Kibris Gazetesi
Garantörlükten vazgeçilemez
Genelkurmay Başkanlığı devir teslim törenine katılmak üzere Ankara'da bulunan Cumhurbaşkanı Talat, Türkiye Cumhurbaşkanı Gül'le ortak basın açıklaması yaptı:
   Cuma 08:30
   29 Ağustos 2008
Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

GARANTÖRLÜK, KIBRISLI TÜRKLER AÇISINDAN HAYATİDİR... Cumhurbaşkanı Talat ile Türkiye Cumhurbaşkanı Gül, Kıbrıs'ta olası bir çözümde Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğünden vazgeçilmeyeceğini vurguladı. Talat, Türkiye'nin garantörlüğünün Kıbrıslı Türkler açısından vazgeçilmez ve hayati olduğunu söylerken, Gül de, Türkiye'nin garantörlüğünün devamında ısrarlı olduklarını ve bunun doğru olduğu kanaati taşıdıklarını belirtti

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, müzakere sürecine ilişkin yaptıkları açıklamada, olası çözümde Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğünden vazgeçilmeyeceğini vurguladı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kıbrıs'ta bir çözümün Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altında sağlanması gerektiğini söyledi. Gül, Türkiye'nin Kıbrıs Türk halkının huzur ve güvenliğinin sağlanması, hak ve hukukunun korunması için üzerine düşeni yapmayı bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da, hedeflerinin 2008'de bir çözüme ulaşmak olduğunu yineleyerek, "Çözüm için bütün iyi niyetimizle masada olacağız. İki kurucu devlete, Kıbrıs Türk ve Rum halklarının siyasi eşitliğine dayalı bir yeni ortaklık devleti hedefimizidir. Bunun için çalışacağız ama Kıbrıs Türk halkı kazanılmış, tescil edilmiş haklarını sonuna kadar koruyacaktır" dedi.

Genelkurmay Başkanlığı devir teslim törenine katılmak üzere Ankara'da bulunan Cumhurbaşkanı Talat, Türkiye Cumhurbaşkanı Gül'le görüşmelerinin ardından ortak basın açıklaması yaptı.

Müzakerelerin hedefe ulaşması için destek

Türkiye Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin etkin ve fiili garantisinin devam edeceğini, adada barış ve istikrarın yerleşmesi için ilgili tüm tarafların çaba göstermesini beklediklerini söyledi. Garantörlerden biri olan Türkiye'nin müzakere sürecinin hedefe ulaşması için her bakımdan destek sağlayacağını vurgulayan Gül, Türkiye'nin KKTC Cumhurbaşkanı Talat'ın yapıcı tutumunu takdirle karşıladığını bir kez daha vurgulamak istediğini ifade etti.

Gül, Türkiye'nin Kıbrıs Türk halkının huzur ve güvenliğinin sağlanması, hak ve hukukunun korunması için üzerine düşeni yapmayı bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı.

"Tarihi sorumluluğu yerine getirmeye devam"

Türk tarafının çözüm çabalarını desteklerken, Kıbrıs Türkü'nün mutluluk ve refahı; KKTC'nin her alanda gelişip güçlenmesi için üzerlerine düşen tarihi sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğini söyleyen Abdullah Gül, KKTC halkı üzerindeki haksız, gayrı insani, hukuk dışı kısıtlamaların kaldırılmasının her zamanki gibi önceliklerini teşkil edeceğini ve ortak çabaların süreceğini belirtti.

Gül, Cumhurbaşkanı Talat'la kritik bir dönemde, içerikli, detaylı, kapsamlı istişarelerde bulunmalarının faydasını gördüklerini ve bundan mutluluk duyduklarını ifade etti.

Talat: Kazanımlarımız ve varlığımızın güvenceye bağlanması temel hedef

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat da, Türkiye'nin Kıbrıslı Türklere her zaman ve her koşul altında devam eden desteğinin, kendilerini daha güçlü kıldığını belirtti.

3 Eylül'de başlayacak müzakere süreci öncesinde Cumhurbaşkanı Gül ve heyetiyle yaptıkları değerlendirmelerde, izledikleri politikaların kabulünden ve destek görmesinden mutluluk duyduklarını ifade eden Talat, bunun güçlerine güç kattığını söyledi.

Talat, Kıbrıs Türk halkının dünyada sadece Türkiye'nin desteğini aldığına işaret ederek, tek yaşam kaynaklarının bu olduğunu, bu bilinçle yollarında yürüdüklerini kaydetti.

Kıbrıs'ta bir çözüme ulaşılması için enek ve iyi niyetli olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Talat, kazanımlarının ve adadaki varlıklarının güvenceye bağlanmasını da temel hedef tespit ettiklerini dile getirdi. BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonuyla 3 Eylül'de başlayacak sürecin Kıbrıs sorununun çözümüne yol açmasın dileyen Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, hedeflerinin 2008 yılında bir çözüme ulaşılması olduğunu yineledi.

Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs sorununun, hakkında çok araştırma yapılmış, her yönü bilinen bir sorun olduğunu hatırlatarak, şöyle dedi:

"Bu sorunu kısa zamanda çözmek mümkündür diye düşünüyoruz. Bunun için elimizden gelen her gayreti ortaya koyuyoruz. Türkiye'nin desteğiyle çözüm için bütün iyi niyetimizle masada olacağız. Kıbrıs sorununu müzakereler yoluyla çözüme ulaştırıp, iki kurucu devlete, Kıbrıs Türk ve Rum halklarının siyasi eşitliğine dayalı yeni bir ortaklık devleti hedefimizdir. Bunun için çok çalışacağız Ancak tabi ki Kıbrıs Türkü, kazanılmış ve tescil edilmiş haklarını sonuna kadar koruyacaktır."

Türkiye'nin desteğine yeniden teşekkür eden Cumhurbaşkanı Talat, bunun hem güven kaynağı, hem de en önemli ihtiyaçları olduğunu belirtti.

"Türkiye'nin garantörlüğü Kıbrıslı Türkler açısından vazgeçilmez ve hayati"

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye'nin garantörlüğünün Kıbrıslı Türkler açısından vazgeçilmez ve hayati olduğunu söyledi.

Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın "kurallara aykırı olarak bazı şeyleri cebine koyduğunu" belirten Talat, ancak müzakerelerin masada ve yüz yüze olacağını vurguladı. Talat, Hristofyas'ı basın yoluyla değil, yüz yüze görüşmeye çağırdı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Gül de, Kıbrıs meselesinin Kıbrıslı Türkler açısından çok daha haklı ve meşru olduğunu anlatarak, Türkiye'nin adada yeni problemler çıkmasını istemediği için garantörlükte ısrar ettiğini kaydetti. Gül, 3 Eylül'de başlayacak müzakere sürecinde, Cumhurbaşkanı Talat'ın ısrarlı, samimi ve yapıcı tavrının rolüne de işaret etti.

Türkiye Cumhurbaşkanı Gül ve Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Ankara'daki görüşmelerinin ardından yaptıkları ortak basın toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Kafkaslar'daki gelişmeler nasıl etkiler

Cumhurbaşkanı Talat, "Güney Osetya ve Abhazya'nın Rusya tarafından tanınmasının Kıbrıs'ı nasıl etkileyeceği" sorusunu yanıtlarken, Kıbrıslı Türklerin birden çok standartla karşılaştığını ve uzun yıllardır haksızlıklarla ve sorunlarla yaşadığını anlattı.

Bu gelişmelerin Kıbrıs'a etkisi olacağını kaydeden Talat, ancak bu etkinin ne yönde olacağını kestiremediğini belirtti.

"Müzakere ve pazarlık masada olacak"

Bir soru üzerine Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın görüşme unsuru olan konulardaki demeçlerini "Son derece yanlış ve görüşme sürecini torpilleyen davranışlar" diye niteleyen Talat, müzakere ve pazarlığın masada olacağını vurguladı.

Talat, "basın yoluyla bir şeyleri önceden kotarıp cebine koyup avantajlı durumda olarak yola başlama taktiğinin" görüşme sürecine zarar vereceğine işaret etti ve Hristofyas'ı basın yoluyla değil, yüz yüze görüşmeye davet etti.

"Türkiye'nin garantörlüğü vazgeçilmezdir"

Resmi tutumlarının Garanti ve İttifak Anlaşmalarının değişmeden korunması ve yeni düzeni garanti etmesi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Talat, "Kıbrıs Türk halkı açısından Türkiye'nin garantörlüğü vazgeçilmez ve hayatidir" diye konuştu.

"Hristofyas cebine bir şeyler koydu. Çıkarması, eksiltmesi gerekecek. Geçmişte de böyle oldu, sabırlar tükendi, masadan anlaşma olmadan ayrıldılar. Siz o sabrı gösterebilecek misiniz? Hristofyas'ın cebindekileri masaya dökmesinden sonra onlardan almak için göstereceğiniz sabır, görüşmelerin sonuna kadar yetecek mi, geçmişe benzemeyecek mi..." sorusuna karşılık da Talat, şunları dile getirdi:

"Ben cebine koyduğunu gördüm. Onları oradan kurallara aykırı olarak alıp koydu. O halde onlar masadadır, cebinde kabul etmeyin. Müzakere yüz yüze olacaktır. Masada olacaktır ve eğer bir çözüme varabileceksek, bunu müzakerelerle gerçekleştireceğiz. Alıp kaçarak, cebine koyup göstermeden bir yerlere giderek bu iş olmaz."

Gül: Kıbrıs meselesi Kıbrıslı Türkler açısından daha haklı ve meşru

Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de, Güney Osetya ve Abhazya'nın tanınmasının Kıbrıs'a etkileri konusundaki görüşlerini dile getirirken, Kıbrıs meselesinin kendine özgü, daha pozitif ve avantajlı yanları bulunan bir sorun olduğunu, soğuk savaş neticesi doğmadığını söyledi.

Gül, Kıbrıslı Türklerin ve Rumların Kıbrıs Cumhuriyeti'ni ortak kurduğunu, ortaklık işlemediği için problemler çıktığını ve ayrılığın da bundan kaynaklandığını kaydederek, BM'de uzun yıllardır müzakerelerin sürdüğünü, bir hukuk ve müktesebat oluştuğunu, son olarak da her iki tarafın iradesiyle referandumlar yapıldığını anlattı.

Abdullah Gül, tüm bunlar dikkate alındığında Kıbrıs meselesinin Kıbrıs Türkleri açısından çok daha haklı ve meşru bir mesele olduğunun görüleceğini vurguladı.

Gül, bir başka soruyu yanıtlarken, Dışişleri Bakanı iken de şimdi de Kıbrıs meselesinin en önemli zamanını alan konu olduğunu söyledi ve Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra ilk ziyareti de KKTC'ye yaptığını hatırlattı.

"Müzakereler Talat'ın yapıcı tavrıyla başlıyor"

Türkiye'nin de Kıbrıs Türklerinin de iyi niyetli olduğunu vurgulayan Abdullah Gül, "Eğer bu müzakere başlıyorsa bu Sayın Cumhurbaşkanı Talat'ın ısrarlı, samimi ve yapıcı tavırlarıyla başlamıştır. Bunu başta BM olmak üzere bütün dünya biliyor. Samimi ve ısrarcı olunmasaydı, bu süreç bu noktaya gelinmezdi" diye konuştu.

Gül şöyle devam etti:

"Müzakereler başladıktan sonra çok ciddi ve önemli meseleler ele alınacaktır. Bundan önce nasıl alındıysa... Muhakkak ki herkesin ilkesi vardır. Burada adil, hakçı olmak önemlidir ve yeni kurulacak düzenin çalışabilir olması önemlidir. Devam edebilir olması, eski meselelerin ortaya çıkmaması, buna fırsat vermemek önemlidir. Bütün bunlar için de adanın gerçeğinin dikkate alınması gerekmektedir. Adanın gerçeklerinin ne olduğu da gayet açıktır, bellidir. İlkeler ve tutumumuzun altını çizdim. Bunların müzakerelerde en iyi şekilde götürüleceğinden eminim."

"Garantörlüğün devamından yanayız"

Gül, adada yeni problemlerin çıkmaması için Türkiye'nin garantörlüğünün devamında ısrarlı olduklarını ve bunun doğru olduğu kanaati taşıdıklarını da belirterek, Yunanistan'ın da garantör olduğuna işaret etti.

"Biz gerçekten barıştan, işbirliğinden yanayız. Bu işbirliğinin Doğu Akdeniz'de çok daha geliştirilmesinden yanayız" diyen Gül, iyi niyet ve yapıcılığın sadece kendilerinden beklenmemesini istedi. Türklerin ne kadar iyi niyetli olduğunu referandumda gösterdiğini, referandumun dünyadaki yanlış inanışları, Türkiye ve Kıbrıslı Türklere karşı suçlamaların ne kadar yanlış olduğunu ortaya çıkardığını kaydeden Abdullah Gül, bunları dikkate alarak hareket etmek gerektiğini söyledi.

Diğer haberleri
20 Kasım 2008, Perşembe   08:31   Fatura liderlere
20 Kasım 2008, Perşembe   08:29   Rusya Rum'a teslim
20 Kasım 2008, Perşembe   08:27   Gece kulübünden kadınları baba yollamış
20 Kasım 2008, Perşembe   08:26   Defalarca takla attı, sürücü hafif yaralandı
20 Kasım 2008, Perşembe   08:25   Yüz yüze çarpışıp,kaldırıma çıktılar
20 Kasım 2008, Perşembe   08:24   Sevgilisinin boğazını kesti, 6 yıl hapse gitti
20 Kasım 2008, Perşembe   08:23   Lefkoşa'da bıçaklı kavga
20 Kasım 2008, Perşembe   08:22   Nehir: Falakaya bile yatırıldım
20 Kasım 2008, Perşembe   08:20   Yusuf Erol, bugün toprağa verilecek
20 Kasım 2008, Perşembe   08:19   Gazimağusa'da uyuşturucu operasyonu: 6'sı öğrenci 7 tutuklu
   432 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder


© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital