Cyprus Today sol

Kadınlar seks kölesine döndü

Lefkoşa Türk Belediyesi tarafından mühürlenen dört gece kulübünden birinde çalışan kadınlar, bu işi zorla değil, para kazanmak için yaptıklarını söylerken; kadın örgütleri kadınların “ticari bir meta” olarak görülmesine karşı

Kadınlar seks  kölesine döndü
  • 24 Şubat 2018, Cumartesi 9:02

Ceren ÖZBİL

Lefkoşa Türk Belediyesi (LTB) önceki gün Haspolat bölgesinde faaliyet gösteren dört gece kulübünü “işyeri çalıştırma izinleri” olmadığı gerekçesiyle mühürledi, faaliyetlerini durdurdu.

LTB’nin bu kararlı adımı, ülkemizde yıllardır tartışılan, herkesin birbirine yönelttiği “Kadınlar burada zorla mı çalıştırılıyor?”, “Buralarda çalışan kadınlar kandırılarak mı ülkeye getiriliyor?”, “Ülkedeki gece kulüpleri kapatılsın mı?” sorularını yeniden gündeme getirdi. Kamuoyu bu tartışmayı yaparken, kapısına mühür vurulan gece kulüplerinden birinde çalışan kadınlar, KIBRIS Gazetesi'ne ulaşarak, “Bizim de söylemek istediklerimiz var, bizi de dinleyin” dedi.

KIBRIS’a konuşan kadınlar, birçok kişinin iddia ettiği gibi gece kulübünde zorla çalıştırılmadıklarını hatta yaptıkları işten memnun olduklarını söyledi. Kadınlardan bazıları, ailelerini geçindirmek için bu işe bilerek ve isteyerek başladıklarını, kazandıkları parayı da ailelerine gönderdiklerini belirtti.

İşyeri sahibi de, konunun yargıya taşındığını ifade ederek, işyerini farklı bir bölgeye taşımak için de çalıştıklarını söyledi.

Gece kulüplerinde çalışan kadınların düşüncesi birçok argümanı çürütürken, konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz kadın örgütleri, kadının ‘ticari bir meta’ olarak görülmesine tepki gösterdi. Örgüt temsilcileri, seks işçiliği konusunda bir yasa hazırlanmasını istedi.

Gece kulübünde çalışanlar kadınlar KIBRIS’a konuştu

A. L.: Burada olmaktan mutluyuz

11 yıl önce Ukrayna'dan KKTC'ye çalışmak için gelen A. L., sekizinci kez kontrat imzaladığını anlattı ve eğer söylenildiği gibi zorla çalıştırılsaydı sekizinci kez kontrat imzalamayıp, ülkesinden KKTC'ye geri gelmeyeceğini belirtti.

İşyerinden istediği zaman izin alıp, gidip ailesini görebileceğini belirten A. L., ayrıca yaşadıkları odalarında gayet temiz olduğunu ifade etti.  A.L. “İşimizi seviyoruz. Kimse bizi burada zorla tutmuyor. Paramızı alıyoruz. Paramız olmadığında da bize avans veriliyor. Biz sadece işyerimiz mühürlenirken büyük stres yaşadık. İşyerimizin mühürlenmesini istemiyoruz” dedi.

A.C.: Kaçmak istesek kaçardık

Ülkeye ilk kez 2016 yılında geldiğini belirten A. C.,  çalıştığı gece kulübüyle üçüncü kez kontrat imzaladığını söyledi. Ukraynalı olan A. C. yaptığı işten mutlu olduğunu ve iddia edildiği gibi kendilerini döven, parasını yiyen kimse olmadığını ifade etti.

A. C. “Bizi zorla çalıştırsalar ne diye tekrar kontrat imzalayıp, geri gelelim. Biz burada mutluyuz. Polis, hastane kontrollerimiz düzenli yapılıyor” dedi.

A.S.: İşyerimizin kapatılmasını istemiyoruz

KKTC'ye ilk kez 2010 yılında gelen A.S. “Burada zorla tutulduğumuz, zorla çalıştırıldığımız yönündeki iddialar kesinlikle gerçeği yansıtmıyor” dedi. Çalıştıklarını ve bunun karşılığında da paralarını aldıklarını kaydeden A. S., hatta kendilerine fazla para bile ödendiğini söyledi.

Eskiden her hafta, şimdi de iki hafta bir polis kontrolünden geçtiklerini ifade eden A.S., hastane kontrolüne de her ay gittiklerini belirtti.  A. S. ayrıca kızının Ukrayna'da yaşadığını söyleyerek çalışarak ona para gönderdiğini ifade etti. A.S, işyerinin kapatılmasına izin verilmeyeceğini belirtti.

A. G.: Kazandığım parayı çocuğuma gönderiyorum

Moldova'dan çalışmak için Kıbrıs'a gelen A. G., iki yıldır burada olduğunu ve  beş kez kontrat imzaladığını anlattı.  “Eğer burada çalışmak istemeseydim beşinci kez kontrat yapmazdım” diyen A.G., ülkesine gittiğinde de geri dönmeyebileceğini anlattı.

Kazandığı paradan fazlasını aldığını söyleyen A.G., kazandığı parayla çocuğuna ve ailesine yardım ettiğini ifade etti.

Ş. E.: Kimse bize zorla bir şey yaptırmıyor

KKTC'ye iki buçuk ay önce geldiğini söyleyen Faslı Ş. E., yaptığı işten mutlu olduğunu ve kimsenin ona bu işi yapması için baskı kurmadığını belirtti. İşyerinin kapatılmasını istemediğini ifade eden Ş. E., işini para kazanmak için yaptığını ifade etti.

Z. U.: İddialar asılsız

Moldova'dan KKTC'ye çalışmak için gelen Z. U., üçüncü kez kontrat imzaladığını ve eğer yaptığı işten mutlu olmasaydı, kontrat imzalamayacağını belirtti.

Dövüldükleri, baskıya maruz kaldıkları gibi iddiaların asılsız olduğunu ifade eden Z. U., patronlarının da kendilerine bir baba gibi davrandığını söyledi.

Kahraman: Hala yasal bir zemine oturtulmadı

Psikolog Ayla Kahraman ise, bu konuda yasa yapıcının hareket etmemesi ve seks işçiliği konusunda yasal bir zemin imkânı yaratılmamasının bu sorunları doğurduğunu belirtti. Kahraman, bu konudaki beklentinin ve talebin en kısa sürede seks işçiliği tanımının yapılarak, burada işletilen/işlemek zorunda bırakılan kadınların temel hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınmasının sağlanması olduğunu belirtti.

Lefkoşa Türk Belediyesi'nin; seks işçiliğine yönelik yasal boşluktan hareket ederek; insanı, kadını koruma gayreti ile sınırları içinde bulunan gece kulüplerini kapatma kararı aldığını anımsatan Kahraman, Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi’nde yer alan, temel hak ve özgürlüklerin, bu kadınlar için geçerli olmadığını, çünkü herhangi bir yasal zeminde çalışmadıklarını söyledi.

Kahraman, bu olayın "seks işçiliği" diyerek yumuşatılmaya çalışıldığını ancak bunun tam anlamıyla bir seks köleliği olduğunu belirtti.

“Zulmü yumuşatma gayreti boşuna”

“Dünyanın en eski mesleği” denilerek, zulmü yumuşatma gayretinin boşuna olduğunu kaydeden Kahraman,  “Çünkü bu en eski ‘meslek’, herhangi bir yasaya, kurala bağlı olmaksızın icra edilmektedir. Yasal hakları bir tarafa bırakın; bu kişiler, baskı ve zulüm ile sermaye yapılmaktadır” dedi.

Kadın ticaretine, seks pazarlamaya yönelik her türlü girişime karşı olduğunu belirten Ayla Kahraman, binlerce yıldır, insani değerlere önem veren insanların da buna karşı çıktığını hatırlattı. Bu karşı çıkışın, güçsüz bir karşı çıkış olup, sorun çözmekten uzak olduğunu belirten Kahraman, yasanın bir an önce devreye girmesi gerekliliğinin önemine vurgu yaptı.

“Durduramıyorsak, mazlumu korumayı öğrenmeliyiz”

Pek çok gelişmiş ülkede, artık seks işçilerinin meslek odaları niteliği taşıyan oluşumları olduğuna değinen Kahraman, Kıbrıs'ta da bunun olması gerektiğini anlattı. “Durduramıyorsak, mazlumu korumayı öğrenmeliyiz” diyen Ayla Kahraman, bu tür yerlerde çalışan kişilerin, ciddi duygusal ve psikolojik sorunlar içinde olduğunu ifade etti.

Kahraman, çok çeşitli nedenlerle, geçici bir süre bu yola girenlerin olduğu gibi; bilerek, isteyerek, "mesleğim" duygusu ile bu dünyaya girmiş kadınlar olduğu gibi bir de, başına ne geldiğini anladığında iş işten geçmiş kişilerin de olduğunu vurguladı. Neden ve durum ne olursa olsun, seks köleliğine “dur” demeyi başarmamız gerektiğini söyleyen Kahraman, bu nedenle, onları, haklarını, özgürlüklerini koruyacak yasanın bir an önce hazırlanması gerektiğini söyledi.

Pek çoğunun derdi borcunu ödemek”

Ayla Kahraman, bazı mesleklerde görülen ruh sağlığı sorunlarının, seks ticaretinin sermayesi yapılmış olan bu kişilerde daha yoğun görüldüğünü tahmin ettiğini kaydetti. Kahraman, onlarla yaptığı psikolojik görüşmelerde, ciddi kaygı bozuklukları, depresyon ve tükenmişlik sendromu gibi sorunların eşliğinde, onardan bekleneni yapmaya çalıştıklarını gözlemlediğini anlattı.

Pek çoğunun tek derdinin borcunu ödemek ve yoksul ülkesine biraz parayla dönmek olduğunu belirten Kahraman, “Çocukların bile pazarlandığı bir dünyada yaşıyoruz. Dünyanın en eski mesleği denilen "fahişelik" mesleğinin mensupları sadece kadınlar değil artık. Çocuklar, transseksüeller, eşcinseller; cinsel açıdan istismar edilmektedir. Mesele, insanın insana zulmüne dur diyebilmektir” dedi.

Cicibaba: Kadınların bir obje olarak pazarlanması doğru değil

Baraka Kültür Merkezi Aktivisti Emel Karagözlü Cicibaba da, kadınların obje olarak pazarlanmasına karşı olduğunu söyledi.  Ülkede seks işçiliği değil, seks köleliği yapıldığını ifade eden Cicibaba, bu konuda hiç bir yasal düzenleme olmadığını vurguladı.

Cicibaba, bu kişilerin insanlık dışı koşullarda çalıştırıldığını söyleyerek, bu sorunun kumar ve mafya kavramlarıyla da birleşince sıkıntının bir o kadar daha arttığını kaydetti.  Halkın bu konudaki sorunları görmezden geldiğini belirten Cicibaba, artık bu sorunların çözümü için bir adım atılması gerektiğini kaydetti.

Cicibaba, ayrıca ülkedeki gece kulüplerinin tümünün kapatılmasını istediklerini kaydetti.

Azizoğlu: Seks işçisi değil, köle

Bağımsızlık Yolu Mağusa bölgesi üyesi Hatice Azizoğlu, gece kulüplerini kapatmak yerine, sayısının artırıldığını ifade etti.  Gece kulübünde çalışan bazı kadınların ülkeye gelmeyi kendileri tercih etse de, adaya girerken seyahat belgelerine (kimlik kartı, pasaport vb.) el konulduğuna değinen Azizoğlu, aynı zamanda gece kulüplerinden dışarıya çıkmalarının da yasaklandığını ifade etti.

Azizoğlu, kadınların hayatlarının ve özgürlüklerinin uyuşturucu taciri, mafya gibi kara paraları dört döndüren patronlar tarafından kısıtlandığını savunarak kadınların, ekonomik olarak tabii ki yine patronlarına bağımlı durumda olduklarını söyledi.

Her alanda patronlarına bağımlı olan kadınların "seks işçisi" değil "seks kölesi" olduğunu söyleyen Azizoğlu,  "İşçi olan kimse, emeğini dilediği zaman satabilir ve karşılığında para kazanabilir, aynı zamanda çalışma alanından öteye çıkabilmesi de kimse tarafından sınırlandırılamaz. Hiç bir emekçi, seyahat belgelerini başka birine (patronuna vs) vermek mecburiyetin de değildir. Adamızda ne yazık ki seks işçiliği değil seks köleliği vardır ve yayılmaktadır" dedi.

Gece kulüplerinin sayısının hızla arttığını yineleyen Azizoğlu, gece kulüplerinden alınan vergiden devletin kasasına giren paranın da arttığını ifade etti. Azizoğlu, gece kulüplerinin kapatılmasına yönelik herhangi bir çalışma veya hizmet geliştirmeyen devletin, bu işten para kazanıyor olmasının ise kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Nazlı: Gayri insani şartlarda yaşıyorlar

Kadın Eğitimi Kolektifi Eğitmeni-Hukukçu Cansu Nazlı da, ülkedeki gece kulüplerinde kadınların kölelik koşullarında çalıştırılmakta olduğunu ve herhangi bir işte çalışan kimsenin sahip olduğu çalışma haklarından yararlanamamakta, gayri insani şartlarda da yaşamakta olduklarını belirtti.

Fuhuş yaptırılmasının Ceza Yasası’na göre yasak ve suç olmakla birlikte, devletin burada fuhuş yaptırıldığını bildiği halde müdahale etmediğine değinen Nazlı, gece kulüpleri ve Benzeri Eğlence Yerleri Yasası tahtında oralarda çalıştırılan kadınların pasaportlarına polis tarafından el koymakta ve seyahat özgürlüğünü gasp etmekte olduğunu anlattı.

Nazlı, her türlü haktan yoksun bırakılan, seks kölesi olarak çalıştırılan bu kadınların çalışma haklarına ve insanca bir yaşama kavuşabilmeleri için mafya ilişkileri egemen olduğu gece kulüplerinin kapatılması gerektiğini ifade etti.

Kadınlar kilit altında yaşatılıyor”

Cansu Nazlı, lisans yenileme prosedürünü vesile kılarak Lefkoşa Türk Belediyesi’nin yapmış olduğu uygulamayı, sorunu temelden çözecek bir eylem olmasa da, burada çalıştırılan kadınların mağduriyetine dikkat çekmesi bakımından oldukça olumlu bulup, destekledikleri söyledi. Nazlı sözlerini şöyle tamamladı:

“Gece kulüplerinde çalışan kadınların, kilit altında yaşadığı ve çalıştırıldığı, iletişim araçlarına ne denli ulaşabildiklerinin belirli olmadığı ve pasaportlarının devletin elinde olduğu koşullar altında mevzubahis uygulamaya karşı ‘kendi rızalarıyla’ çalıştıkları yönünde yapmış oldukları beyanların gerçeği yansıtmadığı ve patronlarının baskısı sonucu bu beyanlarda bulundukları inancındayız.

Kadın Eğitimi Kolektifi olarak, seks kölesi olarak çalıştırılan kadınların özgürleşebilmesi ve hakları ihlal edilmeden çalışabilmesinin yolunun gece kulüplerinin kapatılmasından geçtiğini vurgulamakta fayda görürüz. Tüm kız kardeşlerimiz güvende ve özgür olana kadar mücadeleye devam edeceğiz”.

Beğendim 1 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 6 Üzgün 0 Kızgın 2

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek