Kibris Gazetesi
Kıbrıs'ın geçmişiyle ilgili gerçekler ortaya çıkarılmalı
Güney Afrika'da yaşayan Kıbrıslı Rum yazar, sosyoloji profesörü ve şair Ari Sitas, Kıbrıs'ın her iki tarafındaki sosyal bilimcilerin gerçeklikle uğraşarak, Kıbrıs'ta geçmişte olanlarla ilgili ortak bir resim oluşturması gerektiğini belirtti
   Pazar 09:12
   6 Temmuz 2008
Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

GERÇEKLER BİLİNMELİ... Prof. Dr. Ari Sitas, Kıbrıs'ta geçmişte olanlarla ilgili bilinmeyen gerçeklerin su yüzüne çıkarılması gerektiğini belirterek "Gerçekler ortaya çıkarılmalı ve böylece bizden sonraki nesillere, geçmişte ne olduğuna yönelik yalan söylememiş oluruz" diye konuştu. Sitas, birçok kişinin, okul müfredatlarının değişmesi yönünde konuştuğunu ancak, gerçeklerin bilinmediği ve içinde yer almadığı müfredatın bir işe yaramayacağını ifade etti

Aral MORAL

Güney Afrika Natal Üniversitesi'nde eğitim görevlisi olan dünyaca tanınmış Kıbrıslı Rum yazar, sosyoloji profesörü ve şair Ari Sitas, Kıbrıs'ın her iki tarafındaki sosyal bilimcilerin gerçeklikle uğraşarak, Kıbrıs'ta geçmişte olanlarla ilgili ortak bir resim oluşturması gerektiğini belirtti.

"Gerçekler ortaya çıkarılmalı ve böylece bizden sonraki nesillere, geçmişte ne olduğuna yönelik yalan söylememiş oluruz" diye konuşan Sitas, birçok kişinin, okul müfredatlarının değişmesi yönünde konuştuğunu ancak, gerçeklerin bilinmediği ve içinde yer almadığı müfredatın bir işe yaramayacağını ifade etti.

Kıbrıs'ta yaşanan toplumlar arası çatışmalar sonucu hayatını kaybeden veya kayıp olan kişiler için hakikat komisyonunun kurulup kurulamayacağının sorulması üzerine Profesör Sitas, "Böyle bir şey daha da ileriye gitmek yerine ortamı alevlendirebilir. Kuzeyde, ya da güneyde bu insanların kimliğini saptamak ortamı tutuşturur. Ancak iki toplumlu kayıp şahıslar komitesinin çalışmalarının iyi olduğunu söylemek istiyorum. Bir araya gelip kayıp kişileri ve gerçekleri buluyorlar" dedi.

Güney Afrika'da ırkçılık döneminin ardından kurulan hakikat komisyonunun başarılı olduğunu kaydeden Ari Sitas, Başpiskopos Tutu ve başka kişilerin bir araya gelerek ortak bir zemin oluşturduğunu, insanların tarihsel bir şekilde değil, ahlaki şekilde düşünmelerini sağladıklarını söyledi.

Sitas ayrıca, "adanın yeniden birleşmesi için Kıbrıslı Türklerin başkaldırısı mı, ya da yasemin devrimi mi dersiniz veya adını her ne koyarsanız koyun, kaybolmuş durumda" diye konuştu.

Ari Sitas'ın KIBRIS'ın sorularına verdiği yanıtlar aynen şöyle:

"Hakikat komisyonu, geçmişte olanların anlatılmasını sağlar"

KIBRIS: Hakikat komisyonlarının dünyada rolü ve önemi nedir?

SITAS: Cevabıma Güney Afrika'dan örnekle başlamama izin verin. Eğer bir yerde önüne geçilemeyecek şekilde milliyetçilik boyutlarına varan bir karmaşa varsa, hakikat ya da gerçeklik komisyonu, toplumun daha da ileriye gitmesi için insanların, geçmişte olmuş ve anlatılması gerekenleri anlatmalarını sağlar. Bu komisyon Güney Afrika'da çok spesifik biçim almıştı. Diğer taraftan İspanya'da hakikat komisyonunun kurulmadığı örneği var. Ancak Güney Afrika'da kurulan komisyonda genel af mevcuttu. Yani, buna başvurup, hakikat beyanında bulunarak af talep etmeniz durumunda affediliyordunuz. Bununla beraber komisyon, insanların geçmişte ne olduğu, başkalarının travmalarını ve acılarını öğrenebileceği ve toplumu iyileştirebilecek bir platforma dönüşmüştü.

KIBRIS: Bildiğim kadarıyla bu komisyon, İsa peygamberin "Gerçek bizi özgür kılacaktır" sözü adı altında yapılmıştı.

SITAS: Evet. Güney Afrika'da birçok Hıristiyan etki var. Başpiskopos Tutu ve birçok kişi, ortak bir zemin oluşturarak, insanların tarihsel bir şekilde değil, ahlaki şekilde düşünmelerini sağlamışlardı.

KIBRIS: Ve, çok da başarılı olmuşlardı.

SITAS: Evet çok başarılıydı. Aslında, bu komisyonların sadece dinsel bir düzenin içinde yapılamayacağını dünyevi bir şekilde de organize edilebileceğini düşünüyorum.

"Gerçekler ortaya çıkarılmalı"

KIBRIS: Bildiğiniz üzere Kıbrıs'ta 1963-1974 yılları arasında toplumlararası çatışmalarda bir çok insan öldürüldü ve kayıp oldu. Her iki toplumda da böyle acılar yaşandı. Tüm bu karmaşanın ve çatışmanın ardından bir şey yapılmadı. Birçok suçlu şu an özgürce dolaşıyor. Sizce Kıbrıs'ta da hakikat komisyonun kurulması, bazı şeylerin üstesinden gelinmesine yardımcı olabilir mi?

SITAS: Bu konuda bir tartışma yapıldığının farkındayım. Ama böyle bir şey belki de daha da ileriye gitmek yerine ortamı alevlendirebilir. Kuzeyde ya da güneyde bu insanların kimliğini saptamak ortamı tutuşturur. Ancak iki toplumlu kayıp şahıslar komitesinin çalışmalarının iyi olduğunu söylemek istiyorum. Bir araya geliyorlar, kayıp kişileri ve gerçekleri buluyorlar. Adanın her iki tarafındaki sosyal bilimcilerin yapması gereken en önemli görev, gerçeklikle uğraşarak, geçmişte ne olduğuna yönelik ortak bir resim oluşturulması gerekiyor. Köy köy, kasaba kasaba gerçekler ortaya çıkarılmalı ve böylece bizden sonraki nesillere, geçmişte ne olduğuna yönelik yalan söylememiş oluruz. Ama günün sonunda, hakikat komisyonunun kurulmasına veya yeniden yakınlaşmanın limitlerine karar verecek olanlar politikacılardır. Fakat, insanların, gerçeklikle uğraşmasının önüne hiçbir şey geçemez. Birçok insan okullarda kullanılmak üzere yeni müfredatlar hakkında konuşuyor. Ancak gerçeğin içinde yer almadığı ve gerçeğin bilinmediği bir müfredatı ne yapabilirsiniz ki? Ama, geçmişin acılarını hatırlamak gerçekten de acı vericidir.

KIBRIS: Çok zorlayıcıdır da.

SITAS: Gerçekten de çok zorlayıcıdır. Aynı zamanda çok da ciddi bir süreçtir. Bana göre, şu an 50'li, çatışma dönemlerinde de 20'li yaşlarda olanlar bugün konuşmaya hazırdır. Ama bütün bu çatışmanın planlayıcıları olan ebeveynleri değil. Sıradan bir asker, bir EOKA ya da TMT mensubu kişiler, geçmişte ne olduğunu veya neler yaptıklarını anlatabilirler. Ancak böyle bir şeye toplumun hazır olduğunu düşünmüyorum.

KIBRIS: Toplumun buna hazır olması için kim, ne yapabilir?

SITAS: Ben bunu, iki seviyeli olarak görüyorum. Sivil toplumdan sivil topluma yapılabilir. Çünkü müşterek bir sivil toplum yok. Tamam, çok küçük bir kesim bir araya gelip bir şeyler yapabiliyor, arkadaş olabiliyor ama, yine de sivil toplumdan sivil topluma diyorum. Adanın yeniden birleşmesi için Kıbrıslı Türklerin başkaldırısı mı ya da yasemin devrimi mi dersiniz veya adını her ne koyarsanız koyun, kaybolmuş durumda.

KIBRIS: Peki, çatışmanın hemen ardından oluşacak yeniden yakınlaşmanın ne kadar önemi var?

SITAS: Çatışmanın ardından yeniden yakınlaşma bazı zamanlarda çok zordur. Ruanda'daki şiddetin ardından hemen adım atıldı. Ama çok zor oldu. Çünkü yaralar daha çok tazeydi. Bir yere kadar başarılı oldular. Yaşadığın yerin bugün şiddet eylemleriyle değil, dayanışma yoluyla kurulmuş olmasını öğrenmek, bilmek harikulade bir şey. Çocukların okulda eğitim görerek bazı şeyleri öğrenmeleri farklı perspektifler yaratır. Ama onlara yaşanan acıları ivedi olarak aktarılması nerdeyse imkansızdır. Yani sonuçta yaşanan acıların ardından yeniden yakınlaşma bazen gerçekten de çok ama çok zor oluyor

KIBRIS: Aslında çok ince bir çizgi, çizginin bir tarafı başarı diğer tarafı ise başarısızlık.

SITAS: Evet aynen öyle. Konu 10 yıl sonra Irak'ta ya da Afganistan'da ne olacağıdır. Kıbrıs, Güney Afrika ile aynı örneği teşkil etmiyor. Daha çok Pakistan-Hindistan sorununa benziyor. Biliyorsun, bir tarafta bir nüfus, diğer tarafta ötekisi. Yani demek istediğim Kıbrıs farklı bir dinamik. Yaptığım çalışmalardan ve politik ilgimden edindiğime göre, 1970'den beri olan çatışma ve savaşların hiçbiri çözüme kavuşturulamadı. İnsanlar artık, silah ve kaba güç kullanmadan, geçmişe ve tarihe çözüm getirecek, aynı zamanda ileriye doğru adım atabilmeyi sağlayacak başka yolların olduğunu da anlamalıdır. (Gülerek söylüyor) Belki de ben hayalperestin tekiyim.

Diğer haberleri
15 Ekim 2008, Çarşamba   08:50   Doğanın muhteşem gücü
15 Ekim 2008, Çarşamba   08:48   "Alo seks" tuzağı
15 Ekim 2008, Çarşamba   08:47   Sarayda Kıbrıs zirvesi
15 Ekim 2008, Çarşamba   08:43   3G'ye uyumlu telefonlara rağbet arttı
15 Ekim 2008, Çarşamba   08:41   Komedi Tiyatrosu, "Recep'in Angonisi Recep" oyunu perdelerini açıyor
15 Ekim 2008, Çarşamba   08:39   Zeytinlik köy meydanındaki Sergi Çadırı'na büyük ilgi
15 Ekim 2008, Çarşamba   08:38   Kırmızı ışıkta geçti, dehşet saçtı
15 Ekim 2008, Çarşamba   08:36   Virajı alamadı 14 metreden dereye yuvarlandı
15 Ekim 2008, Çarşamba   08:34   Cinayete ret, diğerlerine kabul
15 Ekim 2008, Çarşamba   08:32   Türk tarafından Rum yönetimine uyarı
   382 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder


© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital