Kibris Gazetesi
İpotek kıskacı
Müteahhitten ev alan yüzlerce vatandaş, ev tesliminde büyük çile yaşıyor. Pek çok müteahhit, kağıt üzerinde sattıkları evlerin arsalarını bankalara ipotek ettiriyor ve günün sonunda vatandaşa tapu veremiyor. Tapu olmadığı için de arsanın ipotekli olduğu bankadan kredi almaya zorlanan vatandaş ise bunu yapmayı reddedince evini teslim alamıyor, hatta sözleşmesinin feshiyle karşı karşıya kalıyor...
   Pazar 09:31
   6 Temmuz 2008
Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

DEVLET SADECE SEYİRCİ..."Ev sahibi" olmak için "dert sahibi" olan vatandaş, darbe üstüne darbe yiyor. Vatandaşın, devlete ödediği binlerce sterlin vergi ve harç yetmezmiş gibi günün sonunda tapu krizi patlak veriyor. Pek çok müteahhit, arsaları ipotek verdiği için ev tesliminde vatandaşa tapu veremiyor ve arsanın ipotekli olduğu bankayı adres gösteriyor. Banka seçme özgürlüğü müteahhit yüzünden elinden alınan vatandaş da daha kötü koşullarda kredi almaya zorlanıyor. Vatandaş bu çileleri yaşarken devlet de sadece seyrediyor

 "İPOTEK SIKINTILARI, SİSTEMSİZLİKTEN KAYNAKLANIYOR ... Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, bankacılık sektöründeki kredilendirme sisteminin yanlış olduğunu vurgulayarak müteahhit ve müşterilerin ipotekle ilgili yaşadığı sıkıntıların sistemsizlikten kaynaklandığını söyledi. Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği Başkanı Hasan Sungur da, ipotek konusundaki sıkıntıların intifa koçanının uygulamaya konması ve bu uygulamayla betonarme karkas safhasında tapu verilebileceğini söyledi

Ergül ERNUR

Ev sahibi olmak için varını yoğunu ortaya koyan vatandaşlar, çile üstüne çile yaşıyor. Binlerce sterlinlik borç altına girerek hayatını ipotek altına koyan vatandaşlar, devlete ödediği yüklü vergi ve harçların ardından, korkunç sürprizlerle yüz yüze geliyor. Vatandaş, günün sonunda müteahhitlerin yüzünden "ipotek kıskacı" altında kalıyor.

Ev tesliminde gün ışığına çıkan ipotek engeli yüzünden yüzlerce vatandaş, ağır koşullarda kredi almak zorunda bırakılıyor, yüksek faiz, banka ve sigorta parası ödemekle mükellef kılınıyor. Oysa vatandaş, tapusunu alabilse dilediği bankadan daha iyi koşullarda kredi alıp müteahhidine karşı sorumluluğunu yerine getirebilecek.

Vatandaş bu çilelerle bire bir mücadele verirken, devlet de bu anomaliye seyirci kalıyor, müteahhitlerin yüzünden vatandaşının göz göre göre "kazıklanmasını" seyretmekle yetiniyor.

Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, ipotekle ilgili sorunun, müstakil tapularla ilgili mevzuatın hızlanması, ayrıca inşaat aşamasındayken yazılması sağlanarak çözümlenebileceğini belirtirken

Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği Başkanı Hasan Sungur da, intifa koçanının devreye girmesi ve betonarme karkas safhasında tapu verilmesiyle mümkün olabileceğini söyledi.

Gürcafer ve Sungur, vatandaşların ve yatırımcıların ipotekle ilgili yaşadığı sorunların, sistemsizlikten kaynaklandığını vurgulayarak, bankaların "tefecilik" yaptığını ileri sürdü.

Maceraya bak?

Ev sahibi olmak için dert sahibi olan vatandaşların tapu aşamasında karşılaştığı tablo, tam bir trajedi.

Taksitlerini bir tamam ödeyip ev tesliminde vatandaşları büyük bir sürpriz bekliyor.

Pek çok müteahhit, bu aşamada vatandaşa tapusunu veremiyor. Çünkü vatandaşa satılan evin üzerinde bulunduğu arsa veya arsalar, bir bankaya ipotek verilmiş durumda. Vatandaş için zorlu süreç daha başlıyor.

Ya müteahhidin gösterdiği bankadan kredi alacak, ya da sözleşmesi iptal edilerek evinden olacak.

Yasal boşluklardan faydalanan birçok müteahhit, bu yola başvurup kendi gemisini istediği gibi yüzdürürken, vatandaşı, arsanın ipotekli olduğu bankayla yüz yüze bırakıyor.

Vatandaş, devlete ödediği binlerce sterlinlik vergi ve harcın altında ezilirken, bir mağduriyet de evinin tapusunu ipotekten kurtarmak için yaşıyor.

Mevcut sistemde müstakil ev koçanı olmadığı için hisse koçanıyla ipotek altına sokulan evlerde vatandaşlar, mükellefiyetlerini günü gününe yerine getirmiş olsa dahi, bir başka kişinin sorumluluğunu yerine getirmemesi durumunda da olumsuzluktan kurtulamıyor.

Vatandaşlara ev satın aldıkları zaman, müstakil tapu veya intifa koçanı verilmesi gibi bir alternatif yaratılmayan ülkemizde ise, birçok vatandaş çaresiz kalıp bu sürece boyun eğmek zorunda bırakılıyor.

Aldığı ev ipotekli olduğu için kendi bütçesine uygun şartları sunan bankayı tercih edemeyen vatandaş, hayallerini süsleyen evi aldığına neredeyse pişman ediliyor.

Gürcafer: Sorun sistemsizlik

Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer, bankacılık sektöründeki kredilendirme sisteminin yanlış olduğunu vurgulayarak konuyla ilgili daha önce birçok öneride bulunduklarını, ancak bunu sisteme oturtamadıklarını söyledi.

Projelerle ilgili kredilendirme sisteminin kademeli ve aylık hak edişler şeklinde olması önerisini sunduklarını kaydeden Gürcafer, sistemi şöyle anlattı:

"Söz konusu müteahhit ihtiyaç duyduğu krediyle ilgili bankaya ciddi bir fizibilite çalışması götürür ve bu çalışma neticesinde aylık iş programı verir. Bankanın atayacağı bağımsız teknik bir kontrol ekibi tarafından söz konusu projenin verilen iş programına uygun şekilde yapılıp yapılmadığı kontrol edilir ve söz konusu borç, yapılan işin tutarı kadar aylık olarak ödenir. Böylelikle müteahhit, söz konusu projeyle ilgili almış olduğu krediyi başka yerlerde harcayamaz".

Kredilerin zamanında bahsedilen sistemde verilmemesinden dolayı alınan kredilerin daha farklı amaçlar (arazi veya araç gereç temini) için kullanıldığını belirten Gürcafer, bu durumdan ötürü para irkülasyonunun durduğunu ve projelerin sıkıntıya girdiğini söyledi.

Projeleri kredilendirmek ve Mortgage sistemine geçilmesi gerektiğine dikkat çeken Gürcafer, kısmi koçanla ilgili yayınlanan bir genelge bulunduğunu kaydetti. Buna göre, inşaat aşamasındayken tapuların, müstakil olarak ayrı yazılması mümkün.

Müteahhit ve müşterilerin ipotekle ilgili yaşadığı sıkıntıların geçmişten başladığına işaret eden Gürcafer, bu tür sıkıntıların sistemsizlikten kaynaklandığını söyledi.

"İnşaat aşamasındayken müstakil tapuların yazılması mümkün kılınmalı"

Birçok müteahhit ve yatırımcının, yatırımın olduğu araziyi bankaya ipotek vermek suretiyle kredi aldığını anımsatan Gürcafer, müşteriye taahhüdünü yerine getirmesi gerektiğinde de malın ipoteğini kaldırabildiğini belirtti.

"İpotek kalkmayacak veya tapu devredilemeyecek diye bir şey yoktur" diyen Gürcafer, geçmişte aldığı krediyi yaptığı inşaatın üzerine kullanmayanların ipotek sorumluluğunun toplam alacağının üzerine çıktığını ve bu yüzden bir takım problemler yaşanabileceğini ifade etti.

Bu durumdaki bir yatırımcının hem ipotek miktarının çok yükseldiğini hem de müşteriden aldığı paranın inşaatı bitirecek noktaya getiremediğinin altını çizen Gürcafer, şöyle konuştu:

"Genelde bir proje üzerinde 3-4 milyon dolarlık yatırım vardır. Böyle bir yatırımcıyı örnek alırsak, bu yatırımın yanı sıra müteahhidin 4-5 milyon dolar da alacağı bulunuyor. Ama projesini tamamlamak için 500 bin dolara ihtiyaç duyuyor. Müstakil koçan yazdırmak mümkün olmadığından, malın bütününü ipotek koymak zorundadır. Bunu yaptıktan sonra bankadan krediyi alan müteahhit, herhangi bir risk altında değildir. Çünkü alacağı vereceğini fazlasıyla karşılıyor. Fakat, sorun, bu durumun tam tersi olduğunda yaşanmaktadır. Bunun da çözümü inşaat aşamasındayken müstakil tapuların yazılmasını mümkün kılmak ki, müşteriye satarken o satılan kısmı ipotek koymamak veya müşterinin adına alarak bankadan direk müşteriyi borçlandırmak. O zaman müşteri güvende olur".

Müstakil tapularla ilgili mevzuatın hızlanması ayrıca inşaat aşamasındayken yazılması sağlanabilirse müşterilerin artık mağduriyet yaşamayacağını belirten Gürcafer, şu andaki sistemin hisse koçanı olduğunu müstakil ev koçanı olmadığını vurguladı.

"Bankaların tefecilik yapısı sürerse firmalar iflas edecek, sosyal sorunlar başlayacak"

Bankacılık sisteminin de yanlış çalıştığını ve paranın maliyetinin çok yüksek olduğunu belirten Gürcafer, sıkıntılarla karşılaşmanın nedeninin bankadan borçlanılan paranın iki yıl gibi kısa bir sürede ikiye katlanması olduğunu söyledi.

"İnşaat aşamasındayken, müstakil tapular yazılabilirse müşteri o tapuyla borç alabilir" diyen Gürcafer, müşterinin bankaların "tefeci" muamelesine ayrıca bir bankaya bağlı olmak zorunda kalmayacağını ifade etti.

İnşaat sektörünün sıkıntıda olduğunu söyleyen Gürcafer, nakde, uzun vadeli krediye, firmaların yeniden yapılandırılmaya ihtiyaç duyduğunu belirtti. "Eğer sorun çözülmezse kapatmak zorunda kalan birçok firma daha gündeme gelecek ve bu çok büyük bir sosyal sorun haline gelecek" şeklinde konuşan Gürcafer, firmaların taahhütleri yerine getirebilmesi, yeni ekonomik koşullara göre yeniden organize olabilmesi için uzun vadeli kredilerin önemine işaret etti.

Bankaların mevcut "tefecilik" yapısının devam etmesi halinde çok daha büyük firmalar için sıkıntılar başlayacağına dikkat çeken Gürcafer, bunun beraberinde sosyal sorunların geleceğini de yineledi.

Sungur: Tapu Dairesi olarak inisiyatif kullanılmalı

Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği Başkanı Hasan Sungur da, KKTC'deki yasaların beton gibi sert ve köşeli olmadığını belirterek ipotek sorunun çözümlenebilir olduğunu söyledi.

Sungur, "bir mal ipotekli olduğu halde iki tarafın mutabakatıyla ipotekli vaziyette bir kişiye döndürülebilir" diyerek bunun örneğinin geçmiş yıllarda Girne Tapu Dairesi'nde yaşandığını kaydetti.

Tapu Daireleri'nin bu uygulama için uğraşmadığını öne süren Sungur, bazı müteahhitlerin malı ipotek vererek projeyi başlattığını ve müşterinin ödediği paranın karıyla da ipoteği ödediğini söyledi.

Şimdiki sistemin hisse yöntemiyle ipotek olduğunu belirten Sungur, malın hepsinde ipotek olduğu için ödemesini zamanında yapan müşterinin de hakkının elinden alındığını vurguladı.

"Tapu Dairesi olarak inisiyatif kullanılmalı" diyen Sungur, iki tarafın anlaşması durumunda yaşanan süreçte bankanın bir mağduriyeti olmadığını söyledi.

"KKTC koçanlarını tanımıyorlar"

Kıbrıs Türk Müteahhitler Birliği, Kıbrıs Türk Emlakçılar Birliği hatta baroların bir araya gelerek çözüm üretmesi gerektiğini savunan Sungur, bankaların da "tefecilik" yaptığını iddia etti.

Devletin bankalara, özelikle Türkiye bankalarına baskı yaparak KKTC koçanlarını muteber kabul ettirmesi gerektiğini vurgulayan Sungur, "KKTC koçanlarını tanımayan tüm Türkiye bankaları kapatılmalıdır" dedi.

Sungur şöyle devam etti:

"Son yapılan yasa düzenlemeleriyle tahsis ve eş değer koçanlar Türk koçanı kadar garantidir. Rum dahi gelip malını almak isterse, bu yasalar çerçevesinde devlet önce istimlak şartını getirdi ve sonra Rum'a malı iade edilebilecek. Bu devlet sınırları içerisinde KKTC'de her koçan muteber ve garantidir. Ancak, bankalarla ilgili ciddi tedbirler alınarak ivedi olarak bankaların KKTC tapularını kabul etmesi sağlanmalıdır".

"İntifa koçanı devreye konmalı"

Tapu Daireleri'nin intifa koçanını devreye koyması gerektiğini söyleyen Sungur, bu uygulamayla betonarme karkas safhasında tapu verilebileceğini ve müteahhitleri devir konusunda rahatlatacağını söyledi.

Betonarme karkas sistemi uygulamaya girdiği zaman otomatik olarak tapuların müşterilerin adına döneceğini kaydeden Sungur, borçlandırma sisteminin gündeme gelerek borçların her müşteriye bölüneceğini ifade etti.

İpotek konusunda yaşanan sıkıntıların intifa koçanının ciddi şekilde uygulamaya konması ve kredi sisteminin kolaylaştırılmasıyla çözülebileceğine dikkat çeken Sungur, Mortgage sisteminin de önemine işaret etti.

Mortgage Yasası Taslağı'nın İspanya ve Türkiye örnek alınarak hazırlandığını ve Başbakan Ferdi Sabit Soyer'e verildiğini de belirten Sungur, bu sorunların söz konusu taslakla çözümlenebileceğini kaydetti.

Sungur, şöyle devam etti:

"Bir mal herhangi bir bankada ipotekliyse ve faizleri yüksektir, müşteri borcunu başka bir bankaya aktarmada sorun yaşıyor. Bu sorun Mortgage Yasası Taslağı geçerse ortadan kalkacak. Herhangi bir şekilde bir taşınmaz mal üzerinde ipotek varsa yasa geçtiği tarihten sonra Mortgage Yasası'na otomatik olarak bu mallar tabi oluyor. Ancak mal sahibi kendisi istemezse bunun dışında kalabiliyor".

Diğer haberleri
13 Ekim 2008, Pazartesi   07:06   15 dakikada böyle oldu
13 Ekim 2008, Pazartesi   07:05   İnşaatlar durdu müteahhitler çoğaldı
13 Ekim 2008, Pazartesi   07:04   Kendi içimizde hazır hale gelmeliyiz
13 Ekim 2008, Pazartesi   07:01   Asrın deneyi, dünyaya bakışı değiştirebilir
13 Ekim 2008, Pazartesi   07:00   Zeytincilik semineri bugün
13 Ekim 2008, Pazartesi   06:57   Erol'la gururlandık
13 Ekim 2008, Pazartesi   06:57   LTB çalışanlarının, sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı yatırımları yapılmıyor
13 Ekim 2008, Pazartesi   06:56   Yenişehir'de ev yandı
13 Ekim 2008, Pazartesi   06:55   Gardiyanlar eğitime gitti
13 Ekim 2008, Pazartesi   06:54   Mültecilerin umudu, hüsrana dönüştü
   989 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder


© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital