KıbrısFm
Vakıflar Sağ
YIRTICI CONSTRUCTION
16-07-2017 13:32

Ertuğruloğlu: Crans-Montana'da 50 yıllık parametreler çöktü

Ertuğruloğlu: Crans-Montana'da 50 yıllık parametreler çöktü
Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun, Rum kesiminde haftalık olarak yayımlanan Kathimerini gazetesine verdiği demeçte, Kıbrıs sorunuyla ilgili yaşanan son gelişmeler konusunda değerlendirmelerde bulunduğu belirtildi.
Ertuğruloğlu: Crans-Montana'da 50 yıllık parametreler çöktü
Haberi Paylaş:

Ertuğruloğlu’nun gazeteye demecinin, “Kıbrıs sorunundaki başarısızlığın birkaç gün ardından gerçekleştiğini” yazan gazete, Ertuğruloğlu’nun demecinde, “Türkiye tarafından, Güney Kıbrıs’ın tek yanlı olarak ilan edilen “Münhasır Ekonomik Bölgesi”nde (MEB) askeri önlemler alınması olasılığı ve müzakerelerin mevcut çözüm parametreleri temelinde yeniden başlaması olasılığını ihtimal dışında bıraktığını” yazdı.

Tek yanlı olarak ilan edilen Rum MEB’indeki gelişmelerle ilgili bir soru üzerine, “ne yazık ki Rum kesiminin çalışmalara başladığını ve gerilimi tırmandırmayı tercih edip, Türkiye ile Kıbrıs Türk tarafının uyarılarına karşı geldiğini” dile getiren Ertuğruloğlu, “uzun bir zamandır tüm tarafların, Türkiye ile Kıbrıs Türk tarafının bu konuda sessiz bir tavır takınmalarının söz konusu olmadığını bildiklerini” ifade etti.

“Türk tarafının kuşkusuz Kıbrıs Rum kesiminin eylemlerine tepki göstereceğini ve Türk tarafının bugün veya yarın adımlar atacağını” ifade eden Ertuğruloğlu, “askeri önlemler alınmamasını umduğunu” söyledi.

“Şu an mevcut koşulların; askeri önlemleri gerektirmediğini, bununla birlikte askeri önlemler ortaya çıkmayacak olmasının, kendilerini; Türk tarafının tepki göstermesinin söz konusu olmadığı gibi yanlış bir sonuca sevk etmemesi gerektiğini” ifade eden Ertuğruloğlu, “kuşkusuz bir tepki olacağını” yineledi.

“Rum kesiminin bu çeşit faaliyetlerde bulunmaya hakkı olmadığının bir kez daha anlaşılacağını” ifade eden Ertuğruloğlu, “diplomatik veya ekonomik önlemler alınabileceği gibi, aynı bölgede kazı çalışması da yapılabileceğini ve bunun önümüzdeki günlerde görüleceğini” belirtti.

Gazeteye göre, Crans-Montana’da yaşanan gelişmelerle ilgili soru üzerine ise Ertuğruloğlu, “kendisinin görüşlerinin uzun zamandan bu yana bilindiğini ve kendisinin, iki tarafın, BM’nin iyi niyet misyonu çerçevesinde kurulan bir müzakere masasından ayrılmasının mümkün olduğuna hiçbir zaman inanmadığını” söyledi.

“Her zaman, teknik açıdan bu çeşit bir anlaşmaya ilişkin bir olanak olmadığını savunduğunu” söyleyen Ertuğruloğlu, bunun sebeplerini şöyle özetledi:

“Bu süreç eşitsizlik ilkesi temeline dayanmaktadır. Taraflardan biri BM’de temsil edilmekte olan tanınmış bir devlettir. Diğer toplum ise, baş kaldıran bir toplum ya da daha iyisi, bölünmeyi hedefleyen, adanın bir azınlığı olarak ele alınmaktadır. Bundan dolayı da kendisine izolasyonlar dayatılmaktadır. Nihai hedefi çözüm olan müzakereler, bu şartlar altında gerçekleştirilmektedir. Bu şekilde, saçma bir istekle, Birleşmiş Milletler bize son 50 yılımızı çaldı. En nihayetinde, Crans- Montana’da, aşikar olan şey ön plana çıktı. Kıbrıs Rum kesimi, konferansa müzakere niyetiyle katılmadı. Aynı şey Yunanistan için de geçerli. İlk günden son güne kadar “sıfır ordu, sıfır garanti” ilkesini tekrarladılar. Kıbrıs’taki Türk halkı ile Anavatan’ın ise böyle bir şeyi kabul etmesi söz konusu değildi. Bunu çok iyi biliyorlardı. Buna rağmen, popülizme teslim oldular ve muhtemelen dikkatlerini yakındaki seçimlere odaklayarak, müzakere oyununu oynadılar. Müzakere ettiklerini göstermeye çalıştılar. Şahsi olarak, seçim konusunun gündemde olmaması durumunda dahi, Anastasiadis’in tutumunun farklı olacağını düşünmüyorum.”

“Müzakereye hazır oldukları mesajı gönderdiklerini ve bunun Rum kesimi ile Yunanistan’ın yaydığı komik bir mesaj olduğunu” ifade eden Ertuğruloğlu, “böyle bir şeyin olamayacağını, Crans-Montana’da yalnızca bir konferansın çökmediğini, Crans-Montana’da 50 yıllık bir sürecin çöktüğünü, 50 yıllık parametrelerin çöktüğünü” dile getirdi.

“Dolayısıyla federasyon çözümünün çöktüğüne mi inanıyorsunuz?” sorusuna karşılık ise Ertuğruloğlu, “Yalnızca federasyon çözümüne değil, federasyona atıfta bulunuyorum. Bir federasyon çözümü konfederasyonu da içerir. Bugüne kadar müzakere masasında, iki kesimli, iki toplumlu federasyon parametreleri temelinde müzakere ettik. Crans-Montana’da net bir şekilde bu parametrelerin artık çöktüğü ortaya çıktı. Hiç kimsenin bu konunun derin dondurucuya gönderileceğini beklememesi gerekir. Kıbrıs Rum kesimindeki müzakereler tamamlanacak ve müzakereler yeniden başlayacak. Böyle bir şey yoktur. Hiçbir zaman böyle bir şey olmayacaktır. Bu hikâye sona ermiştir” yanıtını verdi.

“Eğer doğru anlıyorsam, Mustafa Akıncı’nın gelecekte müzakere masasına dönmesi olasılığını ihtimal dışında bırakıyorsunuz, öyle değil mi?” şeklindeki soruya ise Ertuğruloğlu, bunun Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın “şahsi istekleriyle ilgili bir mesele olmadığını” söyledi.

“Sayın Akıncı’nın, büyük bir hayal kırıklığıyla ayrıldığı Crans-Montana’daki bütünlüklü resmi görmesi gerektiğini ve her halükarda, hiçbir zaman kendisinin beklentilerini anlamadığını” ifade eden Ertuğruloğlu, devamla “(Akıncı) bu sürecin sonuç vermesinin söz konu olmadığını görmedi mi?” sorusunu sordu.

“Bununla birlikte, gelecekte, bazı önemli koşullar altında müzakere masasına geri dönüş ihtimalini dışarıda bırakmadığını sözlerine eklemesi gerektiğini” söyleyen Ertuğruloğlu, “diplomasinin hiçbir zaman sona ermediğini ve masaya dönüşün, mevcut parametrelerin sona erdiği gerçekliğinin anlaşılması temelinde gerçekleşeceğini” belirtti.

Ertuğruloğlu devamla, “BM Genel Sekreteri’nin işinin artık bittiğini, iki toplumlu müzakerelerin tamamlandığını, bundan sonra ise, yeni müzakerelerin;, yeni temeller, yeni parametreler üzerinde gerçekleştirileceğini” kaydetti.

“Başarısızlıkla ilgili olarak Rum kesiminin sorumlu tutulduğunun düşünüldüğünü anlıyorum. Bununla birlikte size klasik bir Türk şarkısının “Hatasız Kul Olmaz” şeklindeki sözlerini anımsatmak istiyorum. Kıbrıs Türk tarafının takındığı tavırla bu olumsuz gelişmeye hiç katkıda bulunmadığına mı inanılıyor?” sorusuna ise Ertuğruloğlu, “Bizim perspektifimizden bakıldığında, Kıbrıs Türk tarafının hataları çoktu. Sayın Akıncı’nın müzakere grubu çok ciddi hatalar yaptı. Makul olmayan ödünlerde bulundular. Çok şey verdiler” yanıtını verdi.

Gazetecinin “Ne verdiler? Bu aşırı tavizler neydi?” sorusuna ise Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, şu yanıtı verdi:

“Her şeyi, her şeyi verdiler. Karşılık olarak ne aldılar? Dönüşümlü başkanlığı bile almayı başaramadılar. Doğal olarak şunları da eklemem lazım: Bir bakıma Akıncı’nın hataları dolaylı yoldan bizim tezimizi güçlendirdi. Bu aşırı tavizlere rağmen, çözümün mümkün olmadığı ortaya çıktı. Mustafa Akıncı, kendi tarafının Kıbrıs sorununun sorumluluğunu taşıdığını hissederek müzakere etti. Bizim tarafımızın güya uluslararası kamuoyuna çözüm istediğini kanıtlaması gerekirdi. Hangi sebepten ötürü? Akıncı çok fazla şey verdi, Rum tarafının iştahı kabardı ve çok şey istedi.”

“Söyleşimizi Kıbrıs Türk tarafının alternatif senaryolarıyla ilgili değerlendirmenizle tamamlamak istiyorum. KKTC’nin Türkiye’ye bağlanması olasılığı bu planlar içerisinde yer alıyor mu?” sorusuna ise Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu şu yanıtı verdi:

“Şahsi olarak, aylar önce 4-5 öneri-seçenek sundum. Şu an tartışılmamakta olan bağlanma olasılığı, bazı Kıbrıslı Türklerin buna olumlu yaklaşmamasına ve Ankara ile KKTC hükümetinin resmi çizgisi olmamasına rağmen, bu öneri listesinin içerisinde yer alıyordu. Alternatif önerilerle ilgili tartışmaya paralel olarak, Rum tarafıyla iyi komşuluk ilişkilerini, hatta konfederasyonu görüşebiliriz.”

Haberi Paylaş:
Etiketler:

HABER YORUMLARI

    Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

HABERE YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.