|
DOWNER: KIBRIS SORUNU AŞILAMAYACAK BİR SORUN DEĞİL... BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer, Kıbrıs sorununun aşılamayacak bir sorun olmadığını, dün başlayan müzakerelerin başarılı bir sonuç verebileceğini ve vermesi gerektiğini vurguladı. Downer, "Bu akılda tutularak iyimser olmak için birçok neden bulunabilir" dedi
HRİSTOFYAS: KIBRISLI RUMLAR LİMİTLERİNİ TÜKETMİŞTİR... Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas, 1977'de, dönemin Rum lideri Makarios'un iki toplumlu, iki bölgeli federal çözümü kabul ederek büyük bir taviz verdiğini, bu tavizle Kıbrıslı Rumların limitlerini tükettiklerini, daha ileriye gidemeyeceklerini belirtti
TALAT: 1960 GARANTİ VE İTTİFAK ANLAŞMALARI'NIN DEVAMI GEREKLİ... Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 1960 Garanti ve İttifak Anlaşmaları'nın devamının, bir anlaşmanın gerekli unsuru olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Talat, zamanın anlaşmanın aleyhine çalıştığını belirterek, iki liderin süregelen soruna kısa sürede çözüm bulmak gibi tarihsel sorumluluğu bulunduğunu söyledi
BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer, Kıbrıs sorununun aşılamayacak bir sorun olmadığını, dün başlayan müzakerelerin başarılı bir sonuç verebileceğini ve vermesi gerektiğini vurguladı.
Downer, "Bu akılda tutularak iyimser olmak için birçok neden bulunabilir" dedi.
Kısa zamanda güven inşa etmek ve resmi müzakerelerin başlamasına yönelik zemin yaratmak hususunda önemli ilerleme kaydedildiğini ifade eden Downer, liderlere seslenerek, "Bu, sizin güçlü ve karalı liderliğinizden kaynaklanıyor ve başlangıç teknik düzeyde yapılan toplantılar tarafından da kolaylaştırılmıştır" dedi.
Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, 1977'de, dönemin Rum lideri Makarios'un iki toplumlu, iki bölgeleri federal çözümü kabul ederek büyük bir taviz verdiğini, bu tavizle Kıbrıslı Rumların limitlerini tükettiklerini, daha ileriye gidemeyeceklerini belirtti.
Hristofyas, ne konfederasyon, ne de "bakir doğum" aracılığıyla iki devletin yeni bir ortaklığının kabul edilemeyeceğini, federal çözümün, iki toplumun ortaklığı şeklinde olacağını söyledi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, 1960 Garanti ve İttifak Anlaşmaları'nın devamının, bir anlaşmanın gerekli unsuru olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Talat, zamanın anlaşmanın aleyhine çalıştığını belirterek, iki liderin süregelen soruna kısa zamanda çözüm bulmak gibi tarihsel sorumluluğu bulunduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Rum Yönetimi Lideri Dimitris Hristofyas ile görüşmesi başlamadan önce yaptığı açılış konuşmasında, BM'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde tam teşekküllü müzakerelerin başlamasıyla sürecin yeni bir aşamaya girdiğini söyledi.
Kıbrıs'ta doğrudan müzakerelerin prosedürünü belirlemek amacıyla dün BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Barış Gücü Misyon Şefi Taye-Brooke Zerihoun'un ara bölgedeki ikametgâhında gerçekleşen görüşmenin açılışında BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Downer, Cumhurbaşkanı Talat ile Rum yönetimi lideri Hristofyas birer konuşma yaptı. Yazılı açıklamanın kopyaları, BM Basın Sözcüsü Jose Diaz tarafından görüşme sonrasında basına dağıtıldı.
Downer: Liderlerin çabasını
saygıyla karşılıyorum
Downer, görüşmenin açılışında yaptığı konuşmasında, dünün Kıbrıs için "tarihi bir gün" olduğunu ifade ederek, Talat ve Hristofyas'ın dünkü görüşmenin gerçekleşmesi için gösterdiği çabayı saygıyla karşıladığını belirtti.
Kıbrıs'ın tümü için kritik olacağını kaydettiği sürecin bir parçası olmaktan onur duyduğunu dile getiren Downer, "Bu tabi ki sizin sürecinizdir, biz de BM olarak, bize ilettiğiniz ihtiyaçlarınız doğrultusunda her noktada sizi desteklemeye hazırız" diye konuştu.
"Kıbrıs sorunu aşılamaz değil"
Geçen aylar zarfında zor anlar yaşandığını kaydeden Downer, ilerleyen günlerde de zorluklar yaşanabileceğini belirtti, ancak Kıbrıs sorununun aşılamayacak bir sorun olmadığını dün başlayan müzakerelerin başarılı bir sonuç verebileceğini ve vermesi gerektiğini vurguladı. Alexander Downer, "Bu akılda tutularak iyimser olmak için birçok neden bulunabilir" dedi.
Liderler arasında bir bağ kurulduğunu, barış süreci için gerekli olan ortak vizyon doğrultusunda bir çözüm taahhüdünde bulunulduğunu kaydeden Downer, liderlerin son zamanlarda yaptıkları görüşmelerdeki ortak açıklamalarının, ulaşılması hedeflenen çözümün çerçevesini, daha önce yaptıkları açıklamalara göre daha iyi tanımladığını belirtti. Downer, ancak daha üzerinde çalışılması gereken çok unsur olduğunu da söyledi.
"Cesaret verici"
Bugün için sürecin yapı ve hızının cesaret verici olduğunu dile getiren Alexander Downer, görüşmelerin başlamasının, çalışma gruplarının da liderlerin çabalarına destek verici şekilde çalışmalarını sürdürmesine olanak tanıyacağını kaydetti.
Çalışma gruplarının, "Kıbrıslıların" günlük hayatlarını kolaylaştırıcı bir dizi önlem üzerinde anlaştığını kaydeden Downer, bu önlemlerin uygulanmasının "Kıbrıslılara" iki toplumun bir arada yaşayabileceğini ve liderler için üzerinde ilerleyebilecekleri siyasi alan yaratacağını ifade etti.
"Kıbrıslıları", adanın yeniden birleşmesinin tüm "Kıbrıslılara" daha fazla mutluluk ve refah getireceğine inandırmanın çok önemli olduğunun altını çizen Downer, konuşmasına özetle şöyle devam etti:
"Aynı zamanda BM'nin ve Genel Sekreter'in desteğinin tereddütsüz olacağı konusunda sizi temin etmek isterim. Benim özel danışman olarak atanmam, bu taahhüdün güçlü bir sinyalidir. Bu tarihi anın bir parçası olmak benim için bir ayrıcalıktır. Bu süreci çözüme yönlendirmek konusunda size başarılar dilerim. Kıbrıs konusunun kapsamlı çözümü sizin bu sıkıntılı dünyaya bırakacağınız bir miras ve ilham olacaktır."
Hristofyas: Kıbrıslı Rumlar limitlerini tüketmiştir
Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'la dünkü görüşmeye başlamadan önce yaptığı açıklamada, 1977'de, dönemin Rum lideri Makarios'un iki toplumlu, iki bölgeli federal çözümü kabul ederek büyük bir taviz verdiğini, bu tavizle Kıbrıslı Rumların limitlerini tükettiklerini, daha ileriye gidemeyeceklerini belirtti.
Hristofyas, ne konfederasyon, ne de "bakir doğum" aracılığıyla iki devletin yeni bir ortaklığının kabul edilemeyeceğini, federal çözümün, iki toplumun ortaklığı şeklinde olacağını söyledi.
Hristofyas: Kıbrıs'ın AB'ye tam
üye olduğu dikkate alınmalıdır
Hristofyas, toplantının başında yaptığı konuşmada ise, Kıbrıs'ın iki toplumunun, geçmişin çatışmalarını bir kenara bırakarak; işbirliği ruhu göstereceklerini ve yeniden birleşmiş bir vatandaki geleceklerine karar vermek için ortak faaliyet üstleneceklerini umduğunu belirterek, "Ben şahsen bu vizyonu hayata geçirmek için elimden gelen her şeyi yapacağım" dedi.
Kıbrıs sorununa ilişkin kapsamlı müzakereler resmen başlarken herkesi hararetle selamladığını kaydetti.
Bir anlaşmanın zemininin, üniter devletin federal bir devlet haline gelmesini öngören 1977-1979 Doruk Anlaşmaları'nda tarif edildiğini kaydeden Hristofyas, kendilerini, BM'nin; iki bölgeli, iki toplumlu, Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararlarında tarif edildiği şekliyle siyasi eşitliğe, tek egemenliğe, tek vatandaşlığa ve tek uluslararası temsiliyete sahip federasyon çözümünü savunan ilgili kararlarının yönlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Hristofyas şöyle dedi:
"Bugün (dün) başlamakta olduğumuz bu kapsamlı müzakerelerde; bu prosedürde bugüne kadar bizlere eşlik eden temel ilkeleri güvence altına almamız, BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu aracılığıyla; hakemlik ve suni takvimler olmadan eş zamanlı ayrı referandumlarda halkın onayına sunulacak bir uzlaşı çözümüne ulaşmamız, prosedürün sorumluluğunun Kıbrıslılara ait olmasını ve sonuçlarının da Kıbrıslılar tarafından Kıbrıslılar için bir Kıbrıs çözümü olacağını güvence altına almamız hayati önem taşıyor.
Daha önceki bütün prosedürlerde olduğu gibi bu prosedürde korunması gereken diğer bir temel ilke de her şey üzerinde anlaşana kadar hiçbir şey üzerinde anlaşılmış sayılmayacak olmasıdır.
Yine; görüşmelerimizde teyit edilmiş olan ortak zemine, iki bölgeli, iki toplumlu, Güvenlik Konseyi kararlarında tarif edildiği şekliyle siyasi eşitliğe, tek egemenliğe, tek vatandaşlığa, tek uluslar arası temsiliyete sahip federasyona bağlı kalmalıyız.
Dahası; Kıbrıs'ın AB'ye tam üye olduğu ve çözümün de AB'nin üzerinde bina edildiği ilkelere saygı göstermesi ve bu ilkelerin uygulanması gerektiği de her zaman dikkate alınmalıdır. İlgili bütün taraflardan yeni bir uzlaşı ruhu göstermelerini ve herkesin Birleşik Kıbrıs'ın bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermesini bekliyoruz."
Hristofyas'tan "ek" yorumlar
BM tarafından görüşme sonrasında basına dağıtılan konuşma metnine göre, Rum lider Hristofyas, açılış konuşmasının ardından, bazı yorumlar eklemek istediğini kaydederek, 21 Mart 2008'de çalışma grupları ve teknik komiteler oluşturulduğunu, temsilcilerin bu grup ve komitelerin gündemini hazırlayarak çalışmaların başlatıldığını kaydetti.
Hristofyas bazı alanlarda yakınlaşma sağlanırken bazılarında da ayrılıklar bulunduğunu belirterek, bir çalışma grubu bile oluşturmayı başaramadıkları konular olduğunu, bunların tekrar ele alınacağını kaydetti.
"Yerleşikler"
"Yerleşikler" konusunun Vatandaşlık, Yabancılar, Göç ve İltica başlıklı çalışma grubu altında bulunduğunu, ancak sonuca ulaşılmadığını kaydeden Hristofyas, bunun gelecek süreçte mutlaka tartışılması gerektiğini söyledi.
Mal ve mülk konularının layıkıyla ele alınamadığını kaydeden Hristofyas, çalışma gruplarındaki birçok başlığın da askıda kaldığını kaydetti.
"Ay. Mamas iyi niyet havasını zehirledi"
Yeşilırmak (Limnidi) Kapısı'nın açılmamasından duyduğu üzüntüyü de dile getiren Hristofyas, Ay. Mamas Kilisesi'ndeki ayinle ilgili gelişmelerin de, kendilerinin Erenköy'e geçiş konusundaki jesti ve görüşmelerin başlaması göz önüne alındığında iyi niyetten uzak bulunduğunu iddia etti. Hristofyas, bu gelişmenin ilerlemek için gerekli bulunan ortadaki iyi niyet havasını "zehirlediğini" savundu.
"Bakir doğumla ortaklık kabul edilemez"
Rum lider, iki bölgeli, iki toplumlu federal bir çözümün 1977'de dönemin Rum lideri Makarios tarafından verilen büyük bir taviz olduğunu savunarak, "Bu sürecin başından açık olmak istiyorum. Bu tavizle Kıbrıslı Rumlar limitlerini tüketmiştir ve daha ileriye gidemez. Ne, konfederasyon, ne de 'bakir doğum' aracılığıyla iki devletin yeni bir ortaklığı kabul edilemez. Federal çözüm, iki toplumun ortaklığı şeklinde olacaktır" dedi.
Hristofyas, kendi adına, gelecek nesillere barış içinde yeniden birleşmiş bir vatanda yaşama fırsatını vermek için taahhüdünü yinelemek istediğini söyledi.
Yeşilırmak kapısı için
çalışmalar yoğunlaşacak
Dimitris Hristofyas makamına döndükten sonra yaptığı açıklamada ise Yeşilırmak Kapısı'nın açılması için çalışmaların yoğunlaştırılacağını söyledi.
Hristofyas, Talat'la bundan sonraki görüşmelerinin ise 11 ve 18 Eylül'de yapılacağını da açıkladı.
Talat: 1960 Garanti ve İttifak
Anlaşmaları'nın devamı gerekli
Cumhurbaşkanı Talat, BM tarafından yazılı olarak dağıtılan konuşmasında, bu noktaya ulaşmanın kolay olmadığına işaret ederek, 4 yıllık çıkmazın ardından çok çalışarak ve ısrarlı tutum sayesinde bu aşamaya gelindiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Talat, BM'nin yanı sıra çalışma grupları ile teknik komitelerde görev yapan Kıbrıslı Türk ve Rumlara, hazırlık sürecindeki övgüye değer çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Talat, bu kararlılığı, her iki tarafın da ortak hedefi olan Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm bulmada da göstermek gerektiğini kaydetti.
Sorunlarla başa çıkılabilinir
Yeni bir ortaklık kurulması çalışmalarında her iki tarafın da sorunun belirli yönleriyle ilgili farklı görüşleri bulunacağının bilincinde olduklarına işaret eden Talat, bu sorunların başa çıkılmaz olmadığını ve her iki tarafın iyi niyet ve uzlaşmacı tutumuyla aşılabileceğini belirtti.
Talat, BM gözetiminde 40 yıldır devam eden müzakerelerde sonuca ulaşılmış olmamasına rağmen bu durumun anlaşmanın ana parametrelerini şekillendirdiğini ve büyük bir çalışmanın ortaya çıktığını söyledi.
İki liderin 23 Mayıs ve 1 Temmuz Anlaşmaları'nda, Kıbrıs Türk ve Rum kurucu devletlerin eşit statüye sahip olduğu ana yapıyı oluşturmayı başardığına işaret eden Talat, sıfırdan başlanmamasından dolayı anlaşmaya ulaşmanın zaman almayacağını belirtti.
Yılsonuna kadar çözüm
Cumhurbaşkanı Talat, güçlü bir kararlılıkla kapsamlı çözüm planına yılsonuna kadar ulaşılabileceği görüşünü yineledi.
23 Mayıs ve 1 Temmuz anlaşmalarında anlaşılan konuların dışında büyük önem verdikleri 1960 Garanti ve İttifak Anlaşmaları'nın devamının, bir anlaşmanın gerekli unsuru olduğuna dikkat çeken Talat, bir tarafın diğeri üzerinde yetki ileri sürmesini sağlamamasına ve gerek Kıbrıs'ta taraflar arasında, gerekse Türkiye ile Yunanistan arasında denge kurulmasına önem verdiklerini söyledi.
Ümitliyim
Cumhurbaşkanı Talat, "Bunlar ve geriye kalan konularla ilgili olarak ortak bir zemine ulaşacağımız ve Kıbrıslı Türk ve Rumların siyasi eşitliğine saygılı bir anlaşma planında anlaşacağımızdan ümitliyim" dedi.
Talat, eş zamanlı ve ayrı ayrı yapılacak referandumla Kıbrıs Türk ve Rumlarının onayının alınacağına işaret etti.
Doğu Akdeniz'e barış
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs'ta varılacak bir anlaşmanın, Doğu Akdeniz'de sürdürülebilir barış ve refah getireceğini ve Kıbrıslı Türk ve Rumların AB üyeliğinin faydalarından birlikte yararlanmasına imkân sağlayacağını kaydetti.
Downer'in rolü
BM'nin başlayan yeni sürece katkısına dikkat çeken Talat, Downer'in BM Genel Sekreteri Özel Danışmanlığı'na atanmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Talat, Downer'in atanmasının, BM'nin sürece aktif olarak yer alacağının bir göstergesi olduğuna işaret etti.
Cumhurbaşkanı Talat, zamanın anlaşmanın aleyhine çalıştığını belirterek, iki liderin süregelen soruna kısa sürede çözüm bulmak gibi tarihsel sorumluluğu bulunduğunu söyledi. Talat, "Adamız, çok uzun süredir problem ve anlaşmazlıkla anılıyor. Yapıcı ve olumlu müzakerelerde bulunmak ve adamızı barış adasına dönüştürmek zorundayız" dedi. |