Güngut
Vakıflar Sağ
YIRTICI CONSTRUCTION
21-04-2017 10:16

Enerjide güvenlik açığı

Enerjide güvenlik açığı
Kıbrıs’ı çevreleyen Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarının güvenlik açığı çözüm bekliyor. Enerji güvenliği denilen şey genel olarak, enerji kaynaklarının uygun fiyatta “kesintisiz olarak kullanılmasını” gerektiriyor. Daha da netleştirmek gerekirse “kesintisiz kullanılabilirlik”, enerji kaynaklarının bir devlet veya bir bölge faaliyetlerini destekleyecek kadar güvenilir ve büyük olduğunu ifade eder.
Enerjide güvenlik açığı
Haberi Paylaş:

ANALİZ  - Emine DAVUT YİTMEN

Son 15 yıl boyunca enerji güvenliği hem ithalatçı konumunda olan hem de ihraç eden ülkeler açısından önemli bir konu haline geldi. Bu durum, kısmen yüksek petrol fiyatlarından ve yeni ekonomik güçlerin artan enerji talebine yönelik endişelerden kaynaklanıyor.

Doğu Akdeniz havzası bağlamında enerji güvenliğini etkileyen başlıca unsur, doğalgaz ve petrolün ithalatçısı olan AB’ye transiti konusudur. Akdeniz’deki istikrarın artması, AB’nin bölgedeki enerji akışlarını daha iyi koruyabileceği anlamı da taşıyor.

AB için Akdeniz bölgesi, enerji güvenliği açısından son derece önemli çünkü Almanya, Fransa, İspanya ve İtalya dünyanın önde gelen petrol ithalatçıları arasında bulunuyor.

Uzmanlar, Arap Baharı’nın ardından Doğu Akdeniz’e kıyısı olan devletlerde ortaya çıkan gelişmelerin bölgedeki barış, istikrar ve huzuru olumsuz etkilediğine dikkat çekerek, bölgede keşfedilen enerji yataklarının daha büyük sorunlara yol açmaması için gerekli adımların ivedilikle atılması gerektiğini vurguluyor. Doğu Akdeniz’de hem bölge güvenliğinin sağlanmasında en stratejik nokta hem de en önemli sorun Kıbrıs olarak gösteriliyor.

Rum Yönetimi, son yıllarda İsrail, Yunanistan, Mısır gibi ülkelerle enerjide işbirliği anlaşmaları imzaladı. Rum Yönetimi’nin sondajlarla ilgili olarak uluslararası şirketlerle imzaladığı lisans anlaşmaları, Türkiye’yi dev şirketlerle karşı karşıya bıraktı.

Uzmanlar, Rum Yönetimi’nin yapmış olduğu anlaşmalar karşısında Türkiye’nin yapacağı Münhasır Ekonomik Bölge antlaşmalarını BM’ye bildirerek, hukuksal bir zemin hazırlamasının önemine işaret ediyor.

 

Avrupa, Rus gazına bağımlılıktan kurtulmanın yollarını arıyor

Doğu Akdeniz’de bulunan petrol ve doğalgaz kaynaklarının, yedi yıl içinde Batı Avrupa’nın enerji güvenliğini dengeleyeceği düşünülüyor. Bazı uzmanlar, bir sorun çıkmaması halinde İsrail - Kıbrıs -Yunanistan -İtalya arasında boru hattının döşenmesiyle birlikte, Doğu Akdeniz havzasındaki doğalgazın Avrupa’ya sevkiyatının yapılabileceğini, böylece AB ülkelerinin Rusya’ya olan bağımlılığının kesileceğini öngörüyor.

Yalnız bu noktada bazı engeller ortaya çıkıyor ki bunlardan biri, Doğu Akdeniz gazının Rus gazından daha pahalı olması. Rusya ve Avrupa arasındaki siyasi gerginlik de Rus gazına olan bağımlılığın azaltılmasında güvenlik açısından ayrı bir önceliğe sahip.

Bazı çevrelerce, Avrupa’nın Rus gazı bağımlılığından kurtulması için boru hatlarının ivedilikle döşenerek, doğalgazın Avrupa’ya sevkiyatının başlaması görüşü seslendiriliyor.

AB’nin Enerji Birliği Projesi doğalgaz ihracatının Rusya yerine, İsrail ve Kıbrıs’tan sağlamasına yol açacak. Projenin kuruluş ilkeleri tedarikçilerin çeşitlendirilmesi yoluyla enerjide arz güvenliğini içeriyor.

Enerji Birliği Projesi’ni geliştiren Avrupa Komisyonu’nun Fransız ve Alman ulusal enerji güvenlik çıkarlarını ne kadar aşabileceği yönünde birtakım endişeler var. Bu ülkeler, halen Rusya ile işbirliğine ağırlıkla yatırım yapıyor.

 

Stratejik ortak İsrail

Tel Aviv - Ankara ilişkilerinin 2010 yılında askıya alınmasının ardından İsrail, Akdeniz bölgesinde alternatif müttefikler arayışına girerek, Yunanistan ve Kıbrıs ile yakınlaştı. Bu taraflar için en önde gelen konu, enerji güvenliği ihtiyacıydı. Bugün her ne kadar Türkiye- İsrail ilişkileri eskisi gibi nahoş olmasa da Yunanistan, Kıbrıs ve İsrail, Türkiye’ye karşı stratejik işbirliklerini sürdürmeye devam ediyorlar. Üç ülkenin enerji bakanlarının imza attığı mutabakat anlaşması “enerji tedariki güvenliğini, sürdürülebilir kalkınmayı ve bölgesel işbirliğini” güçlendirmeyi öngörüyor.

İsrail, Kıbrıs ve Yunanistan arasında enerji güvenliğini geliştirecek olan elektrik ara bağlantısı, stratejik yer tutuyor. EuroAsia Interconnector projesiyle, Doğu Akdeniz’de üretilen elektriğin AB enerji pazarına sunulması hedefleniyor.

 

Türkiye birkaç tedarikçiye sırtını yaslamak istemiyor

Türkiye ekonomik olarak büyüyor ve birkaç tedarikçiye sırtını yaslamak istemiyor. Bu nedenle alternatif kaynaklar ve tedarikçi arayışında. Bu bağlamda, Doğu Akdeniz’de keşfedilen kaynaklar, Türkiye için öncelikli konumda.

TANAP projesiyle Azeri doğalgazı Türkiye üzerinden Avrupa’ya sevk edilecek. Türkiye, enerji güvenliği nedeniyle projelerini uygulamaya sokmak istiyor. Türkiye’nin stratejik durumunun, bu gazın Avrupa’ya sevkiyatında rolünün büyük olacağı yönünde görüşler bulunuyor.

Türkiye, enerji açığını kapatmak için diğer ülkelere bağımlı. Ülke, doğalgazdaki enerji ihtiyacının yüzde 55’ini Rusya’dan, 12’si Azerbaycan’dan, yüzde 8’ ini Cezayir’den ve yüzde 2’ sini Nijerya’dan karşılıyor.

Türkiye, dünyada doğalgaz ihracatçısı olarak beşinci büyük ülke konumunda. Uzmanlar, hali hazırda TANAP ve Türk Akımı altyapılarına sahip olan Türkiye’nin, Doğu Akdeniz’deki gazın Avrupa’ya aktarılmasında en ekonomik seçenek olduğunu düşünüyor.

Haberi Paylaş:
Etiketler:

HABER YORUMLARI

    Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

HABERE YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.