Kültür ve sanat bilincini aşılamak

Onlarca kitabın sahibi, YDÜ’de öğretim görevlisi olarak çalışan Yrd. Doç. Dr. Erdoğan Saracoğlu’nun adı ve eserleri, “Türkiye Türkologları ve Türk Diline Emek Verenler” adlı kaynak kitapta yer aldı… Bu önemli başarı için gururlu olan Saracoğlu, kitap yazarken tek bir amacı olduğunu söylüyor

Kültür ve sanat bilincini aşılamak
  • 06 Ağustos 2017, Pazar 13:22

Aliye ÖZENCİ

Bu haftaki konuğum, Yakın Doğu Üniversitesi (YDÜ) öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Erdoğan Saracoğlu…


 Saracoğlu, 24 yıldır YDÜ Fen-Edebiyat Fakültesi’nin Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Başkanlığı görevini yürütüyor.


 Küçük yaşlarda şiirler kaleme alan Saracoğlu’nun ilk şiiri ortaokul yıllarında ‘Devrim Gazetesi’nde yayımlandı. Çevresinden gelen olumlu dönüşler, şiir yazma konusunda onu daha çok heveslendirdi.


1946 yılında Lefkoşa Küçük Kaymaklı’da dünyaya gelen Erdoğan Saracoğlu, ortaokul ve lise yıllarında yazdığı şiirlerin, yerel dergi ve gazetelerde yayımlanmasıyla adını duyurdu.


1972’de Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin Türkoloji bölümünden mezun olan Saracoğlu, TC Arşiv Genel Müdürlüğü’nden kazandığı devlet bursuyla Türkiye’de bir yıl süreyle önemli arşivlerde çalışarak “Arşiv Uzmanı” sertifikası aldı.


Sırasıyla Milli Arşiv, Türk Maarif Koleji ve Eğitim Bakanlığı’nda 19 yıl devlet görevlisi olarak çalışan Saracoğlu, 1993 yılından bugüne kadar da tam 24 yıldır YDÜ’de görev yapıyor.


Saracoğlu’nun bu güne kadar kaleme aldığı eserler ise şöyle:


“1966 yılında Oydaşlar (Şiir Kitabı) Yakın Yayınları, Lefkoşa. 2012, Kıbrıs Ağzı (Araştırma Kitabı) 5. baskı Akçağ Yayınları, Ankara. 1996 Lefkoşa,  Kıbrıs Türk Halk Edebiyatı ve Folkloru (Araştırma Kitabı), 2. Baskı, YDÜ Yayınları. 2013 Lefkoşa, Kıbrıs Türk Kültürü (Araştırma Kitabı), Kıbrıs Türk Yazarlar Birliği Yayını”.


Saracoğlu, Kıbrıs Türk halkı ve üniversite öğrencilerine arşiv niteliği taşıyan kitaplar yazıyor, eserleriyle kültür ve sanat bilincini de aşılıyor.


Erdoğan Saracoğlu’yla uzun bir aradan sonra bir araya geldik… Aslında bir araya gelme sebebimiz, “Türkiye Türkologları ve Türk Diline Emek Verenler” adlı kaynak kitapta, adına yer verilmiş olması… Bu önemli başarıyı konuşmak amacıyla kendisiyle röportaj yapmak istedim… Ancak bu kadar çok kitabı ve başarısı olan, toplumda saygınlığıyla tanınan Erdoğan Saracoğlu’nun yaşamını, bu kadar başarıya nasıl imza attığını, hangi zorluklardan geçtiğini bilmediğimi fark ettim… Sohbetimize başladığımızda, konu konuyu açtı… O geçmişe gitti, bense onu daha yakından tanıma fırsatı buldum…

 

SORU: Edebiyat çalışmalarına nasıl başladınız?

SARACOĞLU: Edebiyat çalışmalarıma şiir yazmakla başladım. İlk şiirim merhum Hikmet A. Mapolar’ın çıkardığı, ‘Devrim Gazetesi’nin sanat sayfasında ortaokulun üçüncü sınıfına giderken yayımlanmıştı. Gazetenin sanat sayfası yönetmeni ise rahmetli Bener H. Hakeri abimizdi. Şiirimi yayınladıktan sonra, şiirin altına ‘Sn. Saracoğlu mümkünse sizinle görüşmek istiyorum’ diye de bir not düşmüştü. Gazeteye gittim, Bener abiye kendimi tanıttım. Yüzüme baktı ve ‘Be çocuk, o şiiri sen mi yazdın’ dedi. Ben de evet dedim. İnanmak istemedi. ‘Peki, gelecek haftaya bana ‘yas’ konusunu işleyen bir şiir gönder’ dedi.

Ben de şu şiiri yazıp gönderdim.

“kendi benliğimizden geçercesine/ büyükçe bir çukurun kenarında ağladık/ sevi tomurcukları/ açmasın gönüllerde/  batan güneşler/ doğmasın artık”.


Sonra tekrar görüştüğümüzde ‘“Günahını aldım be çocuk, sana tavsiyem bol bol şiir oku ve kendini geliştir. İlerde iyi bir şair olabilirsin’ dedi. Liseyi bitirene kadar birçok şiir ve hikaye yazdım. Bunların bazılarını 1960’lı yıllarda sanatçı dostlarım Oktay Öksüzoğlu ve Osman Güvenir’le kesintisiz olarak bir yıl süreyle aylık olarak çıkardığımız “Yakın” adlı sanat ve düşünce dergisinde yayımladım.

 

SORU: Çalışma yaşamına nasıl başladınız?

SARACOĞLU: 1972’de Ankara Üniversitesi, Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi’nin Türkoloji bölümünden mezun oldum. Üniversiteden mezun olduktan sonra şiir yazmayı bıraktım. Daha çok dil ve folklor araştırmaları yaparak, Kıbrıs Türk kültürünü ilgilendiren bir takım çalışmalar yaptım. Türk Dil Kurumu ve Türkiye Folklor Araştırmaları Kurumu üyeliğine seçildim. KKTC’yi temsilen 30’a yakın birçok uluslararası kongre, seminer, konferans ve panellere katılarak bildiriler sundum. Bu uluslararası kongre ve konferanslara katılmamda, Yakın Doğu Üniversitesi’nin Kurucu Rektörü Dr. Suat Günsel’in gerek maddi, gerekse manevi desteğini her zaman yanımda buldum. Kendilerine ne kadar teşekkür etsem azdır.

 

SORU: Dil ve folklor konusunda araştırmalar yaptığınızı söylediniz. Kitaplarınızda vermek istediğiniz bir mesaj var mı?

SARACOĞLU: Kitaplarımda, kültür değerlerimizi gelecek nesillerin bilgisine sunmak, Kıbrıs Türk halkına kültür ve sanat bilincini aşılamak, Kıbrıs Türk kimliğinin unutulmamasını sağlamak hep temel hedeflerim arasında olmuştur.

 

SORU: Ülkemiz edebiyatını nasıl değerlendiriyorsunuz?

SARACOĞLU: Ülkemiz edebiyatı her geçen gün daha da gelişmekte ve yeni şair, roman yazarı, araştırmacı, deneme ve öykücülerimiz çoğalmaktadır. Kıbrıs Türk edebiyatı bence Türkiye edebiyatının bir uzantısı olmasına rağmen, yavaş yavaş kendi kimliğini bulma aşamasındadır. Gerçi ülkemizde yetişmiş bazı şair ve romancılarımızın isimleri Türkiye’de de bilinmekte ama ülkemizi edebiyat alanında daha iyi temsil edebilmemiz için daha çok çaba harcamamız gerektiği inancındayım.

 

SORU: “Türkiye Türkologları ve Türk Diline Emek Verenler” adlı kaynak kitapta, isminiz ve çalışmalarınız yer alıyor. Bu süreç nasıl oldu?

SARACOĞLU: Gurur verici bir olay. Bugüne kadar yaptığım akademik çalışmalar, Türk Dil Kurumu üyesi olmam, ‘Kıbrıs Ağzı’ adlı kitabımın Türkiyedeki bazı üniversitelerde dilbilgisi ve dilbilim derslerinde kaynak eser olarak kullanıldı. Bu da söz konusu kitapta yer almamda etkili oldu. ‘Kıbrıs Ağzı’ adlı kitabımın 5. baskısı, Türkiye’nin tanınmış yayınevlerinin başında gelen ve daha çok üniversite öğrencileri için kaynak eser basan Akçağ Yayınları tarafından telif hakkı satın alınarak basılmıştır. Kitabın arka kapağında kitap tanıtılırken şu cümleye yer verilmiştir: “Bu kitabın, üniversite öğrencilerine kaynak eser niteliğinde olacağı inancındayız”.

 

SORU: Konu ‘Kıbrıs Ağzı’ndan açılmışken özellikle şunu sormak istiyorum. Ülkemizde “Kıbrıs Ağzı” ya da “Kıbrıs Türkçe’si” adı altında basılan bazı kitaplar var. Siz ‘Kıbrıs Ağzı’ terimini kullanıyorsunuz, açıklaması nedir bunun?

SARACOĞLU: Ağızlar sadece konuşma diliyle ilgilidir. Biz Kıbrıs’ta konuşurken ‘gız, gara, kölge’ diyoruz ama yazarken yazı dilimizde Türkiye Türkçe’si (lehçesi) yazı dilini kullandığımız için, bu sözcükleri kız, kara ve gölge şeklinde yazarız.


Önce dilbilimdeki “Ağız”ın tanımını yapalım. Ağız (Local Dialect), tarihsel gelişim ve bölge etkisiyle, bir anadilin lehçesi içinde ses ve yapı bakımından, sadece konuşma dilinde sözkonusu olan öğelerin söyleyiş ve anlam bakımından hiç değişmeden günümüze kadar gelmelerine ilişkin örnekler de bulunabilir.


 Türk Dil Kurumu başkanlığını yapmış olan ve üzerimde de çok büyük emeği bulunan rahmetli hocam Prof. Dr. Hasan Eren, 1950’li yıllarda 3 aylığına Kıbrıs’a gelmiş ve köylerimizi gezerek, Kıbrıs Ağzı ile ilgili ilginç saptamalar yapmıştır.


Bugün gerek Türk, gerekse yabancı Türkologlar tarafından kullanılan Kıbrıs Ağzı terimi, ülkemizdeki bazı araştırmacı ve derleyiciler tarafından ısrarla değiştirilmek istenmektedir. İşte bu araştırmacılar her nedense Lehçelere özgü olan Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Kazak Türkçesi ya da Kırgız Türkçesi gibi Kıbrıs Ağzı yerine de Kıbrıs Türkçesi terimini ülkemizde ısrarla bilimsellikten uzak bir şekilde kullanılmaktadırlar. Oysa burada “Ağız” yerine kullanılan “Türkçe” terimi bilimsel çalışmalarda, sadece ve sadece Türkçemizin farklı lehçeleri için kullanılmaktadır. Çünkü lehçelerdeki farklılıklar, sadece konuşma diline değil, yazı diline de yansır.

 

SORU: Kıbrıs Ağzı sizce zamanla yok oluyor mu?

SARACOĞLU: Ağızların yok olmasının en büyük nedeni, kültür düzeyinin yükselmesi ve giderek yaygınlaşan kitle iletişim araçlarının halk üzerindeki etkisidir. Çünkü kültür düzeyi yükseldikçe, kişiler konuşmalarına daha çok özen gösterirler ve konuşma dilini yazı diline yaklaştırır. Bu da zamanla ağızların kaybolması anlamına gelir. Kıbrıs Ağzı dar bir alanda, bir adada kullanıldığı için yüzyıllarca ağız özelliklerini korumuştur. Ancak 1960’lı yıllardan itibaren Kıbrıslı Türklerin Türkiye’ye, üniversite öğrenimi için gitmeleri ve burada sosyal çevreye uyum sağlamak için kendi ağız özelliklerinden adeta utanarak, uyumlu ve melodik bir söyleyişe sahip olan Kıbrıs Ağzı’nı kullanmayıp düzgün ve kibar konuşmaya özen göstermesi, konuşma dilimizdeki Kıbrıs Ağzı’nın yararına olmamıştır.


Bugün çocuklarımızın büyük çoğunluğunun Kıbrıslı Türklerin ortak kuşağınca bilinen Kıbrıs Ağzı’na özgü kesman (kuytu) ve burgaç (hortum) gibi Türkiye ağızlarında da kullanılmayan arı Türkçe sözcüklere bile yabancılaştıkları görülmektedir. Bunu en iyi şekilde biz, kendi çocuklarımız ve torunlarımız üzerinde de gözlemlemekteyiz. Kıbrıs Ağzı’nın zaman faktörü ile uzun süre baş edemeyeceği, görülen bir gerçektir. Ancak umarım toplumsal birlik ve amaç bütünlüğümüzü bugüne kadar sağlayan, nereden geldiğimizi ve kim olduğumuzu bize her zaman haykıran Kıbrıs Ağzı’nın ömrü çok kısa olmaz.
 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 12 7 2 3 5 23
2 BİNATLI YSK 12 6 4 2 9 22
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 12 7 1 4 5 22
4 YENİCAMİ AK 12 6 3 3 9 21
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 12 5 6 1 8 21
6 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 12 7 0 5 5 21
7 BAF ÜLKÜ YURDU 12 5 2 5 11 17
8 TÜRK OCAĞI LİMASOL 12 5 1 6 2 16
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 12 3 7 2 0 16
10 LEFKE TSK 12 4 2 6 -4 14
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 12 4 2 6 -9 14
12 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 12 3 4 5 -6 13
13 CİHANGİR GSK 12 3 3 6 -9 12
14 YALOVA SK 12 3 2 7 -5 11
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 12 2 5 5 -5 11
16 OZANKÖY SK 12 2 4 6 -16 10

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 14.12.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup