01-01-2017 10:45

Başyapıtların yılı oldu

Başyapıtların yılı oldu
2016’da dünya sinemasında çok iyi filmler yapıldı
Başyapıtların yılı oldu
Haberi Paylaş:

Murat OBENLER

Her yıl sinemayla ilgili ve o yılın filmleriyle ilgili çeşitli değerlendirmeler yapılır. Bu analizler bazen birbiriyle örtüşür bazen farklılık gösterir. Bizler de 2016 filmlerine bir genel bakış atarak kendimizce bir değerlendirmeyi siz okuyucularla paylaşmak istedik.

   2016’da sinema üretimleri adına çok iyi filmler izledik. Bazı filmler beklentilerin altında kalırken bazıları da sinema tarihinin unutulmazları arasına şimdiden adını yazdırdı. 2016’nın bizlerde iz bırakan iyi filmlerini sizler için derledik.

 

Toni Erdmann: Avrupa’nın en iyilerinin belirlendiği 29. Avrupa Film Ödülleri’nde En İyi Film de dahil birçok festivalde yarışıp ödülle yılı kapatan; hem eleştirmenlerin hem de sinemaseverlerin büyük beğenisini kazanan yönetmen Maren Ade’nin ‘Toni Erdmann’ isimli yapımı bu yılın en iyilerinden biri olarak sinema tarihine geçti.    Cannes Film Festivali tarihinin en iyi eleştiri alan filmlerinden biri olan yapım boşanmış bir öğretmenin mizah dolu hikayesine odaklanırken kapitalizme ve yeni dünyanın modern iş hayatına eleştirel bir bakış yöneltiyor.

 

I Daniel Blake: İngilizler’in 79 yaşındaki ünlü yönetmeni Ken Loach’ın sosyal sistem eleştirisi olan ve İngiltere’deki kemer sıkma politikalarını yerden yere vuran filmi “I, Daniel Blake” bu yıl Cannes’de Altın Palmiye Ödülü başta olmak üzere Locarno ve San Sebastian’dan da ödülle ayrılmayı başardı. Loach’ın bilinen muhalif sinemacı çizgisini koruduğu film, 59 yaşındaki bir marangozun sağlık sorunları nedeniyle hastaneye düşüp, sistemin olumsuz yanlarını iki çocuk annesi bir kadınla haykırışını anlatıyor.

 

Elle: Sinemanın usta yönetmenlerinden Paul Verhoeven’ın yetenekli ellerinden çıkan ‘Elle’  Michele adlı karakteri canlandıran Fransız aktris Isabelle Huppert’ın müthiş performansıyla bu yılın en dikkat çeken yapımlarından biri oldu. Tecavüze uğrayan bir iş kadınının hikayesini anlatan film için Time dergisi “Yılın en cesur, en zorlu filmlerinden biri ve eğer beklentiniz varsa en komiklerinden biri” yorumunu yaptı.

 

Julieta: İspanyolların dünyaya mal olmuş yönetmeni Pedro Almodovar’ın yine kadınların penceresinden baktığı yeni filmi ‘Julieta’ çarpıcı hikayesiyle yılın en iyileri içerisine girmeyi hak ediyor. İki kadının karşılaşması  ve birbiri üzerideki etkiyi anlatan film, 12 yıldır kayıp kızını arayan annenin geçmişiyle yüzleşme yolculuğunu takip ediyor.

 

Paterson: Sinemanın kendine has filmleriyle akıllarda yer bırakan isimlerinden Jim Jarmush’un son icadı “Paterson”, bu yıl en çok konuşulan filmlerden biri oldu. Adam Driver’ın canlandırdığı otobüs şoförü olarak sokaklarda dolaşan ve etkileyici şiirler yazan biri olan Paterson karakterinin şair yaşamı, sosyal ve aile yaşamına odaklanan film eleştirmenler tarafından da çok beğenildi.

 

Moonlight (Ay Işığı): En iyi yardımcı erkek ve kadın oyuncu, en iyi yönetmen, senaryo ve film müziği dallarında Altın Küre adayı olan, bağımsız sinema dünyasının en iyilerinin ödüllendirildiği Gotham Ödülleri töreninde en iyi film seçilen Moonlight, Time tarafından da 2016’nın en iyi filmi olarak belirlendi. İnsan ilişkileri ve insanın kendini keşfetmesi hakkında zamansız bir film olan Moonlight, genç siyahi bir adamın çocukluğundan yetişkinliğe kadar Miami'nin zor bir mahallesinde, hayatta kendine yer edinme savaşını ve büyüme hikayesini anlatıyor.

 

Neruda: Şili’nin önemli yönetmeni Pablo Larrain şiir gibi bir sinemasal anlatıyla Nobel ödüllü şair adaşı Pablo Neruda’nın hikayesini belki de yılın en çarpıcı kurgu çalışmasıyla anlatırken izleyiciyi salondan büyülenmiş şekilde çıkarmayı başarıyor. Cannes’de de yarışan ve dünyanın en önemli şairlerinden birinin ülkeden kaçış hikayesini anlatan film bir Larrain klasiği olarak 2016’nı adından en çok söz ettiren filmlerinden biri oldu.

 

Aşıklar Şehri (La LA Land): Müzikal dalında en iyi film, kadın, erkek oyuncu dallarında Altın Küre adayı olan, New York Film Eleştirmenleri Birliği’nden en iyi film ödülünü alan, Emma Stone’ye Venedik’te En İyi Kadın ödülünü kazandıran yönetmen Damien Chazelle’in Aşıklar Şehri (La LA Land) bu yılın en çok beğenilen filmlerinden oldu. Başrollerinde Ryan Gosling ve Emma Stone’un yer aldığı müzikal hayatlarında yön bulmaya çalışan Sebastian ve Mia’nın aşkını konu ediniyor.

 

 

Silence: Martin Scorsese’nin yönettiği ve bu yılın çok konuşulanları arasında yer alan film, 17. yüzyılda yaşayan iki rahibin karşılaştıkları şiddet, baskı ve Japonya'ya yaptıkları seyahatlerini konu alıyor. Shusaku Endo’nun romanından sinemaya uyarlanan film hakkında Time’da, “İmanın doğası ve Tanrı'nın anlamı hakkında etkileyici bir film” yorumu yapıldı.

 

Manchester by the Sea (Yaşamın Kıyısında): Sundance Film Festivali’nin en çok konuşulan filmi olan ve yılın drama dalında en etkileyici yapımları arasında yer alan Kenneth Lonergan’ın bir başyapıtı boyutundaki filmi “Yaşamın Kıyısında” tanıdık hissi veren karakterleriyle seyirciyi içine çekiyor. Film Oscar’ın habercisi de olan Altın Kürelerde En iyi film,erkek oyuncu, en iyi yardımcı kadın oyuncu, en iyi yönetmen, en iyi senaryo dallarında adaylığı ile dikkat çekiyor.

 

The Wailing: Güney Kore sinemasının yükselen yönetmenlerinden Hong jin-Na’nın benzersiz filmi “The Wailing” de bu yıl Asya sinemasının öne çıkan yapıtlarından oldu.

 

Arrival (Geliş): Kelimelerin kifayetsiz kaldığı türden bir sinemasal mucize anı olan Denis Villeneuve’un yıla damgasını vuran ve yıllar geçtikçe artarak değerlenecek bilimkurgusundan Geliş (Arrival), dünyanın bütün kıtaları üzerinde inen uzay araçlarını ve bu araçlardaki uzaylılarla iletişim kurmayı işleyen bir film. Oyunculuk performansında Amy Adam ise hayranlık uyandırdı.  

 

Cafe Society: Üç Oscarlı görüntü yönetmeni Vittorio Storaro ile Woddy Allen’in muhteşem ekip çalışması olan ve 1930’lı yıllara ait Hollywood ile New York şehirlerinin özelliklerini yansıtan, aşk ve  olgunlaşma hikayesi senaryo, tüm estetik ve teknik öğeleri ve de oyunculuk performansları izlenmeye değerdi.

 

Florence (Florence Foster Jenkins): 1868-1944 yılları arasında yaşamış, müziğe aşık, zengin bir ailenin kızı olan Florence’nin gerçek yaşam öyküsünü işleyen film, 1940’lı yılların New York’unu ve yaşantısını da yansıttı. Tutku, sevgi, bağlılık, sadakat, hayat amacını masaya yatıran filmde Meryl Streep (Florence) karakterini canlandırırken adeta mükemmelliğin dahi aşılabileceğini kanıtladı.

 

Gece Hayvanları (Nocturnal Animals): Bir moda tasarımcısının elinden roman uyarlaması estetik öğelerin öne çıkmasını sağladı. Film üç ayrı zaman ve mekânı, üç ayrı olayı iç içe geçen bir kurguyla birleştirirken tüm sinematografik öğeleri sanat eseri görselliğinde bize sundu. Tom Ford’un bu çok konuşulan filminde Amy Adams’ın (Susan) oyunculuk performansıyla tek başına filmi üstlendiğini söylemek de mümkün oldu. 

 

Diren (Suffragette): 1912 yılında Londra’da kadın haklarını savunan ve bunun için zaman zaman da şiddete başvuran “Suffragette” hareketini konu alan film özellikle senaryosuyla dikkat çekti. Gerçek görüntülere de yer verilen, belgesel niteliği de taşıyan film; kadın hakları mücadele tarihinin en önemli hareketlerinden birini bize hatırlatmakla kalmadı oyunculuk anlamında da göz doldurdu.     

 

Everybody Wants Some!: Yönetmenliğini ve senaristliğini Richard Linklater’ın üstlendiği film, üniversiteli beysbol oyuncusu bir grubun hikayesini anlatıyor. Gençlik arzularını ortaya koyan neşeli bir komedi filmi.

 

Allied: Robert Zemeckis’in Notorious güzellemeli 2. Dünya Savaşı’nda aşk ve casusluk gerilimi anlatısı Allied, 50’li yıllardan bir klasik izliyormuş hissiyatı yaratırken Zemeckis’in 2000 sonrasındaki nadir iyi işlerinden birine dönüşüyordu. Yaşadıkları aşkla birlikte Brad Pitt ve Marion Cotillard’ın oyuculukları da sinemaseverlerin beğenisini kazandı.

 

Spotlight: Gerçek bir olayı yani tüyler ürpertici taciz konusunu, hiç olayların görüntülerine, ajitasyona girmeden, sadece gazetecilik başarısıyla gerçeklerin gün yüzüne çıkarılmasını işleyen yönetmen Tom McCarthy’nin filmi senaryosu, işleyişi, kurgusu, oyunculuk seçimleri, minimalist yaklaşımlarıyla ilgi çekti. Özellikle senaryoyu destekleyen gerçek belgelerin de filmin sonunda yer alması ayrı bir etkileyici unsur oldu. Film, Oscar ödüllerinde “En İyi Film” ödülünü de evine götürmeyi başardı.

 

 2016'nın dünya genelinde en çok hasılat elde eden 12 filmi

1.Kaptan Amerika: Kahramanların Savaşı (Captain America: Civil War) - $1,153 milyar

2.Kayıp Balık Dori (Finding Dory) - $1,028 milyar

3.Zootropolis: Hayvanlar Şehri (Zootopia) - $1,024 milyar

4.Orman Çocuğu (The Jungle Book) - $966,6 milyon

5.Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı (The Secret Life of Pets) - $875,4 milyon

6. Batman v Superman: Adaletin Şafağı - $873,3 milyon

7. Deadpool - $783,1 milyon

8. Suicide Squad - $745,6 milyon

9. Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar? - $744,7 milyon

10. Doktor Strange - $656,2 milyon

11. Rogue One: Bir Star Wars Hikâyesi- $573,8 milyon

12. The Mermaid (Mei ren yu) - $553,8 milyon

 

IMDb'ye göre 2016'nın en popüler 10 filmi

1- Suicide Squad

2- Captain America: Civil War

3- Batman v Superman: Dawn of Justice

4- Deadpool

5- X-Men: Apocalypse

6- The Jungle Book

7- The Magnificent Seven

Haberi Paylaş:
Etiketler:

HABER YORUMLARI

    Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

HABERE YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.