HUNKAR SAG GIYDIRME
19-03-2017 14:26

Modern zamanın şairleri

Modern zamanın şairleri
Arda Kemirgent ve Can Sürmen tarafından kurulan ardından da aralarına Erkin Sağsen ve Ozan Özgül’ün de katıldığı Türk alternatif müzik grubu… Altı şarkılık ilk EP’lerini 2012 yılında yayımladılar ve bununla “Be the Band” yarışmasında dereceye girdiler…
Modern zamanın şairleri
Haberi Paylaş:

Gözde ÖZ

   Lefkoşa Surlariçi, sıra dışı müzik gruplarını ağırlamaya devam ediyor. Son Feci Bisiklet, 1984 Bahçe öncülüğünde Kıbrıs’ta ilk sahnesini aldı.

   Hayatın farklı noktalardan bir araya gelen SFB, mart ayında çıkması beklenen ‘Teslim Tesellüm’ü dinleyicileriyle buluşturdu.

   Hızlarına yetişemeyeceğiniz kadar enerjik ve farklı düşüncelere sahip grup, Kıbrıs Pazar’a konuk oldu.

   Müzik yapmayı ve çalmayı, aynı anda eğlenmeyi de çok seven Ankaralı dört yakın arkadaşla çok samimi ve keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

 

Kıbrıs Pazar: Öncelikle sizi tanıyalım. Son Feci Bisiklet nasıl doğdu?

Arda: Arda Kemirgent (vokal, gitar) aslen iletişim tasarımı mezunuyum, Can Sürmen (davul) işletme okudu, Erkin Sağsen (gitar) aslında hukuk mezunu bir avukat ve Ozan Özgül (gitar) de iletişim tasarımcısı. Bizi bir araya getiren ise müzik. Can ile 2011 yılında bir araya gelerek Son Feci EP adı altında 6 şarkı kaydettik. Sonrasında bize katılan Erkin ve Ozan ile çeşitli besteler yapıp, konserler vermeye başladık.

   Onun dışında, hepimiz Ankaralıyız ancak işimiz yüzünden İstanbul’da yaşıyoruz.

 

Sürekli bıyığıyla oynayan bir tip”

 

Kıbrıs Pazar: SFB nasıl tanıştı? Kaç yıllık arkadaşsınız?

Ozan: Arda ile ben aynı okul aynı bölümden mezunuz ama o benden bir üst sınıfta okuyordu ve o zamanlar hiç tanışmıyorduk. Birbirimize selam veremeyeceğimiz bazı olayların içindeydik. Ben zaten Arda’ya acayip gıcık oluyordum. Sürekli bıyığıyla oynayan bir tip…
Arda: Hayır ya bıyığımla oynamam nasıl bir yalan… Ben mesela durduğum yerde oynayan bir insan değildim ki. Ben yani hiç arkadaş olduğumuzu zannetmiyorum açıkçası.

Erkin: Can ve ben baya ortaokuldan beri arkadaşız. Arda’yı üniversitenin başından beri biliyordum ancak asıl gruba girince tanışmış olduk.

Arda: Ankara küçüktür böyle Kıbrıs gibi herkes birbirini duyar, bilir.

Ozan: Benimde çok yakın bir arkadaşım vardı o Can’ı tanıyordu. Ben Can’ı senelerdir o şekilde bilirdim, tanırdım sokakta karşılaştığımızda merhabalaşırdık. Can’ın hep ne kadar iyi davul çaldığını hep duyardım. Onunla hep çalmak istiyordum sonra bu şeklide kısmet oldu.

(Ozan’ın röportaja özellikle eklemek istediği Tahsin de bu arada köfte ekmek yiyordu.)

 

“Kıbrıs’ı en çok Ozan gördü”

 

Kıbrıs Pazar: SFB’nin Kıbrıs’a ilk gelişi ve ilk izleniminiz nedir?

SFB: Kıbrıs’a ilk defa geldik, çok beğendik. Kıbrıslıların şivesini de yerinde duyabilme şansımız oldu ve inanılmaz melodik. Yabancı olduğumuz bir ses fakat tahmin ediyoruz ki Rumlarla yaşanan geçmişten gelen bir hazine de var ortada. Dil aslında kültürdür, dil aslında akıldır ve burada oldukça zengin.

Arda: Bandabulya sokaklarını çok beğendik, grafitiler, cafeler güzel bir ortamı var. İçerde cidden millet kafayı yemiş ya break dance yapıp grafiti yapıyor sadece hayat öyle geçiyor orada. Dereboyu’na girdiğimiz anda gördüğümüz ilk cafeye oturduk oralarda güzel demeyelim de bir yer yani… Ama 1984 bahçeyi acayip çok beğendim içeri girmeden önce hoşumuza gitmişti ama içeri girdikten sonra daha çok beğendim.

   Kıbrıs’ta olmaktan gerçekten mutluyum. Mutlu olmanın dışında gerçekten taşınmış da olabilirim. Ben zaten adada yaşamak istiyorum. Dört tarafınızın denizle çevrili olması çok hoşuma gidiyor. Örneğin elektrikler kopsa falan gidebileceğiniz hiçbir yer yok. Hani hakikatten acil bir durum olsa burada başbaşasınız. Ancak, bu yüzden sizi şanslı görüyorum bende ileride kesinlikle bir adaya (belki Kıbrıs olabilir) yerleşmeyi düşünüyorum.

Erkin: Türkiye’de çok gergin bir ortamın içindeyiz. Burası Türkiye’nin daha iyi hali gibi, oksijen daha rahat. Huzur ortamı daha çok şehre hâkim.

Ozan: Bende çok beğendim.

Can: Ozan! Evet en çok Ozan gördü. (Bütün gün evde oturduğu için..)

 

Kıbrıs Pazar: Yalnız Ankara’yla burası birbirinden çok farklı neden burası?
Arda: Herhangi bir yerle burası kıyaslandığında çok farklı. Burada insanlar Türkçe konuşuyor ama onun dışında gerçekten tamamen uzaylı olduğum bir ortam. İnsan burada şarkı yazmak istiyor, biraz takılmak istiyor.
  

“Yüzde 1’lik bir kısmın yüzde 1’i bizi dinliyor”


Kıbrıs Pazar: Alışılagelmişin dışında bir tarzınız var ve beğenilmesinin yanında çokça da eleştiriliyor bu konuda düşünceniz nedir?

SFB: Adımızın fazla duyulması fazla kişiye ulaşmak bizim için hiçbir zaman önem taşımadı. Sonuçta bizi dinleyen insanları seçme şansımız yok ve bu zaten başka dinleyicilerin de bakış açılarını etkiliyor.

   Belirli bir kitleye sahip olmak ve sahne aldığımızda enerjimizin onlarla birlikte yükseldiğini görmek bizleri daha çok motive ediyor. Yaptığımız müziğin doğru şekilde, doğru yere ulaştığını ve insanlar arasında sır gibi paylaşıldığını görmek bizleri daha çok mutlu ediyor.

Arda: Türkiye’deki insanların yüzde 90’ının ne tarzda dinlediğini az çok biliyorum. Bizi dinlemiyorlar hatta bizim tarzımız müzik de dinlemiyorlar. Bir bölümü yöresel, bir bölümü arabesk, bir bölümü ise pop dinliyor. Bizim dinleyicimiz çok ama çok azınlıkta. Biraz öncede bahsettiğimiz gibi o yüzden her yerde müziğimizi sahneye taşımak mümkün olmuyor. Biz Türkiye’de neredeyse yüzde 1’lik bir kısmın yüzde 1’indeyiz.

   Mesela geçen sene askere gittikten sonra özellikle fark ettim. Oradaki çocukların her biri Türkiye’nin bir yerinden gelmişti. Çocuklar tabii ki de bizi dinlemiyorlardı. Askere gittiğimde bizi, Son Feci Bisiklet’i bilen bir kişiyle bile karşılaşmadım.

 

“Yeni single, martın son haftasının ‘başında’ yayınlanacak”

 

Kıbrıs Pazar: Yeni bir single çalışması görünürde var mı? Merakla bekleyelim mi?

Can: Tabii çok yakında var bir tane. Mart’ta Sony ile beraber yaptığımız bir tane single’ımız çıkacak.
Arda: Bu single’ı bir süredir sahnede çaldığımız ‘Teslim tesellüm’e hazırladık. Yeni single, martın son haftasının başında yayınlanacak. Arkasından da şarkıya çektiğimiz klip yayınlanmaya başlayacak.

 

Kıbrıs Pazar: Plak şirketleriyle çalışmaya neden karşısınız?

Can: Biz plak şirketleriyle çalışmayıp bandrollü halini kendimiz yapıyoruz. Bir müzik grubu olarak bir tane menajerimiz var başka da hiçbir şeyimiz yok. Ancak bu bir plak şirketiyle çalışmaya karşı olduğumuzdan değil henüz böyle plak şirketinin bize verebileceği bir şey görmedik.

 

“Çiko’dan dövme, Kıbrıs’tan hatıra”

 

Kıbrıs Pazar: İlgimi çekti yalnız dövmelerinizi yeni mi? Kıbrıs’ta mı yaptırdınız?

SFB: Evet Kıbrıs’tan bir hatıra olarak Çiko’nun mekânında yaptırdık.

Ozan: Ben yaptırmadım valla babam kızıyor çünkü.. Eve almam falan diyor.

Arda: Benim babam eve almam falan dese ben gözüme yaparım.

 

Kıbrıs Pazar: İlk konseriniz nasıl geçti? Düşünceleriniz..

SFB: CEVAP BEKLENİYOR

HABERE AİT RESİMLER

Haberi Paylaş:
Etiketler:

HABER YORUMLARI

    Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

HABERE YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.