HUNKAR SAG GIYDIRME
21-04-2017 08:49

Yolsuzluğun hasıraltı edilmesini istemiyoruz

Yolsuzluğun hasıraltı edilmesini istemiyoruz
Telekomünikasyon Dairesi muhasebe bölümündeki, yaklaşık 500 bin TL’lik yolsuzluk olayının üzerinden aylar geçmesine rağmen Sayıştay Başkanlığı’nın geciken raporu, muhasebe bölümündeki huzursuzluğu had safhaya taşıdı. Aralarında imza toplayan 22 personel, çalışmalara hız verilmesini istedi ve yetkililere seslendi:
Yolsuzluğun hasıraltı edilmesini istemiyoruz
Haberi Paylaş:

Ali CANSU

Devletin mali denetçisi Sayıştay Başkanlığı’nın Telekomünikasyon Dairesi muhasebe bölümündeki yaklaşık 500 bin TL’lik yolsuzluk olayıyla ilgili raporun bir türlü çıkmaması, dairedeki muhasebe personelini çileden çıkardı.

Uzun zamandır zan altında kaldıklarından şikayet eden muhasebe bölümü çalışanları bir araya gelerek imza topladı ve bölümlerindeki yolsuzluğun bir an önce aydınlatılmasını istedi.

24 personeli bulunan Telekomünikasyon Dairesi muhasebe bölümünün 22 çalışanının imza koyduğu metinde, “devleti soyanların” en yakın zamanda tespit edilip açıklanmasını ve ilgili mercilerin gerekeni yapmasını talep etti.

Kendilerini dairenin “temiz çalışanları” olarak adlandıran personel, aralarındaki ‘çürük ya da çürüklerin’  temizlenmesi için yetkililerin daha hızlı davranması gerektiğini belirterek, “Yolsuzluğun hasıraltı edilmesini istemiyoruz” dedi.

Çalışanlar, “Sayıştay denetçileri, dairedeki araştırmalarını yaklaşık 4 ayda tamamladı ve raporunu sundu. Rapor 15 gündür başkanın önünde. Başkanın iki satır yazı yazıp ilgili mercilere göndermesi bu kadar zor mu?” diye sordu.

Daire yetkilileriyse, konuyla ilgili işlem yapmak için Sayıştay raporunu beklediklerini söylüyor.

16 Şubat’ta imza topladılar

Gazetemiz KIBRIS’a gönderilen yazılı metinde yer alan 16 Şubat 2017 tarihine dikkat çeken çalışanlar, nisan ayının da bitmek üzere olduğuna dikkat çekerek, bir araştırmanın sonucunun bu kadar uzamasının huzursuzluklarını daha da artırdığını belirtti ve “Yoksa bu iş soğutulup kapatılmaya mı çalışılıyor?” diye konuştu.

22 imzalı metinde yer alan ifadeler şöyle:

“Bizler Telekomünikasyon Dairesi Muhasebe Bölümü çalışanları olarak, muhasebe bölümünde bir süre önce yapıldığı açıklanan büyük yolsuzluk olayı, bu bölümde çalışan bizleri zan altında bırakmasından dolayı çok huzursuzuz.

Gazete manşetlerine konu olan ve 500 bin TL gibi büyük bir meblağın söz konusu olduğu yolsuzluk olayına adı karıştığı iddia edilen çalışanın ismi verilmemiş olmasından dolayı, muhasebe bölümünde hizmet veren tüm çalışanlar, zan altında kalmıştır.

Bizler aile sahibi, dürüst ve temiz bireyleriz. Ortaya çıkarılan konu, büyük bir soygundur, hırsızlıktır. Böylesi yüz kızartıcı, onursuz bir olayla bağdaştırılmamız söz konusu olamaz. Ancak ülkemiz küçüktür ve çevremizdeki insanların sağda, solda, ya da arkadaş sohbetlerinde ‘Telefon Dairesi’ni soyan sizler misiniz?’ türünden alayvari sorulara muhatap olmaktayız. Bu durum da bizleri son derece rahatsız etmektedir.

Yetkililere çağrı yapıyoruz. Sayıştayın, muhasebe bölümünde aylarca yaptığı titiz araştırmasını tamamladığı kamuoyuna açıklanmıştır. Ancak rapor henüz ortada yoktur.

Sayıştayın raporunu bir an önce tamamlayıp ilgililere göndermesini, yetkililerin de süreci hızlandırmasını, suçlu ya da suçluların bir an önce adalete teslim edilmesini beklemekteyiz.

Telekomünikasyon Dairesi’nin ‘temiz’ çalışanları olarak aramızdaki ‘çürük ya da çürüklerin’, ‘devleti soyanların’ en yakın zamanda ortaya çıkması için gerekli çalışmalara hız verilmesini talep ediyoruz.

Son olarak, süreci yakınen takip edeceğimizi, konunun hasıraltı edilmesine asla müsaade etmeyeceğimizi bilgilerinize getiririz”.

Hatırlanacağı gibi,  Sayıştay Başkanlığı’nın da doğruladığı yolsuzluk olayında, devlet kasasına gireceği yerde kişisel menfaatler için cebe indirilen miktarın 500 bin TL dolaylarında olabileceği bildirilmişti.

140 bin abonesi bulunan Telekomünikasyon Dairesi’nin 40 bin abonesi, telefon ücretlerini bankalar aracılığıyla öderken, yolsuzluk olayının bankalar kanalıyla yapılan ödemelerde yaşandığı belirtilmişti.

6 ayı aşkın bir süredir Telekomünikasyon Dairesi’nde büyük bir gizlilik içerisinde araştırma yapan Sayıştay’ın rapor yazma aşamasına geldiği öğrenildi.

Haberi Paylaş:
Etiketler:

HABER YORUMLARI

  • Salih Serçelik
    21.04.2017

    İmza toplayıp bu habere vesile olanlar yerden göğe kadar haklı. Verilen haberlerde suçsuz insanları zan altında bırakmamak için soruşturulanın ad soy adının baş harfleri verilmeli idi. Yolsuzluk olayına karıştığına inanılan soruşturma neticeleninceye kadar geçici olarak görevden uzaklaştırılmalı idi. Bunlar yapılsa idi, imza toplayan arkadaşlar da o zat görevden geçici olarak uzaklaştırıldı ad ve soy adının ilk harfleri de haberde gördüğünüz gibi bu, bize uyuyor mu da böyle iğrenç imalar yapıyorsunuz diyebileceklerdi. Bu olayda zimmetine para geçirenden başka sorumlular da vardır. Kim bilir belki de beni denize atarsanız birilerini ben de beraber çekerim de demiş olabilir. Belki de o yüzden birileri korunsun diye olay neticelendirilmemektedir. Ayrıca, bu olaydaki eksiklik ve denetimsizliklerden başka sorumlular da vardır. Başta o zatın Amiri ve tabii ki ilgili dönemlerdeki Daire Müdürleri. Hatta Sayıştay bile bu kadar yıl oto kontrol ve denetimin yapılmadığını, sistemin sakat olduğunu görmemekten suçludur. Dairede daha pek çok yolsuzluk olmuştur. Onlardan da Sayıştay da sorumludur. Çünkü Sayıştayın asli görevi Devletteki yolsuzlukları ve yolsuzluğa fırsat verebilecek uygulamaları bertaraf etmektir. Telefon Dairesinde bilinçli olarak Mali Şube Amirliğine yıllardır doğru dürüst bir adam alınmamış, atanmamıştır. Yemin ederim ki bence bu tesadüf değil. Bilinçli. 2 tanesi son hükümet döneminde başka Dairelerde müdür bile olmuştur. Hadi bakalım kimler sorumlu çıkacak! Örtbas en uygun yol! Çünkü burası KKTC. (Filimlerdeki yapımcı terimi ile “Produced by KKTC”).

HABERE YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.