Kibris Gazetesi
Genelkurmay'da Kıbrıs hassasiyeti
Türkiye Genelkurmay Başkanlığı görevini Orgeneral Büyükanıt'tan alan Orgeneral Başbuğ, devir teslim töreninde yaptığı konuşmada, Kıbrıs sorununun, Türkiye'nin ve KKTC'nin güvenliğini de ilgilendiren ulusal bir sorun olduğunu vurguladı
   Cuma 08:29
   29 Ağustos 2008
Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

BAŞBUĞ'DAN ÇÖZÜM İÇİN ÜÇ ŞART... Orgeneral Başbuğ, Kıbrıs sorununa kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözüm bulunması isteniyorsa herkes tarafından; ilk önce Kıbrıs Rum yönetiminin 1960 anlaşmalarına dayalı "1960 Kıbrıs Cumhuriyeti" olmadığının, KKTC'nin bir gerçek olduğunun, eşit ve egemen şekilde Kıbrıs Türk halkının ve garantör devlet olarak Türkiye'nin kabul edebileceği bir çözüm ortaya konulmadan, sorunun çözülemeyeceğinin kabul edilmesi gerektiğini vurguladı

BÜYÜKANIT: DOĞU AKDENİZ'DEKİ PETROL ARAŞTIRMALARINA YÖNELİK ÇABALARI ENDİŞEYLE İZLİYORUZ... Görevini Orgeneral İlker Başbuğ'a devreden Genelkurmay Başkanı Büyükanıt ise, Kıbrıs konusuna ilişkin, Doğu Akdeniz'de petrol haznelerinin araştırılmasına yönelik çabaları endişeyle izlediklerini belirterek, "Bu çabalar hayata geçtiği takdirde Türkiye güneyde, Antalya Körfezi'ne hapsolma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir" dedi

Türkiye Genelkurmay Başkanlığı görevini Orgeneral Yaşar Büyükanıt'tan alan Orgeneral İlker Başbuğ, Kıbrıs sorununun, Türkiye'nin ve KKTC'nin güvenliğini de ilgilendiren ulusal bir sorun olduğunu ifade ederek, "Kıbrıs sorununa, Birleşmiş Milletler çerçevesinde bütünlüklü müzakereler yoluyla, kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözüm bulunması elbette istenilen bir husustur" dedi.

Ancak Kıbrıs sorununa gerçekten kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözüm bulunması isteniyorsa herkes tarafından; ilk önce Kıbrıs Rum yönetiminin 1960 anlaşmalarına dayalı "1960 Kıbrıs Cumhuriyeti" olmadığının, KKTC'nin bir gerçek olduğunun, eşit ve egemen şekilde Kıbrıs Türk halkının ve garantör devlet olarak Türkiye'nin kabul edebileceği bir çözüm ortaya konulmadan, sorunun çözülemeyeceğinin kabul edilmesi gerektiğini de vurguladı.

Görevini Orgeneral İlker Başbuğ'a devreden Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ise, devir teslim töreninde yaptığı konuşmada Kıbrıs konusuna da değinerek, Doğu Akdeniz'de petrol haznelerinin araştırılmasına yönelik çabaları endişeyle izlediklerini belirterek, "Bu çabalar hayata geçtiği takdirde Türkiye güneyde, Antalya Körfezi'ne hapsolma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir" diye konuştu.

Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Genelkurmay Başkanı olarak yaptığı son konuşmada, terör, irtica ve laiklik üzerine mesajlar verdi, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne yönelen saldırılara dikkat çekti.

Orgeneral Büyükanıt, "Türk Silahlı Kuvvetleri demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye'nin teminatıdır, olmaya devam edecektir" diyerek görevi Orgeneral İlker Başbuğ'a devretti.

Kıbrıs sorunu

Orgeneral İlker Başbuğ, devir teslim töreninde yaptığı konuşmada, Kıbrıs sorununun, Türkiye'nin ve KKTC'nin güvenliğini de ilgilendiren ulusal bir sorun olduğunu ifade ederek, "Kıbrıs sorununa, Birleşmiş Milletler çerçevesinde bütünlüklü müzakereler yoluyla, kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözüm bulunması elbette istenilen bir husustur" dedi.

Orgeneral Başbuğ, "Gerçekten Kıbrıs sorununa kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözüm bulunması isteniyorsa herkes tarafından; ilk önce Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin 1959/60 anlaşmalarına dayalı "1960 Kıbrıs Cumhuriyeti" olmadığının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin bir gerçek olduğunun, eşit ve egemen şekilde Kıbrıs Türk Halkının ve Garantör Devlet olarak Türkiye'nin kabul edebileceği bir çözüm ortaya konulmadan, sorunun çözülemeyeceğinin kabul edilmesi gerekir" dedi.

Orgeneral Başbuğ, Türkiye'nin sahip olacağı güvenlik stratejisinin dört temel dayanağından birinin Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin sağlanması ve Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki ulusal menfaatlerinin ve güvenliğinin korunması olduğunu söyledi.

AB üyeliği

Orgeneral Başbuğ, Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin, Türk Silahlı Kuvvetleri için; Avrupa Birliği'ne tam üyeliğin, Atatürk'ün amaçladığı "çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkma" doğrultusunda önemli bir araç anlamını taşımakta olduğunu belirterek, "bu süreçte AB'den beklentimiz Türkiye'ye diğer ülkelere olduğu gibi eşit davranılması ve Türkiye'den ulus devlet ve üniter devlet yapısını zayıflatabilecek isteklerde bulunulmamasıdır" dedi.

Türkiye'yi tam üyeliğe kabul etmeyen bir AB'nin özellikle Ortadoğu ve Kafkaslar bölgeleri üzerindeki etkisinin Balkanlar'da biteceğine dikkat çeken Orgeneral Başbuğ, Türkiye'nin coğrafi olarak nerede olduğu kadar ne olduğunun da önemli olduğuna işaret ederek, Türkiye'nin bölgedeki en güçlü demokratik ve laik rejime sahip olan ülke olduğunu vurguladı.

Laiklik ilkesi

Orgeneral Başbuğ konuşmasında laiklik ilkesi üzerine vurgu yaptı.

Orgeneral İlker Başbuğ laikliğin cumhuriyetin temel değerlerinden biri olduğunu belirterek "Laikliğin tanımı da Anayasa'da yapılmıştır. TSK'nın laikliğe ilişkin vazgeçilmez duruşu Anayasanın 24. maddesinde açıkça ifade edilmiştir. Bugün toplumun bir kesimi, yeni bir yaşam tarzının oluşturulmasında dini düşüncelere ağırlık verildiğini düşünmekte ve bundan endişe duymaktadır. Bu endişe ciddiye alınmalıdır. Toplumsal huzur için bu zorunludur" diye konuştu.

Akıllı güç kavramı

Konuşmasında akıllı güç kavramına da değinen Başbuğ, "Küresel anlamda güvenlik ya her yerde ya hiçbir yerdedir. Artık barış ve güvenliği ne tek başına ülkeler, ne de yalnızca ittifaklar sağlayabilir. Türkiye geniş bir risk yelpazesi ile karşı karşıyadır. Bu nedenle politik askeri ve sosyo-kültürel güçlere sahip olmak durumundadır. Bu da akıllı güç kavramının gerçeğinin ta kendisidir" dedi.

TSK cumhuriyetin korunmasında taraftır

Atatürk'ün Türkiye Cumhuriyeti'ni ulus devlet üzerine kurmuş olduğunu ifade eden Başbuğ, "Ancak bunu ifade ederken ortak değerleri paylaşan herkesin aynı bütün içinde olduğu vurgusunu yapmıştır. TSK Cumhuriyetin korunmasında taraftır. Türkiye'nin ulus devlet yapısı tartışmaya açık değildir. Ulus devleti tartışmak Türkiye'nin ulusu ile birliğini bütünlüğünü istememek demektir. Devlet birliğini koruyacak unsurları tartışmaya açamaz" diye konuştu.

Din eksenli yaşam tarzından

duyulan endişe ciddiye alınmalı

Atatürk'ün 10. yıl nutkunda "Ulusal kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyine çıkaracağız" ifadesini hatırlatan Başbuğ, "buna karşılık bugün, toplumun bir kesimi yeni bir kültürel kimliğin, yaşam tarzının oluşumunda dini düşüncelere büyük bir ağırlık verildiğini düşünmekte ve gelişmelerden büyük bir endişe duymaktadır. Bu endişe ciddiye alınmalıdır. Çoğulcu demokrasi anlayışı çerçevesinde toplumsal huzur için bu zorunludur" diye devam etti.

Büyükanıt'tan terörle

mücadele konusunda mesaj

Görevini Orgeneral İlker Başbuğ'a devreden Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, devir teslim töreninde terörle mücadele konusunda önemli açıklamalarda bulundu.

Terörün başının Irak'ta, kuyruğunun Türkiye'de olduğunu ifade eden Büyükanıt, "Kuyruğunu ezerek başını kopartamazsınız" diye konuştu.

Irak'ta güvenliğin ve istikrarın sağlanamaması sonucu terörün ciddi boyutlara ulaştığını anlatan Büyükanıt şunları söyledi: "Gelinen bu noktada birçok çevre, merkezi Irak yönetimi ile anlaşma yapmamız telkininde bulunmaktadırlar. Ancak merkezi Irak yönetimi güvenlik güçlerinin, Irak'ın kuzeyine geçmeye yetkisi yokken, Kuzey'deki güvenlik güçlerinin her yere geçmeye yetkisinin olması istikrarsızlığın nedenidir."

Laiklik uyarısı

Türkiye'nin laik ve demokratik yapısını korumak için mücadele etmek zorunda olduğunu belirten Büyükanıt, "Bugün, gerek Atatürk milliyetçiliğinden uzaklaşılarak, etnik milliyetçilik ve irticaya dayandırılan girişimlere dikkat etmek gerekiyor. Ülkemizin laik yapısını bozmak isteyenlerin var olduğu bir gerçektir. TSK'yı en büyük engel olarak görenleri de görmezden gelmek mümkün değildir" diye konuştu.

"TSK'ya seviyesiz saldırılar"

Her fırsatta TSK'ya seviyesiz saldırılar yapıldığını belirten Büyükanıt, "Bu saldırılar bizi incitebilir. Ancak Türk ulusunun TSK'ya karşı beslediği güvenini sarsamaz. Yaşadığımız olaylar ve bunların sonuçları bunun açık göstergesidir" dedi.

Kıbrıs'taki tehlike

Kıbrıs konusuna da değinen Büyükanıt, "Doğu Akdeniz'de petrol haznelerinin araştırılmasına yönelik çabaları endişeyle izliyoruz. Bu çabalar hayata geçtiği takdirde Türkiye güneyde, Antalya Körfezi'ne hapsolma tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir" dedi.

Diğer haberleri
20 Kasım 2008, Perşembe   08:31   Fatura liderlere
20 Kasım 2008, Perşembe   08:29   Rusya Rum'a teslim
20 Kasım 2008, Perşembe   08:27   Gece kulübünden kadınları baba yollamış
20 Kasım 2008, Perşembe   08:26   Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı
20 Kasım 2008, Perşembe   08:25   Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar
20 Kasım 2008, Perşembe   08:24   Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti
20 Kasım 2008, Perşembe   08:23   Lefkoşa'da bıçaklı kavga
20 Kasım 2008, Perşembe   08:22   Nehir: Falakaya bile yatırıldım
20 Kasım 2008, Perşembe   08:20   Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek
20 Kasım 2008, Perşembe   08:19   Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu
   520 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder


© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital