Cyprus Today sol

Lağım atıkları salgına yol açar

Uzmanlar ülkemizin her köşesinde oluşan lağım sorunun insan sağlığına da birçok olumsuz etkilerinin olduğunu belirterek çevreye ve doğal yaşama da büyük zarar verdiğini kaydetti

Lağım atıkları salgına yol açar
  • 17 Nisan 2018, Salı 9:07

Tünay MERTEKCİ

Ülkemizin her köşesinde meydana gelen lağım atıkları sorunuyla ilgili KIBRIS’a konuşan uzmanlar, bu atıkların çevreyi olduğu kadar, insan sağlığını tehdit ettiğini kaydetti.

Çevre Koruma Vakfı (ÇEKOVA) Başkanı Hakkı Atun, çevre konusunda toplumda genel bir umursamazlık olduğunu belirterek, lağım suyu atıklarının hastalık yayabileceğine dikkat çekti.

Kıbrıs Türk Biyologlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Sarpten, lağımların özellikle ekolojik yapıyı bozduğunu ifade etti ve dere yataklarına boşaltılan lağım sularının orada yaşayan canlıların ölmelerine neden olduğuna vurgu yaptı.

Lağım sularının atık su kirliliğinin, insan sağlığını tehdit eden ve vatandaşların yaşam kalitesini düşüren çok ciddi ve tehlikeli bir çevre sorunu olduğunu ifade eden Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Asbaşkanı ve çevre sorumlusu Teksen Köroğlu, kent nüfusuyla birlikte su kullanımının da artmasının, çok miktarda atık su oluşmasına neden olduğunu belirtti ve çevresel sağlık, su kirliliğinin önlenmesinin, günümüzün en önemli sorunlarından birisi olduğunu söyledi.

Atun:Toplumda genel bir umursamazlık var

Çevre Koruma Vakfı (ÇEKOVA) Başkanı Hakkı Atun, çevre konusunda toplumda genel bir umursamazlık olduğunu kaydetti ve “halk şikayetçi oluyor vatandaş olarak, fakat iş görev almaya, çaba sarf etmeye gelince ve hizmet etmeye geldiğinde herkes geri duruyor” şeklinde konuştu.

Bugüne kadar en üst düzeylerde bu ülkeye hizmet etmeye çalıştığını dile getiren Atun, hiç kimsenin görev üstlenmeye istekli görünmediği konusunda şikayetçi olduğunu belirtti.

Görev üstlenmeye yanaşmayan halkın konu şikayete geldiğinde mangalda kül bırakmadığını savunan Atun, toplumda umursamazlık olduğunu ifade etti.

40 senedir çevre konusunun ülkemizde konuşulduğunu dile getiren Atun, hiçbir hükümetin bu konuyu devlet politikası haline getirmediğini kaydetti.

   ÇEKOVA olarak artık bu konuların devlet politikası haline getirilmesi gerektiğini savunan Atun, “hâlâ lağım suları denize veya dereye temizlenmeden veriliyorsa bu çok büyük bir ayıptır” dedi. Bu durumda gelişmişliğimizi izah edemeyeceğimizi söyleyen Atun, “Rum tarafının dereye nasıl el attığını gördüğümüzde utanç duyuyoruz” dedi.

“Lağım suları hastalık yayabilir”

Rum tarafında bulunan Kanlıdere’yi Rumların yeşil alanlarla çevirdiğini, bisiklet alanları yarattığını vurgulayan Hakkı Atun, bizde ise bu durumdan söz edilemeyeceğini savundu.

Yerel yönetimlerin ve hükümetlerin öncelikli görevinin halkın çıkarını gözeterek, partisinin değil halka ve devlete ne katkıları olabileceğiyle ilgili olduğunu belirten Atun, yetkililerin bu amaçla halka hizmet vermesi gerektiğini dile getirdi.

Lağımların hastalık yayabileceğine dikkat çeken Atun, bu atıkların doğal yaşama da zarar verebileceğini söyledi.

Artık dünyanın doğal yaşama önem vermeye başladığını ifade eden Atun, organik tarımın tüm dünyada gündeme gelmesinin sebebinin ise insanoğlunun çevreye durmadan zarar vermesi olduğunu kaydetti.

“Bir de doğaya lağım suyu verilince, doğaya en büyük saygısızlık yapılmış olunuyor” diyen Atun, modern çağda çevre sorunlarının tartışıldığını ve bunun çok yazık olduğunu söyledi.

Atun, “artık kanalizasyon varken niye lağım suyunu dereye veriyoruz, anlamakta zorluk çekiyorum” diyerek yerel yönetimlerin birinci görevinin de bunları halletmek olduğunu ekledi.

Sarpten: Ekolojik yapıyı bozuyor

Kıbrıs Türk Biyologlar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Sarpten, lağım atıklarının her türlü zararı olduğunu belirtti.

Lağımların özellikle ekolojik yapıyı bozduğunu ifade eden Sarpten, dere yataklarına boşaltılan lağım sularının orada yaşayan canlıların ölmelerine neden olduğuna vurgu yaptı.

Bunun dışında söz konusu durumun mikrobiyolojik bir kirlilik de yarattığı kaydeden Sarpten, “hastalık kaynağı olan mikroorganizmaların üremesine de neden oluyor” şeklinde konuştu.

Lağımların dereye boşalmasının sonucunda bir yandan derenin doğal ortamının bozulduğuna dikkat çeken Sarpten, buna ek olarak yeni soranların da meydana geldiğini belirtti.

Söz konusu bölgelerde canlıların üremesi sorunu da olabileceğini ifade eden Sarpten, bir başka önemli noktanın ise sivrisineklerin üremesi için alan yaratıldığını belirtti.

“İstediğiniz kadar ilaç atın, eğer bu sivrisineklerin üreyebileceği lağım sularının akıtıldığı benzeri yerler olduğu sürece, sivrisineklerle mücadele etme şansınız yok” diyen Sarpten, bu sivrisineklerin insanları sokması sonucu da çeşitli hastalıkların yayılmasının gündeme gelebileceğini savundu.

Köroğlu: Önemli bir halk ve çevre sağlığı sorunudur

Kıbrıs Türk Tabipler Birliği Asbaşkanı ve Çevre sorumlusu Teksen Köroğlu, lağım suları ve atık su kirliliğinin çok önemli bir halk ve çevre sağlığı sorunu olduğunu söyledi.

Geçmiş hükümetlerin ve yerel yönetimlerin, halkın ve sivil toplum örgütlerinin tüm şikayet ve önerilerine rağmen bu sorunlara yeterli ve gereken ilgiyi göstermediğini kaydeden Köroğlu, “geçmiş hükümetler, Sağlık Bakanlığı, Çevre ve Turizm Bakanlığı, belediyeler görev ve sorumluluklarını yerine getirmeyerek toplum sağlığını tehlikeye sokmaktadırlar” şeklinde konuştu.

“Çevresel etkenler giderek halk sağlığında daha büyük önem kazanmaktadır” diyen Köroğlu, bu ağırlığın bir yandan yeni çevresel etkenlerin etkili olmaya başlamasına bir yandan da diğer halk sağlığı sorunlarının kontrol edilmeye başlamasına bağlı olduğunu söyledi.

Köroğlu, “kişinin kendi sağlığının korunması ve geliştirilmesine yönelik uygulamalardan, doğrudan sorumlu olmasının yanı sıra çevreyle ilgili olumsuz davranışların, başkalarının sağlığını da tehlikeye düşürebilmesi, konunun önemli bir yasal düzenleme ve yaptırım sorunu olarak da karşımıza çıkmasına yol açmaktadır” dedi.

Atık su kirliliğinin insan sağlığını tehdit eden ve vatandaşların yaşam kalitesini düşüren çok ciddi bir çevre sorunu olduğuna vurgu yapan Köroğlu, atık suların gelişigüzel yerlere dökülmesinin, insan sağlığı için çok tehlikeli bir durum olduğunu belirtti.

“Verimli bir şekilde değerlendirilmeli”

Belediyelerin ve ilgili devlet kuruluşlarının, birçok özel işletmenin, sanayi ve turizm tesislerinin atık sularını, vidanjör atıklarının gelişigüzel yerlere boşaltılmasına göz yummaması gerektiğine dikkat çeken Köroğlu, ihmal veya başka sebeplerden dolayı atık su dökülen yerlerin, acilen ilaçlanarak salgın hastalık çıkmasının önlenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Atık suların, denize veya dere yataklarına dökülüp kirlilik sorunu yaratılacağı yerde, su fakiri adamızda tarım veya ağaçlandırılmada kullanılarak verimli bir şekilde değerlendirilmeleri planlanması gerektiğinin altını çizen Köroğlu, bu şekilde değerlendirilmeleri gerektiğini ifade etti.

Çevrenin, hastalıklar için zemin hazırlayan, doğrudan hastalık nedeni olabilen, bazı hastalıkların gidişini ve sonucunu etkileyen, bazı hastalıkların da yayılmasını kolaylaştıran bir faktör olarak karşımıza çıktığını kaydeden Köroğlu, “bütün çevre olumsuzlukları, hava, su, toprak kirlenmesi doğrudan hastalık nedeni olabildiği gibi, bir kısım hastalıkların yayılımını kolaylaştırabilir ya da bir kısım hastalığın gidişini etkileyebilir” şeklinde konuştu.

Sağlıklı olarak yok edilmemeleri durumunda insan ve hayvan atıklarının, bağırsak hastalıkları salgınlarına neden olabileceğine dikkat çeken Köroğlu, birçok hastalığın bu yolla bulaştığını ifade etti.

Bağırsak hastalıklarına bakteriler, virüsler ve parazitler gibi organizmaların neden olabileceğini belirten Köroğlu, “bunları hastalar ve taşıyıcılar, dışkı ve idrarlarıyla çıkarırlar ve ağız yolu alan sağlam kişileri de enfekte ederler” şeklinde konuştu.

Ağıza, dışkı ve idrarla kirlenen ellerle ulaşabildikleri gibi, kontamine su, süt ve yiyeceklerin yenilip içilmesiyle de olabileceğini söyleyen Köroğlu, bu bulaşmalarda karasineklerin de rol oynayabileceğini vurguladı.

“Yaşam kalitesini düşüren ciddi bir sorundur”

Lağım sularının atık su kirliliğinin, insan sağlığını tehdit eden ve vatandaşların yaşam kalitesini düşüren çok ciddi ve tehlikeli bir çevre sorunu olduğunu ifade eden Köroğlu, atık sularda amonyak, hidrojen, sülfür gibi inorganik ve amin aldehit, karbonil merkeptan, yağ asitleri gibi kötü koku yayan organik maddelerin bulunduğunu kaydetti.

Bu gazların düşük dozlarının bile solunum yolu ile alındığı zaman, yorgunluk, iştahsızlık, baş ağrısı, sinirlilik, baş dönmesi, hafif hafıza kaybına sebep olabileceğine dikkat çeken Köroğlu, bunların bazılarının, beyin hücrelerini olumsuz yönde etkilediğini, bazılarının ise zehirleyici olabildiğini belirtti.

Atık sularda insanlar için çok tehlikeli ve bulaşıcı patojenik mikro organizmaların da bulunabileceğini ifade eden Köroğlu, “özellikle kolera, tifo, paratifo, basilli dizanteri, amipli dizanteri, sarılık (Enfeksiyoz hepatit), gastroenteritler, diyare gibi hastalık amilleri ve askaris, oxirus, Fasciola, Taenia gibi asalaklar bulunma riski oldukça yüksektir” dedi.

Kent nüfusuyla birlikte su kullanımının da artmasının, çok miktarda atık su oluşmasına neden olduğunu belirten Köroğlu, çevresel sağlık ve su kirliliğinin önlenmesinin, günümüzün en önemli sorunlarından birisi olduğunu belirtti.

Kentsel atık suların güvenli ve yararlı bir şekilde uzaklaştırılmasının gerekliliğinin de kentsel toplumların önemle üzerinde durdukları diğer bir konu olduğunu belirten Köroğlu, “şehirlerimiz, köy ve bağlı yerleşim birimlerinin kanalizasyon tesislerinin inşaatı, bakımı, onarımı, geliştirilmesi ve işletme hizmetlerini düzenlemek üzere gerekli önlemleri almak, bakım, onarım yapmak, hükümetlerin, yerel yönetimlerin halk sağlığı açısından önemli bir görevidir” dedi.

Köroğlu, kanalizasyon yapımı mümkün olmayan yerlerde yapılacak fosseptiklerin, teknik özelliklerinin ve şartlarının, yerel yönetimlerin, Sağlık Bakanlığı’nın ve Çevre Bakanlığı’nın, koordinasyon içinde, insan sağlığını ve çevreyi olumsuz etkilemeyecek şekilde tayin ve tespit edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Lağıma çare için pazara kadar süre Lağıma çare için pazara kadar süre

Beğendim 0 Muhteşem 1 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 2

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 28 18 7 3 34 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 28 16 5 7 18 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 28 16 5 7 15 53
4 BİNATLI YSK 28 14 7 7 19 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 28 11 11 6 8 44
6 BAF ÜLKÜ YURDU 28 11 8 9 14 41
7 LEFKE TSK 28 12 5 11 11 41
8 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 28 13 2 13 2 41
9 CİHANGİR GSK 28 11 6 11 2 39
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 28 12 2 14 2 38
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 28 10 7 11 3 37
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 28 10 2 16 -25 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 28 8 7 13 -15 31
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 28 5 8 15 -32 23
15 YALOVA SK 28 5 7 16 -21 22
16 OZANKÖY SK 28 4 7 17 -35 19
yukarı çık