|
GÜL: TÜRK TARAFI İYİ NİYETLİ ÇÖZÜMDEN YANA YAKLAŞIMINI KORUMAK AZMİNDEDİR... Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kıbrıs'ta adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüme ulaşılması için Türk tarafının üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiğinin artık uluslararası toplumda da kabul gören bir gerçek olduğunu belirterek,Türk tarafının iyi niyetli ve çözümden yana yaklaşımını koruma azminde olduğunu vurguladı. Gül, "BM öncülüğünde adanın gerçeklerini dikkate alarak kapsamlı bir çözümün bulunması yönünde Türkiye destek vermeye devam edecek" dedi
GÜL: ÇÖZÜM İKİ DEMOKRASİ, İKİ DEVLET GERÇEĞİNE DAYANACAK"... Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, uluslararası toplumu gecikmeden KKTC halkının üzerindeki kısıtlamalara son verilmesi için somut adım atmaya çağırarak "Çözüm iki halk, iki demokrasi, iki devlet gerçeğine dayanacak" dedi. Gül, Türkiye'nin garantör ülke olarak bu bağlamda üzerine düşen sorumluluğun gereğini yerine getirmeye muktedir olduğunu söyledi
TALAT: GÜL'ÜN ZİYARETİ TÜRKİYE'NİN BARIŞA DESTEĞİNİN GÖSTERGESİ... Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Cumhurbaşkanlığı görevine başlamasından kısa süre sonra ilk ziyaretini KKTC'ye yapan Gül'ün büyük bir jestte bulunduğunu ve ziyaretin Kıbrıs sorununun bütünlüklü çözümünün yakalanması için çabalarına Türkiye Cumhuriyeti'nin açık bir desteği olduğunu söyledi. Talat, Cumhurbaşkanı Gül'ün ziyaretini, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kıbrıs'ta barışı, bir daha gerginlik yaşanmamasını arzulamasının ve buna destek vermesinin göstergesi diye niteledi
Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ilk yurt dışı resmi ziyaretini gerçekleştirdiği KKTC'de uluslararası topluma önemli mesajlar verdi.
Abdullah Gül, Kıbrıs'ta adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüme ulaşılması için Türk tarafının üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiğinin artık uluslararası toplumda da kabul gören bir gerçek olduğunu belirterek, Türk tarafının iyi niyetli ve çözümden yana yaklaşımını koruma azminde olduğunu vurguladı.
Gül, "BM öncülüğünde adanın gerçeklerini dikkate alarak kapsamlı bir çözümün bulunması yönünde Türkiye destek vermeye devam edecek" dedi.
Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, özel ANA uçağıyla dün saat 15.30'da KKTC'ye geldi. Cumhurbaşkanı Gül ve eşi Hayrünnisa Gül'ü uçağın kapısında Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ve Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Türkekul Kurttekin eşleriyle birlikte karşıladı.
Türkiye Cumhurbaşkanı Gül'e KKTC ziyaretinde eşi Hayrünnisa Gül, Türkiye Başbakan Yardımcısı ve Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Cemil Çiçek, Türkiye Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Ertuğrul Apakan, diğer bürokratlar ile KKTC Ankara Büyükelçisi Tamer Gazioğlu eşlik etti.
Ercan Havaalanı'na gelişinin ardından, Kıbrıs Türk Halkının Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük'ün Anıt Tepe'deki kabrine çelenk koyan Gül ve beraberindeki heyet daha sonra Cumhurbaşkanlığı'nda baş başa görüşmeye ve ardından heyetler arası görüşmelerini gerçekleştirdi.
Görüşmelerin ardından her iki cumhurbaşkanı basına ortak bir açıklamada bulundu.
Cumhurbaşkanı Gül, uluslararası toplumu gecikmeden KKTC halkının üzerindeki kısıtlamalara son verilmesi için somut adım atmaya çağırarak "Çözüm iki halk, iki demokrasi, iki devlet gerçeğine dayanacak" dedi.
Cumhurbaşkanı Talat da, "Gül'ün ziyareti Kıbrıs Türk tarafının bütünlüklü çözüm çabalarına açık destek" olduğunu belirterek hem Kıbrıs sorunu hem de diğer sorunlarla ilgili çok yararlı bir görüşme yaptıklarını bu görüşmenin de son olmayacağını ve derin çaplı çalışmaların süreceğini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül onuruna Cumhurbaşkanlığı'nda yemek, ardından da resepsiyon verdi.
Cumhurbaşkanlığı'ndaki yemek sınırlı katılımla yapılırken, resepsiyona devlet ve hükümet yetkilileri yanında parti başkanları, sivil toplum örgütleri ile kurum kuruluş temsilcileri de katıldı.
Yemek ve resepsiyona basın alınmazken, görüntü olanağı da sağlanmadı.
Gül'e zırhlı araç
VİP Salonu'ndan ilk olarak Hayrünnisa Gül ile Oya Talat, Türkiye Büyükelçiliği'nin makam aracıyla, Büyükelçi Kurttekin ile Abdullah Gül de Türkiye Büyükelçiliği'ne ait zırhlı bir araçla saat 15.45'te havalimanından ayrıldı.
Yoğun önlem alındı
Gül'ün KKTC'ye gelişi sırasında havaalanı ve çevresi yanında Lefkoşa'da da geniş güvenlik önlemleri alınırken, Polis Çevik Birliği Lefkoşa-Yonca ve Ercan kavşağı arasındaki çeşitli noktalarda görev yaptı.
Gül'ün KKTC'ye gelişini canlı yayınlamak isteyen kanalların araçları polis köpekleri tarafından aranırken, Ercan VİP Salonu'na giren basın mensupları da sıkı bir polis kontrolünden geçirildi.
Gül'ün ziyaretine Türkiye ile KKTC basını yanında Rum basını da ilgi gösterdi.
Gül, Dr. Fazıl Küçük'ün Anıttepe'deki kabrini ziyaret etti
Cumhurbaşkanlığı'nın davetlisi olarak ilk yurt dışı resmi ziyaretini KKTC'ye gerçekleştiren Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, adaya gelişinin ardından ilk olarak Kıbrıs Türk Halkının Özgürlük Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük'ün Anıttepe'deki kabrini ziyaret etti.
Yoğun güvenlik önlemleri ve uzun bir araç konvoyuyla Anıttepe'ye gelen Cumhurbaşkanı Gül'e, Türkiye Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, TC Lefkoşa Büyükelçisi Türkekul Kurttekin, TC Dışişleri Bakanlığı bürokratları ve gazetecilerden oluşan kalabalık bir heyet eşlik etti.
Cumhurbaşkanı Gül'ün Anıttepe ziyareti için düzenlenen tören saat 16.00'da başladı. Gül'ün Anıt'a çelenk koymasıyla başlayan törende, saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşı'nın okunmasıyla bayraklar göndere çekildi. Tören, Gül'ün Anıt Özel Defteri'ni imzalamasıyla son buldu.
Anıttepe'deki törenin ardından Gül ve beraberindeki heyet, Cumhurbaşkanlığı'na hareket etti.
Cumhurbaşkanlığı'na giden yol boyunca güvenlik önlemleri dikkat çekerken, Küçükkaymaklı çemberinde aralarında 4 İşlem Eğitim Merkezi öğrencileri ile bir grup vatandaş, bayraklarla Gül'ün geçişini bekledi. TC Cumhurbaşkanı Gül, aracından inerek çocukları ve vatandaşları selamladı.
Anıt Özel Defteri
TC Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Anıt Özel Defteri'ne şunları yazdı:
"Aziz Önder Dr. Fazıl Küçük:
Kıbrıs Türk halkının şanlı mücadelesindeki dirayetli önderliğinizi ve özverili katkılarınızı minnet ve şükranla anıyoruz.
Türkiye Cumhuriyeti geçmişte olduğu gibi, gelecekte de tam bir birlik içinde olduğu fedakar ve kahraman Kıbrıslı Türk kardeşlerinin ve KKTC'nin yanında olacaktır.
Aziz hatıranız önünde saygıyla eğiliyoruz. Ruhunuz şad olsun."
Gül, Cumhurbaşkanlığı'nda resmi törenle karşılandı
Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı'na gelişinde resmi törenle karşılandı.
Gül, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat tarafından Cumhurbaşkanlığı'nın doğu kapısında karşılandı.
İki cumhurbaşkanı daha sonra tören çadırına geçti ve İstiklal Marşı çalındı. Bu sırada 21 pare top atıldı.
Ardından Cumhurbaşkanı Gül, Cumhurbaşkanı Talat eşliğinde onur kıtasını denetledi. Gül buradaki törende hazır bulunan protokolle el sıkıştı ve daha sonra iki cumhurbaşkanı baş başa görüşmeye geçti.
Cumhurbaşkanlığı'ndaki resmi karşılama törenini, KKTC, Türkiye, Güney Kıbrıs ve uluslararası haber ajanslarından çok sayıda gazeteci izledi, bazı kanallar töreni canlı olarak yayınladı.
Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlığı'ndaki resmi karşılama töreninde Cumhuriyet Meclisi Başkanı Fatma Ekenoğlu, Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Türkekul Kurttekin, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Hayri Kıvrıkoğlu, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Mehmet Eröz, Yüksek Mahkeme Başkanı Metin Hakkı, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı ile Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Raşit Pertev de hazır bulundu.
Gül: Türkiye üzerine düşeni yapacak
Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, uluslararası toplumu daha fazla gecikmeden KKTC halkının üzerindeki kısıtlamalara son verilmesi için somut adımlar atmaya çağırdı.
Kıbrıs meselesinin çözülememiş olmasının sorumlusunun uzlaşmaz tutumunu her vesileyle ortaya koyan Rum yönetimi olduğunu vurgulayan Gül, Kıbrıs Türkü'nün barış, demokrasi ve dünyayla bütünleşmek adına çözümden yana hareket ettiğini; Kıbrıs Türk halkının izolasyonlara maruz bırakılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
"Adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüme ulaşılması için Türk tarafının üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiği, artık uluslararası toplumda da kabul gören bir gerçektir" diyen Gül, Türk tarafının iyi niyetli ve çözümden yana yaklaşımını koruma azminde olduğunu vurguladı.
Bu çözümün adada mevcut gerçeklere dayanacağını ve bu gerçeklerin de Kıbrıs'ta iki halk, iki demokrasi ve iki devletin mevcudiyeti olduğunu kaydeden Gül, Türkiye'nin garantör ülke olarak bu bağlamda üzerine düşen sorumluluğun gereğini yerine getirmeye muktedir olduğunu söyledi.
Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kıbrıs'ta adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüme ulaşılması için Türk tarafının üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirdiğinin artık uluslararası toplumda da kabul gören bir gerçek olduğunu, Kıbrıs Türk halkının referandumdaki yaklaşımının dünyadaki algılamayı değiştirdiğini söyledi.
Türk tarafının iyi niyetli ve çözümden yana yaklaşımını koruma azminde olduğunu vurgulayan Gül, Kıbrıs Türk halkının referandumdaki yaklaşımının "Kıbrıs Türklerinin daima çözümsüzlükten yana olduğu" algılamasını değiştirdiğini söyledi.
Türkiye Cumhurbaşkanı Gül, BM öncülüğünde adanın gerçeklerini dikkate alarak kapsamlı bir çözümün bulunması yönünde Türkiye'nin destek vermeye devam edeceğini de vurguladı.
İki cumhurbaşkanının ortak basın açıklaması
İlk yurt dışı ziyaretini KKTC'ye yapan Türkiye'nin 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Cumhurbaşkanı Talat, heyetler arası görüşmelerden sonra Cumhurbaşkanlığı bahçesinde birlikte basına açıklamalar yaptı. İki cumhurbaşkanının açıklamaları sırasında Başbakan Ferdi Sabit Soyer ile Bakanlar Kurulu üyeleri ve Türkiye'nin Kıbrıs İşlerinden de Sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek ile Gül'e eşlik eden heyet de hazır bulundu.
Talat: Açık destek
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Cumhurbaşkanlığı görevine başlamasından kısa süre sonra ilk ziyaretini KKTC'ye yapan Gül'ün büyük bir jestte bulunduğunu ve ziyaretin Kıbrıs sorununun bütünlüklü çözümünün yakalanması için çabalarına Türkiye Cumhuriyeti'nin açık bir desteği olduğunu söyledi.
Talat, Cumhurbaşkanı Gül'ün ziyaretini, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kıbrıs'ta barışı, bir daha gerginlik yaşanmamasını arzulamasının ve buna destek vermesinin göstergesi diye niteledi.
Gül ve heyetiyle, hem Kıbrıs sorunu hem de diğer sorunlarla ilgili çok yararlı bir görüşme yaptıklarını ifade eden Talat, bu görüşmenin son olmayacağını ve derin çaplı çalışmaların süreceğini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Talat, davetlerine kısa sürede cevap verip ziyaret etmesinden dolayı Gül'e teşekkür ederek, şöyle konuştu:
"Kendilerinin her şart altında koşullar ne olursa olsun bizlere yönelik desteğini yanımızda bulmak, bizleri daha da cesaretlendiriyor, güçlendiriyor. Kıbrıs'ta varlığını sonsuza kadar sürdürecek bir halk olarak yaşanan sorunu bir an önce çözmek için elinden gelen her çabayı ortaya koyan bir halk olarak, yolumuzun doğru olduğunu ve çabalarımızı bundan sonra da devam ettireceğimizi bir kez daha vurgulamamıza fırsat verdiği için kendilerine teşekkür ediyoruz. Bundan sonra da dayanışmamızın devam edeceğinden emin olduğumuzu vurgulamak istiyoruz."
Gül: Kararlılığımızı gözden geçirdik
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la birlikte düzenledikleri ortak basın toplantısında konuşan Türkiye Cumhurbaşkanı Gül de, Cumhurbaşkanı seçilmesinin sonrasında ilk yurt dışı ziyaretini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne gerçekleştirmekten gurur ve memnuniyet duyduğunu belirtti.
Gül, Talat'la Kıbrıs sorununun içinde bulunduğu aşamayı değerlendirdiklerini ve Türkiye'yle KKTC arasındaki dayanışma ile yakın işbirliğini daha da güçlendirmeye yönelik karşılıklı görüş alışverişinde bulunduklarını kaydetti.
Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kıbrıs Türk halkının referandumdaki yaklaşımının, dünyada var olan "Kıbrıs Türklerinin daima çözümsüzlükten yana olduğu" algılamasını değiştirdiğini söyledi.
KKTC'deki ekonomik ve demokratik gelişmelerden mutluluk duyduklarını belirten Abdullah Gül, bu gelişmelerin adadaki iki ayrı gerçek, iki ayrı demokrasi, devlet, dil, din bulunduğunu da gösterdiğine işaret etti.
"BM öncülüğünde adanın gerçeklerini dikkate alan çözüme destek"
BM öncülüğünde adanın gerçeklerini dikkate alarak kapsamlı bir çözümün bulunması yönünde Türkiye'nin destek vermeye devam edeceğini vurgulayan Gül, şöyle konuştu:
"KKTC'de son yıllarda gördüğümüz ekonomik gelişme, milli gelirin iki misli artması çok gurur vericidir. Bu yönde Türkiye üstüne düşen her türlü görevi yerine getirecektir ve Kıbrıs'taki Türk kardeşlerinin gerek güvenlik, gerek haklı davalarının savunulması, gerek ekonomik ihtiyaçlarının giderilmesi açısından daima yanında olacaktır.
Yaptığımız görüşmeler bu anlamda çok faydalı olmuştur. İnanıyorum ki bir gün adada barış hakim olacaktır. Türkiye'nin vizyonu şudur: Eğer kapsamlı bir çözüm bulunursa Kıbrıs'ın tamamı, Türkiye, Yunanistan, Doğu Akdeniz'le büyük bir işbirliği merkezi oluşturabilir ve Doğu Akdeniz'i çok cazip bir alan haline getirir. Bu anlamda her türlü olumlu desteğimizi vermeye devam edeceğiz."
Gül, ilk ziyaretini KKTC'ye yapmaktan duyduğu gurur ve mutluluğu ifade ederek, Kıbrıs Türk halkına Türk halkının sevgi ve selamlarını iletti.
İki cumhurbaşkanı daha sonra gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
"Doğu Akdeniz'de işbirliği, Kıbrıs'ta kapsamlı çözümden geçer"
Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Annan Planı'nın Kıbrıs sorununun çözüm çabalarında önemli bir çalışma olduğunu, iki halkın referandumuna sunulan bu planın unutulup boş verilecek, referans alınmayacak bir plan olmadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Gül, Doğu Akdeniz'de büyük bir işbirliği için pürüzlerin kaldırılması gerektiğini, bunun da Kıbrıs'ta kapsamlı bir çözümden geçtiğini belirtti.
Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Cumhurbaşkanı Talat, Cumhurbaşkanlığı'ndaki ortak basın açıklamalarından sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Gül, "Barışçı çabalarınızın dünyadan beklediğiniz yanıtı aldığını söyleyebilir misiniz? Doğu Akdeniz stratejisi AB'ye yeni bir Akdeniz zeminli mesaj mı" sorusunu yanıtlarken, gerek Kıbrıs Türkleri gerekse Türkiye'nin samimi barış duygularını ispatladığını, bunu dünyanın da AB'nin de BM'nin de bildiğini vurguladı.
Bu ispatlamanın büyük kazanımlar getirdiğini, ancak hâlâ yapılması gerekenler bulunduğunu belirten Gül, verilen sözlerin tutulması gerektiğini, hem Türkiye'nin hem de KKTC'nin bu yöndeki beklentilerinin devam ettiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Gül, çeşitli coğrafi bölgelerde işbirliği olanakları olduğu gibi Doğu Akdeniz'in de büyük bir işbirliğine girebilmesi için pürüzlerin kaldırılması gerektiğini vurguladı ve "Bu da kapsamlı bir çözümden geçmektedir" diye konuştu.
"TSK adada barışın sembolüdür... Ötesinde bir niyetimiz yok"
Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papadopulos'un, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni "düşman" ilan eden açıklamasıyla ilgili soru üzerine de Gül, şunları kaydetti:
"TSK adaya barışı getirmiştir, barışı güney için de getirmiştir, bunu herkes bilmektedir. TSK adaya geldiğinde o gün adada neler olduğu hafızalar tazelenirse hatırlanacaktır. O günkü cumhurbaşkanı bile adadan kaçmak durumunda kalmıştı. TSK sadece adaya barış getirmemiş, geniş bölgeye de demokrasinin yerleşmesine fırsat vermiştir. O bakımdan bunları tamamen yersiz suçlamalar görüyoruz. TSK adada barışın sembolüdür. Bunun ötesinde herhangi bir niyetimiz de yoktur."
Türkiye Cumhurbaşkanı Gül, bir başka soruyu yanıtlarken, adada iki ayrı devlet, demokrasi, dil, din bulunduğunu vurgulamasının yeni olmadığını, bunları sürekli söylediğini, dışişleri bakanlığı ve başbakanlık yaptığı 5 yıl boyunca hep bunlarla ilgilendiğini söyledi.
Gül, şöyle konuştu:
"Bütün dünyada Kıbrıs meselesini anlattım"
"Bütün dünyada Kıbrıs meselesini anlattım, ömrüm bununla geçti, son beş senem. Konuşmalarımın yarısı, üçte biri nerdeyse bu meselelerle ilgilidir. Bunların hepsine de çok iyi vakıfım ve söylediğim şeyler çok yeni değildir aslında. Adanın gerçeklerini söyledim. Adada iki ayrı gerçek vardır. Bunu görmek, tanımak lazım ki çözüm de doğru bir çerçeve içinde gelsin. Yoksa aldatıcı olur bütün çabalar. Bunu söylemek istedim.
Türkiye de, Kıbrıs Türkleri de bir adım değil, birkaç adım önde. Arada neredeyse mesafe olmaya başladı. Onun için tek taraflı adımlar değil, bir uzlaşmanın olması için, karşılıklı adımlar atılması gerekir. Mesafeler ancak böyle alınır. Bir tarafın yürümesiyle hallolmaz."
"Annan Planı önemli bir çalışma"
Gül, "Sizce Annan Planı hâlâ çözüm için bir zemin teşkil ediyor mu yoksa öldü mü?" sorusuna karşılık da, Annan Planı'yla önemli mesafeler alındığına dikkat çekti. Kıbrıs sorunuyla ilgili çalışmalara sıfırdan başlama yaklaşımı olamayacağını, Annan Planı'nın bu bağlamda önemli bir çalışma olduğunu kaydeden Gül, iki halkın referandumuna sunulan bu planın unutulacak, tamamen boş verilecek, referans kabul edilmeyecek bir çalışma olmadığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Gül, Cumhurbaşkanı Talat'ı Türkiye'ye davet ettiğini de açıkladı ve "Kendisini Türkiye'de görmekten tekrar mutluluk duyacağız" dedi.
Talat: Çözüm politikamızı kararlılıkla sürdürüyoruz
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da, "Rum lider Papadopulos'un uzlaşmaz politikaları yüzünden ciddi hayal kırıklıkları yaşadığı ve giderek Denktaş gibi demeçler verdiğine" yönelik bir soru üzerine, Kıbrıs Türk tarafının çözüm çabalarında hep bir adım önde olduğunu, şu anda da yeni politikalarında hep bir adım önde bulunduklarını söyledi.
5 Eylül'de Papadopulos'la görüşmesinde somut bir öneri yaptığını anımsatan Talat, "Gel üzerinde daha önce anlaştığımız 8 Temmuz sürecini hızlandıralım, disipline edelim ve etkinleştirelim, sonuç alıcı hale getirelim. 2.5 ay süresince hazırlık yapılsın, sonra bir araya gelelim ve 2008 sonuna kadar bütün varlığımız, entelektüel birikimimiz, politik bilincimizle, insan gücümüzle, inancımızla, kararlılığımızla Kıbrıs sorununu çözelim" dediklerini hatırlattı.
Cumhurbaşkanı Talat, politikalarını kararlı şekilde yürüttüklerini belirterek, "Bunu bir şeylerle benzetmek benim işim değil" dedi.
Talat, geçmişin herkesin gözü önünde yaşandığını, yorumunu da basın mensupları ve bir süre sonra da tarihçilerin yapacağını ekledi.
Gül, TC Lefkoşa Büyükelçisi Kurttekin'i ziyaret etti
Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı'ndaki ortak basın açıklamasının ardından TC Lefkoşa Büyükelçisi Türkekul Kurttekin'i ziyaret etti.
Büyükelçiliğe gelişinde elçilik mensuplarıyla tek tek tokalaşan Cumhurbaşkanı Gül'e, Devlet Bakanı Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, TC Dışişleri Bakanlığı bürokratları ve gazetecilerden oluşan kalabalık bir heyet eşlik etti.
Gül'ün TC Büyükelçiliği'ni ziyaret ettiği sırada dışarıda bekleyen vatandaşlar da dikkat çekti. Gül elçilikten çıkışında arabasından el sallayarak vatandaşları selamladı.
Gül, KKTC'ye gelmeden Esenboğa Havalimanı'nda açıklama yaptı
TC Cumhurbaşkanı Gül, Esenboğa Havalimanı'nda KKTC'ye hareketinden önce yaptığı açıklamada, KKTC üzerindeki kısıtlamaların devam ettiğini belirterek, "Bu haksız uygulamalar bir an önce son bulmalıdır. Bu yönde uluslararası toplumdan adım atmasını bekliyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Gül, "Ülkelerimiz arasındaki yakın ilişkilerin daha güçlendirilmesi amacıyla karşılıklı görüş alışverişi gerçekleştireceğiz.
Kıbrıs sorununun adil, kalıcı ve kapsamlı bir çözüme ulaştırılması yolunda Türk tarafı üzerine düşeni fazlasıyla yerine getirmiştir. Barış yolunda karşı tarafa farklı zamanlarda çeşitli açılımlarda da bulunmuştur.
Ayrıca uluslararası toplumun Kıbrıs Türk halkına verdiği sözler hafızalarda yerini korumaktadır. Bunlara rağmen KKTC üzerinde uygulanmakta olan kısıtlamalar devam etmektedir. Bu haksız uygulamalar bir an önce son bulmalıdır. Bu yönde uluslararası toplumdan adım atmasını beklediğimizi bu vesileyle bir kez daha ifade etmek istiyorum."
Gül, son yıllarda KKTC ekonomisinin hızla büyüdüğünü, son 5 yılda yaşanan ekonomik kalkınma ile kişi başına düşen mille gelirin iki katına çıkarıldığını ifade etti.
"Başta vatandaşlarımız olmak üzere yabancı yatırımcıların KKTC'ye ve KKTC'nin yarınlarına olan inançları güçlüdür" diyen Cumhurbaşkanı Gül, Kıbrıs Türkünün kendi özgür iradesiyle aydınlık geleceğini inşa konusundaki azminin her türlü takdirin üzerinde olduğunu kaydetti. Bu olumlu hususlar çerçevesinde KKTC'nin Doğu Akdeniz'de önemli bir çekim merkezi haline geleceğine güveninin tam olduğunu belirten Gül, "Anavatan Türkiye'nin güvence ve desteğiyle Kıbrıs Türk halkının özgür yaşama iradesi KKTC'nin müreffeh geleceğinin teminatıdır" dedi.
Tahrik edici olan Rumlar
TC Cumhurbaşkanı Gül, KKTC gezisinin Rum basınında "yasa dışı ve tahrik edici" olarak nitelendirildiğinin hatırlatılması ve değerlendirmesinin sorulması üzerine de, "Oradan tahrik edeci söylemler bir süredir geliyor. Türk ordusuna, ordumuza yönelik tahrik edici söylemler de geliyor. Bunlara kulak asmıyoruz. Biz yolumuza devam ediyoruz" dedi.
KKTC'nin geleceğinin parlak olduğunu belirten Gül, Ada'da kapsamlı bir çözüm için KKTC yetkililerinin her zaman hazır olduklarını söylediklerini belirtti.
TC Cumhurbaşkanı Gül, bir gazetecinin, "Eşiniz Hayrünnisa Gül'ü KKTC'ye götürüyorsunuz. Bundan sonraki gezilerinizde yanınızda olacak mı" sorusuna da, "Onun gideceği yerler olacaktır, gitmeyeceği yerler olacaktır. Her yerde yanımda olacak diye bir şey yoktur" dedi.
Türkiye Cumhurbaşkanı Gül, uçakta gazetecilerle sohbet etti
Gül, Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk resmi yurtdışı ziyaretini gerçekleştirdiği KKTC'ye giderken ANA uçağında gazetecilerle sohbet etti.
Türkiye'nin Kıbrıs politikasında bundan sonraki hedefini anlatan Gül, Türk tarafının Birleşmiş Milletler (BM) öncülüğünde kapsamlı çözüm için elinden gelen çabayı gösterdiğini söyledi. Çözümün Ada'nın gerçekleri dikkate alınarak gerçekleştirilmesi gerektiğini anlatan Cumhurbaşkanı Gül, "Ada'daki gerçek de şudur; iki ayrı devlet, iyi ayrı dil ve demokrasi var. Bunları göz ardı ederek, bunları dikkate almadan kapsamlı çözüm bulmak zor" dedi.
Türk tarafının her zaman iyi niyet gösterdiğini ifade eden Gül, şunları söyledi:
"Karşı taraf da iyi niyet gösterirse Ada'da kapsamlı, kalıcı ve eşitliğe dayalı yeni bir ortaklık ortaya çıkabilir. Eğer kapsamlı çözüm bulunursa Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs Adası Doğu Akdeniz'de çok büyük bir işbirliği alanı oluşturabilir. Bu tüm dünyaya bir mesajdır. Doğu Akdeniz'in güvenliğinden ekonomik işbirliğine kadar çok büyük işler yapılabilir. Bu sadece Türkiye'nin niyetiyle olacak iş değil. Karşı tarafın da olumlu adım atması gerekir."
Gül, bir gazetecinin "Gelinen noktada, AB ile ilişkiler açısından, Rum yönetimi nezdinde açılım şart mı?" sorusu üzerine, Türk tarafının üzerine düşeni 2004'teki referandumda yaptığını kaydetti.
Referandumdan sonra "uzlaşmaya, her şeye 'Hayır' diyen" tarafın Türkler olmadığının görüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı Gül, "Bunu artık dünya da biliyor" dedi.
Gelinen noktadan sonra Rum tarafının da yapması gerekenler olduğunun altını çizen Gül, "Avrupa Konseyi'nin en üst siyasi organının aldığı kararlar var. Avrupa Birliği Komisyonu kararları var. Bunların uygulanması gerekir. Bunlar uygulanırsa farklı şeyler yapılabilir" diye konuştu.
Abdullah Gül, bir gazetecinin "Kuzey Kıbrıs elden çıkarılıyor eleştirileri yapıldı" demesi üzerine, "Böyle bir şey yok. Kişi başına milli gelir iki misline çıktı. Türkiye'de görmediğimiz oteller var. KKTC üniversite ülkesi haline geldi. ODTÜ kampüs açtı, İTÜ kampüs açacak" dedi.
Yeni anayasa çalışmaları
Cumhurbaşkanı Gül, gazetecilerin yeni anayasa çalışmalarıyla ilgili sorularını da yanıtladı. Anayasa taslağının henüz net olarak ortaya çıkmadığını belirten Gül, "Bu anayasaya en geniş katılımın olması gerekir. Bunun için uğraşılıyor" dedi.
Anayasa taslağı çalışmalarının yönteminden rahatsızlık duyup duymadığının sorulması üzerine Gül şunları kaydetti:
"Özüne bakmak lazım. Tüm siyasi partiler, herkes bu anayasanın değişmesinden yana. Tüm partiler bunu metinlerine koymuş. Bu bir şekilde olacak. En büyük katılımın olduğu yeni bir Meclis var. Buna bir şekilde başlamak lazım. Açık fikirli olmak lazım. İlk taslağın Ergun Özbudun gibi saygın bir şahsiyet başkanlığında hazırlanması önemli bir şey. Herkesin en yapıcı biçimde ele alması, fikrini açık açık söylemesi ve açık açık tartışması gerekir."
Gül, bir gazetecinin "İş türbana dayandı gibi bir şey var" sözü üzerine, "Eğer anayasa bir cümle içinse o zaman yeni anayasa yapmaya gerek yok. Bir maddeyle o değişir. Ona indirgememek gerekir" dedi.
Gül, başka bir soru üzerine, anayasa taslağı kendisine ulaştığında fikirlerini söyleyeceğini ifade etti. Abdullah Gül, "Türkiye'yi ileriye taşıyacak modern, sade bir anayasanın yapılması herkesin arzusu" diye konuştu.
Türkiye Cumhurbaşkanı Gül'ün ziyaretine Rumların tepkisi
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, Rumların Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün KKTC ziyaretiyle ilgili açıklamalarını "zavallılıklarının ürünü" olarak niteledi ve bu tür açıklamaların düşmanlıktan başka bir amaca hizmet etmediğini belirtti.
Avcı yazılı açıklamasında, Anavatan Türkiye ile KKTC arasında en üst düzeyde gerçekleştirilen temasların ezelden beri süregelen bir devlet geleneği olduğunu ve bundan böyle de devam edeceğini kaydetti.
Rum yetkililerin Cumhurbaşkanı Gül'ün ziyaretine tepkilerinin, bir süredir başlattıkları Türk Silahlı Kuvvetleri'ni karalama kampanyasının devam edeceğini gösterdiğini ifade eden Avcı, Rum Dışişleri Bakanlığı'nın bu konuda da öncü rol üstlendiğine işaret etti.
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, açıklamasında şunları kaydetti:
"Rum tarafının çözümsüzlüğü körükleyen, düşmanca ve tehdit kokan ifadeleri, sarılması mümkün olmayan derin yaralara neden olması kaçınılmazdır. Bu ve benzeri açıklamalar Rum tarafının BM parametreleri temelinde adil ve kalıcı bir çözüm hususunda samimi olmadığını ve görüşmelere göstermelik olarak katıldığını kanıtlamaktadır. Rum tarafı osmosis dışında bir alternatife çözüm gözüyle bakmamaktadır. Bir yandan BM'nin iyi niyet misyonunu ortadan kaldırmaya çalışmakta, diğer yandan Kıbrıs sorununu AB platformuna çekmeye çabalamaktadır."
Avcı, AB üyeliği arkasına saklanan Rum tarafının, sergilediği bu tutumla Türkiye ile AB üyesi ülkeleri karşı karşıya getirmeye çalışarak oldukça tehlikeli ve sinsi bir oyun oynadığına işaret ederek, AB üyeliğini Türkiye'ye ve KKTC'ye karşı silah olarak kullanan Rum tarafının bu tavrının başta AB yetkililerince hak ettiği değerlendirmeye tabi tutulacağına inanç belirtti.
Görüşmelerden kaçan Rum tarafının Kıbrıs Türk tarafı üzerindeki insanlık dışı izolasyonların sürdürülmesi ve ağırlaştırılması için her fırsatı değerlendirdiğini anlatan Avcı, AB ilke ve kararlarına karşı çıkma pahasına bunları yapan Rum tarafının osmosis politikasının su yüzüne çıktığını kaydetti. |