Cyprus Today sol

Semaver Kumpanya

Tiyatrocuların 15 yıldır özgürce karar verip dayanışmayla oyunlar sahnelediği yer

Semaver Kumpanya
  • 09 Ekim 2016, Pazar 11:42

Murat Obenler

“Haliç’in öteki tarafında tiyatro olmak” iddiasıyla 15 yıl önce sanat yapmakta inatçı tiyatrocular tarafından kurulmuş ve 15 yıl sonunda çok fazla oyun yaparak kendi seyircisini yaratmış idealist tiyatro topluluğu Semaver Kumpanya Kıbrıs Tiyatro Festivali’de yer alan “İçerdekiler” oyunu ile Kıbrıs seyircisi ile ilk kez buluşurken oyunun 3 oyuncusu Serkan Keskin, Nihal Yalçın ve Mustafa Kırantepe ile Semaver’den ve tiyatrodan konuştuk...

Keskin “Dünyada özel tiyatro yapmak zor ama Türkiye’de çok daha zor”

KIBRIS PAZAR: 15 yıl önce Işıl Kasapoğlu ile temelleri atılan ve herkesin harcına bi şeyler kattığı bir Semaver Kumpanya var. Türkiye’de 14 yıl tiyatro yaparak ayakta kalabilmek büyük bir başarı. Bu başarının sebepleri nelerdir?
Serkan Keskin: Ayakta kalmak hep zordu. Şimdilerde zorluk derecesi biraz azaldı ama yine zor. 14 yıl boyunca hiç bırakmadık, çok oyun yaptık. Dünyanın her yerinde özel tiyatro yapmak zor ama Türkiye’de çok daha zor. Öyle bir imkân vardı. Başımızda Işıl Kasapoğlu gibi bir usta vardı ve bize öyle bir yer açtı. Sonra bizlere devretti ve bizlerin yol almasına izin verdi. Tabi ki çok kalabalık bir ekiptik. Gidenler oldu, dönenler oldu, yeni gelenler oldu. 14 yıl sürekliliğinden dolayı sanıyorum artık kalıcı bir yer haline geldi.

“Sanat adına 15 yıldır yapılan inat çok kıymetli”

KIBRIS PAZAR:Bir de Çevre Tiyatrosu var. O Semaver Kumpanya’nın altında mı, yanında mı, bileşeni mi?
Serkan Keskin: Bizden önce rahmetli tiyatrocu Nejat Uygur’un “Uygur Tiyatrosu” vardı. Onun öncesinde de birçok oyuncu oradan yetişmiş. Biz o isme dokunmak istemedik. Grubumuzun adı Semaver Kumpanya, tiyatronun adı Çevre Tiyatro. Sahnemize her zaman saygı duyuyoruz, oyunlarımızı da Semaver Kumpanya olarak çıkarıyoruz.
Nihal Yalçın: Öğrencilik yıllarımdan itibaren takip ettiğim bir tiyatroydu. Bu oyunla da dahil olmuş oldum. Kocamustafapaşa gibi bir yerde 15 yıldır devam etmesi ve kendi seyircisini yaratmış olması çok önemli bir şey.  Orada bir inat var ve sanat adına yapılan o inat çok kıymetli. Birkaç 15 yıl daha bu inat sürer gibi geliyor.

Keskin “İddiamız “Haliç’in öteki tarafında tiyatro olmak”

Sen de bu inatın en inatçılarındansın sanıyorum?
S
erkan Keskin:  Mesleğim bu benim. Bunu yapmak istedim ve orda kendimizi özgür ve iyi hissediyoruz.Bizim de iddiamız “Haliç’in öteki tarafında tiyatro olmak”. Şu anda Semaver Kumpanya Çevre Tiyatrosu Avrupa yakasında ayakta kalan az sahneden bir tanesi.

“Orası bize ait, demokratik ve özgür bir ortam”

KIBRIS PAZAR: Semaver sanatçı dayanışmasının ve işbölümünün oldukça fazla olduğu bir yer. Bunu nasıl sağlıyorsunuz?
Serkan Keskin: Orası bir tiyatro mutfağı gibi kuruldu ve hepsimiz oraya bu işi yapmak için geldik. Aramızdan birçok yazar, yönetmen  çıktı . 15 yılın sonunda herkes kendi yolunu çizdi. Ben de oyunlar yaptım ama bu yönetmen olduğum anlamına gelmiyor. Bizim orasının öylesi özgür bir tarafı var çünkü orası bize ait, kararları biz veriyoruz.  Demokratik olmaya çalışıyoruz. Bir arkadaşım yönetmenlik yapmak istiyorsa o imkân ona veriliyor çünkü o ailemizin üyesi. Hepimize ait olan bir yer Semaver Kumpanya ve herkes tiyatro adına fırsatlar buluyor. Açıldığı 2002’den beri Semaver tüm oyunculara açık. Bir auditıon sistemi bizde hiç olmadı. Gelmek isteyen herkes gelebilir dendi ve bu hala devam ediyor.

KIBRIS PAZAR:“İçerdekiler” oyununa bakacak olursak  içerisi ile dışarısı kavramları 3 kişi üzerinden anlatılıyor gibi görünse de daha genel bir alanı kapsıyor. Siz oyuncular olarak oyunla ilgili neler söylersiniz?

Serkan Keskin: Melih Cavdet Anday oyunda reelde br hapisanede 345 gün yaşayan bir tutuklu(düşünce suçlusu bir öğretmen) hikâyesi anlatıyor. Suçu tam olarak kanıtlanmamış ve bir itirafnameyi de imzalamamış birisinin 345 gün tutulabildiği bir hapishane ortamı var. Yani Türkiye.

Nihal Yalçın(Baldız): Dışarıda içeriye gelen baldızı oynuyorum. Komiser de tutuklu değil  ama içerde. Beyannameyi  imzalaması karşılığında karısı ile konuşmasına izin veriliyor. Karısını beklerken baldızı geliyor. Tutuklu orada karısı ile yatmaya hazırlanırken baldız geliyor ve bir ahlaki tartışma başlıyor.

Mustafa Kırantepe(komiser): Oyundaki komiser Türkiye’deki bütün emniyet mensuplarının özelliklerini barındıran bir karakter. Görevi suçu kabul ettirmek ve bunun için de herşeyi yapıyor. İyi ve kötü anlamda tutuklunun üzerinde bir baskı oluşturuyor.

KIBRIS PAZAR: Kim içeride kim dışarıda? Seyirci  enişte ile baldızın yatma tartışması üzerinden birbirini ikna etme süreçlerine tanıklık ediyor. Baldız eniştesinin içeride farklı bir hale dönüştüğüne inandığı için içerde onunla kalıyor.
Serkan Keskin: Devlete karşı yazılmış bir beyanname var ve onu ispatlamaya çalışıyor. Bu oyunda reel anlamda bir işkence yok da o düzenin polisi ona karşı gelene karşı çalışırken görevin doğası gereği bağırış çağırış oluyor. Psikolojik bir işkence söz konusu. Ya beyannameyi imzaladığını itiraf et ya da yazanların adını söyle diyor.

 “Tutukluya psikolojik bir işkence yapılıyor”

KIBRIS PAZAR: Tutuklu öğretmen karakter olarak da bir dönüşüm yaşıyor...
Serkan Keskin:  Evet. 346 gün sadece komiserle konuşan birinden bahsediyoruz.  İmza karşılığında karısıyla yatma gibi bir teklif ile tutukluya bir nevi psikolojik bir işkence yapılıyor. Adamın son 5 gününde karısıyla yatmaktan başka bir şey düşünmediği an ise baldızı geliyor.

“Yazar Anday ahlakla ve varoluşla ilgili

biraz felsefi bir taraftan konuya yaklaşmış”

 

KIBRIS PAZAR: Yapmacık bir düzende dışarıda nasıl kalınabilir? Seyirci oyunda buna da cevaplar bulabilir mi?
Serkan Keskin:  “İçerdekiler” 1960 yılında Melih Cevdet Anday’ın yazdığı bir oyun. 1960’da aynı ise bugünde yaşananlar aynı, aslında 2000 sene önce, Aristofanes yazdığında da aynıydı. Burdan çıktığında insanlar “A bunu böyle düşünmemiştim” diye düşünebilir.
Belki olaya hiç böyle yaklaşılmamış. Olayın içinde kan, şiddet, işkence yok. Melih Cevdet ahlakla ilgili, varoluşla ilgili biraz felsefi bir taraftan konuya yaklaşmış. 3 karakterin de varoluşla ilgili bir hikayesi var. Herkes bireysel olarak kendi başına varolmalı. Yapmacık sisteme karşı toplumsal olarak hep birlikte birşey yapamaktan mada oyun birazcık aydın olmakla ilgili, tartışmakla ilgili, varolmakla ilgili ciddi birşeyler söylüyor.

“Herkes işini iyi yapmaya kalkarsa umut ordadır.”

KIBRIS PAZAR: Türkiye’de hoşgörüsüzlüğün,yalanın, şiddetin, hırsızlığın giderek arttığı bir durum söz konusu. Bu durumda sanatçılar olarak umut nerdedir, kimdedir?
Serkan Keskin: Herkes kendi işini yapsın. Umut oradadır. Bir konuyla ilgili konuşmak saatlerce sürer ama yapmak daha doğru. Benim de elimden tiyatro yapmak geliyor ve onu yapıyorum. Ben de İstanbul’dan Kıbrıs’a tiyatro festivalinde seyirciyle buluşmak için geldim. Herkes işini iyi yapmaya kalkarsa umut oradadır.

KIBRIS PAZAR: Yeni projeleriniz var mı?
Serkan Keskin:  Şu an “Mağrur Fil ve Ölüler” diye bir oyun çalışılıyor. Hakan Tabakhan adlı bir yazarın ilk defa oynanacak oyunu. Yeni bir türk yazar yapalım dedik. Bunda Sezin Bozacı ve Sarp Aydınoğlu oynuyor. Sonra da “Akşam Yemeği” diye Hollandalı bir romancının romanından uyarlama bir oyun yapılacak.
Nihal Yalçın: Benim geçen sezondan devam eden “Antabus”oyunum var. O bu sezon da devam edecek.
Murat Kırantepe: Semaver’de olan şeyler işte. Kesintisiz oyun sahnelemeye devam ediyoruz.
 

KIBRIS PAZAR: Sevamer’in çok ciddi bir sanatsal altyapı eğitimi verdiğini de biliyorum. Nedir bu eğitimler?
Serkan Keskin:2002’den itibaren çocuklarla da yetişkinlerle de kurslar yapıyoruz. Çok fazla yoğunluk olduğu çin yetişkinlerle ilgili kursu sürdürüyoruz. Bizler de kursa giriyoruz. Ekim ayında eğitimlele ilgili sezona başlıyor.

KIBRIS PAZA: Başınızdan bu oyunla bağlantılı geçen ilginç bir olay veya anektod var mıdır?
Nihal Yalçın: Melih Cevdet Anday’ın eşi Suna Anday’ın oyuna gelip izlemesi ve sonrasında birlikte sohbet etmemiz çok özeldi.

“İÇERDEKİLER”
Yazan: Melih Cevdet Anday
Yöneten: Volkan M. Sarıöz
Dramaturji: Bilgesu Kasapoğlu
Yönetmen Yardımcısı: Selin Nazlı Ustaoğlu, Selen Şenay
Dekor Tasarım: Volkan M. Sarıöz, İsmail Hazır, Sema Öztaş
Işık Tasarım: Yüksel Aymaz
Işık Uygulama: Mustafa Karakoyun
Kostüm Tasarım: Ayşenur Arslanoğlu
Müzik: Okan Kaya
Ses Uygulama: Sibel Altan
Afiş Tasarım: Emirhan Savaş
Oyuncular: Mustafa Kırantepe, Nihal Yalçın, Serkan Keskin
 

Beğendim 0 Muhteşem 0 Haha 0 İnanılmaz 0 Üzgün 0 Kızgın 0

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


yükleniyor

BU HABERİ OKUYANLAR BUNLARI DA OKUDU

YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek