öğrenci sayısında bir miktar azalma olduğuna dikkat çekti.

Bu azalmanın sebebinin Türkiye’de bir standartlaşma çalışması yapılmakta olması olduğunu söyleyen Osam, bu bakımdan YÖK’ün çok doğru bir şekilde her alana belli puanlar koyarak o taban puanlarını tutturan öğrencilerin üniversitelere yerleşmelerini sağladığını aktardı.

Prof. Dr. Necdet Osam, bu bakımdan bu yıl özellikle Sağlık Bilimleri ve Eğitim Fakültesi taban puanlarının oluştuğunu diğer taraftan İç Mimarlık Bölümü’ne genel yetenek sınavı ile girilirken, normlara merkezi yerleştirmeye alındığını ve bu nedenle Kuzey Kıbrıs’a gelen öğrenci sayısında bir miktar azalma görüldüğünü kaydetti.

Toplam öğrenci kontenjanının 20 bin civarında olduğunu belirten Osam, bunun sadece 12 binin dolduğunu, 8 bin kontenjan boş kaldığını bildirdi. Boş kalan kontenjanların büyük bir kısmının Türkiye’deki havuzda bulunan öğrenci sayısıyla da ilintili olduğunu vurgulayan Osam, üniversitelerin stratejilerini kalite ve üretim üzerine kurgulamaları gerektiğine işaret etti.

Prof. Dr. Necdet Osam; “sonuçta ülkemizde tüm üniversitelere belli miktarda öğrenci azalması söz konusudur. DAÜ’ye baktığımız zaman üniversitemizin kontenjanlarına her zaman olduğu gibi belirli sayıda öğrenci aldık. Bizdeki Türkiye Cumhuriyeti’nden aldığımız öğrenci sayısındaki azalma beklediğimiz gibi olmuştur. Üniversitenin tercih edilirliği ve tanınırlığı son derece yüksektir ve eşdeğer öğrenci (kendi imkanları ile okuyan öğrenci) sayısı bağlamında bakıldığı zaman en çok öğrenciyi DAÜ aldı. Diğer taraftan, uluslararası öğrenci bağlamında da tüm adada geçerli olmak üzere bazı ülkeler için gerileme söz konusudur. Tüm ada bağlamında özellikle Nijerya, Kamerun ve Libya gibi ülkelerde bir miktar azalma vardır. 2014 yılında göreve geldiğimizde 96 ülkeden öğrenci almaktaydık. Gün itibarıyla 108 farklı ülkeden öğrenci almaktayız. Tanıtım stratejilerimiz gayet düzgün bir şekilde devam ediyor. Örnek verecek olursak, uluslar arası tanıtımdan sorumlu rektör yardımcımız Çin’dedir. Yeni bir açılım yapmak üzere kendisini Çin’e gönderdik. Kısaca öğrenci sayısı bağlamında DAÜ’nün bir sorunu yoktur” şeklinde konuştu.

Mali durumda önemli gelişim

“Üniversitenin mali yapısı” ile ilgili olarak sorulan soruya yanıt veren Osam, DAÜ’nün mali yapısının 2014 yılın göre kıyaslandığında çok ciddi olarak olumlu yönde ilerleme kaydetmekte olduğunun rahatlıkla görülebileceğinin altını çizdi.

Prof. Dr. Necdet Osam, 2014 yılında devir aldıkları kötü tablonun nerdeyse tamamen ortadan kaldırıldığına vurgu yaptı.

Devlete olan vergi borçlarının Aralık ayında sıfırlanacağını, geçmişte 111 milyon TL olan devlete olan vergi borcunun,  günümüzde sadece 17 milyon TL kaldığını belirten Osam,  Aralık ayında ise DAÜ’nün devlete hiçbir vergi borcu kalmayacağını açıkladı.

Prof. Dr. Necdet Osam, DAÜ’ nün bir üniversite olarak vergilerini tamamıyla ödeyen tek üniversitede olduğuna dikkat çekti.

DAÜ’nün üniversitenin mali yapısındaki gelişmenin iyi bir mali disiplin sonucu ortaya çıktığını anlatan Osam, 2002 yılından 2014 yılına kadar üniversite tüm mali kaynaklarını yitirdiğini, kısaca hep borç hanesinde seyrini sürdürdüğünü, 2015 yılında ilk kez ikili haneden tek rakamlı haneye borcu düşürdüğünü, 2016 yılında ise az da olsa artıya geçildiğini bildirdi. Prof. Dr. Necdet Osam, 2017 yılında ise mali tablolarının çok daha iyi bir noktaya geldiğini dile getirdi.

Ülkemizdeki diğer üniversitelerin DAÜ kadar ağır vergi yükümlüklerinin bulunmadığını işaret eden Osam, DAÜ’nün, üniversite olarak KKTC’deki geçerli olan tüm mali kurallara ve hukuk kurallarına harfiyen uyan ve Sayıştay tarafından denetlenen tek eğitim kurumu olduğunu açıkladı.  Prof. Dr. Necdet Osam, DAÜ’nün dalgalı denizlerde tek başına yol alan büyük bir gemi olduğunu ifade etti.

Yeni İhale Yasası büyük sorun

Yeni İhale Yasası ile üniversitenin manevra kabiliyeti azaltılmakta olduğundan yakınan Osam, Yeni İhale Yasası’nın manevra kabiliyetini azaltmanın yanında üniversitenin dışarıdan yapacağı alımların fiyatlarının yükselmesine de neden olduğunu açıkladı.

Prof. Dr. Necdet Osam, Yeni İhale Yasası ile zaman ve fiyat artışları olduğunu belirtti ve durumdan son derece rahatsız olduklarının altını çizdi.

Bu yasaya tek tabi tutulan üniversitenin DAÜ olduğuna değinen Osam, diğer üniversitelerin hiçbirinin bu yasayı uygulamadıklarını, böyle bir zorunlulukları olmadığına vurgu yapan Prof. Dr. Necdet Osam, bir top beyaz kağıt düşünüldüğünde, eskiden DAÜ beyaz kağıdın topunu 1,8 dolara mal ederken, günümüzde ise yasa nedeniyle yaklaşık 9 dolara mal edebilmekte olduğunu bildirdi.

Dolayısıyla DAÜ’nün hakikaten çok hassas bir cendere içinde olduğunu, devletin tüm kurallarına uymanın dışında başka kurumların tabi olmadığı kurallara da tabi olan tek kurum olduğunu anlatan Osam, böyle olunca da maliyetin yükselmesi ve zaman kaybı gibi çok ciddi sıkıntı yaşadıklarını kaydetti.

Prof. Dr. Necdet Osam; “sonuç itibarıyla bizim de rekabet etmemiz gereken bir “piyasa” oluştu. Biz eğitime toplumsal faaliyet olarak bakıyoruz. Bir ticari faaliyet olarak bakmıyoruz. Biz bilim üretirken, bilgiyi paylaşırken, bir ticari meta olarak görmüyoruz yaptığımız işi. Zaten devlet üniversitesi dememizin bir sebebi de budur. Devletin de bize bu nedenle kucak açması gerekir. Şu anda devletin kucağı bize açık değildir. Ama açması gerekir. Çünkü DAÜ tanınmayan KKTC’nin ki -ben hala KKTC’yi destekleyenlerden biriyim- dünyada tanınan yüz akı olan bir kurumdur. Aynı Lefkoşa Belediyesi gibi. Tanınan kurumlarımız bir elin 5 parmağı kadar yoktur. En büyüğü de DAÜ’dür. DAÜ dünya sıralamalarına giren bir üniversitedir. Kuzeyde de tektir. Güney’de 2 devlet üniversitesi vardır. Dolayısıyla ben devletin bu üniversiteye göz bebeği gibi bakması gerektiğini düşünüyorum. Benimde istediğim budur. Biz ikinci bir KTHY olmasını, önlemiş bir yönetimiz. Mali bağlamında üniversitemizi sürdürülebilir bir noktaya doğru her gün adım adım taşıyoruz. İlk geldiğiz gün maaş ödeyecek durumumuz yoktu. Kısa süre içinde aldığımız ciddi mali önlemler sonucunu kısa sürede ortaya koydu. Günümüzde orta vadede aynı önlemleri devam ettiriyoruz ve önümüzü daha fazla görebiliyoruz. Şuan 24 ay daha sürdürülebilir bir üniversite noktasındayız” diye konuştu.

Üniversiteyi yönetenlerin sesine kulak verin

2014 yılında göreve geldiğinde DAÜ Yasası’nın yeniden ele alınması konusunda hem fikir olduğunu anlatan Osam, hala daha düşüncesinin aynı olduğunu, 1986 yılında yürürlüğe giren yasanın günümüz şartlarına bir miktar uyumsallaştırılması gerektiğini kaydetti.

Prof. Dr. Necdet Osam, örneğin günümüzde uygulanan yasada siyaset yapmak özgürlüğünün yasak olduğunu ama üniversitede siyasete giren çalışma arkadaşları olduğunu ifade etti.

Buna saygı gösterdiğini belirten Osam, üniversitelerin siyaset yaparak ileriye gitmeleri gerektiğini bildirdi.

Prof. Dr. Necdet Osam, yeni yasa veya eski yasanın güncellenmesi konusunda 2014 yılında senatoda yaptığı konuşmada yasanın eksiklerini bildiklerini, eksiklerin giderilip bir paket biçiminde üniversiteleri tarafından hazırlanması, meclise gönderilmesi ve mecliste hukuki düzenlemeleri yapıldıktan sonra yürürlüğe girmesi yönünde söylemi olduğunu hatırlattı.

Bu konuşmayı yaparken gerçekten dikkate alınacaklarını düşünerek yaptıklarını ifade eden Osam, daha sonra mecliste yasa komisyonu kurulduğunu, yasayı çalışmaya başladıklarını, DAÜ’den rektör yardımcısının katıldığını ancak mecliste öne sürdükleri konuların hiçbirinin dikkate alınmamasının kendilerini oldukça üzdüğünü belirtti.

Prof. Dr. Necdet Osam, bu denli üzülmelerinin nedeninin bu yasanın üniversitenin geleceği ile ilgili olması olduğunu açıkladı. Yasaların her zaman değişmediğine dikkat çeken Osam, DAÜ’nün günümüzde uygulanan yasasının 1986 yılında çıktığını ve üzerinden 38 yıl geçmesine rağmen kullandığını yani yasaların kolay kolay değişmediğini ve üniversiteyi yönetenlerin sesine, görüşüne ve yazdıkları önerilere yasa yapmakla görevli vekillerin çok ciddi şekilde kulak vermeleri gerektiğine işaret etti.

Prof. Dr. Necdet Osam, konuyla ilgili olarak senatoda aldıkları karar doğrultusunda, DAÜ’nün kendi yasasındaki eksikliklerini sunmakla yükümlü olmasından hareketle bir komisyon kurduklarını, bu komisyonun bu yasayı baştan sona elden geçirdiğini ve tüm yenilikleri ortaya konduğunu anlatan Osam, önümüzdeki haftalarda yaptıkları değişikleri senatoda onaylattıktan sonra, meclise göndereceklerini açıkladı.

Prof. Dr. Necdet Osam; “bizim bu konuda senato toplantısında aldığımız kararları ki oy birliğiyledir. Bir tane dahi öğretim üyesi bunu reddetmedi. Bu konudaki görüşlerimizi Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı’ya ve Meclis Başkanımız Sibel Siber’e aynen ilettik. YÖDAK’a da yasa görüşlerimizi iletmiş durumdayız. Dolayısıyla yasası olan ve kurulmuş bir üniversitenin yeniden kuruluş yasası olmaz. Böyle bir absürtlük olamaz bundan sonrasını konuşmak dahi istemiyorum. Mevcut olan yasa güncellenir ve üniversite yoluna devam eder” diye konuştu.

Akademik başarılar

Prof. Dr. Necdet Osam, öğretim üyeliği görevi dünyadaki en zor görevlerinden bir tanesi olduğuna vurgu yaptı. Bu görevin stresinin çok yüksek olduğunu ve öğretim üyelerinin bu streslerinin azalması için önlerinin açılması gerektiğinin bilincinde olduklarını ifade eden Osam,  2014 yılından itibaren öğretim üyelerinin verimliliğinin daha iyi olabilmesi için bazı konularda öğretim üyelerinin rahatlamalarını sağlayıcı tedbirlerin alındığını, adalet, şeffaflık ve hesap verebilirlik konusunda öğretim üyelerinin üzerindeki psikolojik baskının tamamen ortadan kalktığını ve bu sayede bilimsel çalışmalarda, inovasyonda ciddi gelişmelerin gözle görülebilecek hale geldiğini vurguladı.  Prof. Dr. Necdet Osam, bu bakımdan yeni bir yol haritası çizdiklerini ve DAÜ’yü yerel bir üniversite olmaktan çıkarıp, etkin çalışmalarla dünya üniversitesi haline getirdiklerini açıkladı.

Prof. Dr. Necdet Osam, ilk kez 2016 yılında dünya sıralamalarına girdiklerini ifade etti. Her üniversite kendine göre bazı listelere girdiğini ancak iki tane çok önemli liste olduğunu bunlardan birinin “Times Higher Education” diğerinin de “Shangay” olduğunu belirtti.

Times Higher Education listesi İngiltere menşeli ciddi bir kurum olduğunu, bu kurumun 2016 yılında 980 üniversiteyi değerlendirdiğini ve DAÜ’nün de 980 üniversite içerisinde ilk 600 bandına girdiğini anlatan Osam, bu yıl ise bin 100 üniversite değerlendirildiğini ve DAÜ’nün bin 100 üniversite içerisinde 600 ve 800 bandı arası arasında yerini koruduğunu ifade etti.

Prof. Dr. Necdet Osam,  Times Higher Education” listesinde 2016 yılında Türkiye’den 17 üniversite değerlendirmeye girdiğini, DAÜ’nün Türkiye’nin 17 üniversitesi arasında 7’inci sırayı aldığını hatırlattı.

2017 yılında Türkiye’den 23 üniversite bu listeye girdiğini, DAÜ’nün ise 5’inci sıraya yükseldiğini gururla anlatan Osam,  DAÜ’nün Sabancı Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Bilkent Üniversites ve Boğaziçi Üniversitesi’nden sonra 5’inci sıraya oturduğunu anımsattı.

Prof. Dr. Necdet Osam, Sabancı, Koç ve Bilkent Üniversitesi Türkiye’nin sanayi devlerinin kurduğu üniversiteler olduğunu ve bilime inanılmaz derecede yatırım yapan üniversiteler olduğuna değinirken, 4’üncü üniversitenin ise Türkiye Cumhuriyeti’nin en gözde üniversitelerinden olan Boğaziçi Üniversitesi olduğunu söyledi. Osam, bu hassas başarıdan dolayı DAÜ’ nün hakikaten kutlanması gerektiğini kaydetti.

Prof. Dr. Necdet Osam; diğer başarımız “Quality Stars” isimli Uluslararası dereceleme ve değerlendirme kurumunda oldu. Bu kurum üniversiteleri 5 yıldız üzerinden çeşitli alanlarda değerlendirmektedir. Bir tanesi üniversitelerin en önemli görevi olan eğitim verebilme değerlendirmesidir. DAÜ ilk kez 2012 yılında değerlendirildi. Bir de 2017 yılının başında değerlendirildi.  DAÜ 2017 yılındaki değerlendirmede öğretim bağlamında 5 yıldız üzerinde 5 yıldız almıştır. Bu eğitim verme bağlamında mükemmeliyetimizi gösterir. Uluslararalılaşma diye bir kavramları vardır. Bu kavramda da dünya üniversitesi olmamız hasebiyle yine 5 üzerinden 5 yıldız aldık. Üniversitelerin olanakları bağlamında bir kriter vardır. Bu kriterden de 5 üzerinden 5, geliştirme ve inovasyonda 5 üzerinde 4 aldık. Sonuç olarak DAÜ’nün gerçekten standardı çok yüksek bir üniversite olduğunu sadece “Times Higher Education” ile  değil, Quality Stars’la da kanıtlamış olduk. DAÜ günümüzde en kaliteli “Dünya Üniversiteleri” arasında yer almaktadır. Akademisyenlerimiz hakikaten çok iyi çalışıyorlar. İnovasyon’da 2012 yılında DAÜ’nün yıldızı 1’di. 2017’de 4 yıldıza çıktı. Özellikle mekatronik alanında ve özellikle görsel tasarım alanında DAÜ, 2 tane elektrikli araç üretti. İkinci araç TUBİTAK’ın Türkiye’de yaptığı bilimsel yarışmalarda dereceye girdi. İlk kez ürettik ve ilk kez en iyi tasarım ödülünü aldık. Arabanın sadece tasarımı değil, aynı zamanda özellikle mekanik ve elektronik donanımlarının en iyi şekilde yapılmasından dolayı TUBİTAK takımımıza ödül verdi. DAÜ’nün tüm öğretim üyelerine ve çalışanlarına teşekkür etmek isterim. Çünkü hâlâ daha DAÜ’de başarıya odaklı bir ruh vardır” dedi.

DAÜ’ deki sıkıntılar hep aynı

DAÜ’de ne gibi sıkıntılar var? sorusuna da içtenlikle cevap veren Osam, 25 bin kişinin dolandığı bir kurumda elbette sıkıntılar olacağını söyledi.

Prof. Dr. Necdet Osam, sıkıntısız hiçbir kurum olmadığını ancak KKTC’de iyi giden ender kurumlardan olduklarını açıkladı.

DAÜ’de geçtiğimiz gün rektörlük tarafından asli görevine iade edilmesine karşı çok kısa bir süre sonra VYK tarafından danışmanlık görevine getirilen bir kişi ile ilgili yorumları sorulan Prof. Dr. Necdet Osam; “bu arkadaşımızı göreve geldiğim ilk zaman kendisine asli görevi dışında ek bir görev verdim (24.10.2014). Bu arkadaşımız iyi bir mühendis ve çok da iyi bir insandır. 3 yıl boyunca bu görevi yaptı. Bu ek görevin sonlanması konusunda rektörlük olarak bir karar aldık (22.9.2017). Bu karar doğrultusunda kendisine de teşekkür ettik. Bu noktadan itibaren vakfın bizim teşekkür ederek gönderdiğimiz arkadaşa yeni bir görev vermesi, doğru bir hareket değildir. Bize göre yanlış bir harekettir. Bunun bir şekilde dışa yansıması şöyle olmuştur: En önemli kurum VYK’dır ve VYK ile Rektörlük iki ayrı entite olarak davranıyor. VYK Rektörlüğün kararlarına aldırmıyor. Oysa VYK ve Rektörlük tek bir bütündür. Dolayısıyla rektörün yapmış olduğu bir hareketken sonra VYK’nın rektörün yaptığı hareketin aksine bir hareket yapması doğru anlamların ortaya çıkmasını engeller. Nitekim bu konuda hassasiyet oldu. Üniversite Yönetim Kurulu bu konuyu görüştü ve bu yapılan hareketin bir etik hareket olmadığı kanaatine vardı. Aynı Üniversite Yönetim Kurulu söz konusu olayın Senato’,da görüşülmesini istedi. Senato’da söz konusu olay görüşüldü ve VYK bu konuda etik bir harekette bulunmadığı noktasına geldi. Bu yapılan bir dayatma olarak algılandığı, hukuki bağlamda sıkıntıların olduğu bir metinle ortaya kondu. Biz tabi bu konularda VYK’ya gereken uyarıları yaptık. Dedik ki, lütfen bu konuda aceleci davranmayınız. Dışarıda yanlış anlaşılacaktır vb. Ancak Vakıf “Bu bizim aldığımız bir tasarruftur. Bu tasarrufun herhangi bir sıkıntısı yoktur” diye cevap verdi.

Yeni TİS imzalanmak üzere

Prof. Dr. Necdet Osam 2014’de göreve geldiğimde DAÜ BİR-SEN ve DAÜ-SEN ile 7-8 yıldır Toplu İş Sözleşmeleri’nin (TİS) imzalanmadığı sorununu önünde bulduğunu dile getirdi.

KKTC’nin bir hukuk devleti olduğunu, sendikaları beğenip beğenmediği tartışmasından öteye bir hukuk devleti içerisinde sendikaların da yer aldığını ifade eden Osam, bir hukuk devletinde olması gerektiği gibi, sendikalarla düzgün bir şekilde iletişim kurup çalışanların haklarının en üst seviyede korunmasıyla birlikte aynı zamanda, kurumun haklarının da korunacağı bir sistemin devam etmesini sağlamaları gerektiğine inandığını bildirdi.

Prof. Dr. Necdet Osam, bu felsefeyle o dönemde 7-8 yıl imzalanmayan konuları masaya yatırıp, VYK bir tarafta, Rektörlük bir tarafta ve sendikalar bir tarafta oturup konuştuklarını ve iç huzuru sağlayan TİS’i imzaladıklarını açıkladı.

O dönem imzalanan TİS’in bittiğinin ortada olduğunu aktaran Osam, 1 buçuk aydan bu yana VYK, Rektörlük ve sendika temsilcilerinin bir araya geldiklerini ve anlaşmak için gereken gayreti 3 tarafında gösterdiğini kaydetti.

Prof. Dr. Necdet Osam, kendisinin anladığı kadarıyla 3 tarafında kısa süre içerisinde belli bir noktaya varıp, hem çalışanların hem de KKTC’nin öz değeri olan ve anavatan tarafından da desteklenen DAÜ’nün haklarının korunacağı bir TİS’in imzalanacağını söyledi.

Yeni açılan üniversiteler

Üniversiteleşme konusunda hızlı bir şekilde adımların atıldığını gördüklerini ifade eden Osam, meclisten bir yasa geçtiğini duyduğunu ve bundan sonra yasa ile üniversite açılabileceğini aktardı.

Prof. Dr. Necdet Osam, şu ana kadar fazla sayıda üniversitenin açıldığına vurgu yaptı. Açılan üniversitelerin bir kısmının YÖK’ten program bağlamında çok az da olsa onay aldıklarını, bir kısmının da hiç açılmadığına değinen Osam, ülkemizde meydana gelen olayları gazetelerden takip ettiklerini ve eğitim bağlamında ortaya çeşitli sıkıntılar çıktığını belirtti.

Prof. Dr. Necdet Osam, YÖDAK’ın güçlendirilmesi gerektiğini, güçlenmediği takdirde bu tip konularda gidişatın durdurulmayacağına inandığını söyledi.

Çok uzun bir süre üniversitelerin denetlenmesi gerektiğine inandığını anlatan Osam, üniversitelerin iç denetimler yapılmadığı takdirde ne öğrencilerin haklarının korunabileceğini ne de KKTC’nin prestijinin korunabileceğini aktardı.

Prof. Dr. Necdet Osam, Bir diğer önemli noktanın ise tüm üniversitelerin akreditasyon konusunda devlet tarafından sorgulanmaları gerekliliği olduğunu kaydetti.

Akreditasyonların olması halinde KKTC’deki var olan eğitim kalitesi çok daha ileri noktaya taşınabileceğine inandığından söz eden Osam, DAÜ’nün özellikle de öğrencilerin, üniversitelerin ve her iki tarafın haklarının çok iyi takip edilebilmesi için çeşitli projeleri Milli Eğitim Bankalığı’na sunduklarını açıkladı.

Bu projelerden birini Şubat ayına doğru İç İşleri Bakanlığı, DAÜ, Çalışma Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere kullanıma koyacaklarını ifade eden Osam, bu projeyle öğrencilerin iç transferle olan kısmın düzenleneceğini belirtti.  Prof. Dr. Necdet Osam; “bu arada DAÜ olarak YÖDAK’a çok ciddi katkı koyuyoruz. Birçok tüzüğün yapılmasında, çeşitli kriterlerin oluşmasında kurumsal bilgi dağarcığımızla çok önemli rol oynuyoruz. İnanıyorum ki bilim insanlarına ve özellikle DAÜ’ye kulak verilmesi halinde özellikle de eğitim bağlamında KKTC’nin önünde hiçbir engel kalmayacaktır” diye konuştu.

DAÜ olarak genişleyecek alanımız kalmadığına değinen Osam, DAÜ’yü farklı bölgelere de taşımak istediklerini, bunun kar amaçlı bir taşıma değil, tam aksine gelişmemiş bölgelerin sosyal, kültürel gelişimlerini sağlamanın yanında halkın daha mutlu yaşabilmesi adına oralara gitmek istediklerini söyledi.

Prof. Dr. Necdet Osam, bunlardan birinin İskele kampus projeleri olduğunu dile getirdi. Bu çalışmanın 2 yıldır devam ettiğini kaydeden Osam, gerekli projelerin Milli Eğitim Bakanlığı’na sunulduğunu ve DAÜ’nün bazı bölümlerinin İskele’ye götürülerek oradaki toprakların değerlendirilmesini sağlamak istediklerini sözlerine ekledi.

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 9 6 0 3 6 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
6 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
7 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
8 BAF ÜLKÜ YURDU 9 4 1 4 11 13
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 21.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup