Cyprus Today sol

“Hiçbir kurumdan baskı görmedim”

Lefkoşa Kaza Mahkemesi’ndeki görevinden istifa eden Kıdemli Yargıç Tacan Reynar, sosyal medya üzerinden istifa kararı ile ilgili açıklama yaptı

“Hiçbir kurumdan baskı görmedim”
  • 04 Haziran 2018, Pazartesi 9:06

Ahmet KARAGÖZLÜ

Lefkoşa Kaza Mahkemesi’ndeki görevinden istifa eden Kıdemli Yargıç Tacan Reynar, sosyal medya üzerinden istifa kararı ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Reynar, 2010 yılında Yüksek Adliye Kurulu tarafından atanmış olduğu yargıçlık görevinden 24 Mayıs 2018 tarihinde istifa ettiğini hatırlatarak bir kamu görevlisini ve özellikle bir yargı mensubunu istifaya götüren sürecin doğrudan kamuoyunu ilgilendirdiği ve kamuoyunun da bunu sorgulamakta haklı olduğu düşüncesinde olduğunu ifade etti.

Reynar, bugüne kadar her konuda hesap verilebilirliği ve şeffaflığı savunan bir kişi olduğunu belirterek istifa nedenlerine ilişkin kamuoyuna bir açıklama yapma sorumluluğu olduğunu kaydetti.

“Bu açıklamayı yaparken kapsam itibariyle kamuoyunda tartışılan her şeye değinmem ve tüm soru işaretlerini cevaplayabilmem maalesef mümkün olamayacaktır. Bu açıklamada kısaca istifa nedenlerine değineceğim” şeklinde konuşan Reynar, 2010 yılında göreve başvururken ve sonrasında görevi ifa ederken amacının hiçbir zaman “Mevki”, “Makam” ve “Hayat garantisi” olmadığını dile getirdi.

Reynar, yaklaşık sekiz yıldır görevini elinden geldiği kadar doğrularıyla ve yanlışlarıyla yürütmeye çalıştığını belirterek bu sürede diğer meslektaşları gibi kendisinin de birçok olumsuzluk, imkansızlık ve zorlukla mücadele ettiğini vurguladı.

“Görev sürem içerisinde “Şahsıma” doğrudan doğruya bir müdahalede bulunulmadı”

Reynar, “Kamuoyunda çokça tartışıldığı için belirtmek isterim ki, hiçbir zaman görev sürem içerisinde “Şahsıma” doğrudan doğruya bir müdahalede bulunulmadı. Bunu özellikle vurgulamak istiyorum: Görevim süresince hiçbir zaman bir kişi, makam ve kurumdan görevime ilişkin olarak verdiğim kararlara etki etmek amacıyla doğrudan veya dolaylı olarak bir baskı veya yönlendirme yapılmadı ve zaten yapılmasını da asla kabul edemezdim. Bu husus istifam için de geçerlidir. İstifamda hiçbir kurumun, kişinin veya makamın baskısı, tehdidi veya zorlaması yoktur. Bu tamamen şahsi bir tercihtir” ifadelerini kullandı.

Meslek hayatının hiçbir döneminde “Yargıç güvencesine” sahip olduğunu düşünmediğini söyleyen Reynar, kendi ataması da dahil olmak üzere, Yüksek Adliye Kurulu’nun işleyişi açısından tamamen keyfi kararlarla avukatları yargıç olarak atadığının, naklettiğinin ve yargıçları görevlerinde yükselttiğin çok açık şekilde bilinmekte olduğuna vurgu yaptı.

Reynar, bu işlemlerin yargı denetimi dışında tutulmakta olduğunu ve bu işlemlere ilişkin hiçbir gerekçeli kararın üretilmemekte olduğuna dikkat çekerek “Çok önemli yetkilerle donatılmış, kamu adına görev ifa eden ve yargı sistemini elinde bulunduran yargıçların neden ve hangi gerekçelerle atandıklarına, yükseltildiklerine veya nakledildiklerine ilişkin kamuoyunun hiçbir bilgisi olmadığı gibi, sistem içerisinde görev ifa eden ve kendi adlarına karar verilen yargıçların da bu konuda bilgileri yoktur” ifadelerini kullandı.

Bu durumun yargıçlar için başlı başına ciddi bir güvence eksikliği yarattığını belirten Reynar, yıllar içerisinde bu güvencesiz ortamın düzeltilmesi adına hiçbir girişimin yapılmaması, yargıdaki kurulu düzenin bu şekilde devam ettirilmesi ve böylece yargıçlar için yaratılan gelecek belirsizliğinin istifa gerekçelerinden sadece bir tanesi olduğuna vurgu yaptı.

Reynar, diğer taraftan olan bitenler karşısında sorulması gereken en önemli sorulardan birinin de “Yüksek Adliye Kurulu’nun ne işe yaradığı” sorusunun olduğunu belirterek “Bir yargıç huzuruna gelen bir davada vermiş olduğu kararlar nedeniyle, kısacası adalet görevini yaptığı bir esnada gerek sosyal medyada, gerekse de diğer basılı ve görsel medyada tehditler almakta, kendisine ve ailesine hakaretler yağdırılmakta, kişilik hakları hiçe sayılmakta ve en ağır ithamlara maruz bırakılmakta iken, hatta suç oluşturan birçok harekete maruz kalırken acaba Yüksek Mahkeme veya Yüksek Adliye Kurulu ne yapmalıdır ve ne yapmamıştır” diye sordu.

“22 Ocak olayları davasında yaşanan hukuksal süreç, hukuk tarihimize kara bir lekedir”

22 Ocak olayları olarak bilinen Afrika Gazetesi’ne yapılan saldırı davasında Yüksek Mahkeme’nin ölüm tehditleri aldığı yönündeki haberlere ve diğer haberlere ilişkin açıklama yapmayarak suskunluğu seçtiğini söyleyen Reynar, “Bu davanın yargıcı olarak dava sürecinde yaşanan hukuksal sürecin bu ülkenin hukuk tarihine kara bir leke olarak geçtiğinin bilinmesini isterim” ifadesini kullandı.

Reynar, “Mahkeme’nin üzerinde kurulmaya çalışılan baskı, şahsıma yönelik hakaretler, tüm bu hareketlere ülkedeki bütün kurumların sessiz kalması, ardından ceza yargılamasında yaşanan hukuk skandalları, ceza sonrası idari bir kurum tarafından mahkeme kararının hiçe sayılması benim için artık bu sistemde görev ifa etmenin hiçbir anlam ve öneminin kalmadığını göstermiştir” ifadelerini kullanarak istifa gerekçelerinden ikincisin de yaşanan bu süreç olduğunu dile getirdi.

Raynar, “Kurulu düzen dediğimiz şey içinde yaşadığımız bu “geleceği olmayan” düzendir. Adını ne koymak istersek koyalım, bu düzen artık gençlerin nefes alamadığı, idealleri için mücadele etmek isteyenlerin mücadele alanlarının daraltıldığı, elli yıldan fazla süren toplumlararası görüşmelerin çöktüğü bir dönemde karanlıkların daha fazla çoğaldığı bir düzendir. İstifa etmek çözüm müdür? Elbette değildir. Ancak şahsen eğer bir görevi ifa ederken bu kurulu düzenin devamına katkı koyduğunuz, onun ayakta durmasına yaradığınız, yazdığınız kararlarda “KKTC sosyal bir hukuk devletidir” yazdığınızda, buna inanmak bir yana, inandırmak için sarf ettiğiniz çabanın doğru olmadığını gördüğünüzde yapacak tek şey o sisteme daha fazla meşruiyet kazandırmak değil, bırakmaktır. Bana göre, zamanı çoktan gelmeliydi “Kral Çıplak” demek için. Yıllar geçtikçe kurulu düzenin çarklarında sıkıştığınızda ve “Nereye Gidiyoruz?” diye sorduğunuzda yanıt “daha kötüye” diye hissediyorsanız, ilk durakta inmelisiniz. Kurulu düzeni meşrulaştıran o kaleminizi bırakmalısınız” ifadesinde bulundu.

Ancak bunun ülkemiz için ödevlerimiz ve sorumluluklarımız bitti demek olmadığını söyleyen Reynar, şimdi haksızlıklara karşı kafamızı kumdan çıkarmalı, uluslararası hukuktan ve dünyadan bizi tecrit eden, hesap verilebilirlikten uzak, gelecek güvencesinden yoksun bu yaşama dur demek için daha fazla özgürce konuşmamız gerektiğini dile getirdi.

Raynar, “Susarak, sinerek daha müreffeh yarınlar gelemez” ifadesinde bulunarak umudun halen var olduğunun altını çizdi.

“Yargıda halen umut var”

Yargıda idealleri için mücadele eden, bin bir imkansızlığa rağmen çalışan ve üreten yargıçların olduğunu belirten Reynar, özellikle genç yargıçlar sayesinde yargıda halen umudun var olduğunu düşündüğünü ifade etti.

Reynar, tüm hukuk camiasının bir araya gelerek hukukun üstünlüğü için mücadele etmeye devam etmesi durumunda umudun hiç sönmeyeceğini belirtti.

Görevini ifa ederken şahsına karşı yapılan her türlü nefret söylemine ve hakaretlere karşı ses çıkarılmamasının ardından verdiği istifa sonrası ivedi bir açıklama yapan Yüksek Mahkeme’nin yaptığı açıklamanın maalesef yanıltıcı bilgiler içermekte olduğunu belirten Reynar, “Kendilerine geçtiğimiz yıl yurtdışında doktora eğitimi almak istediğimi ve ilerleyen zamanda da gerekirse uzaktan takip etme imkanım olmazsa, gidebileceğimi ifade etmiştim” ifadesinde bulundu.

Reynar, “Eğitim amacıyla gitmek istediğim doğru olmakla beraber, oraya yerleşeceğim ve bundan sonraki hayatımı orada sürdüreceğim yönündeki iddialar tamamen farazidir. Çünkü bizden farklı olarak Kanada, oraya eğitim için giden kişilere kolaylıkla vatandaşlık veren bir ülke değildir. Oraya yerleşebilmek için yerine getirmeniz gereken yasal koşullar vardır. Üzücüdür ki, daha iyiye gidebilmek amacıyla yargı sistemi eleştirisi yapan ve bunun olmayacağını görünce sistem dışına çıkmayı düşünen bir yargıcın istifası ardından yapılan resmi açıklamada, sorunlar ve eleştiriler yine görmezden gelinerek istifamın yargıdaki sorunlarla ilgili olmadığı iması yaratılmış ve hatta başvurduğum üniversitelerin isimlerine bile resmi açıklamada yer verilmiştir. Bunu anlayabilmek elbette ki mümkündür. Kurulu düzenin yargı ayağına dokunduğunuzda karşılaşacağınız tam da budur” ifadesinde bulundu.

 

“Yargının iyiye gidebilmesi için yapıcı eleştirilerde bulunulmalı”

 

Tüm olumsuzluklara rağmen bize bundan sonra düşen görevin yargının iyiye gidebilmesi için yapıcı eleştirilerde bulunmak olduğunu söyleyen Reynar, “Orada tüm vatandaşların hizmetkârı olarak görev ifa edenlerin de bu eleştirileri dikkate alarak değerlendirmesi gerekir. Aksi durumda hepimiz kaybederiz” şeklinde konuştu.

Reynar, “Son olarak hangi kurumun başında olursa olsun, kurulu düzeni bu şekli ile koruyanlar bir daha düşünmelidirler” diyerek “Bugünün gençlerine bu sorunun cevabını bulmakla mükelleftirler: Doğum yeri, geliri, cinsiyeti ne olursa olsun bu ülkede yaşayan ve nefes alamayan insanlar için nasıl bir gelecek düşünceleri var? Statüko devam ediyor ve her şey daha kötüye gidiyor. Buna dur deme vaktinin geldiğini görenler, şapkalarını önlerine koysun ve düşünsün. Elli yıldan fazladır gelecek belirsizliği içinde yaşayan nice nesil bu ülkeden göç etmek zorunda kaldı. KKTC halen 34 yıldır uluslararası alanda tanınmıyor. Kıbrıslı Türkler yıllardır dünyadan tecrit edilmiş şekilde yaşam mücadelesi veriyor. Gelecek nesillere bırakacağımız miras bu mudur? Kendimize tüm kurumlarımızla sormalıyız: Kendi geleceğimizi, kendi yolumuzu çizmek için kurulu düzene sarılmak ve koruyuculuğunu yapmak mı çaredir, yoksa bu düzeni değiştirebilmek için halen yürüyecek bir yolumuz var mıdır” diye sordu.

Reynar sözlerine “Burada veya uzakta, toplumsal sorumluluk adına tartışılan ve merak edilen tüm konulara ilişkin elimden geldiği kadar devamında da yazmak ve üretmek amacındayım” diye devam etti.

Beğendim 2 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
ubp popup