Cyprus Today sol

Yaramız kanıyor

CMIRS’in Şubat 2018 anketine katılanlara yöneltilen soru; ülkemizde her aileyi perişan eden “trafik kazaları”, “kanser” ve kalp krizi” vakalarında ciddi artış olduğunu ortaya koydu

Yaramız kanıyor
  • 13 Mart 2018, Salı 9:20

Ergül ERNUR

 

Ülkemizde can yakan üç önemli sorunumuz… Trafik kazaları, kanser ve kalp krizi…

Kanayan yaramız olan bu üç olaydan en az biri veya ikisi, mutlaka her aileyi perişan etmiştir.

Ülkemizde her gün onlarca kaza meydana geliyor… Bu kazalarda yaşanan can kayıpları veya yaralanmalar, sadece aile bireylerinin değil, toplumun da üzüntüsü oluyor.

Kanser ve kalp krizi vaka sayısı da, ülkemizde oldukça fazla… Çocuk, genç, yaşlı demeden onlarca belki de yüzlerce insanı pençesine almış, iki önemli sağlık sorunumuz…

Göç, Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi’nin (CMIRS) üç ayda bir gerçekleştirdiği ve toplumun siyasi güven, sosyal güven, bireysel özgüven ve mutluluk algısını ölçtüğü telefonla konuşularak yapılan anket çalışmasının Şubat 2018 raporu, geçmiş anket çalışmalarında olduğu gibi “trafik kazaları”, “kanser” ve “kalp krizi”nin ülkemizin kanayan yarası olduğunu yeniden ortaya koydu.

Ancak bu kez tablo biraz daha kaygı verici… Nisan 2017’de yapılan anket sonuçlarına göre Şubat 2018’deki rakamlar ciddi oranda arttı.

 

Hızlı artış korkutucu

 

Ankete katılanlara “Son 1 sene içerisinde siz veya yakın ailenizden birisi “trafik kazası”, “kanser”, “kalp krizi”, “aile içi şiddet”, “eve hırsız girmesi”, “yolda saldırıya uğramak”, “cinsel taciz”, “ayrımcılığa uğramak”, “oy satın alma”, “rüşvet/yolsuzluk” olaylarına kurban veya şahit oldu mu?” şeklinde bir soru yöneltildi.

Ankete katılanların çoğu, en çok yaşadıkları veya karşılaştıkları olayın “trafik kazası” olduğunu belirtti. Bu durumu yaşayanların oranı Nisan 2017 anketinde yüzde 33’ken Şubat 2018’de yüzde 42.4’e yükseldi.

Aynı şekilde “kanser” hastalığıyla karşılaşanların oranı yüzde 31.3’ten yüzde 39’a; “kalp krizi” rahatsızlığıyla karşılaşanların oranı yüzde 31.6’dan yüzde 39.5’e çıktı.

Bu da 10 içerisinde ülkemizde trafik kazaları, kanser ve kalp krizi vakalarının arttığını gösteren net bir tablo.

 

Evine hırsız girenlerin sayısı arttı

 

Şubat 2018 anket sonucunda dikkat çeken başka bir oran daha var… Aslında bu da ülkemizdeki hırsızlık olaylarının ne kadar arttığını ortaya koyuyor.

Son bir yıl içerisinde “eve hırsız girmesi” olayıyla karşılaşanların oranı Nisan 2017 anketinde yüzde 9.1’ken, Şubat 2018’deki anket sonucunda oran yüzde 12.1’e yükseldi.

Yolda saldırıya uğradığını veya buna tanıklık ettiğini söyleyenlerin oranı da yüzde 3.7’den yüzde 7.9’a çıktı.

“Aile içi şiddet” konusundaki veri yüzde 14.8’den 8.5’e düşerken, “cinsel taciz” yüzde 5.5’te kaldı, “ayrımcılığa uğramak” yüzde 32.9’dan yüzde 17.8’e geriledi.

“Oy satın alma” yüzde 6.3’ten 11.9’a çıkarken, “rüşvet/yolsuzluk” yüzde 8.5’ten yüzde 8.1’e düştü.

 

Yücel: Sürpriz değil

 

CMIRS Direktörü Mine Yücel, son dönemlerde toplum içerisinde şiddetin çok yoğunlaştığıyla ilgili yorumların arttığını belirterek bu dönemlerde yaşanan tüyler ürpertici suçların da bu yorumlara sebebiyet verdiğini söyledi.

Toplumun artık eskiden olduğu gibi “suçları yabancılar işler, biz yapmayız” deme lüksü kalmadığını ifade eden Yücel, çünkü işkenceye, tecavüze varan birçok olayın Kıbrıslı Türkler tarafından da işlenmekte olduğu belgelendikçe yıllardır tabu olan bu konudan da diğerleri gibi kaçış olamayacağının anlaşıldığını belirtti.

Yücel, 2010 yılından beri yaptıkları çalışmalarda kimlik sorunlarıyla suç oranlarını, mutlulukla şiddet kültürünü istatistiki olarak birbirleriyle ilişkilendirdiklerini ifade etti. Toplum genelinde bu yaşananların aslında sürpriz olmadığını belirten Yücel, Şubat 2018 çalışmasında da öncelikle buna değinmek istediklerini söyledi.

 

“Trafik kazaları, toplumsal intihar “

 

Şiddettin tanımının bilinmesi gerektiğini ifade eden Yücel, şöyle dedi:

“Uygulayıcısı tarafından bilinçli olarak karşıdaki kişi veya kişilere, kurum veya kuruluşlara, hatta diğer canlılara çeşitli amaçlar adına çıkar elde etmek, üstünlük veya hakimiyet kurmak, istenilen hal ve hareketlerin elde edilmesini sağlamak, imtiyaz ya da ayrıcalık sağlamak, saygınlık veya sevgi kazanmak, kısaca maddi veya manevi çıkar elde edinilmesini sağlamak amacı ile fiziksel, sözlü, psikolojik ya da işaretler yardımı ile uygulanan, yaşam, özgürlük, irade, istek, hak ve sağlığa zarar verici hal ve hareketlerdir.

Şiddetin türlerini de tanımamız önemli ve gereklidir.

İlk olarak en genel olarak bilinen cürümsel şiddet vardır. Öldürme, bedensel şiddet (darbe/yaralama) ve cinsel şiddet gibi... Sonrasında cürümsel olmayan şiddet vardır... İntihar ve trafik kazaları gibi. Aslında yıllardır artmakta olan trafik kazalarını, ben anomi (toplumun bireyle sosyal bağının kopması) toplumu olmamız ve bunun bir derece toplumsal intihar olarak algılanması gerektiği şeklinde yorumlamaktayım.

Bugün araba sürmenin rakiplerine üstün gelmek için bir yarış alanı olarak algılandığı bir toplumda yaşıyoruz.

Üçüncü ve dördüncü tür olarak sırasıyla grevler ve devlet şiddetini sayabiliriz.

Ülkemizde sıkça görülen bir başka şiddet türü de endüstriyel şiddet dediğimiz ve iş kazalarıyla kendini gösteren şiddettir. Ayrıca ekonomik şiddet, ekonomik ayrımcılığın, adaletsizliğin yaşandığı, sosyal şiddet dediğimiz, sosyal adaletin uygulanamadığı her durum da bir şiddet türüdür.

Yine sıkça yaşadığımız doğaya karşı şiddet, çevremize yaşattığımız tahribat da biz insanların uyguladığı bir diğer şiddet türüdür.”

 

“Artan sağlık sorunları, trafik

kazaları toplumsal şiddetin türleri”

 

Mine Yücel, artan şiddetin sebeplerinin siyasi, sosyal güven ve toplumsal özgüveninin düşmesi ve toplum olarak mutsuz olmamızdan kaynaklandığını söyledi.

Şubat 2018 çalışmasının iddiasının artan sağlık sorunları, trafik kazaları toplumsal şiddetin türleri olduğunu belirten Yücel, bunun da mutsuz bir toplum olmamızdan kaynaklandığını ifade etti.

Yücel, tüm bunların altında yatan etkenlerin de siyasi güvensizlik, adaletsizlikler, bunların yargılanamaması gibi yapısallaşmamış ve adına ‘statüko’ deyip de kendimizi bunlara karşı çaresizlik eştirdiğimiz sorun olduğunu söyledi.

 

Toplumsal uzlaşı modeli

 

Şubat 2018 çalışmasında ilk kez uzun bir aradan sonra mutluluk, siyasi, sosyal ve bireysel güven rakamlarında artış, iyileşme gözlemlendiğini belirten Yücel, şöyle dedi:

“Bu da ne demektir? Toplum bu sorunlarının çözüm ışığını veya umudunu son oluşturulan toplumsal uzlaşı ortamı ve hükümette buldu demektir. Mesela ‘toplumsal uzlaşı modeli tuttu’ diyebiliriz toplumsal travmalarımızın tedavisi yönünde... Hatta bu modelin belediye seçimlerinde ittifaka yönelmek şeklinde bir boyutu da tartışılmaya başlanmıştır ki toplum buna da sıcak bakacağını bu çalışmada göstermiştir.”

Mine Yücel, yapısal şiddetin sona erdirilmesi için otoriter ya da geleneksel yapının -bizim statüko dediğimiz- değişimi ve sosyal davranışları yönlendiren değerlerin çağın ihtiyaçlarına uyumunu gerektirdiğini söyledi.

Toplumun uzlaşı hükümetinde bu umudu görmüş olmasının önemine değinen Yücel, başarılı olunması halinde bunun toplumun özgüvenine de olumlu halde yansıyacağını belirtti. Daha ‘mutlu’ bir toplum olarak yaşamakta olduğumuz sağlık dahil birçok sorunun da iyileşme yoluna gidebileceğini ifade eden Yücel, herhangi bir başarısızlık durumunda da Annan Planı örneğinde olduğu gibi, bunun travmatik etkilerinin çok daha büyük sorunlar olarak karşımıza çıkacağı uyarısında bulundu.

Topluma yeni bir vizyon ve değerler kazandırma dönemine girildiğini söyleyen Yücel, sosyal olarak yeniden yapılandırma gerektiğini belirtti.

Yücel, yolsuzluklardan, adaletsizliklerden arınıp, adaletin geleneksel değerlerimizin, Kıbrıslı Türkler olarak bizleri mutlu kılan yaşam biçiminin korunmasını sağlayacak adımların atılmasının önemine vurgu yaptı.

Yücel, “Toplum olarak bizi mutsuzluğa iten sosyal sorunların, adaletsizliğin, çevre sorunlarının, kirli paranın temizlenmesi, adalete güvenin ve kendi değerlerimize sahip çıkmanın önemi de burada yatmaktadır” dedi.

 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 1 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık