Cyprus Today sol

Perde hiç kapanmasın

Bugün 27 Mart Dünya Tiyatro Günü… Tiyatro sanatçılarımızın bu özel gün için verdiği mesaj şöyle:

Perde hiç kapanmasın
  • 27 Mart 2018, Salı 9:43

Aliye ÖZENCİ

27 Mart Dünya Tiyatro Günü…

Tiyatroyu anlatacak birçok kelime ve cümle var… Ama benim en sevdiğim cümle; “İnsanı, insana, insanla, insanca anlatma sanatı”… Tiyatroyu bu şekilde tanımlıyoruz ama peki ya oyuncular?.. Sizce onları nasıl anlatmalıyız… Bence onların her biri, her sahneye çıktıklarında bizden biri… Birimizin hayatını anlatan, diğerimizin acılarını veya sevinçlerini başkalarına aktaran sanatçılar… Onların isteği ise, sonsuza kadar perdenin kapanmaması… Alkışların susmaması…

Ülkemiz sanatı yıllar içerisinde gelişti, kurulan dernek, birlik ve örgütler sayesinde daha kalıcı hale geldi.

Bunu başaranlar ise, sanata, tiyatroya gönül vermiş isimler…

Büyük mücadeleler, yokluklar içinde sahneye çıkmak için çabalayan sanat sevdalıları, insanlara bir şeyler anlatmak için çalışıyor ve çabalıyor… Hiçbir karşılık beklemeden sahneye çıkan sanatçılarımızın tek ödülü ve mutlu oldukları durum aldıkları alkışlar, insanların yüzündeki tebessüm…

Bugün Dünya Tiyatro Günü…

1948’de kurulan Uluslararası Tiyatro Enstitüsü, 1961’de aldığı kararla 27 Mart’ı Dünya Tiyatrolar Günü olarak kabul etti. Karanlık bir sahne ve birkaç dakika sonra o sahneye hayat verecek insanlar orada olacak…

Perde açılır… Salonu saran sessizlikle birlikte birkaç saat sürecek bir hikayenin ilk kelimeleri dökülmeye başlar oyuncuların ağzından…

İzleyici, bu büyüleyici yolculukta kimi zaman ağlar, kimi zaman da güler… Toplumsal mesajlarla farkındalık yaratılır bazen… Düşündürür oyun, sorgulatır kendini insana…

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, bu yıl çok önemli bir karar alarak, engelli bireylerin yaşadıklarını konu eden ‘Karatahta’ oyununu, 7. Sınıf Türkçe kitaplarına ders olarak ekledi.

Tiyatronun ülkemizde bu kadar sevilmesi, tercih edilmesi ve önemsenmesini Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları, belediye tiyatroları ve özel tiyatrolara borçluyuz. Yılmadan, bıkmadan çalıştıkları ve “oyuna kim gelecek” hesabı yapmadan emeklerini sahneye aktardıkları için onlara büyük bir teşekkür borçluyuz…

Ne yazık ki 19 yıl önce yanan Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları ve Belediye Tiyatro kompleksi, bir türlü tamamlanamadı. Ama tiyatrocularımız bunu hiçbir zaman engel olarak görmedi… Çalıştı ve sanat aşkıyla neler yapılabileceğini herkese gösterdi.

Umut etmekten vazgeçmeyen, yürekli tiyatrocularımız tiyatro perdesinin hiç kapanmamasını, yanan binanın yerine yeni bir salon yapılmasını ve belediye tiyatro kompleksinin de tamamlanmasını umut ediyor…

Bu özel gün için ülkemiz tiyatrocularından Cem Aykut, Suzan Polat, İzel Seylani, Aliye Ummanel ve Derman Atik’in görüşlerini aldık. İşte oyuncularımızın verdiği mesajlar…

Tiyatroculardan mesaj var

İzel SEYLANİ - Güney Mesarya Halk Tiyatrosu Sanat Yönetmeni:

Mesarya’nın 27 Mart Selamı

W. Shakespeare’in sözlerini aklımıza yazdık bu yola çıkarken; diyor ki “Sarp tepeleri çıkmak için önce yavaş adımlarla başlamalısınız.” Dört yıl önce yavaş adımlarla yürüdüğümüz bu yolda, bugün soluğumuza soluk katan yoldaşlarımız, emeğimize emek katan dostlarımız ve coşkumuza coşku katan halkımızın desteğiyle artık koşa koşa çıkıyoruz tepeleri... Ve şimdi aklımıza ve yüreğimize kazıyoruz gene Shakespeare’in dediklerini “Kaderimiz yıldızlarda değil, kendi içimizde yatar.”

Birlik olmaya, empati kurmaya, barış ve demokrasiye yürekten sarılmaya en çok ihtiyacımız olan dönemde, tiyatronun saf, temiz, ayna tutan ve yol gösteren kucağında omuz omuza yürüyelim... Bugünü ve her gününü toplumun iyileşmesine, insani ve çağdaş değerleri yüceltmeye adayan; “bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşçesine” (N. H. Ran) yaşayan tüm tiyatro emekçilerine selam olsun!

Afrodit’in adasında, Mesarya’nın kalbinden, alın teriyle yeşermiş, yürek birliğiyle işlenmiş, dostlukla harmanlanmış ve dayanışmayla sunulmuş tüm tiyatro eserlerine; yaratanlara ve ilham olanlara selam olsun!

Selam olsun, yağmur sonrası toprak kokusu gibi... Dağılan bulutların arasından fışkıran güneş gibi... Bugün bayram günüdür, dayanışma ve birlik olma günüdür! Selam olsun!

**

Cem AYKUT- Oyuncu/Dramaturg:

Birçok şekilde anlatılabilinir aslında tiyatro ama ben en çok “olanla olması gerekeni sahnede buluşturma sanatıdır” tanımını severim... Seyirciye işte olan bu, olması gereken de bu, siz seçin hangisi daha iyi deme fırsatı verir çünkü...

Bir düşünün yüzyıllar önce yazılan bir oyun hâlâ güncelliğini koruyabiliyorsa, dünya üzerinde bir çok lisana çevirisi yapılıyorsa tiyatro etkili bir sanat değil de nedir? Her dilde ve kültürde aynı şeyleri söylemek, aynı şeyleri düşünmek, aynı şeylere gülmek, aynı şeylere ağlamak, aynı şeyleri anlamak, anlatmak, hayatın içine sokup-çıkarmak insanı sahne ışıklarının altında...  Perde hiç kapanmasın...

27 Mart Dünya Tiyatro Günü, tüm tiyatro emekçilerine ve tüm tiyatro severlere kutlu olsun...

**

Suzan POLAT - Lefkoşa Sanat Tiyatrosu Oyuncusu:

Sanatçıların ülkedeki sorunları dillendirdiği için tutuklandığı, sergilemek istediği oyunların zorbalar tarafından engellendiği, kendi yaratıcılıklarını egemen güçlerin çıkarları doğrultusunda kullanılması yönünde zorlandığı günümüzde, Dünya Tiyatro Günü bizler için bir kutlamadan çok direniştir. Tiyatro, bağımsız, kuşatmasız ve zincirsiz olmalıdır! Tiyatronun bağımsızlığı ve üretimi, toplumdan kopuk sadece “sanat” noktasında değil sanatsal estetiği de bırakmadan toplum çıkarı için olmalıdır. Çünkü tiyatro sadece bir gösteri sanatı değil, toplumun sesidir.

Tiyatro; seçimlerin, zamların, gaspların, hırsızlıkların, göç yasalarının, haksız yer edinmelerin, baskının, zulmün, eşitsizliğin, işçi ölümlerinin, şiddetin, sömürünün, savaşın, yıkımın, işgalin gizlenmediği tek yerdir. Tiyatro, toplumdan kopmadan, toplumun içinde olmalıdır! Sanatçı ise; toplumun üst tabakalarına yarar sağlamak ve gönüllerini hoş tutmak için değil, tam aksine toplumdaki her bireyin gündelik sorunlarına kadar düşünüp onlara çıkış yolu göstermek için üretmelidir. Tiyatro gerçeğin kendisi değilse de gerçeğin eleştirel yansımasıdır.

Bugün, toplumsal özgürlük ve bağımsızlık mücadelemizin günüdür! Tüm engellemelere ve zorluklara rağmen "inadına tiyatro!"

**

Aliye UMMANEL – Lefkoşa Belediye Tiyatrosu Sanat Yönetmeni

Diyebiliriz ki tiyatro, söylenmeyeni söylemek, görünmeyeni göstermek, varılmayana yol vermek, ölüm karşısında yaşamı yüceltmek, insanca olanı hatırlatmak, barış ve demokrasiyi önde tutmak, insanı insandan ayıran ne varsa hepsinin ötesine bakmak, birleştireni bulmak, bir alkışta, bir duyguda kavuşturmak için bir örgütlenmedir. Düşüncenin, oyuncusu, yönetmeni, müzisyeni, tasarımcısı, ışıkçısı, uygulayıcısı, yazarı, çizeriyle bir ekipte gövde bulmasıdır. Bu örgütlenmenin en önemli parçalarından biri de seyircidir. Seyirci, alkışıyla onay verir, varlığıyla eklemlenir.

Madem öyle, hep ama hep daha iyisini talep etmelidir. Sözün, eylemin, düşüncenin daha iyisini ve hepsinden öte bir çağın ilerisini! Bazı çağlar içinde, mesela bugün gibi, daha da önemlidir sahnedekinin ne dediği. Bölenin mi tarafını tutuyor, yoksa birleştirenin mi? Gericinin mi tarafını tutuyor yoksa ilericinin mi? Söyleneni mi tekrarlıyor yoksa söylenmeyeni mi gösteriyor, özgür mü bırakıyor düşünceyi yoksa kendi düşünce hapsinde mi? Ve alkışlamamalı seyirci, hayır, kesinlikle, sahnede her izlediğini.

Çağlar öncesinden çağlar ötesine devam etmektedir ve edecektir bu örgütlenme, dünyanın daha iyi bir yer olması için verilecek mücadele, edilecek laf bitmedikçe.

**

Mehmet SAMER - Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Oyuncusu

Ta Antik Yunan’dan beri tiyatronun bir derdi olmuş ve olmaya devam edecektir. Geçmişte ya da günümüzde yaşanmış tüm adaletsizliğe, haksızlığa, bitmek bilmeyen savaşlara, birileri aç yatarken bunu görmezden gelen doymazlara dur diyebilmek veya dedirtebilmek için sahnededir. Ezilen işçinin, sömürülen memurun, şiddete maruz kalan kadının dili olmak için sahnededir. Manavın, doktorun, tarladaki çiftçinin, madendeki kömürcünün aynasıdır tiyatro.

Tiyatro, dört ayaklı masa gibidir. Bir ayağı oyuncular, ikinci ayağı oyun metni, üçüncü seyirciler ve son ayağı sahnedir. Bu ayaklardan biri bile olmazsa o masa güvenilir değil, her an düşebilir. Bizler yaklaşık 19 yıldır bir ayağı olmayan masada siz seyircilerimize yemek sunmaya çalışıyoruz. Ya da bize ait olmayan masalarda sizleri ağırlıyoruz. Umuyoruz ki artık bizim de bir masamız olacak ve sizlere masa buldukça değil, her an yemek sunabilmek için çaba sarf edeceğiz. Perde hiçbir zaman kapanmaz.

**

Derman ATİK- Sanat Yönetmeni

27 Mart tiyatrodan söz ettiğimiz nadir günlerdendir. Tüm dünya bugün ortak dil olarak tiyatroca konuşuyor.

Tiyatro neden önemli; Tiyatro kendi toplumunun yanlışlarına parmak basarken, insana yönelir. Çünkü, tiyatro için aslolan insandır. Tiyatro insanı, insana insanla anlatırken, aslında insanlığa seslenir.

Dünya 21’inci yüzyılın ikinci yarısında iyi, güzel ve doğru ilkelerinin hayat bulacağı çok önemli bir sürece “Sanata Evet” sürecine doğru evriliyor. İyi, güzel ve doğru ilkeleri kusursuzu bulmaya yöneltiyor insanı ve insanlığı. Dünya hızla değişiyor ve bizler de şimdi bunun tohumlarını atıyoruz. Çünkü bizler diyalektik olarak bilişiyoruz. Bizler bundan eminiz ki, 21’inci yüzyılın ikinci yarısı “Sanata Evet” anlayışı üzerine kurulacak…

Çünkü bizler inanıyoruz ki; gerek toplumsal barış, gerek dünya barışı gelecekte ortak aklın yani, iyi, güzel, doğru ilkeleri çerçevesinde “Sanata Evet”in ürünü olacaktır. Öyleyse gelin bütün ülkemizi tiyatro sahneleri ile donatalım, gelin haksızlıkları silmek, bütün çirkinlikleri güzelleştirmek için sahnelerimizin ışığıyla “Sanata Evet” diye haykıralım.

İnanıyoruz ki; Bu tohum bütün deve dikenlerine inat büyüyecek. SANATA EVET.

Beğendim 1 Muhteşem 2 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 27 17 7 3 33 58
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 27 16 5 6 19 53
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 27 16 4 7 15 52
4 BİNATLI YSK 27 14 7 6 20 49
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 27 11 10 6 8 43
6 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 27 13 2 12 3 41
7 BAF ÜLKÜ YURDU 27 10 8 9 13 38
8 LEFKE TSK 27 11 5 11 10 38
9 CİHANGİR GSK 27 10 6 11 -1 36
10 TÜRK OCAĞI LİMASOL 27 11 2 14 1 35
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 27 9 7 11 -1 34
12 GENÇLİK GÜCÜ TSK 27 10 2 15 -24 32
13 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 27 7 7 13 -16 28
14 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 27 5 8 14 -28 23
15 YALOVA SK 27 5 7 15 -18 22
16 OZANKÖY SK 27 4 7 16 -34 19
yukarı çık