Kibris Gazetesi
Avrupa Parlamentosu'ndan fazla bir beklenti olmamalı
Brüksel'de yaklaşık 15 Avrupa parlamenteriyle bir araya gelerek Kıbrıs konusunu görüşen UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, Avrupa Parlamentosu'nda KKTC'nin varlığını inkar eden bir zemin olduğuna dikkat çekerek, vurguladı:
   Cumartesi 09:22
   5 Temmuz 2008
Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"AP'DE KKTC'NİN VARLIĞINI İNKAR EDEN BİR ZEMİN VAR"... UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, Brüksel'deki görüşmeleri ışığında Avrupa Parlamentosu'ndaki hakim havanın "Rum'un üyeliğini tartışmanın anlamı yok, Kıbrıs Türkleri bundan nemalanmaya bakmalı" şeklinde olduğunu belirtti. Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk insanının Avrupa Parlamentosu'ndan fazla bir beklentisi olmaması gerektiğini vurgulayarak, orada "KKTC'nin varlığını inkar eden bir zeminin" bulunduğuna işaret etti

"TALEPKAR DEĞİLİZ"... Ertuğruloğlu, ziyarette "Kıbrıs konusuyla ilgili bilgilendirmeye ihtiyaç duyduğunu belirten milletvekilleri" ile "Konfederasyon tezini destekleyen milletvekilleriyle" karşılaştıklarını belirtti. Bazı milletvekillerinin "Türkçenin AB'nin resmi dillerinden biri olması ve sözde Kıbrıs Cumhuriyeti'ne parlamentoda tanınan 6 sandalyeden 2'sinin Türklere ayrılması" gibi noktalarda yardımcı olmak istediklerini belirttiklerini söyleyen Ertuğruloğlu, söz konusu hususlara talepkar olmadıklarının ilgililere anlatıldığını kaydetti

Ergül ERNUR

Brüksel temasları çerçevesinde Avrupa Parlamentosu'nda çeşitli ülkelerin milletvekilleriyle görüşen ve grup toplantılarına katılan Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk insanının Avrupa Parlamentosu'ndan fazla bir beklentisi olmaması gerektiğini vurguladı.

Avrupa Parlamentosu'nda KKTC'nin varlığını inkar eden bir zemin olduğuna dikkat çeken Ertuğruloğlu, parlamentodaki hakim havanın "Güney Kıbrıs'ın üyeliğini tartışmanın anlamı yok, Kıbrıs Türkleri bundan nemalanmaya bakmalı" şeklinde olduğunu açıkladı.

Bu görüşteki milletvekillerinin "Türkçenin AB'nin resmi dillerinden biri olması ve

sözde Kıbrıs Cumhuriyeti'ne parlamentoda tanınan 6 sandalyeden 2'sinin Türklere ayrılması" gibi noktalarda yardımcı olmak istediklerini belirttiklerini söyleyen Ertuğruloğlu, söz konusu hususlara talepkar olmadıklarının anlatıldığını kaydetti.

AB mevzuatına göre, Türkçenin AB'nin resmi dillerinden biri olabilmesi için Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın AB'ye talepkar olması gerektiğinin altını çizen Ertuğruloğlu, şöyle konuştu:

"Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, Brüksel'e son ziyaretinde, "AB, Türkçeyi resmi dil yapacaksa buna bir itirazım yok" dedi. Bu samimiyetsizlik ve yalancılıktır. AB mevzuatına göre, AB bir dili kendi başına resmi dil yapmaz. Bir ülkenin kendi üyeliği kapsamında bunu talep etmesi gerekiyor. Ama Hristofyas, her zaman yaptığı gibi aldatmaca içerisinde bu sözleri Brüksel'de üstelik AB'nin parlamentosunda diyebiliyor".

Ertuğruloğlu, Brüksel'deki ziyaretlerin faydalı geçtiğini belirterek bundan sonraki ziyaretlerin Almanya ve İtalya'ya gerçekleştirileceğini de söyledi.

"Rum'un üyeliğini tartışmanın anlamı yok,

Kıbrıs Türkleri bundan nemalanmaya bakmalı"

Yapılan görüşmeler ışığında Avrupa Parlamentosu'ndaki hakim havanın "Rum'un üyeliğini tartışmanın anlamı yok. Kıbrıs Türkleri bundan nemalanmaya bakmalı" şeklinde olduğunu belirten Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk insanının Avrupa Parlamentosu'ndan fazla bir beklentisi olmaması gerektiğini çünkü orada "KKTC'nin varlığını inkar eden bir zeminin" bulunduğunu kaydetti.

Brüksel'de yaklaşık 15 Avrupa parlamenteriyle bir araya gelerek Kıbrıs konusunu görüşen UBP heyeti, parlamenterlerin görüş ve düşüncelerini dinleyerek milletvekillerine de kendi görüşlerini anlattı.

UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, ziyarette iki önemli görüşün öne çıktığını belirterek birincisinin "Kıbrıs konusuyla ilgili bilgilendirmeye ihtiyaç duyduğunu belirten milletvekilleri" ikincisinin ise "UBP olarak savundukları konfederasyon tezini (iki egemen devletin varlığına dayalı egemen eşitlik temelinde ortaklık) destekleyen milletvekilleri" olduğunu söyledi.

Belçika'nın da konfederasyona doğru bir süreç içerisinde olduğu gerçeğinin bazı milletvekillerinin bu öneriye sıcak bakmasının nedeni olduğunu belirten Ertuğruloğlu, "Avrupa'nın ve Belçika'nın başkenti Brüksel'de bunların yaşanması Kıbrıs'ta bizlerin konfederal çatıda birleşilmesi önerimiz sempati buldu" dedi.

"Türkçenin resmi dillerden biri olması

ve parlamentoda 2 sandalye hakkı"

Bir diğer grubun ise Kıbrıs Cumhuriyeti denen bir Rum devletinin AB'ye üye yapılmasının yanlış olduğunu ancak bunun artık tartışılmasının bir anlamı olmadığını ifade ettiğini belirten UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, "Kıbrıs AB'ye üyedir ve bu kapsamda sizlerin alması gereken bazı haklar vardır. Biz bunların alınmasında size yardımcı olmak isteriz" düşüncesini aktardıklarını söyledi.

Belirtilen yardımı hangi kapsamda yapmayı düşündüklerini izah ettiklerinde UBP olarak pek tatmin olmadıkları bir zeminin ortaya çıktığını kaydeden Ertuğruloğlu, yardımcı olunmak istenen konuların Türkçenin AB'nin resmi dillerinden biri olması ve sözde Kıbrıs Cumhuriyeti'ne parlamentoda tanınan 6 sandalyeden 2'sinin Türklere ayrılması noktaları olduğunu belirtti.

Ertuğruloğlu, şöyle devam etti:

"Bu görüşe sıcak bakmadığımızı ve bizim için temel olanın Kıbrıs denen yasal bir cumhuriyetin olmadığı tamamen bir Rum devleti adına Kıbrıs Cumhuriyeti denen devletin bizim adımıza üye yapılmasının, Kıbrıs adasının bütünü adına yapılmasının kabul edilemez bir hata olduğunu belirttik. Bunun artık yapılmış bir hatadır diye tartışması olmaz diyerek bundan artık ne kaparız şeklindeki bir yaklaşım içinde olmayacağımızı söyledik. Parti olarak belirtilen hususlara talepkar olmadığımızı söz konusu milletvekillerine vurguladık".

"Hristofyas, aldatmaca içerisinde konuşuyor"

Türkçenin AB'nin resmi dili olmasının güzel olduğunu ancak bunun gerekçelerinin araştırılması gerektiğini ifade eden Tahsin Ertuğruloğlu, "Türkiye AB üyesi değil, Yunanistan, Almanya ve Bulgaristan'daki Türk azınlık yüzünden Türkçe resmi dil olmuyor. Ama Kıbrıs Cumhuriyeti sözde üye olduğu için böyle bir konu gündeme geliyor" dedi.

"Türkçe resmi dillerden biri olacak diye, Rum'un yasal olmayan Kıbrıs Cumhuriyeti sıfatıyla ve bizim adımıza AB üyesi olmasını onaylamamız, bundan medet ummamız söz konusu olamaz" şeklinde konuşan Ertuğruloğlu, AB mevzuatına göre Türkçenin resmi dillerden biri olabilmesi için Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'ın talep etmesi gerektiğini kaydetti. Ertuğruloğlu şöyle konuştu:

"Hristofyas, Brüksel'e son ziyaretinde, "AB, Türkçeyi resmi dil yapacaksa buna bir itirazım yok" dedi. Bu samimiyetsizlik ve yalancılıktır. AB mevzuatına göre, AB bir dili kendi başına resmi dil yapmaz. Bir ülkenin kendi üyeliği kapsamında bunu talep etmesi gerekiyor. Ama Hristofyas, her zaman yaptığı gibi aldatmaca içerisinde bu sözleri Brüksel'de üstelik AB'nin parlamentosunda diyebiliyor".

"Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs nüfusunda hesaba katıldı"

Kıbrıs Cumhuriyeti'ne parlamentoda tanınan 6 sandalyeden 2'sinin Türklere ayrılması konusunun da aynı kapsamda olduğuna dikkat çeken UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, bu öneriyi kabul etmeleri durumunda "tutarsızlık" örneği sergileyeceklerini söyledi.

Sözde Kıbrıs Cumhuriyeti'ne 6 sandalye tanınmasının bir nedeninin de adadaki Türk nüfusun Kıbrıs nüfusunun ortaya çıkarılmasında hesaba katıldığı yönünde olduğunu kaydeden Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türkü'nün de nüfusunun dikkate alındığından bu teklifi "hak" olarak gördüklerini ifade etti.

"Böyle bir hesap yapılmasını talep eden biz olmadık. Zaten bunun yapılması da çok yanlış" şeklinde konuşan Ertuğruloğlu, "Kıbrıs diye üye aldıkları ülke, sadece Güney Kıbrıs'taki Rum halkıdır. Kıbrıs Türklerinin hesaba katılarak Kıbrıs denen üyeye 6 sandalye verilmesini biz talep etmedik. O da kendi içinde bir yanlış" dedi.

Ertuğruloğlu, kısa vadeli fırsatçı tekliflere yönelik bir duruşları olmadığının da altını çizdi.

"Türkiye'yle olan ilişkiler bağımlılık olarak yorumlanıyor"

Brüksel'deki temaslarda 'Türkiye'nin Kıbrıs'tan çıkartılması, Türkiye'nin Kıbrıs Türküyle olan ilişkisinin yıpratılarak sona erdirilmesi ve Türkiye'yle Kıbrıs Türkü arasına uçurumlar konması' gibi heveslerin de ortaya çıktığını kaydeden Ertuğruloğlu, Türkiye'den ülkemize getirtilecek su ile ilgili dahi farklı yorumlarda bulunduğunu söyledi.

Ertuğruloğlu, Avrupa'da ülkemize suyun Türkiye'den gelmesini bile Kıbrıs Türkünü rahatsız eden bir gelişme olarak değerlendiren kişilerin bulunduğuna işaret ederek Kıbrıs Türkünün Türkiye'yle olan ilişkilerinin devamını "bağımlılık" olarak yorumlayan kişilerin varlığına dikkat çekti.

Diğer haberleri
20 Kasım 2008, Perşembe   08:31   Fatura liderlere
20 Kasım 2008, Perşembe   08:29   Rusya Rum'a teslim
20 Kasım 2008, Perşembe   08:27   Gece kulübünden kadınları baba yollamış
20 Kasım 2008, Perşembe   08:26   Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı
20 Kasım 2008, Perşembe   08:25   Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar
20 Kasım 2008, Perşembe   08:24   Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti
20 Kasım 2008, Perşembe   08:23   Lefkoşa'da bıçaklı kavga
20 Kasım 2008, Perşembe   08:22   Nehir: Falakaya bile yatırıldım
20 Kasım 2008, Perşembe   08:20   Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek
20 Kasım 2008, Perşembe   08:19   Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu
   327 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder


© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital